İki-üç saat kadar önce Orhan Pamuk’un Nobel Edebiyat Ödülü’nü aldığı açıklandı. Forbes’tan okuduğuma göre Pamuk’un teşekkür borçlu olduğunu düşündüğüm Büyük Hukukçular Birliği (?) Başkanı Kerinçsiz “bekliyorduk, sürpriz olmadı; romanları için değil Türklüğe hakaret için aldı” demiş. Ama o milliyetçi lümpen politikacı, kötü artisti bir kenara bırakalım ve Avrupalı iyi artistleri dinleyelim.
Gene Forbes haberine göre Pamuk Türk gazetecilere ödülden önce Nobel Akademisi Başkanı Horace Engdahl Pamuk’un politik durumu kararlarını etkilemediğini söylemiş
“Bu tabi ki bir miktar politik türbülansa sebep olacaktır, fakat bizi ilgilendirmez. O ülkesinde tartışılan bir isim ama hemen ödül sahiplerinin hepsi öyle demiş” * Bence Kerinçsiz Engdahl’ seyredip biraz oyunculuk öğrenmeli. Belki o da Emmy, Grammy, Oscar, George, Larry falan alır. Bir tek akademi Nobel değil ya Batı’da akademiden çok ne var!
Engdahl Pamuk’un Doğu ve Batı’daki bağları sayesinde çağdaş romanın kok salmasına yardımcı olduğunu da ilave etmiş. Nobel Edebiyat Ödülü ile ilgili Forbes haberinde Fransa Meclisinde görüşülen “Ermeni soykırımı yoktur demeyi suç sayan Kanun tasarısı” nin görüşülmesine de yer vermiş. (Not: Sizi bilmem ama benim tahminim geçmesi ihtimalinin kuvvetli olduğu yönünde! Keh, keh! Egalite, fraternite, liberte falan fıstık. Ayrı mevzuu? Haklisiniz; hatırlatın sonra lütfen!). Ben ilgiyi anlayamadım ama herhalde Bati’li ustun adamın “Doğu ve Batı’daki bağları vasıtası ile çağdaş Romanın (ve Ermeninin-BLY) köklerini güçlendirdi derken kastettiği şey olmalı. Haberde ayrıca Pamuk’un İsviçre radyosuna kahramanca verdiği “1 milyon Ermeni ve 30 bin Güneydoğulunun katledildiği” bilgisinden dolayı persecuted (mazlum) olduğunu da yazmış ama biliyoruz ki bunun Nobel’le falan alakası yok çünkü: 1. Nobel’i veren Bati’li, 2. Avrupalı yalan mı söyleyecek! 3. Yalan söyleyene ne denirmiş? Bilemediniz: Sark kurnazı!
Ama Pamuk Ne demiş?
CNN-Türk haberine göre Pamuk kısa sure öncesinden bir New York yayınevi ile kontrat imzalamış bütün PR (Public Relations) faaliyetlerini de kapsayan ve onlardan izinsiz konuşması mümkün değilmiş. Öte yandan Forbes haberine göre Pamuk son günlerde kendisine Nobel ile ilgili yöneltilen sorulara “benim öyle saçmalıklarla uğraşacak zamanım yok, Ben her zaman ilgilenmediğimi söyledim ve aklımdan gecen bir şey de değil” demiş mealen. Bak biz de adamın günahını alıyormuşuz, meğer ne Nobel’den haberi varmış ne de öyle saçmalıklarla uğraşacak zamanı. PR falan islerini de “eh olumlu dünya” diye devretmiş Madison Avenue firmalarına. Hangimiz yapmıyoruz yani değil mi? “Müslüman BIR ULKEDEN BIRI ICIN EDEBIYAT ÖDÜLÜ ALMANIN TEK KURALI ULKENIN YA REJIMINE, YA DININE, KULTURUNE VEYA TERCIHEN HEPSINE BIRDEN MUHALIF OLACAKSIN” ALTIN KURALINI HIC DUYMAMIS MEDAR-I IFTIGARIMIZ! Üstelik New York’ta kendisini “handle” eden PR firmaları veya Bati’li dostları da hiç böyle bir bağlantıdan bahsetmemişler ve “Ermeni soykırımına” bonkörce bir porsiyon da Kürt ekleyerek dolmuşun ön koltuğuna kurulması sadece tesadüf imiş.
