Çocuğunuz olmamasının en büyük avantajlarından biri de 23 Nisan gelip çattığında onun kompozisyon ödevi için yardim talebi ile karsılaşmamanız. Benim çocukluğumda o is için benden birkaç sınıf ilerde olan ablalarım vardı ama ablası olmayan ne yapsın?
Ben de bu “karanlığa küfredene kadar bir kandil yak” diyen Konfuçius ruhu ve dahi iç ve dış düşmanlarımızın gene güzel vatanımıza göz diktiği şu badireli günlerde milyonlarca Atatürk çocuğuna bu 23 Nisan’da günün anlam ve önemine dair bir kompozisyon sunayım da çocuklar Googlellamaktan bitap düşmesinler ve “milli egemenlik ne” diye anne babalarının boyun etini yemesinler diye aşağıdaki dokümanı ürettim. Hoşunuza gitmedi ise GK’in ediplerinin kaleminden cıkmış 27 Nisan Mektubu veya uzun olmasında mahsur yoksa Yargıtay Başsavcısı Abdurrahman Yalcinkaya’nin 162 sayfalık demokrasi dersini koyun. Parayla değil ya.
İşte o kompozisyon:
Bu Gün 23 Nisan, neşe doluyor insan!! Çünkü 23 Nisan, 1920’de Türkiye büyük Millet Meclis kuruldu ve Mustafa Kemal Atatürk bu günü “egemenlik ve çocuk Bayramı” olarak tüm Türk çocuklarına hediye etti. Son yıllarda ise Atatürk’ün çocukları böylesi örnek bir demokrasiden tüm dünyanın faydalanması ve onların çocuklarının da TBMM duvarındaki “Egemenlik Kayıtsız Şartsız Milletindir” ifadesinin manasını anlaması için Atatürk’ün hediyesini tüm dünya çocuklarına armağan ettiler. Artik 23 Nisanlarda Japonya’dan Norveç’ten, Yeni Zelanda’dan, Amerika’dan çocuklar ülkemize geliyor ve hem daha önce hiç gelmedikleri bir ülkede geleceğin kralları gibi ağırlanarak Türk milletinin kesesinden bedava tatil imkânı buluyorlar, hem de demokrasi, millet iradesi, Cumhuriyet, laiklik gibi kavramlarla tanışıyor büyüdüklerinde ülkelerinin rejimlerine ne yapmaları gerektiğini öğreniyorlar.
Milli Egemenliğin anlam ve önemini o günün en büyük vatan sairlerinden Behçet Kemal Çağlar’dan güzel kim ifade edebilir? Ondan dinleyelim:
YENİ MİLLETVEKİLLERİNE
Haklısınız, bir büyük millete vekilsiniz;
Göğsünüz, kıvanç dolu, gerildikçe gerilir.
Bilin ki Atatürk’ün kurduğu Ankara’ya
Atatürk’ün yolundan yürünerek girilir.
Anıtkabire gidip de yürekten baş eğmeyen
Günü gelir çarpılır, düşer, yere serilir.
Bir avuç yobaz için, bir sürü cahil için
Devrimi çiğneyecek ayak varsa, kırılır.
Bir de bakarsınız ki her meydanda bir kere
Her genç Türkte bir kere bir Atatürk dirilir.
Bir an unutmayın ki Atatürk ülkesinde
Ahiretten önce de Yüce Divan kurulur…
~ Behçet Kemal ÇAĞLAR ~
Güzel vatanimizin aksine bu çocukların geldikleri ülkelerin kiminde krallık var, kiminde oligarşik rejimler. Çoğunda demokrasi var fakat bizimki kadar gelişmiş değil. Onlar ülkemize gelerek ideal bir demokrasinin neye benzediğini öğreniyor ve bizimkileri de böyle benzetsek diyerek ayrılıyorlar böylece “Türk Devrimleri” tüm dünyaya ihraç ediliyor.
