<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:georss="http://www.georss.org/georss" xmlns:geo="http://www.w3.org/2003/01/geo/wgs84_pos#" xmlns:media="http://search.yahoo.com/mrss/"
		>
<channel>
	<title>Siz bizim Malez.. pardon Denizlileştiremediklerimizdenmisiniz? yazısına yapılan yorumlar</title>
	<atom:link href="http://bekirlyildirim.wordpress.com/2008/03/25/siz-bizim-malez-pardon-denizlilestiremediklerimizdenmisiniz/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>http://bekirlyildirim.wordpress.com/2008/03/25/siz-bizim-malez-pardon-denizlilestiremediklerimizdenmisiniz/</link>
	<description>&#34;Rüyalarınız öldüğünde ölürsünüz “ MLK</description>
	<lastBuildDate>Wed, 09 Dec 2009 13:38:07 +0000</lastBuildDate>
	<generator>http://wordpress.com/</generator>
	<sy:updatePeriod>hourly</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>1</sy:updateFrequency>
		<item>
		<title>Bekir L. Yildirim tarafından</title>
		<link>http://bekirlyildirim.wordpress.com/2008/03/25/siz-bizim-malez-pardon-denizlilestiremediklerimizdenmisiniz/#comment-7956</link>
		<dc:creator>Bekir L. Yildirim</dc:creator>
		<pubDate>Fri, 08 May 2009 20:17:42 +0000</pubDate>
		<guid isPermaLink="false">http://bekirlyildirim.wordpress.com/?p=834#comment-7956</guid>
		<description>Ravi Kardeşim,

Sondan başlayayım. Emekli memurum ama TC&#039;den değil. Çalışırken de yazıyor, söylüyordum, dilim  döndüğünce. Hatta memuriyetimin son bulmasında da Washington&#039;daki Yahudi patronların önemli rolü oldu.

Bu şekilde sizin &quot;takiyye yapmalımıyız&quot; veya &quot;siz yaptınızmı&quot; mealindeki sorularınızı da cevaplamış oldum. Zaten siz de sorularınızı kendiniz cevaplamışsınız. Bu blogda bir çok yazıda bahsettim bu konulardan. Aklıma duruma uygun bir çok ayet ve hadis geliyor &quot;doğruyu bilip te söylemeyen..&quot; dahil.

Öğrencilik yıllarımdan beri eyyamcılığın omuyrgasızlığın &quot;akıllı strateji&quot; basiret, fersaet vb erdemler maskesine büründüğüne çok şahit oldum. 

Eğer bildiği doğruları her zaman söylemekten çekinmeyenler hep kaybetmeye mahkum ise bizler gerzek olmalıyız.

Gene sıkça söylerim. Laikçi zorbaların ne ahlaki, ne entellektüel gücü var. Sadece tüfek  gücü var. Onu kullanmak ta sıkar bu saaten sonra. Şimdiye kadar Müslümanı omurgasızlığı, korkusu ve samimiyetsizliği frenlemiştir.

Elin gavuru bile &quot;korkudan başka korkacak şeyimiz yok&quot; (Franklin Delano Rosevelt) der iken &quot;bu laikçiler güçlü; neme lazım&quot; cılık için aklıma gelen kelimeler hiç te hoş değil.</description>
		<content:encoded><![CDATA[<p>Ravi Kardeşim,</p>
<p>Sondan başlayayım. Emekli memurum ama TC&#8217;den değil. Çalışırken de yazıyor, söylüyordum, dilim  döndüğünce. Hatta memuriyetimin son bulmasında da Washington&#8217;daki Yahudi patronların önemli rolü oldu.</p>
<p>Bu şekilde sizin &#8220;takiyye yapmalımıyız&#8221; veya &#8220;siz yaptınızmı&#8221; mealindeki sorularınızı da cevaplamış oldum. Zaten siz de sorularınızı kendiniz cevaplamışsınız. Bu blogda bir çok yazıda bahsettim bu konulardan. Aklıma duruma uygun bir çok ayet ve hadis geliyor &#8220;doğruyu bilip te söylemeyen..&#8221; dahil.</p>
<p>Öğrencilik yıllarımdan beri eyyamcılığın omuyrgasızlığın &#8220;akıllı strateji&#8221; basiret, fersaet vb erdemler maskesine büründüğüne çok şahit oldum. </p>
<p>Eğer bildiği doğruları her zaman söylemekten çekinmeyenler hep kaybetmeye mahkum ise bizler gerzek olmalıyız.</p>
<p>Gene sıkça söylerim. Laikçi zorbaların ne ahlaki, ne entellektüel gücü var. Sadece tüfek  gücü var. Onu kullanmak ta sıkar bu saaten sonra. Şimdiye kadar Müslümanı omurgasızlığı, korkusu ve samimiyetsizliği frenlemiştir.</p>
<p>Elin gavuru bile &#8220;korkudan başka korkacak şeyimiz yok&#8221; (Franklin Delano Rosevelt) der iken &#8220;bu laikçiler güçlü; neme lazım&#8221; cılık için aklıma gelen kelimeler hiç te hoş değil.</p>
]]></content:encoded>
	</item>
	<item>
		<title>Râvî tarafından</title>
		<link>http://bekirlyildirim.wordpress.com/2008/03/25/siz-bizim-malez-pardon-denizlilestiremediklerimizdenmisiniz/#comment-7955</link>
		<dc:creator>Râvî</dc:creator>
		<pubDate>Fri, 08 May 2009 18:04:38 +0000</pubDate>
		<guid isPermaLink="false">http://bekirlyildirim.wordpress.com/?p=834#comment-7955</guid>
		<description>Çok doğru söylediniz hocam. Bu dedikleriniz çok mantıklı şeyler, ben de benzer bir şeyler düşünüyordum, siz güzel bir şekilde ifade ettiniz.

