EUROVISION (Erovizyon/ Eurovizyon, Eurovisyon) MEVZUNDA BİLİNMEYENLER VE DERİN ANALİZLER!!
Efendim, birçokları için son bir ayın en önemli olaylarının basında Eurovisyon’a katılan ünlü şarkıcı ve mevzuda gündemi sarsan “İngilizce olmasın demek dar kafalılıktır” (iyi ki irticacılıktır dememiş. İyi yırttık!) türü aforizmaları. Ayni kesim bütün Avrupa’nın Erovisyon’da ülkelerini kimlerin temsil edeceği, hangi ülkelerin hangilerine 12 puan verip kimlere sıfır çekeceğine kilitlenmiş olduğu zannındalar. Lümpenlik para ile değilya. WordPress’in bloglar listesine göz attığımda bu konu ile ilgili birkaç yazı gördüm; hatta kendini buna adamış çok-hitli bloglar… Bunlar cimbom Avrupa’da bilmem ne kupası aldığında bütün dünyanın Türkiye’yi konuştuğu, ve Serap Erener kızımız kazandığında artık Avrupalı olduğumuz zannında da idiler. Naapsinlar boyalı medya öyle diyor, ve en saygın bati-bilir eski elci, CHP’nin diş politika uzmanı Oymen “kadını dansa kaldırmayı bilmeyen Türkiye’yi AB’ye sokamaz” diyorsa, bu “muasırlaşmanın” uçüncü el tüketicilerinden farklı bir şey mi bekleyelim?
Bu yaygara beni 30 sene kadar geriye götürdü. TV henüz yeni ve TRT’nin elinde iken, boyalı medya yanında oradan da öğrenirdik, in, out, hip, kool, trendy, moda, unlu, onemli olanları. O zamanla bir hafta boyunca TV’de “Ajda Pekkan Apollina’da” diye bir şov (o zamanlar şov denmezdi program denirdi ama zamane Türkçe’sine uyarlıyorum- ne fark eder, ikisi d Frenkçe) olacağı anons edilmiş idi. Zaten zamanın boyalı medya ilaveleri, zamanın genç sarkıcılarından Neco’nun yüzünü rengarenk boyamış resmini koyup altına büyük puntolarla “Türkiye’de Leo Sayer’i uyguluyorum” dediği türden kapaklar ile göz kamaştıran Hey, Ses gibi dergilere bakılırsa Ajda Avrupa’da superstar idi! Kendisi de bu imajı beslemek için sıkça gazetelerde, TV’de “kendinizi orda embasiyen gibi hissediyorsunuz” türü demeçler verir ve arada bir Batılı “ sevgilileri” ile pozlar verir idi. Neyse, milli gurur anını milletçe ip ile çektik ve televizyonlarımıza (olmayan çoğunluk komşularınkine, kahvehanelerdekine) mıhlandık Bir de ne görelim? Fransız yapımı şovun adı Türkçe büyük harflerle “Ajda Pekken Apollina’da” olarak, fakat Fransızca aslında, “Enrico Macias Apollina’da” olmasın mi? Problem sadece isim karsikligi olsa neyse . Programın yarısı bitti hala Ajda ortalarda yok. Nihayet Macias’in bir şarkısına birkaç nakarat kelimesi ile arkadan vokal yapan grubun içinde yer aldı ve kendisinin Türkçe’sini plak yaptığı, adı simdi aklıma gelmeyen bir diğer şarkıda (ki o zamanlar Ajda’nin şarkılarının hemen hepsi Fransızca’dan uyarlama ye da o günlerin deyimi ile “aranjman” olduğunu bize kimse söylememişti) zılgıta benzer “aaaaahhahahaaaaaaaaaaaa” çekti de şerefimiz kurtuldu. Adı ancak program kredilerindeki vokalistler listesinin bir yerinde büyüteçle görünecek büyüklükte idi ama olsun Apollina’ya da çıkmıştık milletçe ya önemli olan bu idi. Bu ustun başarısından dolayı birkaç yıl sonra el alemin, amatör yarışmalarda seçtikleri çocukları gönderdiği Eurovisyon yarışmasında ülkemizi temsil etmek şerefi kendisine tevdi edildi ileri gelenlerimiz tarafından. Ve henüz Avrupa’daki isçilerimiz programı arayarak oy kullanacak modernite ve bilinç seviyesinde olmadıkları için sonuncu oldu superstar pek de romantik “ammaaan petrol, yamaaan petrol” şarkısı ile. Neyse sözün kalanını konunun uzmani Engin Ardıç’ a birakaym:
(http://www.aksam.com.tr/yazar.asp?a=63700,10,2)
Gaffur katılsaydı!
