“Vizyon” irsî değildir Ahmet
![]()
![]()
Haber’e göre, merhum Turgut Özal ile purocu, diskotekçi, laikçi, “başörtüsü yasağı Atatürk’ün koyduğu kanundur; herkes riayet etsin” feylesofu, refikasinin mahdumları Ahmet, Edirne’nin harami şeyh-ul beledi ile alakalı son kazanım işleri ile ilgili “vizyonuna ” baş vurulmak için demir parmaklıklar arkasına davet edilmiş.
“Bütün mesele siyasi” imiş Ahmet’e göre. Emniyet, yargı, hükümet, ordu, ABD, bilmiyorum başka hangi işbirlikçiler kafa kafaya vermişler “bu Ahmet’i durdurmazsak, vizyonu Türkiye’yi süpürecek hepimiz yok olacağız, ne de olsa soyadı Özal ” demişler ve Arasta kod adli komployu üretmişler! Hatırlarsanız Çakıcı, Aksam’da “ey benim okurlarım” nutukları atan Sedat Peker-aşığı Güler Bacı ve Van 100. yıl çiftliğinin ağası Yücel Aşkın gibi “Türkiye’nin seninle gurur” duyduğu karakterler de benzeri komplolara kurban gitmişler idi. Ne diyelim, vizyon sahibi olmak meşakkatli iştir vesselam.
Daha önce de Allatın Cakici’dan tutun bilmem hangi soygun işlerinde de savcılar tarafından vizyonuna baş vurulan Ahmet burada hangi vizyonunu sunar bilemem ama sübjektif görüşüm vizyonun babadan çok anneden sirayet ettiğidir.
Bunu fırsat bilip büyük devlet adamları, dehalar mürşitlerin zaafları gibi netameli olduğu kadar girift bir konuya dalsam mı diye düşündüm fakat içinden çıkmayacağım ve muhtemelen sonradan pişmanlık duyabileceğim şeyler söyleyeceğim düşüncesi ile vaz geçtim. Su kadarını da söylemeden edemeyeceğim:
Nasıl ki hepsi de Osman Gazi’nin kanından gelen padişahlar arasında Kanuniler de vardı, Sultan Abdülhamitler de Deli Mustafalar da, İbrahimler de ve sarayda gaflet, delalet hatta hıyanet içinde sadrazamlar, vezirler, esler de vardı, Özallar vakıası da çok farklı değil. Çocukları ayyaş, mirasyedi olan şeyhler, mürşitler dahi vakıadır.
Merhum Özal’ın vizyonu da onu eyleme geçiren omurgası da ne ailesinde ne çevresinde kimseye sirayet ettiğine dair hiçbir emare bilmiyorum ben. Belki de Tayyip Erdoğan ile arasındaki en büyük fark. Eğer Tayyib Erdoğan ve etrafındakileri kamu hayatına kazandırma kredisi bir sahsa gidecekse o şahıs Özal değil Erbakan’dır. Ama AK-Parti vizyonu her bakımdan Özal vizyonudur.
Merhum’un donemi için tek adam donemi demek mümkün. Demokratik, toleranslı yumuşak mizacına karşın vizyon tamamı ile onun idi; ne paylaşıldı ne başkasına sirayet etti. Deha kısmen irsi olabilir ama bulaşıcı değildir.
Öte yandan en büyük zaafı Doğu’lu liderlerin hemen hepsinde bulunan, ikinci adama musade etmeme, düşüncesini kurumsal politika haline sokamama zaafı idi. Ondan sonra ANAP’in ne olduğunu hatırlatmak yeterli.
“Ben odun koysam seçtiririm” diyen o mu idi hatırlamıyorum, dönemini gurbette geçirdiğim için, ama birçok odunu, el-öpen yalakayı, Ahmet’in arkadaşlarını, Semraanimin kuyumcusunu kazanım hissedarı, prens, vekil yaptığı da bir gerçektir. Bazıları “onlar eli ile veya onlara rağmen Türkiye’ye cağ atalatti” diyerek bunu da dehasının delili olarak sunacaklar eminim ama ben meseleyi iki tarafı keskin kılıç olarak görüyorum.
Aşkolsun sayın okurlar! Bak gene konuşturdunuz beni. Oysa niyetim sadece aşağıdaki “Ahmet’in vizyonu” haberini naklederek, “elciye zeval olmaz” diyip kenara çıkmak idi; artik çok geç.
Buyurun:
***********************************
Ahmet Özal’ın ‘vizyonundan yararlanmak’ istemişler!
Edirne Cumhuriyet Başsavcılığı koordinasyonunda başlatılan ”Arasta” operasyonu kapsamında İl Emniyet Müdürlüğü’nde gözaltında tutulan 16 kişinin ifadeleri alınıyor.
Edinilen bilgiye göre, Edirne Emniyet Müdürlüğü Kaçakçılık ve Organize Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü’nce 7 Şubatta başlatılan ”Arasta” operasyonunda, ”ihaleye fesat karıştırmak”, ”rüşvet almak ve vermek” ile ”organize suç örgütü kurmak” suçlarından gözaltına alınan 16 kişinin ifadelerinin alınmasına devam ediliyor.

yiğen(yiyen)yahya’ya özenmiş heralde,
Bekir Hocam Ahmet Özal bir kenara da ,Edirne Emniyet müdürü Hanefi Avcı’ya değinmek istiyorum ,
daha önce de gümrüklere bir operasyon yapmıştı ,Susurluk olayından beri arada gündeme gelir gider , sanki önü kesilmiş , istenmemiş , merkezden uzaklaştırılmış bir hali var ,
istanbul’un palabıyık müdürü ile mıymıy valisine beş çeker diye düşünüyorum ,
benim güvenimi kazandı ama bir türlü hükümetin güvenini kazanamıyor gibi , yada askeri cihetin güvenini kazanamıyor sanırsam…….
kenarda köşede harcananlar listesine dahil olmaz umarım……
Yorum yazan: vadininbozkurdu — Mart 11, 2008 @ 4:53 am
Tevafuk olmus ben de dun Su Hanefi Avci fazla olmaya basladi, bir e-postasi olsa da tebrik etsem demistim. Bizim ogrencilik yillarinda da Sadettin Tantan isminde bir komiser vardi; bazen Tesvikiye’de beraber cuma kilardik. Bu turun onunu kesmek isteyen her zaman oldu olacak. Iyilerin iktidarinin bir gostergelerinden biri Tansel Colasanlarin kodeste Hanefi Avcilarin Emniyetin basinda, Ferhat Sarikaya ve Sacit Kayasularin Yargitay, Danistayda… hayale daldim gene
Yorum yazan: Bekir L. Yildirim — Mart 11, 2008 @ 6:19 am
Turgut Özal Semra Hanım’ı çok aradı mı acaba?
Yorum yazan: ahmet — Mart 11, 2008 @ 11:00 pm