İçinden geçmekte olduğumuz günler olağanüstü, gurur duyacağımız gelişmeler ile dolu. Örneğin Yargıtay Başsavcısı Abdurrahman Yalcinkaya 162 sayfalık bir iddianame ve 17 klasörlük ekli bir kompozisyon hazırladı “Milletin Egemenliğinin” anlam ve önemi üzerine.
Saygıdeğer Bassavci’nin bu eserinde ve kaynakça olan gazetelerde de çok güzel ifade edildiği gibi “hâkimiyet kayıtsız şartsız milletindir” ama egemenlik ordu ve yargı ve vatan için organize islerle iştigal eden örgütler eli ile kullanılır. . Çünkü büyük sosyal Demokrat Deniz Baykal’ın da ifade buyurduğu gibi “yargı da elimizden giderse geriye ne kalır”?
Atatürk “o günün şartlarında ” egemenlik kayıtsız şartsız milletindir dedi ama atasözünde de ifade edildiği gibi “kızı kendi haline bırakırsan ya davulcuya ya zurnacıya varır”. Bunu bilen kurucu irade diğer bir bilge sözü olan “kızını dövmeyen dizini döver” düsturu gereği 80 kusur senedir kızını dövüyor ama kız akıllanmıyor bir türlü. “İlle de zurnacıya varicam” diye diretiyor bu kadar dayaktan ve bircok zurnacı asıldıktan sonra dahi! İlk “Meclis-i Mebusan’a” seçilenlerin birçoğu “hacı hoca” idi ama dün dündü bu gün bu gün. O gün Atatürk, İnönü ve arkadaşları vardı; bu gün yok. Atatürk ilerde bu “egemenliğin sahibi” milletin ezici çoğunluk ile Menderes’i, Özal’ı, Erdoğan’ı işbaşına getireceğini bilemezdi. Zaten kendisi zamanında takrir-i sükûn (örfi idare anlayin siz- yani SIKI yonetim), İstiklal Mahkemeleri ihdas edilmiş ve Terakkiperver Cumhuriyet Fırkası ve Serbest Cumhuriyet Fırkası gibi daha laiklik icad edilmeden önce laik olmadığı anlaşılan partiler kapatılmış ve böylece muhalefetsiz mutluluk çağı 1940’larin ortalarına kadar devam etmiştir.
1940’larda İnönü ve etrafındaki vatansever liderlerimizin çok sevdikleri Hitler II. Dünya Savaşı’ndan yenik çıkınca, egemenliğin kayıtsız şartsız milletin olduğu faşizm/nazizm rejimleri kaybetmişlerdi. O zaman kurnazlığı için “kafasında kırk tane tilki dolaşır ama hiçbirinin kuyruğu diğerine dokunmaz” vecizi ile tavsif edilen Milli Şef İsmet İnönü artik Hitler’i desteklemediğini, aslında kendisinin her zaman demokratik Batı’nin yanında olduğunu dünyaya ilan etmiştir. Bunun sadece faşizme son verildiği Hitler ve Mussolini öldüğü için değil aynı zamanda yeni tehlike Rusya’nın Kars, Ardahan ve Boğazların kontrolünü isteyerek biricik vatanimizi tehdit etmesi üzerine eli mecbur kalmıştır. Kaya ile duvar arasına sıkışan Milli Şef mırın gırın yaparak, tepinerek te olsa CHP’nin asr-i sadet döneminden çok partili rejime geçilmesine müsade etmiştir. Tamam, bizde de artık sizinki gibi seçim olacak bakalım nasıl yapılıyor seçim denen şey diye sordurmuş. Onlar da verdikleri cevapta “gizli oy açık tasnif” demişler. Fakat o zaman şimdiki gibi e-mail olmadığı için, ilkel Mors Alfabesi ile gelen telgrafların azizliği sonucu bu İnönü’ye “açık oy, gizli tasnif” olarak ulaşmıştır. İnönü de bir saniye tereddüt etmeden “tamam neyse uygulansın; söz konusu vatansa gerisi teferruattır” demiştir. Ve böylece ülkemize demokrasi gelmiş ve 1946 seçimlerinden CHP bileğinin gücü ile galip çıkmış ve mutluluk cağı bir 4 yıl daha uzatılmıştır.
