Bir Münzevînin Notlarından…

Mayıs 3, 2007

Entelektüel fahişelik: Şahit lazımmı abi?

Kategori: Guncel-Politik, sosyal, kulturel, Islam, Toplum — Bekir L. Yildirim @ 11:07 am

Son zamanlarda artık hükümet muhalifi cephenin (daha uygun isimler de var ama bu işi görür şimdilik) modus operandi ’si haline gelen ihtiyaca göre hukuk, siyaset anlayışı beni yıllarca gerilere goturdu; taa lise yıllarına. Bir edebiyat hocamız vardı. Birçok derslerde olduğu gibi edebiyata da da geçici öğretmen olarak piyasada bol miktarda bulunan işsiz hukuk mezunlarından biri giriyor idi: Şakir Şeker adında bir ülkücü. Sonraki yıllarda adalet bakanlığına kadar yükselmiş.

O anlatmıştı bir derste. İstanbul adliyesinin önüne giderseniz birileri size yaklaşır ‘Şahit lazımmı abi’ derlermiş. O’nun yalancısıyım. Henüz yolum düşmedi İstanbul adliyesine Allah’a şükür.

Son günlerde TV’lerde boy gösteren bazı eski siyasetçi, hukukçu, ilim adamı karakterleri için tam da oturuyor ifade. Vazifenin gerektirdiği her türlü şehadette bulunur bu genel şahitler. İngilizce siyaset jargonunda bu tiplere “intellectual prostitutes” (entellektüel fahişeler) denir. Yok entellektüel oldukları manasına gelmez terim. İhtiyaca göre, menfaat karşılığı yorum yapan anlamındadır. Önceki birkaç yazımda, örneğin “Bizanslılara Entrika Dersleri Verilir ” başlıklı olanında biraz bahsettim bu karakterlerden.

Dün Erdoğan veya statükonun hoşlanmayacağı birinin cumhurbaşkanı adayı olacağı belli olduğundan beri bu genel şahitlerin başında 6 defa gidip, bir türlü def olmayan Sulu-the-Magnificent geliyor. Daha dün “çare” olarak “millet seçsin” dahiyane fikri aklına geldi, siyasetteki 50 kusur yılının son dakikasında. Yönettiği şer ekseninin üyelerinden olan Mumcu’ya da uygun düşüyordu söylem. Bu işin sonunu düşünmedi tabii ki bunu söylerken Sulu. Kim hesap soracaktı ki ona? Boyalı medyamı? Ciddi olalım. Genç Bakiş’larla tur yaptığı üniversitelerin seçilmiş öğrencileri? Çok komik! Hem sorsalardı ne yazardı ki? Siyaset terminolojimize ilkesizliğin ifadesi olan “dün dündür bu gün bu gündür” vecizesini kazandıran cambaz “aslında ne demek istediğini” açıklayıverirdi. Şakşakçılar da “ne güzel söyledi Baba” veya “Demirel’e geçmişte karşı çıktığımı bilirsiniz ama bu defa doğru söyledi, simdi Sezar’ın hakkını…” çekerlerdi ne menem ilkeli olduklarını vurgulayaraktan. Tabii yerseniz.

Gün oldu, devran döndü, ve CHP ve bağlı kuruluşları Paşalar-Askeri Toplum Örgütleri- Anayasa Mahkemesi makinasyonu ile Anayasa’nın, meşruiyetin içine edildi ve “Meclis Cumhurbaşkanı seçemez” sonucu çıktı. “Biz o Anayasa’yı yaparken Gül’ün aday olacağını nerden bilecektik? Sayılmaz” dediler mealen.

Cinnet mahsulünden mantık çıkarmak zor iştir. Aritmetikte bir dizi simültane denklem içerisinde bir tanesi 2X2=18 ise ve bunun yanlış olduğunu iddia etme hakkiniz olmadan bu denklemler serisini çözmek zorunda iseniz karşılaştığınız durumu düşünün. İşte AK-Parti ve hala bu lunatik durumdan meşru çözüm çıkarma gayretinde olanların durumu budur.

Gül olmaz dediler. Başka AK-Partili’de olmaz.

-Ama Anayasa, iç tüzük, demokrasi?