Yeni kuşaklar Eurovision Şarkı Yarışması’nın ‘evveliyatını’ bilmedikleri için onu ‘önemli bir şey’ sanırlar, Sertab Erener İngilizce sözlü ‘Yaş mı da Kuru mu?’ havası ve de göbek atan yarı çıplak kızlar desteğiyle birinci olunca, ‘makus talihimizi yendiğimizi’, artık Avrupa Birliği yolunun açıldığını falan da sanmışlardır…(Pardon, onlar şu ‘makus talih’ lafını da, nerede ve niçin söylenmiş olduğunu da bilmezler tabii.)Zarar da yoktur, çünkü Eurovision kötü şarkıcıların çekiştiği bir kötü şarkılar yarışmasıdır. Aklı başında herkes de onu ‘dalgasını geçerek eğlenmek’ amacıyla izler. Geçen sene, yarışmayı hep sanki bir İstanbul’un Fethi ya da Viyana Kuşatması ciddiyetiyle anlatan ‘milli Eurovision sunucumuz’ Bülent Özveren’i dinlemek yerine, İngilizce bilen vatandaşlar kumandayı BBC’ye çevirselerdi, İngiliz sunucunun olayla nasıl ‘kafa bulduğunu’ da göreceklerdi… (Alman oyları gelince adam ‘eh, Gastarbeiter unsuru’ bile dedi!)Bu yarışma, Avrupa ülkelerinin alt tabakasının şenliği olarak kaldı ve hiçbir zaman örneğin bir San Remo düzeyine çıkamadı.
Evet, her yıl her ne hikmetse Yunan ve Güney Kıbrıs oylarının, İskandinav oylarının, Balkan oylarının, eski SSCB üyesi ülkelerin oylarının hep birbirine gittiği bu yarışmayı ciddiye alan kaldıysa, zavallıdır.Daha da zavallıysa, şarkımızın dili üzerine de maraza çıkarır.Bu yıl bizden Kenan Doğulu katılacak, elbette kazanamayacak (bunu okuyunca da kızacak), fakat ‘Türkçe mi söylesin İngilizce mi?’ tartışması bütün hızıyla sürüyor!‘Ulusalcılar’ sonuncu bile gelsek ille de Türkçe istiyorlar, ‘liberaller’ de daha gerçekçi göründükleri için, sonuncu bile gelsek İngilizce.
Oysa dilin hiçbir anlamı da önemi de yok bu yarışmada, ‘duygusal parçalar’ artık tutmadıklarına göre, Norveçli miydi nereliydi o ‘metalci’ yaratıklar, kendine ‘şekil’ yapıp ilginç olmaya çalışacaksın. Nasıl olsa, ürettiğin müzik üçüncü sınıf.İlk yıllarında böyle değildi, France Gall, Sandie Shaw gibi, üçüncü değilse bile ikinci sınıf sanatçılar kazanırlardı… Bir gömlek daha kaliteliydi yani bu yarışma… 1958′de mi ne Andre Claveau’nun kazanmış olduğunu öğrenince şaşırmıştım. Isabelle Aubret bile kazanmış.
Elbette Abba’ya burun kıvıracak değilim ama o da alt tarafı bir pop topluluğu, yarışma da pop yarışması. Kimsenin de her yıl Polonya’da yapılan ‘en iyi Chopin icrası’ yarışmasına ilgi duymasını beklemiyoruz.(Toto Cotugno ile Celine Dion’a ‘orada ne işleri var’ diye şaşmıştım… Bir zamanların ‘önde gelen’ isimleri Gigliola Cinquetti, Frida Boccara, Udo Jürgens, Lulu, Anne-Marie David, Mary Miriam bile gençlerce artık tanınmıyorlar. Çapsız magazin basınının Burçin Orhon’la gezdiği için ‘milli eniştemiz’ olarak gördüğü Johnny Logan bile ‘geçmiyor’ artık piyasalarda…)Biz bu muhabbetle, televizyon yayınına başlayınca, bir on beş sene sonra tanıştık ve de tek kanallı devlet televizyonunda o zamanlar kıçımı açıp yellensem şarkı diye dinleyeceğimizden, bir tür ‘müzik Nobeli’ gibi görmeye başladık.Yamulunca küstük, her yıl ya sonunculuk ya da ona yakın sonuçlar elde edince ilgilenmeyi kestiğimiz bir dönem de oldu.Sonra saman alevi gibi parlayıp sönen bir kızcağımız üçüncü olunca gene umutlandık, Sertab kazanınca da Şampiyonlar Ligi kupasını kapmış saydık kendimizi…Çünkü efendim, ‘tanıtım’ da önemli!