Hocam, bu dedikleriniz aklıma başka bir şeyi getirdi. Bu ülkede elbette bir miktar tedbirli olmalı ve özellikle memuriyette yahut üniversitelerde Allah rızası namına ilerlemek isteyenlerimiz, otorite konumundaki laikçi yobazlara dindarlığımızı, imanımızın hakiki olduğunu belli etmekten kaçınmamız gerekir. Fakat bazı dinî oluşumların benim gözlemlediğim şu tavrı doğru mudur sizce:

Allah onlara selamet versin, bazı cemaatlerdeki benim tanıdığım çoğu arkadaşa göre, bizim gibi memur ve/veya öğrenci ve/veya akademisyen olan kimseler, hakikatleri &quot;tedbir&quot; namına gizlemeli ve kesinlikle laikçilik aleyhine, İslâm lehine konuşmaktan uzak durmalıymışız. Bazı sütü bozukların &quot;gerici&quot;, &quot;irticacı&quot; ya da &quot;İslâmcı&quot; tabir ettikleri asıl kimliğimizi mümkün olduğunca belli etmemeliymişiz. Bunun için, internette sizin blogunuz ve benim önceden olup kapattığım, şimdi yeni bir konseptle inşallah tekrar açacağım bloglar gibi bloglar yazmamalıymışız. Yoksa laikçiler o kadar güçlüymüşler ki bizi tespit edip memuriyet veya akademik kariyerimizi yok ediverirmişler, hayatımızı karartıp bizi işlevsiz hâle getirmek onların elindeymiş daima. 

Biz müminlerin gerçekleri konuşmaya ve sözümüzü internet gibi yarı-anonim ortamlarda duyurmaya başlamamız için, önce büyük profesör olup elde edeceğimiz saygınlığı elde etmiş olmamız veya Ergenekon davasının &lt;i&gt;onların cemaati tarafından&lt;/i&gt; başarıyla sona erdirilmesini beklememiz gerekirmiş. Bu dava başarısız olursa, engellenir ve gerçekler bir defa daha karartılırsa, İslam&#039;ın Türkiye&#039;deki tek önderi olan onlar bile artık bir şey yapamazlarmış. Ondan sonra tekrar susmaya ve dindar olduğumuzu, imanımızın sözde değil özde olduğunu gizlemeye devam etmemiz gerekirmiş.

Farz edelim ki durum dedikleri kadar vahim. Ama o zaman, hiçbir Müslüman böyle demese ve tırsmasa bu adamlar hiçbirimizin üstüne gelmeye cesaret edemezler, buna maddî ve manevî imkânları ve kaynakları yetmez. Bu durumda böyle düşünenler, tırsıp, başkalarını da tırstırıp hakikati cesurca söyleyenleri yalnız ve savunmasız bırakmış olmuyorlar mı?

Hocam ne dersiniz? Sizce tedbirli olmanın ve emr bil-maruf, nehy anil-münker yapmanın sınırları ne olmalıdır biz mütedeyyin görüşlüler için?