(Uzunluk yeterli ise burada kesebilirsiniz. Değilse şunları da ilave edin):
O yıllar II. Dünya Savaşı sonrası yıllardı; dünya yeniden kuruluyordu. Ve Türkiye de bu yeni dünyada Demokratik Batı yanında yer almak zorunda kalmıştı. Zira Hitler Mussolini kaybetmişti ve güzel vatanımız üzerinde kötü emelleri olan Rusya’nın yörüngesine girmek istemiyorduk. CHP henüz solcu da değildi sosyal demokrat ta, Nasyonal Sosyalizm ile flörtü de kısa kesilmişti savaş sonucu. BM ve ardından hegemonik Stalin Rusya’sına karşı NATO (Kuzey Atlantik İttifakı) kurulmuş idi. Ve Türkiye de bu ittifakta yer almak istiyor idi ama henüz demokrasimiz diğer NATO üyelerininkine pek benzemiyordu. Bunun üzerine İnönü “tamam yaa, Allah belanızı versin! Sizinki gibi seçim yapalım; kesin sesinizi” diyerek NATO’ya soktu Türkiye’yi.
Durun hele dalmışım. Bu son paragraf 23 Nisan’la fazla ilgili degil. İlk veya Ortaöğretim öğrencisi olmanız fark etmez. Bu kadarı yeter. Ama illa uzun olsun diyorsanız bu blogdaki diğer yazılardan araklama yapabilirsiniz. Helali hoş olsun. Ülkenizin güzide üniversitelerinin pek te laik ve çağdaş profları yapıyor siz niye yapmayacakmışsınız?
Bitiş cümlesini de şöyle yapın:
Bizler Atatürk’ün bu güzel günü armağan ettiği çocuklar olarak büyüklerimizden öğrendiğimiz demokrasi ve milli egemenlik bilinci içerisinde, bu vatan için kurşun atmaya da yemeye de hazır olaraktan “söz konusu vatansa gerisi teferruattır” bilinci içerisinde gerektiğinde Cumhuriyeti kurtarmak için darbe yapmak, gerektiğinde gayrinizamî milis kuvvetleri vasıtası ile dünyaya örnek laik Cumhuriyetimizi ilelebet payidar kılmaya and içeriz! (uzun olduysa ikiye üçe bolun canim; Allah rızası için ödev yazıyoruz; parayla değil ya) .
Kullanım manüeli: Öğretmeniniz derslerde sıkça laiklikten bahsediyorsa içinde Allah geçen cümleleri çıkarın).

[...] Çocuklar için 23 Nisan Kompozisyonu « Bir Münzevî’nin Notlarından… Çocuklar için 23 Nisan Kompozisyonu « Bir Münzevî’nin Notlarından… [...]
Pingback yapan Çocuklar için 23 Nisan Kompozisyonu « Bir Münzevî’nin Notlarından… « Korhanyilmaz159’s Weblog — Nisan 26, 2008 @ 9:24 pm
Bir avuç yobaz için, bir sürü cahil için
Devrimi çiğneyecek ayak varsa, kırılır.
………
Bir an unutmayın ki Atatürk ülkesinde
Ahiretten önce de Yüce Divan kurulur.
“Milli” şairimiz ne güzelde söylemiş.Demekki o günün CHPsi ile bu günün CHPsi birbirinin aynisi.Degişen bir şey yok.
Mantik ayni mantik :-Biz bu ülkenin efendileriyiz sizin (halk), bize itaat etmeniz gerekir.Yoksa ipi boylarsiniz.