Arada Pamukkale, Sumela, Nemrut Dağı, İshak Paşa Sarayı, Fatih Köprüsü gibi güzeliklerimizi gösterince eloğlu bizi tanımış oluyor, ‘eh, şu Türkiye Avrupa Birliği’ne girmeyi aslında hakediyormuş canım’ diye parmak ısırıyor…Fakat tanıtımın anlamı kendini tanıtmak, yani gerçekte ne olduğunu göstermekse, ben olsam Çakkıdı parçasını gönderirim yarışmaya, elbette Gaffur söyleyecek!
Canlı yayında Sezen Aksu’ya yaptığı gibi burnunun sümüğünü hap yayıp seyircilere fırlatır, böylece lumpen kitlemizi tam anlamıyla ve başarıyla temsil etmiş olur. Dedim ya, sonuncu olmak önemli değil,. maksak katılmak… Üstelik Hollanda ve Almanya oyları çantada keklik!…Gut ivinink Helsinki, Ankara kolling!… Först, tenk yu for dis vandırful şov… Nav, hiyr ar dı rizalts ov dı Törkiş cüri… Laksımbörg, van point… Kanımca… Anladın onu sen!

Elinize sağlık,
Ben de bu örovizyon tantanasını hiç anlamam , Yarışmanın dandikliğinden geçtim en nihayetinde bireysel bir yarışma. Sertap birinci olsa ne olmasa ne? Neden milli bir dava haline geliyor ki?
Sanırım bu da öğretilmiş aşağılık kompleksimizden kaynaklanıyor. Medya sürekli öroviyon şöyle avrupa böyle diye yayın yaparsa millet de örovizyonu bir halt sanır haliyle.
Bir de televizyonda bir reklam dönüyor vatan gazatesi gavur muhabirlere yazı yazdırmış herhalde sabah kurban kestik gece yılbaşı kutladık ne güzel laik türkiye formatında. Gavurdan övgü alınca çocuklar gibi sevinmemiz bekleniyor herhalde. Konuyla alakalı sanırım.
Dediğim gibi bu milletin her ferdine öğretiliyor Batılının hakkımızda ne düşündüğünün ne kadar önemli olduğu. Amerikalı müslüman olduğunda evliya muamelesi yapmamızda bundan kaynaklanıyor muhtemelen.
Yorum yazan: VolkanS — Ocak 9, 2007 @ 3:17 pm
Aynen Volkan bey. Hepsi zorla icersine sokuldugumuz sosyopsikolojiden kanaklaniyor kanimca.
Yorum yazan: Bekir L. Yildirim — Ocak 9, 2007 @ 4:27 pm
selam,
Arkadaşlar İskilipli Atıf Hoca’nın hayatını çoğumuz biliriz. Şapka Kanunu’ndan 1,5 yıl önce yadığı bir risaleden dolayı, kanun çıkınca suçlanarak idam edilmişti. Allah rahmet eylesin… Birgün yanına gelen talebeleri ona tüm halkın Frenkleşmeye başladıklarını söyledikleri zaman Atıf Hoca’da ilk önce bunun kültür-fikir(kainat kitabları adına) çok güzel bir alış veriş olduğunu düşünmüştü. Fakat sonradan milletimizin onlardan ilim-bilim almak yerine sedece ahlaksızlığı, malayani işleri aldığını görünce bunun millet için kaçınılmaz derecede tehlikeli oldunu söylemişti.