Tamam, biraz ciddileşeyim, zaten kara mizah benim bir bardak çayım değil.
1. NOBEL, BM, EU veya Oscar Akademisi bütün ülkelerden, dinlerden, kültürlerden eşit uzaklıkta kuruluşlar değillerdir.
Bu ve hemen bütün “milletlerarası” statüsü veya imajı taşıyan kuruluşlar Bati Emperyalizminin kültürel veya siyasi karakollarıdır;
2. Orhan Pamuk Kerinçsizlendiğinde Türkiye darbeyi yemişti; o zaman hem demokrasi adına, hem bir taraftaki çapulcu, diğer tarafta entellektüel fahişenin Türkiye’ye birbirine benzer emellerle ve vurdukları darbeyi şiddetle protesto etmiş idim. Pamuk kazanma sansının yüzde kaç arttığını hesaplatmıştı Bati’li dostlarına. Simdi yalan söylüyor.
3. Hiç Türkiye’yi, ona ait değerleri satma karşılığında Nobel alma isini yapmış olmasa idi dahi Nobel ULKEYE DEGIL KISIYE VERILIR. Sili, Mısır veya Hindistan Nobel sayesinde bir adim ilerlemediler, Türkiye Gassaray’in Avrupa Şampiyonluğu sayesinde bir ilerleme kaydetmediği gibi. . Batlı haber kaynakların hemen hepsi Pamuk’un evinde dinle alakalı bir şey olmadığı, Robert Kolej’de yetiştiği, dedesinin demiryolu yapan sanayici olduğu ve kendisi yetişirken “dinin köylüler için olduğunu” söylediği yazıyor. Yani SEVGILI VATANDASLAR, SIZ ONUN ÖDÜLÜ ILE GURUR DUYMAYA IHTIYACINIZ VARSA BUYURUN AMA O SIZINLE GUNAHINI PAYLASIR ANCAK!
4. Belki ilerde “Bay. Yüzde On Gulbenkyan” Vakfı’nın (Osmanlı topraklarındaki petrolleri Bati’nin devlerine peşkeş çekip yüzde on komisyon alarak zamanında dünyanın en zengin üç beş şahsı arasına giren millet-i sadika mensubumuz) müzelere bağışta bulunduğu gibi onun torunları da dedelerinin adına çağdaş roman ödülü falan verirler.
5. Olayın edebiyatla biraz, konjunkturel politikalarla epey, oryantalizm’le derin ilgisi vardır.
6. Ermeni soykırımı entellektüel fahişeliği yüzünden yargılandığında demokrasi adına utanç, üzüntü duyduğumu söylemiş idim. Su anki tepkimin milliyetçi refleksle falan alakası yok (bahse girerim E. Mahcupyan bu “milliyetçi devletçi refleks” üzerine bir yazı daha döktürecek!). Konu sahtekârlıktır, transvestitism (travestilik) tir. Hele hele ağzında gümüş kasıkla doğan bir seçkinin “mağdur statüsü” kullanarak bu elemine ulaşması mide bulandırıcıdır.
Başkaları çok daha süslü edebi ve de sosyopolitik, felsefi analizler yaparlar. Benim gayem, hiçbir etki altında kalmadan vardığım tepkiyi ilk olarak burada paylaşmak idi. Henüz mevzuda hiçbir yorum çıkmadı. Lütfen okuyun önümüzdeki birkaç ayda köşe kadılarının usanana kadar yazacaklarını ve gelişmeleri. Sonra buyurun tespit ve teşhislerimi değerlendirin. Bu teste her zaman varım. Süslü yazıda yokum!
YARIN: PAMUK, NOBEL ODULU VE BATI’NIN “GOOD MUSLIMI”: The Pattern! Nobel ödülünü Hak eden adamdan (Israel Shamir) Türk Milletine tebrik mektubu!

Bekir Bey;
Cinsel icerikli kelimeleri fazla istimal etmissiniz,gerek yoktu bence.
