Altay’dan Apturaman’a Keramet
NAZLI ILICAK
Başsavcının, Gülen’i, çete lideri ilan edip, “soyut tehlikeden” söz etmesi, aklıma, Yassıada’da yargılanan Şeyh Selâhattin İnan’ı getirdi. Duruşmaların meşhur bir başsavcısı vardı: Egesel. İddianamesinde, Bitlis milletvekili Selâhattin İnan’ı şöyle suçluyordu: “Selâhattin İnan, aslında şeyhtir. Ama şeyhliğini, işine geldiğinde bazen açıklar, bazen açıklamaz. Bunu biliyorum. Şeyh diye geçinir lâkin, şeyhlikle bağdaşır tarafı yoktur. Bunu da biliyorum. Memleketinde şeyh diye zekât toplar; hayır işlerine harcayacağına üstüne oturur, biliyorum bunu… Halkı sömürür, topraklarını alır, bunu da biliyorum. Aslında milletvekilliği yoluyla hizmet etmek gibi bir düşüncesi yoktur. Amacı, şeyhliğini takviye etmek, daha çok sömürme imkânlarını elde etmektir. Bu zat, sorgusunda, ‘Ben Salâhiyet Kanunu’na oy vermedim. Çünkü o sırada tedavi için Almanya’ya gitmiştim, hastaydım’ diyor. Evet doğrudur, Almanya’ya gitti ama hastalık için değil… Niçin gittiğini ben bilirim. Onun kafasının içi bizim malumumuz. Gerçi burada bulunmadı ama, burada olsaydı Salâhiyet Kanunu’na mutlaka rey verecekti. Bu itibarla, o da ötekiler gibi, anayasayı cebren ihlâl etmiştir. İdamını talep ederim...”
Sıra, Şeyh Selâhattin’in müdafaasına geldi. Kendisine has lehçeyle yazılı olarak hazırladığı savunmasını okumaya başladı: “…Reis Beyefendi, anlayamadığım bir mesele var. Dikkat buyurursanız, ben şeyhim; bunu sayın savcı biliyor. Şeyhliğimi bazen açıklarım, bazen açıklamam; bunu da sayın savcı biliyor. Zekât toplayıp, üstüne oturmuşum, zulüm etmişim, nüfuzumu takviye etmekten başka düşüncem yokmuş… Kafamın içindeki her şeyi sayın savcı biliyor. ‘Almanya’ya tedaviye gitmedi, ben niçin gittiğini bilirim’ diyor. Meclis’te olsaydım Salâhiyet Kanunu’na rey vereceğimden emin. Reis Beyefendi, ben şeyhim, fakat o benim bilmediklerimi de biliyor. Şeyhliği bana bırakıyor, kerameti kendisi alıyor. Ben nasıl çıkayım bu işin içinden?”
Yargıtay Başsavcısı Abdurrahman Yalçınkaya da, keramet sahibi. Hem AK Parti’nin, hem de Fethullah Gülen’in gizli niyetlerinin şeriat devleti kurmak olduğunun farkında. Herhalde AK Parti, “başörtüsüyle”, Gülen de, okulları ve dershaneleriyle laikliği yıkıp şeriatı getirecek.

Mazallah, bu adamlarla Allah’tan sokakta falan karşılaşmıyorum. Bir karşılaşsak, şöyle gözlerime bir an baksalar ne menfur niyetlerimi açığa çıkarırlar. Yandım o zaman. Mahkeme mahkeme süründürür sonunda da tıkar kodese.
Ben mesela milletvekili olsam kesin AK Partili olurdum. Türbana serbestlik vermediğini iddia ettikleri, rağmen yasağı sürdürdükleri ama yine türbana serbestlik veridiğini iddia ederek(?!) “laik”liğe aykırı gördükleri anayasa teklifine de kesin “evet” oyu verirdim.
İyiki milletvekili değilmişim diye sevineyim mi? Yook. Olur mu öyle şey, ya milletvekili olsa idim. Kesin yapardım bu “haltları”.
Siz de ben gibi Ak Parti’ye oy verdi iseniz aman bu adamlarla sokakta karşılaşırsanız, sakın gözlerine bakmayın. Mazallah menfur niyetlerinizi okur, size de etmediklerini bırakmazlar.
Sizi gidi mendeburlar kaçıp, saklanabileceğinizi mi sandınız bu her daim uyanık muhafız “şeyh”lerden?
…
Polis yeşil ışıkta geçen adamı durdurur.