Yorum yapan bajazet — Nisan 29, 2008 @ 3:52 am
çok hoş bir konpo sizyon
Yorum yapan toprak — Nisan 29, 2008 @ 3:50 pm
Rezalet ötesi bir kompozisyon aslında kelime oyunlarını tebrik etmek lazım Cumhuriyeti kullanarak devrimi cezbettirmeye çalışmak ne nafile bir uğraş kabahat sizde değil sizin gibilere prim yaptıranlarda amaç beyin yıkamak mı _? Hedef genç beyinlerse gençlerimiz bilinçli sadece ödev yapmak için bi nebze olsun fikir edinmek amacıyla tesadüfen yazıyı (saçmalıklarınızı) görenler az çok yazıdaki bölücülük temasını kavrayabilir. Boşa uğraşmayın yağ mı yoğurttan çıkar yoğurt mu yağdan herkes biliyor…Siz ne zaman öğreneceksiniz!!!
Yorum yapan whitedream — Ekim 19, 2008 @ 8:33 am
Bilmiyorum nerden ama içimde yazı hoşunuza gitmemiş gibi bir his var.
Eğer sezgim de yanılmamış isem sizin de işaret ettiğiniz gibi ben masumum. Kabahat bana prim yatıranlarda.
Ve biraz da size “bölücülük” kelimesinin manasını öğretemeyen ilkokul öğretmeninizde.
Yorum yapan Bekir L. Yildirim — Ekim 19, 2008 @ 10:46 am
gerçekten çok güzl yaaa süper işime çok yarıcak crayzi_eda_1996@hotmail.com ekleye bilirsiniz
Yorum yapan eda türkyılmaz — Mart 12, 2009 @ 7:24 pm
harıka çok işime yaradı
Yorum yapan SOFİA — Mart 18, 2009 @ 2:06 pm
ya bazı cumleler anlamsız ama güzel
Yorum yapan SOFİA — Mart 18, 2009 @ 2:07 pm
alllah razı olsn kım yaptıysa elıne sağlık kompozisyon lazımdı münzevi eline sağlık
Yorum yapan samet — Mart 18, 2009 @ 3:11 pm
hiç güzel değil
Yorum yapan rana — Mart 19, 2009 @ 6:58 pm
ÇOK İYİ GÜZEL
Yorum yapan elmas — Mart 20, 2009 @ 7:54 pm
ÇOK GÜZEL DEĞİL AMA İDARE EDER
Yorum yapan elmas — Mart 20, 2009 @ 7:55 pm
arkadaşım 23 nisan cocuk bakramı tüm dünya cocuklarına armagan edilmiştir ama sen parçada türk çocuklarına demişin benden sana kocaman “0″ sıfır verdim
Yorum yapan sanane — Mart 23, 2009 @ 9:05 pm
ne yalan söyliyim çok güzel…ama çok uzun kompozisyonu yazarkren biraz kendi aklimdan birazda burdan bakarak yazdim çok tşk..
Yorum yapan ufuk — Mart 25, 2009 @ 6:05 pm
çopk çok çok gzel işime yaradi
Yorum yapan ufuk — Mart 25, 2009 @ 6:05 pm
güzel olmuş herkese teşekkürler
Yorum yapan canan — Mart 30, 2009 @ 9:30 pm
HİÇÇÇÇÇ GÜZEL DEİL ÇOK UZUN BU KOMPOZİSYONMU YHAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAA
Yorum yapan esra demir — Mart 31, 2009 @ 4:12 pm
Yorum yapan esra demir — Mart 31, 2009 @ 4:13 pm
ALDIM TABİSİZ BURDA YAZDIIINIZ İÇN SORUN YOHK AAMA BİZ ELİMİZDE YASIOSSSSSSSSS::(:(:(:(:(:(:(
Yorum yapan esra demir — Mart 31, 2009 @ 4:15 pm
küçükler için anlaması zor bir yazı fakat büyükler için anlamlı ve güzel bir yazı kim yazdıysa ellerine sağlık
Yorum yapan ayşegül — Nisan 1, 2009 @ 7:48 pm
Teşekkürler Ayşegül Hanım.