Millet olarak nedense işin hep böyle süs kısımlarıyla ilgileniyoruz. Mesela Yunanistan 2004′te Avrupa şampiyonu olunca tüm kanallar ve gazeteler maç biter bitmez “komşumuz şampiyon”, “kral kardeş Yunanistan”, “şampiyon dostumuz” ( hiç birisinde abartı yoktur, bizzat o tarih basın ve medyaya bakabilirsiniz) naraları atmışlardır. Bu tamamen bizim eziklik ve kendimize olan güvensizliğimizin göstergesidir. Eğitimde, ekonomide, özgürlükte kısaca bir ülkeyi, ülke yapan değerlerde, kendimizi gösteremeyince böyle reklam işlerle kendimizi avutuyoruz.
saygılar…
Yorum yazan: Muhammet İkbal TUNA — Ocak 10, 2007 @ 10:41 am
Gününüz güzel geçsin Bekir Bey
Yorum yazan: vecihe — Ocak 10, 2007 @ 1:27 pm
TRT’nin bu işten kazancını gözardı etmeyiniz efem
Eurovision oyuncağından sıkılan birileri, sıkılıp attı. Biz ise oyuncağı ilk defa elmize almanın heyecanındayız. 20 sene sonra bile olsa, bak biz geç öğreniyoruz ama öğreniyoruz, hıhh, demenin başka bir adı oldu yine. Kenan Doğulu’yu destekliyoruz. Kenaaaaannnn!! 

Ardıç bugünlerde yine coşmuş durumda
Yorum yazan: Arzu — Ocak 10, 2007 @ 4:43 pm
Tesekkurler M. Ikbal Kardesim. Vokan Bey’in soyledigi ile ayni kapiya cikyor sizinki de. Biz boyl degildik boyle yapildik. 10 yida 15 miyon P** yarattilar(hasa!) Bu bir toplm pi****tirme projesidir. Icinde ye alan herkes farkinda degil; artik otomatikte calisiyor. Postar, Sinem Hanim Semranin oglu benimle saaparmisin svlaruina gidip Haret Kazansin, samnin hakki diye kendilerini yirtanlar gerecekten manali seyler yatiklarinainndiriliyor. Bir kere mikrop, uyusturucu zerkedilmis; bilinc, muhakem kaybolmuis. Kolelstrilmis nesiller. Gaye de bu idi zaten. Iskilipli Atif Hoca da M. Akif de gormus bu gunu.
Tesekkurler, Arzu Hanim,
Tekrar hos geldiniz. Aslina bnakarsanz Avrupai o iyuncakla dalga gecti hep; kime icn f=bizdeki gibi “milli dava” olmadi hicbir zaman. Eurovision’a katlanlar arsinda en basarili olan grup benim de muzigini sevdigim Abba olmusur. Isvec’te herkesin bizden cok daha fazla heyecan duymasi bekleni esabna gore. Ben de Engin Ardic’in yaptigini yaptim BBC’den seyrettim gecen sene. adamlar Cuneyt Arkin filmi seyreder gibi dalga gectiler; layiki da o. Iste o zaman “proje” coker.
Yorum yazan: Bekir L. Yildirim — Ocak 13, 2007 @ 8:42 pm
Bilmukabele Vecihe Hanim , gec olsa da
Yorum yazan: Bekir L. Yildirim — Ocak 13, 2007 @ 8:44 pm
bekir bey , bu mesajı yazmak için en uygun konu başlık sanırım bu olsa gerek.
hicrî yılbaşınız ve aşure ayınız mübarek olsun efendim.
saygılar, bâki muhabbetle..
Yorum yazan: ırmak — Ocak 20, 2007 @ 10:00 am
“konu başlık” ifadesi “konu başlığı” olmalıydı. dil ve anlatım mühim şey.
Yorum yazan: ırmak — Ocak 20, 2007 @ 10:01 am
Yazdıklarınızla yaptıklarınızın tutarlı olmadığını düşünüyorum.

Frenkleşme=Araplaşma=Farslaşma !!!
Nesnel bir yanıt vermenizi dilerim. Esen kalın.
Yorum yazan: Salih — Ocak 26, 2007 @ 7:45 am
Cevap verecegim de Salih Bey, bir de soruyu anlasam? Ne denklemi cozebildim ne de “yaptiklarim” hakkinda ne bildiginizi?
Yorum yazan: Bekir L. Yildirim — Ocak 26, 2007 @ 10:28 am
bekir bey, beni de muhatap alır mısınız? yok eğer muhatap almak istemiyorsanız, hani bundan imtina ediyorsanız, yukarıdaki mesajımı lütfen siler misiniz. havada asılı durmasın. sizi yeterince mütevazı bulmadım. hoşnut değilseniz blogunuza bir daha ömrü billah uğramam bilesiniz. yokmuş gibi sayılmak pek hazetmediğim bir şeydir.