Isin ilginc tarafi Elif Safak ta begenmez Pamuk ´u.
Yoksa yaniliyor muyum?
Hürmetler.
Yorum yapan Muzaffer Edip Kayhan — Ekim 12, 2006 @ 8:44 pm
Efendim? Benmi ne yazdigimin farkindayim yoksa sizmi niyetliligin getirdigi mahrumiyetten arzu ettiginiz seyleri goruyorsunuz? Hangisi size cinsel iverikli geliyor? Fransa ise kabahat benim degil. Bilmiyorum Elif Safak’in begenip begenmedigini sormadim kendisine hic.
Yorum yapan Bekir L. Yildirim — Ekim 12, 2006 @ 8:53 pm
Bana kizmayin Bekir BEY.
Herhangi bir imada bulunmadim.
KELIME SECIMINE VURGU YAPTIM.
“Efendim? Benmi ne yazdigimin farkindayim yoksa sizmi niyetliligin getirdigi mahrumiyetten arzu ettiginiz seyleri goruyorsunuz? ”
elveda.
Yorum yapan Muzaffer Edip Kayhan — Ekim 12, 2006 @ 9:07 pm
Hangi cinsel icerikli kelime Sn. Yorumcu? Hiic oole laf olsun diye soyledim diyorsaniz, cevabim aynidir. Yallah yallah! Insallah bundan cinsel mesajlar almamissinizdir!
Yorum yapan Bekir L. Yildirim — Ekim 12, 2006 @ 10:55 pm
Bekir abi “entellektuel fahise ” kelimesini kastetti herhal Kayhan bey…
Ama ben bunun cinsellik tasimadigini gorebiliyorum. Yannis anladi herhalde. Kendisi guzel yorumlar birakan birisidir. Kizmasaydiniz keske…
Abi neyse ben sey demek icin geldim.. Bugun Amerikali dostlar”ooo haberlerde gorduk, Nobel almissiniz…efferim” demeye geldiler.. Bi de bugun tukkana bir ingiliz alman cift geldi. Adamlarda Turk oldugumu ogrenince ooo nobel aldiniz dedi. Ben de ” Yaw sizden biri bize hakaret edince adama oy veriyonuz, bizden biri bize kufredince odul…what is your problem ???” dedim.. walla oyle hala tarihin coplugunde yasayan insanlar var mealinde bisiler dediler… Ben de ” de hadi gidin sinirimi bozmayin, Osmanli tokatini asfetmeyeyim yuzunuze”(mealen
) dedim ve gonderdim
Ha ne diyodum…abi guzel yazi benim oraya da gelmiyon gozumden kacmiyor degil… Bu arada Mustaabeyin orda Beyaz’a bir yazi yazdim ki cikarsa walla yarin bana kafa goz dalmassa bisey bilmiyorum
) Onu da okumanizi tavsiye ederim…
Iyi geceler diler, hormetlerimi sunar, bayram harcligim icin bank of america hesap numarami nereye gondermem gerektigini sorar ellerinizden operim
Yorum yapan fatih demir — Ekim 13, 2006 @ 12:57 am
Haklisin Fatih Bey kardesim! Sik soyledigim soz” soylediklerim icin pisman oldugum cok oldu ama soylemediklerim icin hic” dir. Ben de arkadasin sagduyulu bir yorumcu oldugunu ilk olarak Mustafa Bey’in orda not etmis ve saniyorum blogistan’in bu cephesine de yonelmesinde rol oynamistim. Emin degilim.
Neyse, ama “cinsel kelimeleri azaltmak” onerisi mubarek ayda porno yazari olarak telakki edilmek gibi hiossettirdi beni. Oysa yazilarimdaki cinsel referans, varsa, saygin bur NY Times veya Washington Pos yazarininkinden cok az, hatta bizim Islami gazetelerde yazan bir kose yazarininkinden de fazla degildir. Biliyorum entellektuel fahise satlik kalem gibi agir bir kelime ama cinsel koken nerde ise yok olmus steril bir elestiri, tamam hakaret kelimesi halne gelmistir. Orneginm bu ifadeyi bircok yazilai icn kullandigim cok taninmis bir kose yazari benzeri suclamayi bana yoneltti. O da mevzu degil.