Zaten “çocuklar için” kısmı işin latifesi idi, ama öyle görülüyor ki bir çok cocuk ciddi ciddi kopyalamış. öğretmelerinin durumu çakacağından da şüpheliyim doğrusu “darbne yapma hakkını” savunan hukuk proflarının ülkesinde neyin sarkazm neyin ciddi olduğunu nerden bilsinler?
Yorum yapan Bekir L. Yildirim — Nisan 1, 2009 @ 8:02 pm
güzel kompozisyon
Yorum yapan büşra — Nisan 1, 2009 @ 8:40 pm
bu kompozisyon tam bir rezalet yardım mı ediyorsun beyin mi yıkıyorsun? bir öğretmen olarak bana böyle bir yazı getirilse öğrencinin yazmadığını anlarım daha doğrusu onun beynini yıkamaya çalışanların asıl cahiller olduğunu söylerim darbeye ne kadar meraklısınız! ayrıca artık böyle bilgi yüklü kompozisyonlar geride kaldı denme türünde daha duyguların ağırlıkta olduğu kompozisyonlar yazıyor gençlerimiz. yenilikçi ruhunuza noldu?
Yorum yapan türkçe öğretmeni — Nisan 2, 2009 @ 7:53 pm
Size de bişi beğendirmek çok zor be Türkçe yazıyı okuyamayan Türkçe örtmenim!
Yorum yapan Bekir L. Yildirim — Nisan 2, 2009 @ 8:12 pm
okuyamadım ama bir göz attım sen hayat öykünü mü anlatıyorsun
Yorum yapan nermin — Nisan 3, 2009 @ 2:10 pm
ya sonu bni çok etkiledi elinize salık sonunu ödevimde kullanıcam saolun var oluın..! ”^^”
Yorum yapan hüzi — Nisan 5, 2009 @ 1:09 pm
kullanım manueline bir ek: hoca derste sürekli akp’ yi övüyorsa içerisinde laiklik geçen cümleleri çıkarın ya da değiştirin. sonra azarı yersiniz söliim
Yorum yapan naz — Nisan 5, 2009 @ 3:29 pm
Bravo Naz Hanım! Akepeli olduğumu iyi kamufle ettim diyordum ama kötü enselediniz
Nasıl anladınız? “demokrasi” kelimesi mi ele verdi beni? Sonuna “Türkiye laiktir laik kaklacak” koysaydım yırtarmıydım? Neyse yazıda bahsettiğm yakın tarih vakılaraına itirazınız olmadığına sevindim.
Yorum yapan Bekir L. Yildirim — Nisan 5, 2009 @ 8:07 pm
ben edabiyat öğretmeni olarak bu kompozisyon küçük çocuklarımızın beyinlerini yıkamak için yazılmış…. BENCE BUNU KİMSE YAZMASIN KENDİNE SAKLA TAMAM MI?BUNU KİM YAZDIYSA
AMACI:BEYİN YIKAMAK
Yorum yapan Edabiyat Öğretmeni — Nisan 6, 2009 @ 7:00 pm
çok güzel çok hoşuma gitti acayip güzel çok işime yaradııııııııı
Yorum yapan zişan — Nisan 6, 2009 @ 7:08 pm
Ah ah ah! Türkçe bilmeyen Türkçe öğretmeninden sonra ne cümle kurabilen ne de edeb-iyatın manasını bilen edebiyat öğretmeni! Ne hale getirdiler insanımı!