Yorum yazan: ırmak — Ocak 26, 2007 @ 11:37 am
Ozur Dilerim Irmak Hanim!
Beni tanidiginizi sanmiyorum. Hakkimda boyle dusunmenize uzuldum. Saniyorum tanisa idiniz bu degerlendirmenizin ne kadar yanlis oldugunu anlardiniz.
Bloglarda kimileri hicbir yoruma cevap vermez, bazilari bazilarina cevap verir, bazilari icin yorumlar bir sohbet vesilesidir. Benim icin ne kural vardir ne duzen, ne onem sirasi. Daha fazla aciklama geregi gormuyorum.
Ben burayi asereflendirmenizden hopsnutum tabii. Ama sizin ne yapip yapmayacaginiza tabiiki bebn karar verecek degilim. Umid ederim ugrarsiniz SIKCA.
Ben de sizlerin asure gunu ve yeni yilini tebrik eder alem-i Islam icin hayirlara vesile olmasini dilerim.
Yorum yazan: Bekir L. Yildirim — Ocak 26, 2007 @ 12:09 pm
sizi tanıdığımı iddia etmiyorum bekir bey. ama insanların insanları zoraki muhatab aldığı bir dönemde yaşıyoruz.
Yorum yazan: ırmak — Ocak 26, 2007 @ 8:11 pm
Yazdıklarımı neden siliyorsunuz? Üstelik yazdığım da sizin beni anlamış olduğunuzdu. Çok ayıp. Esen kalın.
Yorum yazan: Salih — Ocak 29, 2007 @ 12:59 pm
Salih Bey,
1. Silinen yorumunuz(!) “sen onu anladin :(” dan ibaret idi.
2. Senli benli olcak kadar samimi degiliz.
3. Yok ben “onu” anlamadim.
4. Internet adabi gunluk iliskilerdeki adab-i muaseretten farkli degildir. Onun icin “yorum kurallari” listesi koymadim. Peki siz bunu anladinzmi?
6. Eger bu tur yorumlari silmem “cok ayip” ise kendi blogumda yorumlari denetleme imkanini bana veren butun internet siteleri “cok ayip” ediyor. Burasi tuvalet duvari degil; benim SANAL EVIM. Ya bunu anladinzmi?
Fikiriniz varsa soyleyin. Yoksa varmis gibi gorunmek kolay degil, goruldugu uzre. Hakarat veya saygisiz ifadeler iceren yorumlariniz yayinlanmayacaktir.
Yorum yazan: Bekir L. Yildirim — Ocak 29, 2007 @ 2:42 pm
Anladım ben onu. Esen kalın.
Yorum yazan: Salih — Ocak 29, 2007 @ 4:55 pm
ben bu yarışmayı ciddi anlamda izliyorum ve bbc nin yarışma hakkında ironik konuşması pek umrumda değil açıkcası. umrumda olan bir azerbaycan kanalında Türkiye’yi temsil eden şahısın dereceye girdiği vakit çığlık çığlıa sevinmeleri gurur duyduklarını belirtmeleri. ayrıca biz futbolda dünya 3.sü olduğumzda aynı şekilde yunan gazetelerinde bu başarıdan
iyi akşamlar
bahsetmeleri bazen çok didikliyoruz sadece. Ben geçen yıl bosna Hersek e oy verdim ama bunu onlara karşı bi sempati durumundan değil leijla adındaki o bladı çok güzel yorumladığı için dinlemenizi tavsiye ederim
Yorum yazan: yeşim — Şubat 4, 2007 @ 6:41 pm
Yarismayi bwen de izliyorum Yesim Hanim ama “ciddi anlamda” degil. Batililarin “no such thing as bad publicity” (kotu tanitim diye birsey yoktur) sozunu baz alirsak herhalde Sibel Kekilli, veya Hurriyet gazetesinin grurla sundugu “Ingilteredeki BBG programinda finale kalan escinsel Turk” ile de gurur duymamiz gerekir. Son yarismadaki Bosna’li yarismaciy hatirlamiyorum. Saniyorum bir onceki yil onlar da bizim Sertap ve Sibel kizlarimiz gibi cinselligi maksimum kullanarak puan almayi amaclayan bir yontem izlemislerdi. Bulursam dinlerim. Sirbistan saniyorum her sene kendisine ait bir folk sarkisi ile katiliyor. Neyse nihai analizde kimse icin Eurovisyon bir “milli dava” degil bizde yapildigi gibi. Amatorlerin katildigi bir eglence programi nihai tahlilde.