Ama mevzuu ne? Ha simdi Mistafendi’nin oraya gidiyorum; trafik cok hizli gordugun gibi; ve sen fazla hararetli, benim kanimi kaynatan “controversial” konulardan cok cesitleme yapiyorsun; simdi ben ne soyliyim “friom Russia with Love” in cekim sirasinda yasananlar hakkinda? Bu defa bizim Orhan sekvaci olacak! Bajk en azindan ben ugrama, ugramama isi icin aciklama yapma geregi duyanlardanim. Sanki bazi kahvelere ugrama mesai, bizimkin ugrama overime gibi bir hava var bazi akadaslarin tavirlarnda; sen kastetmiorum.
Senin Ingiliz Alman’inkinden farkli bi yerden Yahudilik dusmani Israil’lilerin sembolik ismi dusunur yaza/matematikci. sair aktivis Israil hamir de “tebrik” e-postasina verdigim cevapla hayal kirikligina ugradi. Ama bir Turk olarak niye sevinmiyorsun deme saygisizligini da yaomadi. Gercekten onun kazanmasi beni cok daha sevindirirdi.
Bayram’a gelince dilerim her konuda “yumurta kapiya gelene kadAr beklemeyen Turk” ifadesini oxymoron olmaktan cikarici sekilde davranirsin burada oldugu gibi; sahiden yaklasti bayagi. Check is in the mail, I am sure.
Yorum yapan Bekir L. Yildirim — Ekim 13, 2006 @ 8:26 am
Bloglar arasında dolandıkça bu konuda ki yazıları yorumları okudukça yorulduğumu hissettim.Kimisi ödül aldı diye ayakta alkışlıyor kimisi ülkesini sattı diye feryat figan ediyor.Ben de bu feryat figancıların içinde olsam da alkış tutanlara küçücük kınamadan öte yorumda bulunamıyorum.Bilmiyorum ki bu vatanın evlatlarının gözlerini kim kör etti?İyi yazarmış!Ödül almış!VATANININ TARİHİNİ UNUTAN BİR VATAN HAİNİYMİŞ KİME NE DEĞİL Mİ?:(
Yorum yapan Vecihe — Ekim 13, 2006 @ 5:43 pm
Evet mallesef vaziyet bu Vecihe Hanim
Odul aciklanir axciklanmaz cok saygi duydugum birkac entellektuel ahlak sahibi dusunur/yazar/aktivist Israe Shamir -posta gondedi tebrik etmek icin. Kedndisine cevabimda izin yormunuzdakine benzer duygula ifade ettim. o da bana Rus yazari Pasternak’in Nobel almasindan bahsettik kiyaslama yaparken.
Nesnel olarak bakarsak Nobel acisindan “vatan haini” olmasi tabiiki problem teskil etmemeli , oyleya odul “edebiyat” odulu. Fakat Israel’e de soyledigim gibi benim problemim NOBEL Komitesi’nin “EDEBIYAT DISI Kriterler” kullanmis olmasi, yazi da da bahsettigim.
Yorum yapan Bekir L. Yildirim — Ekim 13, 2006 @ 6:01 pm
Ağabey merhabalar,
Yazını yazar yazmaz gördüm ama ancak şimdi yorum yazabiliyorum. Bu konudaki düşüncelerimi bloguma yazdım aslında.
Ödül sadece siyasi olarak verilmiyor elbet ama siyasi yönü çok kuvvetli olduğu kesin. Pamuk konusunda edebi kişiliğini tartışacak donanımda değilim.
Blogumda Blue Bey’e cevaben yazdıklarımın bir kısmını buraya aktarayım:
“Geçmişte bir takım hataların yapıldığını söylemenin bir çok yolu varken bunu “Türkiye’de 30 bin Kürt öldürülmüştür. Bir milyon da Ermeni.” deme keskinliği ve kesinliği ile söylenmesini anlamlı bulmuyorum.