Yorum yapan Bekir L. Yildirim — Nisan 6, 2009 @ 7:15 pm
COK YAZIK!İnanın cok yazık bu kompozizyonu yazan,ben bir turk vatandası olarak artık utanıyorum.Maksat cocuklarımızın odevlerini bitirmek degil onlara biraz bilgi vermek dunden bugune yasanan acı,tatlı olayları yasatmak ee birazda gecmisteki anılardan ders vermek.Sizin yazdıgınız bu kompozisyon sadece olesine yazılmıs icten gelmeyen bişe.Ben ki il kompozisyon birincisi olarak yasınız buyukse sizi kınıyorum.Benki bir cocuk olarak ulkemize yaptıgınız bu hakarete uzuluyorum.Kompozisyonun anlamını bilmiyorsunuz daha. cok yazık cok.bu kompozisyonun kompozisyon olmadıgı giris gelişme ve sonuctan belli..bu kompozisyonu yazanın zaten hayatında bir girisi,gelismesi ve sonucu olmamıs eyy gidi genclik nereye gidiyor…
Yorum yapan deliyh — Nisan 6, 2009 @ 9:38 pm
deliyh misin ? birader
google’dan kompozisyon diye aratan bir saf desem diyorum , ama sanmıyorum….birisi farklı isimlerle kirlilik yapmaya çalışıyor gibi…ben de mahhalle kompozisyon birincisiyim ama hiç google’dan araklamak aklıma gelmemişti , il birincisi olunca tabi daha akıllı! oluyor….ama yok bana yakışmaz , ben muhtardan ödülümü anlımın akıyla kalemimin hakkıyla alacam…ama önce muhtarım mazbatasını alsın bakarız artık…….yani işte bu derece saçmalamışsın… bulaşıcı hamakat……ben bu deliyh’den kaçarım…….
Yorum yapan vadininbozkurdu — Nisan 7, 2009 @ 12:05 pm
yhaaaa ben kompozisyon yarışmasına gircem eeee doğru düzgün kompozisyonda yokki!!!:):):)
Yorum yapan izel — Nisan 7, 2009 @ 3:21 pm
süperrrrrrrrrrrrr olmuş teşekkürler işime yaradı
Yorum yapan hazal — Nisan 8, 2009 @ 11:55 am
kompozisyon yarismasina katilacagim 23 nisan hakkinda ama hic bir sey yokki
komposizyon dedigim seyde hersey olacak
Yorum yapan bahar — Nisan 8, 2009 @ 1:35 pm
komozisyon yarisina katilacagim ama hic bir sey yok
Yorum yapan bahar — Nisan 8, 2009 @ 1:36 pm
cok guzel kompozisyonlar var bumlari yazana tesekkur ederim
Yorum yapan bahar — Nisan 8, 2009 @ 1:37 pm
cok guzel kompozisyonlar var bumlari yazana tesekkur ederiz ona
Yorum yapan bahar — Nisan 8, 2009 @ 1:38 pm
ben kompozisyon lari cok seviyorum ondan dolayi bunlari yazana tesekkur ederim
Yorum yapan imran — Nisan 8, 2009 @ 1:41 pm
biraz uzuz olmuş ama yinede çok güzel.
Yorum yapan melek — Nisan 8, 2009 @ 5:12 pm
bnce hoş olmamış neden diye sorarsak kendimize burda komposizyonda 23 nisanı güzel anlatamama hissi var bnm içime yarayan kısmı giriş cümlesini aldım.Ama allah için giriş cümlesi güzel olmuşşşşş
:D:D:D:D:P:p
Yorum yapan duygu — Nisan 9, 2009 @ 4:01 pm
kesinlikle bir politikacı dili ile yazılmış ben 23 nisan ile ilgili bi yarışmaya katılıcam biraz fikir edinmek istedim berbat bir kompozisyon bende ilçe kompozisyonunda2. yim ama ben buna bin kat güzel yazarım
Yorum yapan nil — Nisan 9, 2009 @ 5:56 pm
çooooooooooooooook güzel .Atamız vermiş bize bu bayramı
Çockuyla analım 23 Nisan’ı
Sevinin çocuklar sevinin
İşte geldi 23 Nisan
Yorum yapan serdar — Nisan 9, 2009 @ 8:04 pm
yha artk böle kompozisyonlar tutulmuoo qayette qereksiz bnce..komposizyonların duygu dolu olması qereqq..ben bu tür pek coq kompozisyon yazdım we de pek coq derecem warr..bu kompozisyona qüzel dienler sacmalamasınlar ltfn…!