-Canı cehenneme! Dedik ya ne onu yapanlar ne de şimdiye kadar uygulayanlar olarak bir AK-Partili’linin Çankaya’ya çıkacağını tahayyül edemedik. Tıpkı Tayyip’i şiirden dolayı hapse gönderirken, “artık muhtar dahi olamaz” diyerek zil takip oynadığımız gibi. Biz yüzde on barajını koyarken de dinci, bölücü, diğer marjinaller meclise girmesin diye yapmıştık. Nerden bilecektik milletin bizim aritmetiğimizle bize şamar gibi cevap vereceğini?

-Anlaşıldı. O zaman AMP’nin (Anayasa Mahkemesi Partisi) ‘nin emrinin (Bkz. “367 kere Maşallah! Laikliğe aykırı değilse tabii“) gereğini yapmaktan başka çare kalmadı. Ne dedi AMP? Meclis CB seçemez! Öyle ya ilk turda 367 olmaz ise CB seçilemez demenin başka hangi tevili olabilir? Peki ama 102. maddedeki ikinci, üçüncü, dördüncü turun manası ne?

-Onlar sayılmaz! Laik asabımızı bozma!

-Emrinizdir. Yani siz şimdi Sulu ve Mumcu’nun da dun dediği gibi halk seçsin diyorsunuz değil mi? Ve hep bir ağızdan erken seçim diyordunuz yıllardır. “Beş yılı da biz koyduk ama vaz geçtik seçim dört yılda bir olsun” diyordunuz. Tamamdır, emriniz baş üstüne, artık talebiniz Anayasa Mahkemesi hükmü olduğuna göre, buyurun. Hemen halkın önüne sandık koyalım. Onlar seçsin en kısa zamanda.

-Olmaz!
-Niye?
-Artık meclis fesh edilmiş sayılacağına göre erken secim kararı da alamaz! Eylül olsun, yok Ağustos olsun, yok Haziran olsun, laiklik, Cumhuriyet, şeriat, falan… Ha siz ne diyorsunuz şimdi, işte onun tersi olsun.
-Ama sizin taleplerinize ve Anayasa Mahkemesi’nin kararına evet dedik. Kendinize karşı çıkmış olmuyormuşsunuz?

-Biz bilmezuk merkez bilir.

Dostlar müstehcen lisandan uzak dururum ama musadenizle bu müstehcen durumu biraz müstehcen bir halk deyiminden daha güzel ifade edecek söz aklıma gelmedi: Ne şaapiyor, ne de üstümden iniyor.

17 Yorum »

  1. birbilenbekirbey 1.sorumun cevabinda aldim efendim tesekkur ederim o guruhmus sandigi cumhurun onune koyun diye efelenip is ciddiye binince “meclisi halk secsin de kiyamam ben (dikkat guvenemem degil )cumhuruma bir de kendisine bas secmek icin yorulmasin biz munasip bir atama yapariz yine bir bas bildik yontemle” diyenlermis
    su 2 numerolu sorum icin diyorum ben bu medyanin ak dedigine kara kara dedigine ak demeye sartlanmis bir beyinle havadurumu tahminlerine bile inanmiyorum su ara yarin havalar nasil olacak bekir bey :) )
    saygilar

    Yorum�Yorumlar yazan: aysemine — Mayıs 3, 2007 @ 11:32 am

  2. “kalb kalbe karsidir” der buyukler sayin bekirlyildirim tesekkur ederim saygilar

    Yorum�Yorumlar yazan: aysemine — Mayıs 3, 2007 @ 11:41 am

  3. Aysemine Hanim,

    Aklin yolu birdir ama her yigidin bir yogurt yiyisi vardir.

    “meclisi halk secsin de kiyamam ben (dikkat guvenemem degil )cumhuruma bir de kendisine bas secmek icin yorulmasin biz munasip bir atama yapariz yine bir bas bildik yontemle” (Aysemine) :) )

    Ah ah bu soylem 80 kusur senenin soylemidir Aysemine Hanim. Yok henuz o kadar yasli degilim, okuryazarlik vardir azbucuk :)

    Halk icin halkcilarin kullandigi birkac soz:

    “fasafiso vatandaslar” (Milli Damat Metin Toker)

    “Hassolra memolra mi bIRAKACAGIZ Bu MEMLEKETI LAN” (Bir general mi idi CHP vekilimi hatirimda degil).