Kimsenin günahını sahiplenme isteğim yok. Hele ki medeniyetimi yerle bir eden İttihatçılarınkini asla. Ama ortada kantar ve topuz varsa bunun ayarının da kaçmasına da seyirci kalamam.
[....]
Peki buradaki mesele nedir? Bana göre mesele bir Türk aydının bu netameli konuyu, üzerine basarak kendisine “basamak yapma” meselesidir. (bakın edebi yönünden bahsetmiyorum) Bunu kabul etmeyenler olacaktır elbet saygı duyarım ama bana göre Orhan Pamuk bunu yapmıştır. Bu topraklarda çıktığı kabuğu beğenmeyen kestaneler bolca yetiştiği için bu şaşırtıcı gelmeyebilir ama bu aydın tipi aynı zamanda medeniyetimin köküne kibrit suyu döken tanzimat aydınlarının ve ittihatçıların da felsefî takipçisidir. Bu benzerliğe dikkat çekmek isterim; şimdi geçmişe vurmaları ve kendi aralarında kapışmaları kimseyi şaşırtmamalı.
Bir de şu yön var. Bugün kim bana Nobel’in hiçbir siyasi yönü olmadığını iddia edebilir? Bu Nobel’i önemsememek ya da küçümsemek değil, bir realiteyi belirtmek. Zaten ben Nobel’i, edebiyatı değil O.Pamuk’un ilgili sözlerini ve bunları doğrudan / zımnen kullanmasını/kullanmalarına izin vermesini eleştiriyorum.
[...] Tabii tehcire giden bir süreç var. Durup dururken olmadı bu. Bunu gözardı edemeyiz. Keşke herşey daha farklı olsaydı ama can havli insanlara öyle anlarda öyle şeyler yaptırıyor ki sonradan işte böyle ah-vah ediyoruz.
Bunu bu şekilde bir trajedi olarak kabul etmek benim de savunduğum birşey fakat “siz bu tehciri kasıtlı olarak ermenileri telef etmek için yaptınız” diyenlere katılmam mümkün değil. Bir can havli refleksi ile düşünülmeden gerçekleşen bir eylem neticesi vuk’u bulan trajediyi (ki aslında aynı dönemde anadolu müslümanı da savaş şartlarından, kıtlıktan kırılıyordu. Bkn. Mustafa Akyol’ın şu yazısı:http://www.mustafaakyol.org/archives/2006/02/ermeni_soykirimi.php) kabul etmek ile kasıtlı ve planlı bir soykırımı kabul etmek arasında çook fark var. Pamuk’un “öldürüldü” demesi soykırım imasıdır ve bu, kabul edilemez bir suçlamadır.
——-
Çok mu yumuşak bu satırlar bilmiyorum. Pamuk’u sevmiyorum ve “içimizden biri” olarak görmüyorum.
Konu hakkında blogumda linklerini verdiğim Alatlı’nın Pamuk’a cevapları mutlaka okunmalı..
Hürmetlerimle..
Yorum yapan Suat Öztürk — Ekim 13, 2006 @ 7:39 pm
Sagol Suat Bey kardesim katkilarin icin. Soylediklerine tamami ile katiliyorum. Ben Eremeni Soykiruimi oldumu olmadimi mevzusunun dahi konu disi oldugu dusuncesindeyim. Senin orda da soyledim saniyorum, bircok yerde soyledigim ve Alwev Alatli’nin da dun NTV’de tekrar ettig gibi benim problemim de “entellektuel namus” meselesi. Burada bunun yokluguyargisina varmamin en az bir sebebi var:
1) Gerek Emeni meselesi, gerek Kurt meselesi, gerek demokrasi, ozgurlukler vb konularinda takindigi ve takinmadigi tavirlarin “inandigi ahlaki dogrular” dan cok ikbaline donuk kisisel basari planinina gore ol;masi.
2) Dolaysi ile bu konularin her birinde soylediklerinde veriler, onem derecesi gibi ahlajki kmpalari baz almamtir. Or: ABD’nin Islam dunyasina donuk savaslari konusunda kac cumle sarfetti? Diger ornek: Turkiye’deki insan haklari ihlallerini elestirirken sectigi ornekler, one cikardigi konular ile ihla derecesi, magdur mazlum kitle buyuklugu arsinda bag varmi?