Yorum yapan irééém — Nisan 9, 2009 @ 8:24 pm
yha bu kompozisyon iyimi kötümü olmuş bilmiorum ama grcekten bnm çok işime yaradı çok tşkkür ederim
Yorum yapan sude — Nisan 9, 2009 @ 10:11 pm
yaa artık böyle şeyler kalmadı güzel olmuş ama tutulmuyor daha kısa ve öz olsa daha iyi olur ben sevmedim
Yorum yapan şinasi — Nisan 12, 2009 @ 8:48 am
23 nisan için bana yardımcı olduğunuz için size cok tesekkür ederim ve sizin sayenizde birinci oldum birinciliğimi sizinle birlikte kutlamak istiyorum eğer bunu kabul ederseniz çok ama çok mutlu olurum size bu borcumu nasıl ödeyeceğimi bilmiyorum sizin sayenizde ilk defa birinci oldum
Yorum yapan bahar — Nisan 13, 2009 @ 8:41 am
bence çok güzel olmuşbi taen olumsuz yorum yapmışlar kendisi yapsın baklım çok teşkürler işme çok yardı
Yorum yapan yasemin — Nisan 13, 2009 @ 6:59 pm
bence çok güzel arkadaşların öyle dediğine bakmayın onlar kendileri yazsınlarda görlim baklım nasıl güzel yazıyolarmış sanmıyorum arkadaşlar sizin şimdi bu kada rgüzel yazacağınızı ben yazarım ama şuan buradan bilgi almak amacıyla ggirdimmmmmm…Çok sağolun bu ödevler neddeniyleeee
Yorum yapan feyza — Nisan 14, 2009 @ 3:13 pm
Yücelmeye Layıksın Atatürk
——————————————————————————–
23 Nisan, Türk ulusunun dönüm noktası, ulusal iradenin ve bağımsızlığın simgesidir. Ve Atatürk’ün bizim için dünya çocukları için armağan ettiği bayramdır.
23 Nisan, bu önemli günde saltanatın kaldırılması için ilk adım atılmış; padişah devri kalkmış; yerine ulusun temsil ettiği Türkiye Büyük Millet Meclisi yönetime geçmiştir. Mustafa Kemal , meclisin kurulduğu bu önemli günü geleceğin güvencesi olan Türk çocuklarına armağan etmiştir. Çok şey borçluyuz ona… O eli öpülesi yüce Ata’ya. Önce yurdu kurtardı; en önemlisi insanları cehaletten kurtardı. Sonra, biz çocukları düşündü. Bizlerin bir gün büyüyüp, bu ülke için çalışacağımızı o üstün zekasıyla düşünüp, bize bu bayramı armağan etti. Evet, çok zor günler geçirdik… Ulusumuz için yeri geldi öldük. Bazen karanlığa attık kendimizi; sonunu bilmediğimiz karanlık bir yola. Biz, o karanlık yolda ışığın görünmesini artık hayal bile edemezken; Atatürk kalbimizdeki o karanlık yola bir değil, binlerce çiçek açtırdı. Ve sonunda Atatürk’ün inandığı gibi, aydınlık refah çağdaş günlere kavuştuk. Atatürk, sadece Türkiye’de değil, dünyada da üstün zekasını güvenilirliğini göstermiştir. Üstün olduğu kadar, alçak gönüllüdür de. Ancak Atatürk sadece övülmeye değil yüceltilmeye de layıktır.
