Bir Münzevî’nin Notlarından…

Temmuz 27, 2007

Tebrikler, Oscar kazandınız!

Kategori: Bilim ve Teknoloji, Dostlarimiz, Islam, Medya'dan Secmeler, Siir — Bekir L. Yildirim @ 1:01 am

aama4f0db2d44be6e83dby.jpg

Kaynak: Yani Safak
Aman Oscar gelmesin

ABD’de yaşlılar bakımevinde beslenen Oscar adlı kedi, son günlerini yaşayan hastaların ne zaman öleceğini hissedebiliyor

NEW YORK
ABD’nin Rhode Island eyaletinde bir yaşlılar bakımevinde beslenen kedi, hastaların ne zaman öleceğini hissediyor. Oscar adlı erkek kedi, son saatlerinde olan bakımevi sakinlerinin yanına yaklaşıp onların yanında yatarak, hastanın ölümünün yakın olduğunu haber veriyor. Brown üniversitesinden Prof. Dr. David Dosa, New England Journal of Medicine dergisinde yayımlanan makalesinde, kedinin hemen hemen hiç yanılmadığını, 25 kez doğru tahminde bulunduğunu bildirdi.

Dosa’nın verdiği bilgiye göre, iki yaşındaki Oscar, bakımevi ve rehabilitasyon merkezinin, Alzheimer ve Parkinsonlu yaşlıların bakıldığı bölümünde büyüdü. Çalışanlar, 6 aylıkken aynı doktorlar gibi hastaları tek tek dolaşan Oscar’ın hastaları kokladığını fark etti. Dosa, Oscar’ın işini çok ciddiye aldığını, ancak birkaç saat içinde ölecek hastaların yanına yattığını bildirdi. Kedinin bu özelliğini kabullenen hastalar hayvanın, doktorların aksine doğru tahminde bulunduğunu düşünüyor.

27.07.2007
************************************************
Bunlar da habere muhtelif karakterlerin tepkileri:

1. Bana ne? Bir kere benimkilerin hiçbirinin adı Oscar değil. (Hmm bu ses hiçi te yabancı gelmedi)
2. Hem gelsin gelecekse. Zaten hayatımı Oscar hayali ile geçirdim.
3. Azrail ne zamandan beri taşeron kullanıyor?
4. Artizler “vay be Oscar’ı kıl payı kaçırdım” diye üzülmemeli. Her işte bir hayır vardır.
5. Allah bizi Oscar’ı misafir etmeye hazır olanlardan eylesin.
6. It ain’t over until the fat cat visits.
7. Demedim mi bu memleket adam olmaz diye? Baksana adamlar ölüme çare bulmuşlar. Oscar’ı sokmazlar odaya. Biz hala__^___^____^_____________________.

Tamam ciddileşelim:

Islam ‘da ÖLÜM:

“Her canlı ölümü tadacaktır.” (Âl-i İmrân, 185);
“Onlar için bir ecel tayin ettik ki onda hiç şüphe yoktur” (İsrâ, 99);
“Biz senden önce de hiçbir beşere dünyada ebedîlik vermedik. Şimdi sen ölürsen, onlar baki mi kalacaklardır?” (Enbiyâ, 34);
“Yer yüzünde bulunan her canlı fanidir” (Rahmân,26).
“O, hanginizin daha güzel amel yapacağınızı denemek için ölümü de dirimi de takdir edip yaratandır” (Mülk, 2)
“Ben cinleri ve insanları, ancak bana kulluk etsinler diye yarattım.” (Zâriyât, 51/56)
“Ben gizli bir hazine idim tanınmak istedim ve tanınmak için de mahlûkatı yarattım.” (Kutsî Hadis)
“Allah’ın emir ve kazası olmadıkça hiç bir kimseye ölmek yoktur. O, vadesiyle yazılmış bir yazıdır” (Âl-i İmran, 145)

“Nerede olursanız olun, tahkîm edilmiş yüksek kalelerde bile bulunsanız ölüm sizi bulur” (Nisâ, 78);

“Hani Rabbin Âdem oğullarından onların sırtlarından zürriyetlerini çıkarıp kendilerini nefislerine şahit tutmuş;
Ben sizin Rabbiniz değil miyim?” demişti.
Onlar da; Evet, (Rabbimizsin), şahit olduk” demişlerdi.
İşte bu şahitlendirme, kıyamet günü; Bizim bundan haberimiz yoktu” dememeniz içindir” (A’raf, 172).

Ölümün ne zaman nerede olacağı bilinebilinir mi?