    -Caglayan mitingine giderken dikkat ettim. Fakir Gecekondu, kacak yapilarin bulundugu semtlerde camlarda bayrak yok. Orta ve ust gelir gruplarinin oturdugu yerlerde cok” (meal) (Proleteryaci, sosyal demokrat, insancil Halk ozani LIvanelli)

    “Komunizm gelecekse de biz getiririz” (birisi)

    “kurtulus savasini millet kazanmadi” (O. Ince)
    ………..
    Liste uzun. Birgun bunlardan en onemlilerini bir yazida toplamak vacip oldu.

    Selam, saygi ve muhabbetle.

    Yorum�Yorumlar yazan: Bekir L. Yildirim — Mayıs 3, 2007 @ 11:49 am

  4. ….Teşekkürler Bekir bey,

    Cumhurbaşkanını halka seçtirmekle CHP hayatının hatasını yaptı nedeni;
    Türkiyede seçmen profilinin %80 merkez sağ yada sağ temsil ediyor.Bundan Sonra SEZAR lar pordonnnn Sezer ler cıkmaz.

    Yorum�Yorumlar yazan: erkanakoz — Mayıs 3, 2007 @ 3:35 pm

  5. Hosa geldiniz Erkan Bey. Dogru tespit ancak Turkiye’nin demokrasi oldugu ve millet iradesinin nihai belirleyici oldugunu varsaydigimiz surece. Oysa son gunlerde yasadigimiz olaylar bir dah gosterdi ki “zinde gucler” ve bircok siyasi partiler ve kurumlardan olsan “laikci cephe” icin milletin cani cehenneme.

    Dilerim millet iradesi secimden sonra olgarsinin iradesinden ustun gelir.

    Yorum�Yorumlar yazan: Bekir L. Yildirim — Mayıs 3, 2007 @ 4:08 pm

  6. Sayın yazar,

    Sizin kadar ben de takip ettim olan biteni ve Cumhurbaşkanı AKP’li olmaz yaklaşımını göremedim. Aksine, Vecdi Gönül’ün adaylığının destek görme olasılığı daha fazlaydı ama onun neden aday yapılmadığını sayın Arınç’a sormak gerek.

    Yorum�Yorumlar yazan: Mahmut Rıza — Mayıs 3, 2007 @ 4:21 pm

  7. Mahmut Bey,

    Ilginc bir yaklasim. “olur”, “olmaz”a kim karar veri sizce? Anayasa’da “vedi Gonul”, abdullah Gul veya baska isimler yaziyormu?

    Anayasa Mahkemesi isimlere goremi karar verir?

    Anlasimlasi gereken birakin demokrasiyi, halkin iradesini hukukun, mesruiyetin gecerli oldugunu kabul ediyormuyuz.

    Kanimca once buna karar vermliyiz.

    “olmaz” diyen oyunu vermez mevcut sistemde; butun demkraik sistemlerde oldugu gibi. Sizce baska yollar da mi var.

    Yorum�Yorumlar yazan: Bekir L. Yildirim — Mayıs 3, 2007 @ 4:34 pm

  8. Salam Aleykum

    Neden Turkiye Aydinlari,yazarlari,demokratik dushuncelileri CHP-ye karshi birlikte tepki gostermedi?

    Her kes oz koshesinden danishdi bu chok iyi ama birlikde eyni dushunceli insanlar etiraz etseydiler Baykal yaxsh dersini ala bilirdi.
    Azerbaycan Baku

    Yorum�Yorumlar yazan: ramin — Mayıs 4, 2007 @ 6:43 am

  9. Aleykumselam Ramin Gardashim,

    Hosh geldiniz. Ben de hep bunu soyler dururum burada; baska yerde. Bunun mesuliyeti ise munevver kesim uzerindedir. Evet bizim munvverler “oz kosheinde etiraz” etmegi kafi saniyorlar.