Yunanistan Azarbeycan veya Arap ulkelerinin ulkemizin kisi basina gayrisafi milli hasilasi, yerlesmis bir demokrasisi, halkinin bilgeligi, bilim-teknolojideki gelismisliginden, ve kendi kulturune ait yapitlarindan bahsederken heyecanlandigi gunlerde bulusmak dilegi ile
Yorum yazan: Bekir L. Yildirim — Şubat 5, 2007 @ 8:27 am
bence kenan dogulu eurovizyoda büyük başarı yakalayacaktır. çünkü çok başarılı bir sanatçı.birinci bile olabiliriz ben inanıyorum.
Yorum yazan: gamze — Şubat 6, 2007 @ 12:33 pm
Ne kadar ön yargılısınız Bekir Bey Bosna Hersek (yazım yanlışından olsa gerek) balad bir parçayla katıldı yarışmaya ve sanırım 3. oldu. Amatörlerin katıldığına da inanmıyorum. Herkesin ahlaka bakış açısı bir olmuyor
İyi akşamlar
Yorum yazan: yeşim — Şubat 9, 2007 @ 7:29 pm
Saniyorum ayni frekansta degiliz Yesim Hanim. Istediginiz seye inanabilirsiniz. Kimin kacinci oldugu benim konum degil. Size de iyi geceler va manali bir hayat diliyorum.
Yorum yazan: Bekir L. Yildirim — Şubat 9, 2007 @ 9:38 pm
merheba ben sizler gibi düşünmüyorum arkadaşlar bence türkiye kendini dünyaya tanıtıyor EROVİZYONLA bu bence cok güzel bişey bizlerin milli değerlerimizi kapatmak icin onlarca ülke uğraşıyor bu doğru değilmi eğer kendimizi dünya ülkelerine tanıtmazsak bizi daha ne kadar yok edicekler bilemiyorum…… ama biz türk milleti olarak onurumuz la gecmişimizle bu zamana gelmişiz…. kerkese iyi günler….
Yorum yazan: murat — Şubat 16, 2007 @ 1:30 pm
kenan dogulunun eurovisiona gidecek sarkisini nerde dinleyebilirim?
Yorum yazan: kıvılcım — Mart 1, 2007 @ 11:24 am
kenan dogulunun evrovisiona gidecek sarkisini nerde dinleyebiliriz email gonderin lutfen adresime
Yorum yazan: kıvılcım — Mart 1, 2007 @ 11:25 am
Bilmiyorum Sn. Kivilcim. Kimin sarkisi dediniz? Yaziyi okudunuzmu?
Yorum yazan: Bekir L. Yildirim — Mart 1, 2007 @ 11:55 am
kenan eurovisiona cok yakisir onun kadar ii birini tanimiyorum insallah birinci oluruz kazanamayacaksa cani saolsunnnnnn merci au revoir
Yorum yazan: s...................... — Mart 4, 2007 @ 9:02 pm
Eğer arka fonda hareketli ve güzel bir dans olursa bence derece ve ya birincilik gelir
Yorum yazan: Kenan Doğlu Hayranı — Mart 9, 2007 @ 2:37 pm
I love you kenan
Yorum yazan: Kenan Doğlu Hayranı — Mart 9, 2007 @ 2:41 pm
sana hayranım inş erevizyonda 1. olursun
canım
Yorum yazan: elif — Mart 10, 2007 @ 9:02 am
Allah akil fikir versin! Ne diyeyim.