Hocam, galiba siz emekli bir memursunuz ve ancak emeklilikle beraber yazmaya başladınız. Acaba bu durumda siz de mi, benim yarı-anonim tabir ettiğim internette bile, sıkı tedbir/takiyye gereklidir fikrindesiniz? Burada takiyyeyi olumsuz anlamda kullanmıyorum. Müminlerin kendilerini otorite sahibi zâlimlerden korumak için, bazen hakikati söylememe ve haddini bilmesi gerekene haddini bildirmeme ruhsatlarını kast ediyorum.</description>
		<content:encoded><![CDATA[<p>Çok doğru söylediniz hocam. Bu dedikleriniz çok mantıklı şeyler, ben de benzer bir şeyler düşünüyordum, siz güzel bir şekilde ifade ettiniz.</p>
<p>Hocam, bu dedikleriniz aklıma başka bir şeyi getirdi. Bu ülkede elbette bir miktar tedbirli olmalı ve özellikle memuriyette yahut üniversitelerde Allah rızası namına ilerlemek isteyenlerimiz, otorite konumundaki laikçi yobazlara dindarlığımızı, imanımızın hakiki olduğunu belli etmekten kaçınmamız gerekir. Fakat bazı dinî oluşumların benim gözlemlediğim şu tavrı doğru mudur sizce:</p>
<p>Allah onlara selamet versin, bazı cemaatlerdeki benim tanıdığım çoğu arkadaşa göre, bizim gibi memur ve/veya öğrenci ve/veya akademisyen olan kimseler, hakikatleri &#8220;tedbir&#8221; namına gizlemeli ve kesinlikle laikçilik aleyhine, İslâm lehine konuşmaktan uzak durmalıymışız. Bazı sütü bozukların &#8220;gerici&#8221;, &#8220;irticacı&#8221; ya da &#8220;İslâmcı&#8221; tabir ettikleri asıl kimliğimizi mümkün olduğunca belli etmemeliymişiz. Bunun için, internette sizin blogunuz ve benim önceden olup kapattığım, şimdi yeni bir konseptle inşallah tekrar açacağım bloglar gibi bloglar yazmamalıymışız. Yoksa laikçiler o kadar güçlüymüşler ki bizi tespit edip memuriyet veya akademik kariyerimizi yok ediverirmişler, hayatımızı karartıp bizi işlevsiz hâle getirmek onların elindeymiş daima. </p>
<p>Biz müminlerin gerçekleri konuşmaya ve sözümüzü internet gibi yarı-anonim ortamlarda duyurmaya başlamamız için, önce büyük profesör olup elde edeceğimiz saygınlığı elde etmiş olmamız veya Ergenekon davasının <i>onların cemaati tarafından</i> başarıyla sona erdirilmesini beklememiz gerekirmiş. Bu dava başarısız olursa, engellenir ve gerçekler bir defa daha karartılırsa, İslam&#8217;ın Türkiye&#8217;deki tek önderi olan onlar bile artık bir şey yapamazlarmış. Ondan sonra tekrar susmaya ve dindar olduğumuzu, imanımızın sözde değil özde olduğunu gizlemeye devam etmemiz gerekirmiş.</p>
<p>Farz edelim ki durum dedikleri kadar vahim. Ama o zaman, hiçbir Müslüman böyle demese ve tırsmasa bu adamlar hiçbirimizin üstüne gelmeye cesaret edemezler, buna maddî ve manevî imkânları ve kaynakları yetmez. Bu durumda böyle düşünenler, tırsıp, başkalarını da tırstırıp hakikati cesurca söyleyenleri yalnız ve savunmasız bırakmış olmuyorlar mı?</p>
<p>Hocam ne dersiniz? Sizce tedbirli olmanın ve emr bil-maruf, nehy anil-münker yapmanın sınırları ne olmalıdır biz mütedeyyin görüşlüler için?</p>
