Bir Münzevî’nin Notlarından…

Nisan 19, 2008

Hayat mucizedir!

Kategori: Bir resim bin kelime konusur, Dostlarimiz, Islam, Medya'dan Secmeler — Bekir L. Yildirim @ 1:37 pm
Tags:

Domates kendi içinde fide verdi

MANİSA (AA)
Manisa’nın Saruhanlı ilçesinde büfecilik yapan Ahmet Bolat, satın aldığı domatesi kesince şaşırdı. Domatesin çekirdeklerinin yeşerdigi ve fide haline geldiği görüldü.

2 Yorum »

  1. İlmi ve Kültürel Araştırmalar Vakfı tarafından düzenlenen “EKİNİN VE NESLİN İFSADI BAĞLAMINDA EKOLOJİK DENGEDE BOZULMA VE KÜL TÜ REL YOZLAŞMA” konulu panelde insanlığın ve tabiatın bozulma süreci masaya yatırıldı .

    Panele konuşmacı olarak Vakit gazetesi yazarlarından Abdurrahman Dilipak’ın yanı sıra Haksöz dergisi yazarlarından Hamza Türkmen ve Ramazan Yazçiçek katıldı .Oturum başkanlığını Hamza Türkmenin yaptığı panelde ilk olarak Abdurrahman Dilipak söz aldı.

    Son yüzyılda gelişen teknolojiye ve sanayi devrimine bağlı olarak tabiata yönelik tahribatın tarihin hiçbir döneminde olmadığı kadar yoğun olduğunu dile getiren Abdurrahman Dilipak şöyle dedi: “ Kapitalist sistemlerin tabi kaynakları hoyratça kullanmasının yanı sıra doğal dengenin bozulmasının en önemli nedenlerinden biri de üreticinin ve tüketicinin yeterli derecede sorumluluklarını yerine getirmemeleridir. Eskiden toprağa küreği daldırdığımızda solucan kaynardı onlar toprağı havalandırır bitkiye lezzet verirdi ama domatesin rengi ,kokusu ,tadı olan solucanlar artık yok . Bitkinin rengi için ayrı bir kimyasal kokusu için ayrı bir kimyasal madde katılıyor. Ve zamanla tabii denge yok ediliyor.Deterjan renklileri daha canlı beyazları beyaz ötesi yapıyor fakat biz gömleğimizi daha beyaz yapalım derken yaşadığımız dünyayı kirleterek yaşanılmaz kılıyoruz farkında değiliz.Daha güzel kokalım derken kullandığımız parfümler atmosferde büyük tahribe yol açıyor.Bizim tüketim çılgınlığımıza tabiat yetişemiyor. Bugün ekolojik dengedeki bozulma sadece sağlık problemi olarak değil, bir fıkhi problem haline gelmiştir.Yediğimiz bir çok gıdada bulunan Lesitin maddesi ve diğer katkı maddeleri erkeklerin vücudunda bulunan estrojen hormonunu arttırmakta ve bu sayede insandaki psikolojik denge bozulmakta kadınlarda erkeksi tavırlar artarken erkeklerde de kadınsı tavırlar artmaktadır.” dedi.Dilipak aynı zamanda tabiatı kirletmeden ve ifsat etmeden bazı sorunların üstesinden gelebilmemiz için bize yardımcı olabilecek tamamen tabii olan pratik örneklerde sundu.(Gerçekten Güzel Örneklerdi)

    Aynı zamanda oturum başkanlığı yapan Haksöz dergisi yazarlarından Hamza Türkmen ise “1960’lı yıllardan sonra sera gazı ,yakıt ve atıkların atmosfer üzerindeki etkisiyle birlikte küresel ısınmanın temelleri atıldı.En büyük sigorta şirketlerinden RÜCK son 50 yılda sel ve heyelanın neden olduğu zararın 10 katına çıktığını bildiriyor.Kara hayvanlarının %50 sinin yaşadığı amazon ormanları kapitalizmin tüketim çılgınlığına kurban ediliyor. Kutuplarda buzulların yüzde 25’i erime sürecinde bunun sonucunca sular 4 metre yükselirken bazı ülkeler sular altında kalacak. kapitalizm devam ettikçe ve denge kurulmadığı müddetçe ifsat devam edecek” şeklinde konuştu.Küresel ısınmanın öznesinin kozmik yapı değil değil bizzat insan olduğunun üzerinde duran Türkmen, lüksü teşvik eden reklam,marka ve moda ile eşyaya sosyal anlamlar yükleyen, vahyi ölçüden ve fıtrattan yabancılaşmış olan bu zihniyetin sorgulanması gerektiği üzerinde durdu.Konuşmasında küreselleşme konusuna da değinen Türkmen “Küreselleşen bir dünyada yaşadığımız söyleniyor peki, küreselleşen nedir?Küreselleşen sadece kapitalist hayat biçimi ve tüketim kültürüdür.Kapitalist tüketim kültürü ihtiyacı karşılamayı değil, bizzat tüketimin kendisini hedef amaçlıyor.Tüketim kültürü hep birinci sınıf dünyaları öneren bir hayat tarzını dayatıyor.Tüketim elbette bir ihtiyaçtır ve bu ihtiyaç mutlaka belirlenmeli ve sınırlanmalıdır.Bu sınırı da vahiy belirlemiştir.İhtiyaç ölçüsüne göre tüketmeyi israf etmemeyi bizlere öğütlemiştir.Islah sorumluluğunun bilinci içerisinde bu konu ele alınmalıdır.” dedi.

    Ekolojik dengedeki bozulmayı, “Geçmiş Kavimlerin Helak Sebepleri”ni günümüz gerçekliğinden bakarak okumaya çalışacağını söyleyerek sözlerine başlayan Ramazan Yazçiçek Günümüz gerçekliğinden kastının daha çok “Modern Dönemde oluşan İfsad ve Tüketim Toplumu” yani yaşayan cahiliye olduğunu ifade etti.
    …..

    http://www.ilkav.org/modules.php?name=News&file=article&sid=242

    Yorum yazan: Selahattin — Nisan 19, 2008 @ 2:56 pm

  2. İsrail’in kısır domateslerinden bir tanesi değil demek ki. Belki de şaşacak bir durum yok ortada. Ama kısır domatesler artık bizim domates algımızı oluşturunca ve böyle gerçek bir domatesle karşılaşınca şaşırıyoruzdur; belki de durum sadece bundan ibaret.

    Veya kısırlaştırma operasyonunda bu domatesin tohumu gen mühendislerinin gözünden kaçmış olabilir(!)

    Şaka bir yana mizanı bozma konusunda hiç bir yaratık elimize su dökemiyor. Sonumuzu hayr eyleye…

    Yorum yazan: mustafa fatih yüce — Nisan 20, 2008 @ 8:54 am

Bu yazıya yapılan yorumlar için RSS beslemeleri. URI'nin geri izlemesini yap.

Yorum yapın

WordPress.com'dan blog alın.