İnsan ne zaman ve nerede öleceğini bilmez. Kur’an-ı Kerim’de şöyle buyurulur: “Kıyametin kopma zamanına ait bilgi şüphesiz Allah nezdindedir. Yağmuru o indirir, Rahimlerde olanı o bilir, hiç bir kimse yarın ne kazanacağını bilmez hiç bir kimse hangi yerde öleceğini bilmez. Şüphesiz Allah her şeyi bilir, her şeyden haberdardır” (Lokmân, 31/34).

Islam Peygamberi (sas), ölüm uzerine:

Hz. Peygamber şöyle buyurmuştur:
“Lezzetleri yok eden ölümü çok anın”
“Eğer dünyada ölümü çok anarsanız, onu önemsemezsiniz; az anan ise onu çok önemser”
“Ölümü ve öldükten sonra kemiklerin ve cesedin çürümesini hatırlayın. Ahiret hayatını isteyen dünya hayatının süsünü terk eder”

Kaynak: http://www.akabem.com/olum.php

*************************************************
Şiirde ölüm

ŞÖYLE GARİP BENCİLEYİN

Acep şu yerde varm’ola
Şöyle garip bencileyin
Bağrı başlı gözü yaşlı
Şöyle garip bencileyin

Gezdim Rum ile Şam’ı
Yukarı illeri kamu
Çok istedim bulamadım
Şöyle garip bencileyin

Kimseler garip olmasın
Hasret oduna yanmasın
Hocam kimseler duymasın
Şöyle garip bencileyin

Söyler dilim ağlar gözüm
Gariplere göynür özüm
Meğer ki gökte yıldızım
Şöyle garip bencileyin

Nice bu dert ile yanam
Ecel ere bir gün ölem
Meğer ki sinimde bulam
Şöyle garip bencileyin

Bir garip ölmüş diyeler
Üç günden sonra duyalar
Soğuk su ile yuyalar
Şöyle garip bencileyin

Hey Emre’m Yunus biçare
Bulunmaz derdine çare
Var imdi gez şardan şara
Şöyle garip bencileyin

YUNUS EMRE
********************************

[N]eylersin ölüm herkesin başında,

Uyudun uyanamadın olacak.

Kimbilir nerde, nasıl, kaç yaşında

Bir namazlık saltanatın olacak,

Taht misali o musalla taşında. (”Yaş 35″ Cahit Sitki Taranci)

**********************
Ölünün Odası

Bir oda, yerde bir mum, perdeler indirilmiş;
Yerde çıplak bir gömlek, korkusundan dirilmiş.
Sütbeyaz duvarlarda, çivilerin gölgesi;
Artık ne bir çıtırtı, ne de bir ayak sesi…
Yatıyor yatağında, dimdik, upuzun, ölü;
Üstü, boynuna kadar bir çarsafla örtülü.
Bezin üstünde, ayak parmaklarının izi;
Mum alevinden sarı, baygın ve donuk benzi.
Son nefesle göğsü boş, eli uzanmış yana;
Gözleri renkli bir cam, mıhlı ahşap tavana.
Sarkık dudaklarının ucunda bir çizgi var;
Küçük bir çizgi, küçük, titreyen bir an kadar.
Sarkık dudaklarında asılı titrek bir an;
Belli ki, birdenbire gitmiş çırpınamadan.
Bu benim kendi ölüm, bu benim kendi ölüm;
Bana geldiği zaman, böyle gelecek ölüm

Necip Fazıl Kısakürek
=======================================

Gerçektir Öldüğüm

Sizin gibi
Ölümü düşündüğüm çok olur
Hattâ düşlerimde öldüğüm bile
Bütün yürekler taş kesilmiş
Kendim ağlarım öldüğüme.

Şöyle iki yanı ağaçlı loş
Uzun bir yol
Gide gide tükenmez
Gide gide tükenmez
Sonu deniz.

Sular birden görününce
Nasıl koşarım bilmezsiniz.

Kaçak ruhum denizde başı boş
Gövdem karanlık bir ormanda
Darağacında sallanır.

Kardeş balıklar acır halime
Uzaktan geçen gemilere seslenirim
Beni de alın, beni de alın
Düş içinde düş görürüm
Çoğu zaman sabahı beklemeden
Gerçektir öldüğüm

Baku Süha Ediboğlu

8 Yorum »

  1. ON CATS:
    Having a bunch of cats around is good. If you’re feeling bad, you just look at the cats, you’ll feel better, because they know that everything is, just as it is. There’s nothing to get excited about. They just know. They’re saviors. The more cats you have, the longer you live. If you have a hundred cats, you’ll live ten times longer than if you have ten. Someday this will be discovered, and people will have a thousand cats and live forever. It’s truly ridiculous.