<p>Hocam, galiba siz emekli bir memursunuz ve ancak emeklilikle beraber yazmaya başladınız. Acaba bu durumda siz de mi, benim yarı-anonim tabir ettiğim internette bile, sıkı tedbir/takiyye gereklidir fikrindesiniz? Burada takiyyeyi olumsuz anlamda kullanmıyorum. Müminlerin kendilerini otorite sahibi zâlimlerden korumak için, bazen hakikati söylememe ve haddini bilmesi gerekene haddini bildirmeme ruhsatlarını kast ediyorum.</p>
]]></content:encoded>
	</item>
	<item>
		<title>Bekir L. Yildirim tarafından</title>
		<link>http://bekirlyildirim.wordpress.com/2008/03/25/siz-bizim-malez-pardon-denizlilestiremediklerimizdenmisiniz/#comment-7953</link>
		<dc:creator>Bekir L. Yildirim</dc:creator>
		<pubDate>Fri, 08 May 2009 13:15:23 +0000</pubDate>
		<guid isPermaLink="false">http://bekirlyildirim.wordpress.com/?p=834#comment-7953</guid>
		<description>Güzel ilave Ravi Kardeşim. Bu lisanın laikçi zorbalara &quot;artık öbür yüzümü çevirmiyorum&quot; mesajı vermesi yanında bir işlevi daha var. Malesef geniş toplum kesimleri kendi müstakil muhakemeleri ile iyi güzel ve doğruyu belirleme gibi zahmetli işlere girmez. Özellike seçim noktasındaki gençler neyin &quot;moda, in, hip kool&quot; olduğuna bakarak konumlandırır kendilerini.  Bir lisan (ve konuşan kesim), tarz kazanan, üste çıkan , matah olan gibi görünüyor ise orada olmayı akıllı küşisel strateji yaparlar. İşte bu maçaya maça deme lisanı onlara moda sandıkları tarzın &quot;passe&quot; olduğunu hatırlatma işlevi de görüyor. Benim sosyopsikolojik gözlemlerim bunu doğruluyor.</description>
		<content:encoded><![CDATA[<p>Güzel ilave Ravi Kardeşim. Bu lisanın laikçi zorbalara &#8220;artık öbür yüzümü çevirmiyorum&#8221; mesajı vermesi yanında bir işlevi daha var. Malesef geniş toplum kesimleri kendi müstakil muhakemeleri ile iyi güzel ve doğruyu belirleme gibi zahmetli işlere girmez. Özellike seçim noktasındaki gençler neyin &#8220;moda, in, hip kool&#8221; olduğuna bakarak konumlandırır kendilerini.  Bir lisan (ve konuşan kesim), tarz kazanan, üste çıkan , matah olan gibi görünüyor ise orada olmayı akıllı küşisel strateji yaparlar. İşte bu maçaya maça deme lisanı onlara moda sandıkları tarzın &#8220;passe&#8221; olduğunu hatırlatma işlevi de görüyor. Benim sosyopsikolojik gözlemlerim bunu doğruluyor.</p>
]]></content:encoded>
	</item>
	<item>
		<title>Râvî tarafından</title>
		<link>http://bekirlyildirim.wordpress.com/2008/03/25/siz-bizim-malez-pardon-denizlilestiremediklerimizdenmisiniz/#comment-7949</link>
		<dc:creator>Râvî</dc:creator>
		<pubDate>Fri, 08 May 2009 09:43:43 +0000</pubDate>
		<guid isPermaLink="false">http://bekirlyildirim.wordpress.com/?p=834#comment-7949</guid>
		<description>Çok doğru yazmışsınız. Bu sanık sandalyesine oturtulup sürekli sorguya çekilme meselesinin ciddiyetinden birkaç ay önce bir arkadaşım bana bahsetmişti. Onu bu sözü söylemeye iten olay, benim başıma gelmiş şahsî bir olaydı. Onun bu sözleri çok mantıklı olduğu için benim zihnimde derin bir iz bırakmıştı. Şimdi sizin yazınızda da aynı uyarıyı gördüğüm için memnunum. Bu işin ciddiyetini iyi bilmek lâzım. 