    Diger ulkelerin tecrubelerini okuyup ogrenmeliyiz. Bu isin sandikta cozulmedigi anlasilmis olmasi lazim. Karsidaki Bolshevikten daha zorba, daha namussuz. Neyse ayni zamanda aptal.

    Azerbaycan’a selam, muhabbetle

    Yorum�Yorumlar yazan: Bekir L. Yildirim — Mayıs 4, 2007 @ 9:28 am

  10. Hocam mailinizi bulamadım.Bir konuda danışacağım size.
    lütfen bana ulaşırmısınız.
    selam ve dua ile

    Yorum�Yorumlar yazan: zeyl — Mayıs 4, 2007 @ 10:48 pm

  11. http://www.yenisafak.com/yazarlar/?t=05.05.2007&y=TahaKivanc

    “…Necla Arat’ı İstanbul/Çağlayan mitinginin üç düzenleyicisinden biri olarak tanıdınız. Sadece mitingde konuşmakla kalmadı, öncesinde ve ertesinde yapılan televizyon tartışmalarına da katıldı Necla Hanım. Bu hafta sonu Çanakkale’de yapılacak mitingi de o düzenlemiştir sanırım…..”

    “….Necla Arat o raporu dosyaları arasında bulabilir mi, bilemem, ama hâfızasını tazelemek için en can alıcı cümleyi buraya nakledeyim: ‘Görüldüğü üzere, Necla Arat’ın 218 sayfalık tezinin sadece 20 sayfa kadar tutan kısmının orijinal mi olduğu tesbit edilememekle beraber, geri kalan 200 sayfalık kısmı tamamen intihalden ibarettir…..’

    Yorum�Yorumlar yazan: vadininbozkurdu — Mayıs 5, 2007 @ 4:02 am

  12. Guzel ornek VB Kardesim,

    Istisna degil kuraldir Laikciler arasinda. Iste onlarn statukoyu korumak istemelerinin en onemli sebebinin bu oldugunu vurgular dururum “cumhuriyetin Derin Korkulari” diyerek entellektuel nedenler arayan dostlara.
    Liyakata dayanmayan, gasp edilmis, sadakat karsiligi verilmis mevkiler, mulkler sosyal statuler. Butun degerlerin dalgalanmada oldugu piyasadan nefret ederler. Serbest fikirler, yarismali bilim, erdeme gore saygi gibi mefhumlardan nefret ederler. Diger bir intihalci de Alemdaroglu idi. Ve ben asistanlatina 10 dakikada “kes yapistir” ile teblig yazmayi ogreten dekanlar biliyorum. “bilimi bos verin; ideolojik bilenme onemli” diyenleri de.

    Yorum�Yorumlar yazan: Bekir L. Yildirim — Mayıs 5, 2007 @ 4:28 am

  13. Bekir Hocam , Ali Bulaç’ın yazısını okudum da çok güzel bir tespiti var , buraya ekliyorum :

    http://www.dunyabulteni.net/author_article_detail.php?id=573

    “….Kısaca şunu demek mümkün: Kimsenin anti-Amerikancılığına güvenmemek lazım. En şiddetli anti-Amerikancılar, niçin kendilerinin Amerikancı olmadıklarına kızıyorlar. İkincisi Amerika sörf yapmak için dalga oluşturmaz, bu çok pahalı ve riskli bir işlemdir; ancak oluşmuş dalgaların üzerinde sörf yapar….”

    Yasemin Çongar’ın bir amerikalı yetkili ile yaptığı röportaja dair , adamı çok zorlamış ama ağzından darbeye destek lafını alamamış ….

    ilhan selçuk’un bush’a seslendiği yazı geldi aklıma ” tayyip sana yaramaz , biz varız burda emrine amade” tarzında , demek ki çağlayana tandoğana boşuna dip dalgası deyip durmuyorlar , sam amcalarını sörfe davet etmek istiyorlar

    Yorum�Yorumlar yazan: vadininbozkurdu — Mayıs 5, 2007 @ 5:39 am

  14. Dusundum soyle bir acba Bulac’in genellemesi harcinde kim kalabilir diye. Siyasilerden kimse kalmaz; en azindan yonetime geldikten sonra. Bu iste mutlakiyet degil izafiyet gecerli; ve Amerika ile dost kalma durumunun hangi saiklerin sonucu oldugu onemli. Ornegin, icerdeki laikci, asker vesayetcilerin varligi cari yonetimin ABD’den daha bagimsiz bir dis poltika yurumesini zorlastiriyor. Washington’daki seytanlar da bunu bildigi icin her donemde ikili oynuyor.

