CHP nasıl kurtulur?
CHP ya da Türk solu, AKP’nin varoşlarda ve Anadolu’da tuttuğu zemine karşı yalnızca “laiklik” içine sıkışıp kaldı…
Bir sol parti olarak, ezilenler, halk, işçi, köylü, gibi kavramlar geride kaldı. Yalnızca laiklik ön plana çıktı. Halkın inancı ile o inancın siyasete alet edilmesini ayırt edemedi.
Parti yönetimine bürokratlar ve hukukçular hakim oldu. Bir Ankara partisi oldu. Partinin adındaki cumhuriyet öylesine öne çıkartıldı ki halk geride kaldı.
Parti genel sekreteri bir siyasetçi gibi değil, bir “kayyum” gibi davranır oldu. Neredeyse halka (bize neden oy vermediniz, suçlusunuz) diyecek hale geldi.
CHP Türkiye’nin inanç yelpazesini yeterince göremedi. Yalnızca Alevilik üzerinden yürüdü. Başörtüsü konusunda açılım sağlayamadı. Keskin bir karar alamadı. Laik olmayı “dinden uzak durmak”, “camiye yaklaşmamak” gibi algıladı.
Irak’ta 1 milyonu aşkın insan öldürüldü. Bunların çok büyük bir çoğunluğu Müslüman’dı. CHP’den bir tek protesto gelmedi. Geleneksel olarak Ortadoğu’daki mazlum halkları destekleyen sol parti olarak hiç sesi çıkmadı. Filistin’de sustu.
Bağımsızlığı, adil olmayı AB karşıtı bir havaya indirgedi…
Yerel yönetimlerde silindi. Ege’de, İzmir’de, Trakya’da ve en önemlisi Ankara Çankaya’da yok oldu…
CHP hálá tek parti gibi davranmaktan kurtulamadı. Sanki başka bir zaman diliminde mutat işlevini sürdürür bir hal aldı. Yalnızca “cumhuriyetin kağıt üstündeki değerlerini savunan bir muhalefet heyeti” gibi genel merkez binasıyla TBMM grubu arasına sıkıştı…
Cumhuriyeti kuran parti bu cumhuriyetin halk için kurulduğunu unutur gibi bir görüntüye düştü…
Yıllarca Kürt meselesinde sesini çıkartamadı. Raporlar yazdı, toplantılar yaptı. Ama Van’da sokağa çıkıp taş atan çocuğun, sonra dağa neden çıktığını sorgulayamadı.
O çocuğu anlayamadığı için bir zamanlar kalesi olan Diyarbakır’ı kaybetti. Sonra diğer iller düştü…
Ne diyorsun kardeşim Ahmet Türk, Sırrı Sakık, gel bir oturup konuşalım diyemedi.
Bölgedeki vatandaşın masum taleplerini PKK’ya karşı duyulan öfkenin gürültüsü arasında kaybetti..
Sonuç olarak CHP, yüzde 40 oylardan bugünlere geldi…
***********************************************
Yok, yok bunlar benim görüşlerim değil. Ne haddime benim Atatürk’ün Partisi’ne akil vermek? 28 Şubat’ın baş andıççılarından, darbeperver Fatih Çekirge’nin izlenimleri
Elçiye zeval olmaz.

s.a.
CHP utanmayı bilip Din ile barışık olursa kurtulur,
/
DİN:
2668. Din nasihattir.
2669. Dinsizin içinde din artmaz; mühlüzün (müflisin) içinde mal artmaz.
2670. Bize mülhid diyenin kendüde imân olsa
Dahleden dinimize bari müselmân olsa.
2671. Dini yaşatan bilhassa ölümdür,
Ölüme çare bulunmadıkça din ölmez.
2672. Din fazilettir. İnsanı kurtaracak olan, faziletidir.
….
/
Utanmak, Utanç
8135. Utanmak güzeldir, fakat kadınlarda olursa daha da güzel olur.
8136. Ne kişinün kim ud ola yüzinde
Gerekmez kim yalan ola sözinde.
8137. Utanç yoksullarda, pervasızlık zenginlerde bulunur.
8138. Âdemin payesi arttıkça hicabı azalır.
8139. Çok şey’e hail olmada bir perdedir hayâl .
8140. Hayatta yalnız başına olsan bile, bayağı bir şey söyleme ve yapma; tersine olarak, başkalarının önünde utanmaktansa kendi önünde utanmayı öğren.
8141. Utanma insanın ruhunda asıldır. İnsanı insan olarak koruyan da budur.
8142. Ger hayâsız olsa erkek ya dişi
Olmaya andan hayır, serdir işi.
8143. Felekte baht utansın bî-nâsîb erbâb-ı himmetten
8144. Bir çeşit utanç vardır ki, bu, mutsuzluklar karşısında muttu olmakla duyulur.
8145. Utanmak ‘ışk işin hergiz götürmez
Utanan değme yirde iş bitürmez.
8146. Haya hamusun perdesidir. Perde açılınca o kaçar.
8147. İnsan ne kadar çok şeyden utanırsa, o kadar şeref ve onur sahibi olur.
8148. En güzel hareketlerimiz bile, eğer onları oluşturan tüm nedenler herkesçe bilinmiş olsaydı, bize çoğu kez utanç verirdi.
8149. Kendinden utanmayı bilseydi kişioğlu, gizli kalmış değil, fakat herkesin içinde açıkça işlenmiş nice suç işlenmemiş olurdu.
8150. Subhadek ceng çalar her gice kapunda rakîb
Neyi olursa ider kimde âr olmayıcak.
8151. Âr ile olmakdan ise dil-harâb
Nar ile hoşdur kişi olmak kebâb.
8152. Bir sözüm vardır tutana
Er odur Hak’tan utana.
Yorum yazan: Selahattin — Nisan 8, 2008 @ 4:51 pm