Cegrek asir ulke disinda yasamis olmama, ve bunun buyuk bolumu internetten onceki donemde gecmesine ragmen Turkiye’de iktidar mucadelesinin nasil yapildigini cikarmak fazla zor olmadi. Pek cok icerden gozlemci icin de boyle degildir eminim, ama fazla disarda olmanin seytanin gizli oldugu detaylari kacirma gibi bir dezavantaji oldugu gibi fazla icerde olmanin da detaylarda kaybolup buyuk resmi kacirma gibi bir dezavantaji vardir. Son birkac yildir yakalayabildigim bazi detaylar kusbakisi zaviyesinin kifayet ettigi intibasi dogurdu.
Modus operandi’si en kolay tanimlanabilen kesim tabii ki laikci oligarsi, ve rejim soytarisi taifedir. 28 Subattan beri strateji asagi yukari aynidir; sadece bu defa sivil askerler mi uniformalilar mi onde olsun noktasidir konjukturel degisken. Muktesebatlari analitik dusunmeye, ozlestiriye manidir.
Basbakan’in Ispanya’da kendisine yoneltilen “turban sorusu” uzerine verdigi gayet mantiki “simge degildir ama velev ki simge; imgeden dolayi insane haklari reddedilebilir mi” mealindeki cevabi, laikciler tarafindan , artik annemin dahi tahminde zorluk cekmeyecegi sekilde algilandi; ve gene onun da ongorebilecegi tepkiler uretti.
Ayni ezberler, ayni aba altindan, ustunden sopa gostermeler. Ayni alcak dozda , nisbeten kucuk aktorlerle baslayip giderek daha tehditvari, kustahca, ve esas oglanlarin seslendirdigi zorbaca tonlar.
Tabii ki basi once Dogan medyanin bas dumencisi cekti. Su incilerle “bicak ta masumane, zararsiz bir alettir ama toplum huzurunu bozdugunda silah oldugunu nasil anlatmali Erdogan’a ? ” (meal) veciz sorusu ile biten mutad ezbernamesinde. Biri de beyaz frak ile giyilecek ipek corabin rengi ne olmali gibi medeniyet gostergeleri hususunda aptal halki bilinclendirme uzamanina basortusunun kac kisiyi bogarak oldurmek icin kullanildigini sormali ama cevap beklemiyorsa. “Kamu duzeni bozma” yi tarif etmesini falan hic beklemeyin eger ciddi cevap istiyorsaniz. Daha once bir yargitay basakani mi idi neydi “Anmayasa’nin 24. maddesindeki laiklik tanimi muglaktir » demisti de bas-dumencinin cevabi tam cerceveletip duvara asilacak cinstendi : “Laiklik o binanin her tuglasinda 10 bin defa tanimlanmistir” ! Iyi anayasa’ya ne gerek var, tugkla okuyarak katrar versinler. .
Digerleri mutad tesbihleri ile koroya yavas yavas mudahil oldular. Bazi kadinlar
“ben bikini ile meclise , universiteye girebiliyormuyum” dan tutun “ciplak dolasabiliyormuyum ? Her yerin bir duzeni var” seklinde formule ettikleri fikirden cok fantazilerin Freudian disa vurumu olarak telakki edilebilcek sloganlari ile koroya katildilar.
Amiral gemisinin tayfalari gene alcak dozlu, fazla kufur ve darbe tehdidi icermeyen bildik zirvalari ile boy gosterdiler.
Sonra Yargitay Bassavcisi cikti meydane. O da Vural Savas kadar merdane !
Soyledikleri orta ogretimde bir fikir nasil ifade edilmez dersine ornek teskil edecek derecede agdali, kelime salatasi idi fakat hulasasi “basortusune dokunmayin ha.. ” idi. Bakin bu ulkede laikcilerimizin “aman hukuku siyasallastirmayin ; kutsaldir hukukumuz; olmazzz, oldurmayinnnn” diye koruduklari muessesesnin ennn tepesindekinin su sozune :
“Yargi kararlarina aykiri kanun yapilamaz”,
“Siyasi partiler, başörtüsünün serbest bırakılmasına ilişkin görüşler beyan edemez”;
“Laik ve üniter yapıya aykırı bir faaliyet alanına dönüştüreceği Yüce milletimiz ve ülke ile milletin koruyucusu olan yasalar önünde sorumluluğun anayasa ve yasalar gereği bu yönde beyan ve faaliyetlerde bulunan siyasi partilere ait olacağı gözden kaçırılmamalıdır”. Hiii?