Arsız ve despot laikçilere artık öbür yanağı çevirme vakti bitmeli. Çünkü öbür yanağı çevirmek tavrı ancak kalbinde biraz insaf, adalet ve merhamet duygusu olan insanlar karşısında işe yarar. Biz müminler onlarla &quot;empati&quot; kurmaya çalıştıkça, onların var olduğunu zannettiğimiz hassasiyetlerini anlamaya gayret ettikçe, bu adamlar daha da azgınlaşıyor ve kendileri de bizi anlamak yönünde hiçbir çaba göstermeksizin bize daha çok saldırıyorlar. 

Ziya Paşa&#039;nın meşhur bir şiir sözüdür hani: &quot;Nush ile yola gelmeyeni etmeli tekdîr...&quot;. Evet, artık nush/nasihat yani &quot;iyi niyet ve öğüt&quot; vakti bitmiştir. Laikçiler iyi niyet ve öğütle insanlığa dönecek insanlar olmadıklarını, ancak tekdir ile, sert sözler, azarlama, paylama ve haddini bildirme ile &lt;i&gt;belki&lt;/i&gt; yola gelecek saldırgan arsızlar olduklarını tebyin etmişlerdir. Allah onları ıslah etsin. Etmeyecekse en azından biz müminleri onların şerrinden siyanet etsin. Bize de bu anlamsız nezaketçiliği ve korkaklığı atmayı nasip etsin. Âmîn.</description>
		<content:encoded><![CDATA[<p>Çok doğru yazmışsınız. Bu sanık sandalyesine oturtulup sürekli sorguya çekilme meselesinin ciddiyetinden birkaç ay önce bir arkadaşım bana bahsetmişti. Onu bu sözü söylemeye iten olay, benim başıma gelmiş şahsî bir olaydı. Onun bu sözleri çok mantıklı olduğu için benim zihnimde derin bir iz bırakmıştı. Şimdi sizin yazınızda da aynı uyarıyı gördüğüm için memnunum. Bu işin ciddiyetini iyi bilmek lâzım. </p>
<p>Arsız ve despot laikçilere artık öbür yanağı çevirme vakti bitmeli. Çünkü öbür yanağı çevirmek tavrı ancak kalbinde biraz insaf, adalet ve merhamet duygusu olan insanlar karşısında işe yarar. Biz müminler onlarla &#8220;empati&#8221; kurmaya çalıştıkça, onların var olduğunu zannettiğimiz hassasiyetlerini anlamaya gayret ettikçe, bu adamlar daha da azgınlaşıyor ve kendileri de bizi anlamak yönünde hiçbir çaba göstermeksizin bize daha çok saldırıyorlar. </p>
<p>Ziya Paşa&#8217;nın meşhur bir şiir sözüdür hani: &#8220;Nush ile yola gelmeyeni etmeli tekdîr&#8230;&#8221;. Evet, artık nush/nasihat yani &#8220;iyi niyet ve öğüt&#8221; vakti bitmiştir. Laikçiler iyi niyet ve öğütle insanlığa dönecek insanlar olmadıklarını, ancak tekdir ile, sert sözler, azarlama, paylama ve haddini bildirme ile <i>belki</i> yola gelecek saldırgan arsızlar olduklarını tebyin etmişlerdir. Allah onları ıslah etsin. Etmeyecekse en azından biz müminleri onların şerrinden siyanet etsin. Bize de bu anlamsız nezaketçiliği ve korkaklığı atmayı nasip etsin. Âmîn.</p>
]]></content:encoded>
	</item>
	<item>
		<title>suzannur tarafından</title>
		<link>http://bekirlyildirim.wordpress.com/2008/03/25/siz-bizim-malez-pardon-denizlilestiremediklerimizdenmisiniz/#comment-5847</link>
		<dc:creator>suzannur</dc:creator>
		<pubDate>Fri, 04 Apr 2008 17:23:00 +0000</pubDate>
		<guid isPermaLink="false">http://bekirlyildirim.wordpress.com/?p=834#comment-5847</guid>
		<description>Geçmiş olsun dileklerimi iletirim, sağlıcakla...</description>
		<content:encoded><![CDATA[<p>Geçmiş olsun dileklerimi iletirim, sağlıcakla&#8230;</p>
]]></content:encoded>
	</item>
	<item>
		<title>Bekir L. Yildirim tarafından</title>
		<link>http://bekirlyildirim.wordpress.com/2008/03/25/siz-bizim-malez-pardon-denizlilestiremediklerimizdenmisiniz/#comment-5846</link>
		<dc:creator>Bekir L. Yildirim</dc:creator>
		<pubDate>Fri, 04 Apr 2008 06:51:15 +0000</pubDate>
		<guid isPermaLink="false">http://bekirlyildirim.wordpress.com/?p=834#comment-5846</guid>
		<description>Tesekkurler guzel sozleriniz icin Suzannur Hanim. Ama goruldugu uzre burada dahi ayni sozleri tekrarlamaktan bikmis vaziyetteyim. Yorgunum anlayacaginiz. Bir de  ailevi meselem var (agir hasta anne). Simdilik firsat buldukca lisani daha berrak, enerjisi daha fazla sizin gibi genc dostlari takip etmekle iktifa edecegim. 