Alatli’ya ilgim he gecen gun artiyor ben de Erdogan gibi “kemiklisever” im.
Yorum yapan Bekir L. Yildirim — Ekim 14, 2006 @ 5:06 am
Merhaba Bekir Ağabey,
Mustafa Akyol’a yazdığım yorumun senin blogunda da olsun istedim. Selamlar.
NOBEL’e SEVİNMEK ZORUNDA MIYIZ?
Orhan Pamuk’un özellikle tarihi roman kategorisine giren Beyaz Kale ve Benim Adım Kırmızı’yı okudum. Hemen ardından Kara Kitap geldi. Tabi ki pek çok kişi gibi zar zor bitirebildim. Eserin bir bölümünde Mevlana Celaleddin Rumi Hz. lerinin Şems-i Tebrizi ile olan dostluğunun eşcinsel bir ilişki olduğu (!) sayfalarca anlatılıyordu. Doğrusu böyle bir yaklaşımdan tiksinmedim desem yalan olur.
Son okuduğum “Kar” 28 Şubat dönemi sonrası konjokturünü iyi anlatan, doğru zamanda yayımlanmış bir romandı. ( Edebi açıdan iyi miydi? O tartışılır!)
Pamuk, Engin Ardıç’ında bir yazısında belirttiği gibi çevirmenine göre yazıyor, belli bir üslubu yok. Bence de tipik bir oryantalist bakış açısı hakim. Batılı nasıl istiyorsa doğuyu öyle tasvir etmek.
Beyaz Kale romanı hakkında ciddi intihal iddialarının olduğunu da hemen belirtelim.
Daha önce Yeni Şafak Gazetesi’nde ( 31 Ocak 1995) daha sonra da Hürriyet’ten Murat Bardakçı’nın köşesine taşıdığı intihal iddiaları dikkat çekiciydi. İddialara göre Orhan Pamuk, Fuat Carım’ın, 1550′lerde üç yıl boyunca esir olarak İstanbul’da yaşayıp hatıralarını kaleme alan Pedro de Urdemalas adında bir İspanyol’un yazdığı metni içeren, 1964′te Türkçeye çevirip bastığı ”Kanuni Devrinde İstanbul” isimli eserinin birçok bölümünü intihal etmiş ve ”Beyaz Kale” adındaki romanın temelini Carım’ın bu kitabı üzerine kurmuştu. Hem de bazı cümleleri neredeyse aynen alarak…
Özellikle “Edebiyat” ve “Barış” dalındaki Nobel Ödüllerinin siyasi olarak belirlendiğine kimsenin itirazı yok. Kanımca bu konudaki tartışmaları fazla da büyütmemeli. Berlin Film Festivali’nde en büyük ödülü alan Yönetmen Fatih Akın, Oyuncuları Sibel Kekili, Birol Ünel ne kadar bizdense Orhan Pamuk’ta o kadar bizden.
Asıl tartışılması gereken Türk aydınının ve batının bir çok konuda olduğu gibi düşünce özgürlüğü konusunda da uyguladığı çifte standart. Orhan Pamuk’ta ne yazık ki aynı grubun içerisine giriyor.
Önemli not: Orhan Pamuk’a en ağır eleştiriyi getiren Özdemir İnce ve benzerleriyle aynı kategoriye kesinlikle girmek istemiyorum. Onların düşünce özgürlüğünden ne anladıkları belli.
Tuncay Yılmazer
Yorum yapan Tuncay Yılmazer — Ekim 17, 2006 @ 10:37 pm
Tesekkurler katklariniz icin Tuncay Bey kardesim. Bildigim kismina tamami il katiliyorum (henuz okumak nasip olmadigi icin). Benze bu zat ne edebiyatci ne entellektuel olabilir.
“kendisine, mazemesine durust olmayan bir kimse” ne kadar iyi romanci olabilir ben bilmiyorum; en iyisi uzmanlara, en azindan okmus olanlara birakayim. Kardesim “benim adim kirmizi” yi begenmis, ama onun sizin veya benim hasassiyetlerim yok.