“Siyasi partiler; mevzuatın veya yasal ve anayasal yapının değiştirilmesi konusunda girişimde bulunurken önerilen kuralların ve buna ulaşmadaki faaliyetlerin her bakımdan yasal ve demokratik olmasına dikkat etmelidir. ” (Turkcesi : Kapatirim haa !)
Ve oldurucu darbe : “Çatışma çıkarır” (hmm, sanki ben bunu daha once 1 adet Antlayli’dan duymus gibiyim, AYM karari arefesinde ?!! hafizam beni yaniltiyor mu acaba ?
Pardon, cehaletimi hos gorun Sn. Cimbomlular*: Ben simdiye dek yargi kanunlara aykiri karar veremez; yasama kanun yapar. Yasamanin gorevi budur. Tam tersine yargi basortusu bilmer ne konusundaki yasal duzenlemeler konusnda siyasi gorus beyan edemez diye bilirdim. Ama dedigim gibi hukukcu diilim. Ah babam beni hukuga gonderseydi! kimbilir belki istidat yoktu. (niye onlari Gassarayli yaptin diyen Fenerli ve BJk’lilar icin : Yok mevzu Gassaray;in O. Ince’nin ifades ile ;aik takim olsundan degil. Sadece cafcafli uniformalarinin rengi ile ilgili).
Herhalde 27 Nisan’in lisanini aklin dumura ugramasi olarak niteleyenlere “icab-i alinde agdali ve dahi sofistike da konusuruz” deme ihtiyaci hissettiler statukonun “wordsmith” leri.
Ve tabii YOK Kalesi artik egitim ogretim gibi luzumsduz islerle istigal eden birinin “isgali” altinda oldugu icin muhtira protokolunde sira Danistay’da idi. O da kendi cok oricinal felsefesi ile diskuru renklendirdi : , ”Bu tür girişimler toplumsal barışı zedeler” açıklamasında bulundu. (Ha simdi bu “catisma cikar” mi demek olmuyomu? Pardon, zaten Yargitay Bassavmacisi bun u soylememis mi idi?)
“Girişimlerin eğitim kurumları ile sınırlı kalmayacağı ve toplumsal barışı zedeleyeceği” yönünde. Hmm, Danistay’in gorev tanimina bakmadim demek “toplumsal barisi” (neyin nesi ise) korumakmis asli gorevi. Ben de hukukla ilgili bisiler sanirdim.
”Açıklamada, Türkiye Cumhuriyetinin laik, sosyal ve hukuk devleti olduğu vurgusu yapılıyor ve anayasanın değiştirilmesi dahi teklif edilemeyecek maddeleri hatırlatılıyor.
Danıştay, AİHM’e göre türban yasağının avrupa insan hakları sözleşmesine uygun olduğunu belirterek, “Dinsel kaynaklı düzenleme ve girişimlerin” laiklik ilkesi doğrultusunda demokratik olmayacağı vurgusunu yapıyor.” (gazeteler) WOW! Dur hele, yavas ol da molla desinler. “dinsel kaynakli duzenleme” de neyin nesi acep? Hem insan hakki “dinsel kaynakli” olmaz mi? AIHM’nin ne oldugu, kararlarinin mahiyeti baglayiciligi konusunda Yuksek Yargi’nin sergiledigi su cehalete bakin da “yargiyi siyasallastirmayin” diyenlerin hezeyanlarinin motiflerini cozun ey ahali! AIHM bu utanc vesilesi , siyasal Leyla Sahin karari ile dahi ancak bir sahsin bireysel basvurusunun AIHS’yi ihlal etmedigine karar verdi, o kadar. Fasist baskilarin dozunu arrtirmazsaniz yandiniz mi dedi? AIHM kanun yapmaz; ancak basvurularda iddia edilen AIHS ihlali var mi yokmu ona karar verir. Neyse kime soyluyorum ki? Deveye hendek atlatmaya ugrasmaya niyetim yok.