Selam, saygi ve muhabbetle</description>
		<content:encoded><![CDATA[<p>Tesekkurler guzel sozleriniz icin Suzannur Hanim. Ama goruldugu uzre burada dahi ayni sozleri tekrarlamaktan bikmis vaziyetteyim. Yorgunum anlayacaginiz. Bir de  ailevi meselem var (agir hasta anne). Simdilik firsat buldukca lisani daha berrak, enerjisi daha fazla sizin gibi genc dostlari takip etmekle iktifa edecegim. </p>
<p>Selam, saygi ve muhabbetle</p>
]]></content:encoded>
	</item>
	<item>
		<title>suzannur tarafından</title>
		<link>http://bekirlyildirim.wordpress.com/2008/03/25/siz-bizim-malez-pardon-denizlilestiremediklerimizdenmisiniz/#comment-5844</link>
		<dc:creator>suzannur</dc:creator>
		<pubDate>Thu, 03 Apr 2008 14:14:01 +0000</pubDate>
		<guid isPermaLink="false">http://bekirlyildirim.wordpress.com/?p=834#comment-5844</guid>
		<description>Bekir Bey,
Neden Mustafa Akyol&#039;un sitesine uğramıyorsunuz?
Ben acaba Pepsi davasıyla ilgileniyor da o yüzden mi yazmıyor diye düşünürken, bugün bir yazıda yazmayacağınız kararıyla karşılaştım.
Oldu mu şimdi, ben onca zahmet vereyim, o çoooook güzel yazıları bu gözlüklerle okuyayım, çözmeye uğraşayım, siz yan çizin. Olmadı. 
Sizsiz Akyol sitesinin tadı yok.
Biliniz dedim.
Saygıyla efendim.</description>
		<content:encoded><![CDATA[<p>Bekir Bey,<br />
Neden Mustafa Akyol&#8217;un sitesine uğramıyorsunuz?<br />
Ben acaba Pepsi davasıyla ilgileniyor da o yüzden mi yazmıyor diye düşünürken, bugün bir yazıda yazmayacağınız kararıyla karşılaştım.<br />
Oldu mu şimdi, ben onca zahmet vereyim, o çoooook güzel yazıları bu gözlüklerle okuyayım, çözmeye uğraşayım, siz yan çizin. Olmadı.<br />
Sizsiz Akyol sitesinin tadı yok.<br />
Biliniz dedim.<br />
Saygıyla efendim.</p>
]]></content:encoded>
	</item>
	<item>
		<title>vadininbozkurdu tarafından</title>
		<link>http://bekirlyildirim.wordpress.com/2008/03/25/siz-bizim-malez-pardon-denizlilestiremediklerimizdenmisiniz/#comment-5827</link>
		<dc:creator>vadininbozkurdu</dc:creator>
		<pubDate>Wed, 26 Mar 2008 02:43:50 +0000</pubDate>
		<guid isPermaLink="false">http://bekirlyildirim.wordpress.com/?p=834#comment-5827</guid>
		<description>Aynen katılıyorum

diğer yanağımızı çevirmemizi bekleyenleri şaşırtmak lazım,

mesela milyonluk miting nasıl yapılırmış gösterilebilir.
(provakasyon olur , olur mu olur , oldurtmayacaksın, organizasyonu ona göre yapacaksın, icabında renkli tişört bastıracaksın,miting başlangıcında son anda dağıtacaksın, provakasyon olur korkusuyla şer ittifakının kullandığı miting hakkını neden biz kullanamayalım ? , onu yapma bunu yapma, ört ki ölem ...... )

anayasa mahkemesine de güzel bir mesaj olur

akp tansiyonu düşürsün , bu davayı laikliğini ispat etmek için şans olarak görsün  tavsiyelerine güzel bir cevap olur

netice-i kelam  bu defa başka olur , başka olmalı.....</description>
		<content:encoded><![CDATA[<p>Aynen katılıyorum</p>
<p>diğer yanağımızı çevirmemizi bekleyenleri şaşırtmak lazım,</p>
<p>mesela milyonluk miting nasıl yapılırmış gösterilebilir.<br />
(provakasyon olur , olur mu olur , oldurtmayacaksın, organizasyonu ona göre yapacaksın, icabında renkli tişört bastıracaksın,miting başlangıcında son anda dağıtacaksın, provakasyon olur korkusuyla şer ittifakının kullandığı miting hakkını neden biz kullanamayalım ? , onu yapma bunu yapma, ört ki ölem &#8230;&#8230; )</p>
<p>anayasa mahkemesine de güzel bir mesaj olur</p>
<p>akp tansiyonu düşürsün , bu davayı laikliğini ispat etmek için şans olarak görsün  tavsiyelerine güzel bir cevap olur</p>
<p>netice-i kelam  bu defa başka olur , başka olmalı&#8230;..</p>
]]></content:encoded>
	</item>
</channel>
</rss>