-Hooop.
Araba : Vıııyk. Tısss.
-Ah, neredeydi bu ehliyet, ruhsat. Hah. Buyrun polis bey.
(Polis adamın gözüne ceza kağıdını sokar)
-Bu da ne?
-Ceza. Kırmızı ışıkta geçme cezası.
-Ama ışık yeşildi.
-Sus lan, sanki kırmızı olsa geçmeyecektin. Geçmeyecek olsan yeşilde neden geçtin ama değil mi? Kırmızı ışıkta bekleyecek adam, yeşilde de bekler, morda da, yavru ağzında da.
-Şey doğru galiba(!?)
…
Örnekteki polis arkadaş yukarıdaki “şeyh”ten el almıştır. Hangisi olduğuna siz karar verin.(Bu temsili hikayeciğe bakıp tüm polis arkadaşları karalayan karşısında beni bulur:))
Yorum yazan: mustafa fatih yüce — Nisan 10, 2008 @ 8:31 pm
s.a.
Hem sizin yazınız hemde Mustafa beyin (polis örneği) Yazısı güzeldi, tşk.
/
Onun kafasının içini biz biliyoruz diyor adam ya
“Benden sonrası tufan” diyene gülersin buna mı gülersin şaşırdım kaldım.
Bu keratmetli şeyhin demi aşk damarları tıkalı ?! bağ kurmaya çalışıyorum da…
Yorum yazan: Selahattin — Nisan 11, 2008 @ 11:38 am
Tesbih guzel yalniz:
1. Kirmizi isikta gecmenin aksine Meclis’te bir kanun tasarsina oy kullanma suc degil.
2. Savci Altay’in aksine Trafik polisi surucunun idamini istememis.
Olmaz olmaz. “3 Ali Mahkemesini” duymadiniz mi?
Ama naapalim” tesbihte hata olmaz”.
Yorum yazan: Bekir L. Yildirim — Nisan 11, 2008 @ 12:35 pm
Haklısınız Bekir Bey,
Fakat demokratik girişimleri bize suç olarak görmeyi öyle “kanıksattılar” ki ben de teşbihte böyle bir hatacık yapıvermişim. Affola…
Yorum yazan: mustafa fatih yüce — Nisan 11, 2008 @ 4:01 pm
Biliyorum. Sadece tesbih yolu ile dahi abartilmasi mumkun olmayan vakianin bizde adi vakiadan olduguna isaret etmek istedim. Gavurun tekinin Ak Parti’nin kapatilmasina “astronomik tuhaflik” ifadesi tam da oturmus. Bir de Apturaman’in iddianamsini okusa idi ne derdi acaba? Benim muhayyelemi asar.
Yorum yazan: Bekir L. Yildirim — Nisan 11, 2008 @ 4:30 pm
s.a.
Ergenekonun Tandoğan mazlumlarının amaçları her zaman bu üç ali hikayesini canlandırmak değilmi ; Ne istiyorlar insanlardan da kendilerinde üç ali hakkı görüyorlar; suçsuz yere sorgulamadan adam asmak hakkı görüyorla,r haklarını ellerinden alıyorlar, içlerinden geçeni biliyorlar, benden sonrası tufan diyorlar, okula almıyorlar, hukuku yediler bitirdiler, adam kayırmalar askerliği en kıyak yerde yapmalar hapis hanelelerde işkenceler, karakolda işkenceler vs. Asalım keselim siz tehlikelisiniz diye son zamanlarda marjinal tavır sergiliyorlar, karışıklık ve kaos istiyorlar son tandoğan ergenekon mazlumları
Son Tandoğan böyük mitinginde ergenekoncuların böyük balonu vızkkkk diye hava kaçırmış ve anlaşılan o ki halende kaçırıyor… balonu şişirecek kişi kalmamış tan doğan meydanında halende “biz kaç şiyiz Türkan Say Lan” diyorlar.
Geçen seneki Bir milyon balonu indi taş çatlasa 7-8 bin kişi kaldı, zaten balon olduğu belli idi ben söylemiştim bunların bütün türevleri balondur diye.
Anlasınlar ki bu iş deniz baykal ve saz arkadaşlarıyla olmuyor, ergenekoncularla olmuyor..
Geçen seçimler de Deniz kenarında birleştiler zaten, bu sene 3-4 bin kişi ile izmirde miting yaparlarsa bir yel alır onları denize atar, benden söylemesi…
Yorum yazan: Selahattin — Nisan 14, 2008 @ 7:41 am