Yorum yazan: Bekir L. Yildirim — Mart 10, 2007 @ 9:43 am
:)))))
Yorum yazan: vecihe — Mart 10, 2007 @ 11:29 am
şarkı çok güzel süper birinci olucaz çok güzel bayılıyorum şarkıya tebrik ederim.şarkıda güzel söyleyenin seside güzel.arkadaşlarım burda seni tebrik ediyorlar
Yorum yazan: beyazkardelen — Mart 10, 2007 @ 1:03 pm
ya eurovisiona neden rap katılmıypo ceza felan lordi grubu metall denilen şey ile kaktıldı kazan dı yyaaaa biz neden raple ceza ile girip kazanmıyolımm ufff cezaaaaaaaaaaaaaaaa seni seviyoru
Yorum yazan: cezafan — Mart 12, 2007 @ 5:38 pm
türk yada kürt alevi yada sünlü laz yada çerkez fener yada cim bom biz puzzle ız bölünemeyiz bak bu plaka terli
Yorum yazan: cezafan — Mart 12, 2007 @ 5:40 pm
ermöeni rum komuşum da çoktur ama aramız da hiç bi problem yoktur politikada savaş olsa bile geçinip gideriz bize gre hava hoşturrr ceza ayben fuat rapppp rap yaşam biçimi
Yorum yazan: cezafan — Mart 12, 2007 @ 5:42 pm
bence şarkı manaqqq derecede güzel bayıldım tebrikler harika olmuş şarkı söleyende harika ztn birinci olcass
Yorum yazan: eda — Mart 12, 2007 @ 5:43 pm
kenan abey ben rusin naber iyimisin cakkıdıyı soylesene yaw erevizyonda yada senin super sarkıların var guzel sarkı soyle yaw hadi neyse bye bye öpüyorum seni muck
Yorum yazan: rusin — Mart 12, 2007 @ 6:25 pm
kenan bey sizin katılmanız bence çok dogru seçim kazanacagınıza inanıyorum
Yorum yazan: seda — Mart 13, 2007 @ 11:53 am
ŞARKI ÇOK GÜZEL AMA ÇAKKIDIYLA GİRSEYDİK ŞÜPHESİZ İLK 3. OLURDUK OLSUN BUDA SÜPER KLİPTE ŞAHANE.KENAN DOĞLUYA BAŞARILAR KENANNNNNN ÇOOOOOOOOOK ÖPTÜM SENİİİ
Yorum yazan: GÖZDE — Mart 21, 2007 @ 7:17 pm
sizin herşeyinizi seviyorum başarılar…
Yorum yazan: hasan — Mart 21, 2007 @ 9:08 pm
I LOVE YOU KENAN ABİİİİ SÜPERRRRRRRRR BİZ KAZANACAĞIZ HERKES EMİN OLSUN
Yorum yazan: AYŞEGÜL — Nisan 6, 2007 @ 2:40 pm
merhabalar ben bir üniversite öğrencisiyim. üniversitede bir dersimin konusu 2003 örovizyonun ülkemizle teknolojik ve sosyal ilişkisi bu benim araştırma konumdur ve bunun için benim bazı verilere ihtiyacım var. bu siteye girince buradaki insanların bu yarışma ile ilgili olduklarıın farkettim ve bana yardımcı olacağınızı temenni iediyorum.
bana gerekli bazı veriler
-ülkemize ekonomik ve sosyal getirisi ve görürüsü
-oylamada kimin kime puan verdiği(özellikle rum-yunan ve balkan komşu devletlerin işbirliğini ıspatlamam için)
yardımlarınız için teşekkür ederim
-e posta adresim: kadir_berk85@hotmail.com
Yorum yazan: kadir — Nisan 16, 2007 @ 10:20 am
Kadir Bey,
yaziyi okuduysaniz gere benim gerek Engin Ardic’in bu isi adeta bir mille mesele yapanklarla dalga gecigimizi ve nedenlerimizi anlamissinizdir.
Elimde getrisi-goturusun bilimsel olrak olcen bir arstirma yok. Tamami ile nesnel biriolcumn yapilabilecegni de dusunmuyorum.
Benim yorumum, el alemin amator cocuklari gonderdigi sadec bir eglence vesilesi olan bu yarismanin adeta Viyana Kusatmasi seviyesine cikarilmasinin son 8o yildir bizlere aslanan asagilik duygusu urunu olmasidir.
Eurovision ve “economic, politcal, cultural benefits” gibi terimleri arama motorlarna girerek bazi nesnel verilere ulasabileceginizi saniyorum.
Artik puanlamaislerinin tamami ile subjektif oldugu artik vetridir. Bizim cocu Almanya’ Hollnd Fransadaki iscilere lobi yapiyor,. Kibris Yunana, Yunan Kibrisa, Bosna, Hirvat Sirbistana, herkes bir cesit akraba komsuya veriyor.