Boylesi yuksek entellektuel muhtevali hukuk dehalarimizin muhtiralarinin hemen akabinde , iyi tahmin ettiniz, Dogan medyanin cok sesli postal yalayici korosu ezberledikleri teraneler okumaya basladilar. Birileri cagdasliktan dem vurdu ; otekisi ince Ince ordunun tanimi ve gorevlerin hatirlatti (sanki unutan varmis). Ve kahverengibirunlubeyazkaptan aliskanlik oldugu uzre , kendisinin zihin haritasini cikaran psikoloji ogrenimli Perihan Magden’in uzerine fino kopegini gonderdi (ee bosunami beyazkaptan seni dinci teve’den ‘ah ne sekersin, seviyim seni’ diyerek kucagina alip Nisantasi cafelerine, Papermoon’a , sosyete kuluplerine, ve amiral gemisine falan terfi ettirmesi) ve kendisi o bildik « sovalyeligi » ne mutenmasip bir sessizlige burundu bu konuda. Onun yerine esas mesele uzerinde assolist olrak sarkisini soyledi bu gun (yani sizin icin dun) :
“aslinda ben kizlarin turbanla okula gelmesine karsi degildim ama ah su mahalle baskisi olmasa.. ..Anayasa’ya dokunmayin , yapacaksaniz kararname ile yapin (ki o durumda da sizden hesap sorulur, ayri mesele) ve sonraki hukumetler hemen eskiye doner” (hulasa). Yeni hukumet ne zaman goreve basliyior kaptan ?
Amiral gemisinde bunlar olur iken tabii ki boyali , andic medyasinin diger kalemsorleri de bos durmuyordu. Herkes gorevini yapti kendi capinda ezberledikleri uc bes slogan, ordu goreve, bunlar seriati getirecek, bu zincirin ilk halkasi vb terneleri ile.
Bir zaman once bize “oricinal demokrasi “sunarak “vay be , Dogan medya’ya da demokrasi virusu mu girdi ” dedirten, bazen demokrat-gibimsi takilan Ismet Berkan’in kucuk gemisi de kendisine verilen rolu ustlendi. Hem de tam da Ahmat Hakan’in “Perihan Ablasi ” Ahmet Hakan’in sahibine giydirdigi zaman. Ticarette basariyi iyi mal uretmek, durust ticaret yapmak degil sadece ve sadece pazarlama huneri olarak goren tuccarin stratejisi sudur: Radikal demokrat oldugumuzu ispatlamadik mi? Isatladiik. Oricinal demokrasi reklamlarimizi unuttunuz mu? Ayriyetten birkac fasist, ozgurluk dusmani “aydina“ ve dahi muhabire yazdiriyorsak, ve haberlerimiz amiral gemisi ile “in tandem“ ise de Perihan Magden, Nuray Mert, Murat Belge, Hasan Celal Guzel gibi postal yalamayan aydinlara da yazdiriyoruz (“token presence” derler gavurlar bu duruma; CNN, BBC’de Musluman muhabirler de vardir) ve bu hem Radikal’in hem Dogan medyanin kati bir laikci mihrak olmadigini gostermeye yeter. Eh, demokraik rustumuzu bu sekilde ispatladigimiza gore zurnanin zirt dedigi yerde, takim oyuncusu olsak dahi imajimiza halel gelmez. Yerseniz tabii. Herkesin oricinal demokrasisi bir yere kadar dimi ama Ismet? Yanlis kisiye soruyorsam soruyu yani “emir demiri keser“ ise affola.
Yalniz bir aktor eksikti sahnede. Bu zamanakadar onceden senaryo oyle gerektirse dahi dilini tutmayi beceremeyen, hosuna gitmeyen mikrofon gormemis olan, dogaclama bayilan pasalar bu defa bayagi disiplinli hareket ettiler; su ana kadar en azindan. 27 Nisan zaferinin arkasindan akilli stratecistler “pasam ‘isiracak it havlamaz’ derler ya siz sessiz ve muteyakkiz durun bu sefer ‘pasami cagiririm haa!” der korkuturuz bunlari ; bakin 27 Nisan’da bir cuval inciri berbat ettiniz“ dediler. Ondandir “simdilik“ sessizlikleri.
Onumuzdeki gunlerde Guniz Sokaktaki sisko kari da sahneye cikarsa konserin sonu demektir.
Hasil-i kelam “taife-i laicus” un menusunde yeni cesniler yok, sayin kabakseverler. O zaman esas soru hukumet ve demokratik guclerin karsi stratejisi ne olmali sorusudur. Sabirsizlanmayin Sn. Basbakan! Onun cevabi da ikinci kisimda vericem.
Not: Tukce katliamlarindan dolayi simdiden ozur dilerim. Malumunuz kavye gavurca. Bazen MS-Word’un araclarini kullanarak kelimeleri tek tek Turkce alfabeye cevirir idim usenmeden, lakin ikinci cokme vakiasindan beri o araclari da kullanamaz oldum. Eminim bir cozumu var ama nerde o sabir Munzevi’ de?
Birazdan! Bu defa gurultuye papuc birakmayiniz! (II): Karsi strateji
