Iki resim, dört kadın, bir soru
Iki resim, dört kadın.
Ikisi avlanan, ikisi avlayan.
Birisi 50 yil once Arkansas’ta siyah deri ile üniversiteye girmek isteyen hanımı avlıyor.

Digeri bu gün, saçı kapalı olarak üniversiteye girmek isteyen hanımı avlıyor.
Zenci avına çıkan beyaz kadın (Haysel Massari) 40 yıl sonra “kendimden utanıyorum” demiş, af dilemiş.
Meclis’te milletvekili Nursuna Memecan sormuş:
Siz de Massari gibi 40 yıl beklemek zorundamısınız?


Konuyu özetlemişsin eline sağlık..
Yorum yazan: Şiir — Şubat 12, 2008 @ 11:20 pm
Konu zencilerden açılmışken,
Hani türban karşıtları(kendilerindeki değil tabi, başkalarının kafasındakine karşılar) genelde türbana özgürlük verilmesine karşı çıkarken şu tezi kullanıyorlar:
Ya türbana serbestlik verilirse biz de ileride özgürlüklerimizi kaybedersek.
Sonra “tarafsız” gazeteci ve programcılarımız da soruyor:
“Bu kaygıları da dikkate alması gerekmez mi siyasilerin?”
…
Bunu şuna benzetiyorum:
40 yıl önce o zenci avındaki bayan:
-Onlara özgürlük verirsek ya onlar da ileri de bizim özgürlüklerimizi elimizden alırlarsa. Türkiye’de verilebilir böyle bir özgürlük çünkü orada zenci az, belki yok. Ama Amerika’da asla. Amerika’nın özel şartları var. Burada zenci çok.
veya bu avcı bayanın dedesi 140 yıl önce:
-Köleliği kaldıramayız. Ya köleliği kaldırdığımızda onlar da ileride bizi köleleştirirse…
Evet tepkiler bunlarla paralel değil mi?
…
Bir de şu yönüyle benziyor;
Evet Amerika’da özgürlüğe karşı çıkanlar için bu bir “koltuk” meselesi idi. Evet zenciler otobüste sadece teker üzerindeki arka koltuğa oturabiliyorlardı, o da sadece ayakta beyaz olmaması halinde. Yani bir koltuk savaşı. Piyasa kuralları yoktu. Erken gelen oturamıyordu herzaman.
Ne garip bizdeki türban tartışmaları da “koltuk” meselesine gelip dayanıyor.
%70′i sağcı ve ailesi, kendisi örtülü olan bir millette %99′u örtüsüz veya ailesi örtüsüz bürokratlar, amirler sorun olmuyordu. Fakat şimdi seçilmiş dahi olsanız örtülü olmanız zinhar yasak da, ailenizin örtülü olması bile batıyor. Seçilmişlerin içindeki ailesi örtülü olma oranı halkın içindeki örtülü olma oranına EŞİT dahi olduğunda garip görülüyor. Falanca bakanın, müdürün vs.’nin eşleri örtülü, türbanlı, kapalı deniyor. Yahu oran eşitlenmiş. Hem de bu adamlar seçilmiş.
Ne koltukmuş be. Seçilsen de layık görülmüyorsun…
Yorum yazan: mustafa fatih yüce — Şubat 13, 2008 @ 2:16 pm
Sayın Memecan’ın ağzına sağlık, cup diye oturmuş hani…
Yorum yazan: Talha Can — Şubat 13, 2008 @ 7:58 pm
anen oyle Mustafa Bey kardesim. “onlar guclenirase biz kaybederiz” argumani bir ahlaki,
hukuki rasyoneli olmayan bir arguman. Hitler Almanyasi’ndan G. ASfrika, Rodezya irkci rejimlerine kadar pek coklarinin kullandigi, tarihin cop tenekesine atilmis argumanlar.
BKz: http://bekirlyildirim.wordpress.com/2008/02/18/laikcilerin-korkulari-ve-dindarin-sorumlulugu/
Yorum yazan: Bekir L. Yildirim — Şubat 20, 2008 @ 5:00 am