    Yazinizi okuyunca aklima geldi, aradim buldum. Bunu yazan kedilerin bilgeligini hissetmis, gerisinde fena halde yanilmis sanirim. Kendisi de yillar once øldu zaten :)
    Saygilar.

    Yorum yazan: Baris — Temmuz 27, 2007 @ 10:52 am

  2. Tesekkuler Baris kardesim. Lumpenlik parayla degil ya. Mevtanin kedi sevmezligi degil problem olaya bu kada sig bakisi. Evet kediseverim, hayvanseverim veya tabiat-severim diyen herkes bunu derin bir ahlaki, maneci zemine oturtmus degil ve olayi bir moda , akesuar seviyesinde gorenler de yok degil, fakat onlasrda dahi bu derce sathi bir saike kediseverliklerini aciklayana rastlamadim.

    Bu vesile ile benim hayvan sevgimin felsefi , duygusal kokenini aciklayan bir yazi yazmayi oplanliyorum insallah. Ipucu: Bu konuda yazacaklarim mutemlen bircok dindar dostumun da itirazi olacak.

    Yorum yazan: Bekir L. Yildirim — Temmuz 27, 2007 @ 12:33 pm

  3. bakalım CHP’nin Şero’su kimleri emekli edecek ,muhtemelen CHP’nin kedisi de kendisi gibi kaabiliyetsizdir

    Yorum yazan: vadininbozkurdu — Ağustos 3, 2007 @ 11:01 pm

  4. Karga kadar olamadık

    Dün televizyonda hacıları seyrettim
    Acıdım hallerine
    Bu insanlar kendini mi kandırıyor
    Yoksa Allah hımı diye
    Sordum kendi kendime
    O mübarek dedikleri topraklarda
    Ne yapıyordu bunlar
    Turizm im gezisi mi?
    Pazarlık yapa, yapa
    Hediye alış verişimi
    Cep telefonlarıyla konuşurken
    Harcandığı kontörün bir danayı satacak kadar
    Önemsiz olduğunu sırıtarak anlatmak için mi?
    Orada hangi amaçla bulunduklarını
    Unutmuşa benziyordu çoğu
    Günahlardan arınmak tövbe etmek için mi?
    Yoksa altın bilezik, incik boncuk, tekstil alıp
    Otelleri doldurup
    Çarşılarda alış veriş edip
    Arapların ekonomisine katkı sağlamak için mi?
    Kendi halimize bakmadan
    Daha da zenginleşmelerini sağlamak için mi?
    İsraf
    Bildiğim kadarıyla Müslüman olana günah
    Komşusu aç ve yardıma muhtaç
    Yetimi sokaklarda
    Olan bir ülkede
    Haça gitmeden evvel
    İncik boncuk tekstil almak yerine
    Bavullarını tıka basa lüzumsuz öteberiyle dolduracaklarına
    Bir telefon konuşmasını ödemek için
    Danasını satacak kadar bonkör olan
    Bu Müslümanların
    Muhtaç olana yetim kalana
    El uzatması gerekmez mi?
    Tamam,
    Allah kabul etsin haça gittin
    Günahlarından arınmak
    Allaha sığınmak tövbe etmek için
    Pekiyi
    Ya orada yaptığın israf
    Hangi sevap defterine yazılacak
    Bir kere
    En modern bicimde ulaşıyorsun
    Mekke ye
    En lüks şekilde konaklıyorsun
    O yetmedi
    Yedi sülalene hediye alıyorsun
    Sanki Türkiye’de aldıklarının alası
    Ucuzu yokmuş gibi
    Dünya geliyor Türkiye den alışveriş etmeye
    Sense
    Hac niyetiyle alışverişe israf etmeye
    Mübarek kitabımız Kuranıkerim’de
    Hac turizm gezisidir diye mi yazıyor
    Nerede hac yollunda eziyet görmek
    Nerde dünya nimetlerinden el etek çekmen
    Nerede tövbelerin
    Sen şimdi
    Turizm gezini
    Alışverişlerini
    Hacca gittim
    Hacı oldum günahlardan kurtuldum
    Diye mi kabul ediyorsun
    Sen Allah hımı, etrafındakileri mi?
    Kandırdığını sanıyorsun
    Aslında sen kendini kandırıyorsun
    Ama yinede Allah bilir diyorum
    Allahtan böyle insanlara
    Akıl fikir vermesini diliyorum
    09.12.07