Alti astari bir gecelik bir amator muzik eglencesi. Dunya falan kurtulmuyor. Kimse de kimin kazandigini hatirlamiyor birkac ay sonra. Kazananlardan unlu olan Abba disinda bir iki tane daha var 40 kusur yilda.
Calismalarinizda basarilar dilerim.
Yorum yazan: Bekir L. Yildirim — Nisan 16, 2007 @ 10:42 am
yaaaaaaaa bu kenan alırsa valla kına yakıcam çünkü kenanın hareketleri ii deilll keşke tarkan girseee
aamgirmez kazanamassa karizmasını bozamaz kenan% 30-25 kazanır ama sanmıorumda neyse yinede kalbimiz kenanlaa HAYDİ KENAN BAŞARIRSIN BUNU
Yorum yazan: esra — Mayıs 10, 2007 @ 7:05 pm
güzel
Yorum yazan: süleyman — Mayıs 11, 2007 @ 10:54 am
süperrrrrr
Yorum yazan: berna — Mayıs 11, 2007 @ 1:47 pm
Yarışmanın ilk ayağında Kenan doğulu detone oldu gibi geldi bana Asıl yarışmada şansı yok ne yazık ki
Yorum yazan: inci — Mayıs 11, 2007 @ 6:17 pm
Aslında şarkı da berbat beğenenleri tabii saygıyla karşılıyorum ancak beğendiklerine inanamıyorum , aynı şarkıyı dinlemiyor muyuz acaba diye merak ediyorum
Yorum yazan: inci — Mayıs 11, 2007 @ 6:20 pm
Bana ne evladim Kenan Dogulu’dan. Size ne? Ne giydigi kiyafet ne danscilari ne yaptiklari danslar, ne konustugu lisan, ne okudugu sarki TURk.
Turk olsa ne yazar? Once yaziyi okuyun. Diger ulkelerde bunu bir amator yarismasi olarak goruyorlar; dalga geciyorlar, vya haberleri yok. Sizin baska isinz gucunuz yokmu? Gidin kendiniz gurur duyulacak birseyler yapin. Dunya Eurovision’in etrafindami donuyor saniyorsunuz? Hayatiniz b kadarmi bos? Ne yazik!
Artik yaziyi okumayanlarin yorumlarini yayinlamiyorum!
Yorum yazan: Bekir L. Yildirim — Mayıs 11, 2007 @ 6:54 pm
:)))
Bekir Bey bu yorumlar ne böyle.
Yorum sahiplerinin yaşça küçük olmasını umut ediyorum. Yoksa durum çok vahim.
Yorum yazan: VolkanS — Mayıs 11, 2007 @ 9:15 pm
Ben o kadar emin degilim Volkan Bey. Memleketimden insan manzaralari olarak biraktim. Ama yeter herhalde.
Yorum yazan: Bekir L. Yildirim — Mayıs 11, 2007 @ 10:00 pm
Çok merak ediyorum ülkeler kendi ilişkilerinin iyi olduğu komşularına oylarını vereceklerse müzik, eğlence önemli değilse neden eurovision oluyor ki? Böyle bir yarışmayı eğlenceli yapmak yerine kendi siyasi çatışmaları haline getiriyorlar ve bu çok utanç verici. Kimsenin sms attığını sanmıyorum. Bence artık bu son oylama şekli olmalı, bu yarışmayı güzelleştirmek için de tarafsız üyeler biraraya gelmeli. Çünkü bu eurovision giderek kötü bir hal alıyor..
Yorum yazan: DuYGu — Mayıs 15, 2007 @ 7:30 pm
yorumlara öldüm gülmekten kimse yazıyı okumamış
Hele kenana başarılar diyenlerde koptum cidden
Yorum yazan: fz — Mayıs 26, 2007 @ 8:47 pm
ben azerbeygandan turkiyeni cok seviyorum ve turkiyeye erevizyonda 1 olsun diye sevinirim ve turkiyeye ses verdim basarilar
Yorum yazan: lala — Mayıs 22, 2008 @ 5:52 am
bence cok guzel bi yarsma gercekbi muzuk zergilemesi
Yorum yazan: lala — Mayıs 22, 2008 @ 5:55 am
yaaaaa..eurovizyonda azerbaycan kacinci yer tuttu? ben net-te ariyorum bulamiyorum da…
Yorum yazan: Sebine — Mayıs 25, 2008 @ 7:14 am