Evet ben de ne Ince ne Sezer, ne diger ulusalci, lumpen kerincli ve kerincsiz , etrafina baktiginda sadece ic ve dis dusmanla goren sizifrenik paranoidlerle ayni kumede anilmak istemem. Gerek Ermeni konferansinin gerek Pamuk’un yargilanmasini “fikir Ozgurlugu” savunmasi olarak protesto ettrigimi kayitlardadir.
Ve fakat bugun A. Dilipak, ve Yeni Asya yazi isleri muduru ayni 301. den yargilanirken kili kipirdamayanla iki yuzludur Lagendjik’ten Belge’sine kadar.
Ulkesinden Nobel kazanan birini adet yerine gelsin diye dahi tebrik edemeyen biri , ancak basbakana kizip anayasa firlatan, Islam Konferansina gitmeyen, Papa’nin Islam’a hakaretine sembolik dahi cevap vermeyen, demokrasi ile totaliter-otoriterienizm karistiran, “lubnan’a biz niye gidelim, biz buyukmuyuz, onlar buyuk bizi kandiriyorlar” incilerini doken, ve fakat kirmizi isikta durdugu icin cool oldugunu dusunecek capta biri olabilir.
Ben illa baska birisinin kisisel basarisi ile gurur duyacaksam defalarca soyledim Ahmet Yildiz (yilin genc bilim adami) ni tercih ederim.
Selam, saygi ve muhabbetle
Yorum yapan Bekir L. Yildirim — Ekim 18, 2006 @ 6:52 am
SADECE TEK BİRŞEY…İYİ YADA KÖTÜ BİRİSİ OLABİLİR.AMA VATANSOĞOLSUN….
Yorum yapan Hüseyin AŞILI — Ekim 20, 2006 @ 2:09 pm
Orhan Pamuk ve Bir milyon Ermeni !
Ermeni meselesi kadar kafamı karıştıran, kırk kafadan kırk ses çıkan nadir konu vardır herhalde…Devletin Miliyetçi korosu ve resmi görüşü beni hiç ilgilendirmiyor, çünlü bu dangalaklar bu ülkede kürt olmadığını da iddia etmişlerdi düne kadar…ve gördük çok acı bir şekilde çıktı ortaya milyonlarca kürt olduğu..halen sünni imparatorluk diyanet sistemiyle alevi yurttaşlarımızı aptal yerine koymuyor muyuz laik devlet olduğumuzu iddia ede ede..
Ermeni meselesinde aklımda bir atasözü geliyor, ateş olmayan yerden duman çıkar mı…bu duman nerden geliyor….Soykırımın tanımı Yahudi soykırımından sonra yapıldı, ermeniler bu tarihe kadar sadece büyük kıyım diyorlardı başlarına gelenlere…ve sağduyusuna güvendiğim Murat Belge olayın bugün yapılırsa soykırım sayılacağını söylüyor, peki o zaman neydi ?
http://www.gaykedi.blogspot.com/
Yorum yapan oesx — Ekim 21, 2006 @ 11:06 am
Sn OESX,
Tahmin ediyorum “soykirim” teriminin resmen milletlerarasi hukuktaki tanimindan bahsediyor Belge. Ona gore de zaten tanim “geriye isleyen” (“retroactive” olarak yapilmadigi icin bu olayin tanim cersine girmesi mumkun degil legal olarak. Ahlaki olarak benim gorusum boyle bir tanimi destekleyebilecek bir durum olmadigidir. Ama zaten Pamuk il ilgili benim problemim onun bu iddiasi degil, bu iddiayi adeta kurnaz bir yatirimci olarak uretip kullanmasidir. Buna entellektuel fuhus derler.
Yorum yapan Bekir L. Yildirim — Kasım 8, 2006 @ 2:20 pm
[...] Blogistanda ilk: Mazlum (!) Orhan Pamuk, ve Onu Şaşırtan Nobel Edebiyat Ödülü! [...]
Pingback yapan BLOGLARDA EDEBİYAT BİR BAŞKADIR « Gazataci’s Weblog — Haziran 8, 2008 @ 11:01 am