    Yorum�Yorumlar yazan: Bekir L. Yildirim — Mayıs 5, 2007 @ 8:34 am

  15. 28 subat sonrasi gerginligi,ilimli islamin; pek muhafazakar cok liberal bi o kadar da demokrat kadrolarla is basina gelmesine ses cikarmayarak normallestirme yoluna giden merkezi guclerin bu gunku karisikliktan daha az “ben”ci,daha cok ozgurlukcu,ortaya karisik,ustelik hic beklenmedik yeni bir sol aktor cikarma ihtimalini nasil degerlendirirsiniz Bekir Bey?

    Yorum�Yorumlar yazan: aysemine — Mayıs 5, 2007 @ 6:03 pm

  16. Cok guzel soru Aysemine Hanim. “sol” yerine sag dese idiniz cevabim hazirdi: DYP. “sol” icin YTP (Kemal Dervis-Ismail Cem-Husamettin Ozkan) dusunuldu saniyorum ama calismadi muhteluif sebeplerle. Dervis hemen arabayi terketti.

    Bence tarif ettiginiz gibi bir “sol” aktor cikarma zarureti gormuyor duzen. Sunu bir kere not edelim; Turkiyenin su anda en “sol” (sol kelimesinin sozluk tanimina gore) partisi, cok kucukler disinda AK-Parti’dir. Duzenin derdi ona “alternatif” cikarmak. Bu ihtiyac ta bizdeki “sol” bilenen veya “sag” bilinen le sinirli kalmak zorunda degil. Nitekim Baykal dahi “sag” , “sol” gibi bir ayirim yapmiyor, birlesme, ittifak arayislarinda. Mevlana gibi “kim olursan gel” diyor. Dindar olan birilerinin muktedir iktidar olmasini engellemektir misyon. Agar’a bunun icin sozumna “demokratik soylem” (dagda teror yerine ovada siyaset gibi kendne ait lmayan sozler ile) verdiler. Simdiye kadar da oyun oldukca iyi isliyor idi. Ama turnusol, beklenmedik anda calisti. Bir zaman once Cem Boyner one suruldu YDH olarak “halki kucaklayan” soylem ile. Statatuko veya “merkez” in yeni yaratici cabalari olacagindan suphem yok. Ama aklima ABD’de bir siyasetci hanimin yaptigi b anoloji geldi. Cok suslu ambalajli, icne bilumum istah axcici kimyasallar ozler katilmis kopek mamalari yapiyorlar ama kopek bir turlu yemiyo. Gercek yiyecek artiklarin tercih ediyor.

    Laborauarda, kapali kalipar arkasinda mllete uzak niyet ile uretilen formullerin akibetr de boyle olmustur hep. Millet Aziz Nesin’in sandigi kadar aptal degil.

    Bir de Mehmet Bekaroglu-Ertugrul Gunay’in “musluman sol” undan bahsedeyim. Bunun sahici bir tesebbus oldugun dusunuyorum; ama problemi Ak-Parti’den fazlaca farki olmayisidir. Yani alternatif degil.

    Yorum�Yorumlar yazan: Bekir L. Yildirim — Mayıs 5, 2007 @ 8:13 pm

  17. Bekir Bey,
    yazılarınızı ilgi ve alaka ile takip ediyorum, vaktimin darlığından yorum bırakamıyorum. Bir müddet daha yazamayabilirim. Yalnız yazılarınızı ihmal etmiyorum. Bilesiniz:) Böyle de bir selam bırakayım dedim.
    Muhabbetle…

    Yorum�Yorumlar yazan: Talha Can — Mayıs 6, 2007 @ 6:20 pm


Bu yazıya yapılan yorumlar için RSS beslemeleri. URI'nin geri izlemesini yap.

Yorum yapın

WordPress.com'dan blog alın.