    Gülçin Kaçar

    Yorum yazan: gülcin kacar — Aralık 15, 2007 @ 5:52 pm

  5. Ankara da neler oluyor
    Ankara neden sallanıyor
    Ankara’nın altında ne var
    Kıymetli maden ocaklarımı
    Marmara’da olduğu gibi
    Halk sokaklarda
    Koca Türkiye sana bu hiç yakışmıyor
    Hava sıfırın altında 15 derece
    Çoluk, çocuk
    İhtiyar , hasta
    Oldu mu Müslümanlar odlumu ya
    Bunlar bizim insanımız
    Onlara yer açmak
    Kucak açmak
    Bizim insanlığımız
    Bir sürü boş bina mevcuttur Ankara da
    Belediyenin misafir haneleri, spor tesisleri yok mudur
    Geçici olarak bu insanlar orada kalamaz mı
    Bu kış kıyamete bu insanlar sokakta
    Yürekleriniz sızlamazmı
    Gazeteler haber diye yazıyor
    Tirajını artırmak için
    Köşe yazarları bile yazıyor
    Ama çare arayan
    Gel kardeşim geçici bende kal diyen yok
    Bu ülkenin zenginleri nerede
    Nerede para babası sanatçıları ( şarkıcısı,mankeni, film yıldızları,şovmenleri V.S.)
    Nerede o insanların sırtından geçinen politikacıları
    Herkes sıcacık evinde
    O insanlar 15 derece sıfırın altında soğukta
    Bir, birlerine sarılarak cadılarda
    Isınmaya uğraşıyorlar
    Yakışmıyor Türkiye bu sana
    Bir yerde gök delenlerin
    Bir yerde akılı evlerin
    Ve birde modern olduk diye övünenlerin
    Bir yerde ise
    Depremlerden sonra
    Çadırlarda tir, tir titreyenlerin
    Bu ne perhiz
    Bu ne lahana turşusu
    Lütfen bırakmayın bu insanları
    Bu kış kıyamete sokakta
    Biraz insaf
    Hadi Türkiye
    Hadi müslümanlar

    Yorum yazan: gülcin kacar — Aralık 29, 2007 @ 10:21 am

  6. Azgın tekeler
    Gençlere gençliklerini
    Zehir ederler
    Yaşamış onlar yaşayacaklarını
    Bakılmaları gerek
    Yaşlı tekeler
    Gençlerin hayatını zehir ederler
    Ahı gitmiş vahı kalmış
    Cilvesi bitmiş
    Burnu ağzı akar
    Gözü toprağa bakar
    Dünyaya kazık çakan tekeler
    Her yanı kudursa
    Duvarlara tırmansa
    Ne yazar
    Kırışıkları de estetikle gerse de
    Ahları vahaları ne olacak
    Romatizmalar rafa mı kalkacak
    Dans edemez, yüzemez
    Dağlara tırmanıp gezemez
    Sabahlara kadar eğlenemez
    Bir saat dolu dizgin yaşasalar
    Günlerce sızlanırlar
    Yaşlı teke işte fazla söze gerek yok
    Yazık ederler gençlere
    Paraları
    Etiketleri
    Şöhretleri var diye
    Ununuzu ellemişsiniz
    Eleğinizi nede duvara asmasınız
    Geçleri gençlere
    Bırakmasınız

    Yorum yazan: gülcin kacar — Aralık 30, 2007 @ 9:44 pm

  7. Düşünce düşmanı
    Düşünceye, fikre düşman
    Allaha inanmayandır
    Çünkü
    Düşünceyi veren Allah tır
    Şimdi dersini hayır kötü düşündüren şeytandır
    Peki şeytanı yaratan kimdir
    Yine Allah tır
    Öyleyse
    Her şey Allahtan
    Buna inanmayan
    Sa şaşkın insan
    …………………………………………………………………………………………………………

    Yorum yazan: gülcin kacar — Ocak 2, 2008 @ 3:41 pm

  8. DÜNYAYA TEKRAR GELECEK BİZİZ

    Hani bizde çocuktuk bir zamanlar
    Çok uzakta kaldı çocukluğumuz
    Büyüdük adam olduk diyemem
    Büyüdükçe canavar olduk
    Bir birimizi yedik
    Çevreyi pislettik
    Dünyayı mahva ettik
    Yaşamak tekrar dönecek
    Nesil
    Biz değimliyiz
    Dünyayı kendimize
    Cehennem ettik

    Yorum yazan: gülçin kaçar — Nisan 26, 2008 @ 8:39 am

Bu yazıya yapılan yorumlar için RSS beslemeleri. URI'nin geri izlemesini yap.

Yorum yapın

WordPress.com'dan blog alın.