Ama… her insan gibi Atatürk de öldü. İşte burada bize çok büyük görevler düşüyor. Onun ölümünün arkasından ağıt yakmak yerine, onun getirdiği yenilikleri korumak; onun izinden yürümek gerekmez mi? Unutmayalım ki, dünya ülkeleri arasında ilk ve tek bayramı olan çocuklar olarak, ne kadar sevinsek azdır. Ancak biz, bu bayramı Atatürk sayesinde kutluyoruz. Sırf biz değil, dünyadaki bütün çocuklar, tek yürek olup, dünyada barışın sağlanması için bu önemli günde bir araya geliyorlar. Bunun değerini bilmeliyiz. Geleceği biz çocuklara emanet eden Atatürk için, ulus için, bağımsızlığımızın ve dünyada tek olan çocuk bayramımızın değerini bilmeliyiz.
bnde bu komposizyonu yazdım
Yorum yapan esin — Nisan 14, 2009 @ 5:20 pm
banada yorum yazın___
Yorum yapan esin — Nisan 14, 2009 @ 5:21 pm
yhA hiÇ bişi anlaşılmıyo Valla BEN ANlamadım bu nAsıl bir komPozisyOn
Yorum yapan *öznur — Nisan 14, 2009 @ 7:14 pm
esinCim spr OLmuş bncE
Yorum yapan *öznur — Nisan 14, 2009 @ 7:14 pm
bence de çook süper olmuş esincim..üstteki kompozisyonda çok işime yaradı valla çok teşekkürler…
Yorum yapan hümeyra — Nisan 14, 2009 @ 9:31 pm
ben bir çocuğum ama fazla anlamadım yani güzel olmamış,bir şey farkaettim kompozisyonda iki tane paragraf var 3 tane olması gerekiyoo giriş gelişme sonuç…(kompozisyonu beğenmedim ama boşuna değil bende kompozisyon yazıyorum insan adlı bir kompozisyon yazdım çokkk güzel oldu yani hiç olmassa bundan güzel….!!! ZUUUHAHAHAHAHHAHAHAHaa
……….
Yorum yapan ayşenur — Nisan 16, 2009 @ 7:36 pm
bnce bu komposizyonun iyi olup iyi olmayan yönleride var.bazı kişiler edebiyat öğretmeni oldunu söleyerek yazan kişiyi kınamşlar o kişide onlara karşılık vermi ş bnce bu saçma yani sonuçta bu insanların yorumu bizlerin yorumu olmasa zaten paylaşımın bi anlamı kalmaz bu arada onlar hocamı pek bilmiyorum ama bazı cümleler için bu komposizyon olmamş.ama yinede kimsenin düşüncelerini kınama gibi bi hak yoktur sana ters gelir o kadar çünkü bu üklede düşünce özgürlüğü die bişi var . ayrıca bu paylaşımı kendileri yazmışlar gibi hocalarına okuyan ark.sadece öğretmenlerini ve en başta kendilerini kandırıyolar bnce sadece okuyarak fikir edinmek daha ii olur.:d bu arada esin die birisi bu komposizyonu yazdım deyip yarum istemiş acaba o kişi emin mi o komposizyonu kendisinin yazdığına bn onu MERVE VARLI die bi kıza ait olduğunu biliyorum.ben sonuna kadar düşüncelerimin arkasında duran ve komposizyonu iyi yazdığıma inanıyor ve güveniyorum ki zaten öle herkesinde öle olmasını isterim birisi il birincisi oldunu söleyerek bu yazıyı beğenmediğini sölemiş biriside birinciysen burda ne arıyon demiş bnde yazdığım komposizyonlarla ödüller alan biriyim ve burdayım çünkü komposizyon yazabilmenin en önemli yolu yazılanları okumak ,fikir edinmek ve farklı bakış açılarını yakalamaktır. yani bnce il brincisi olanın buralarda gezinmesi garip değilde dier o kişinin bunu fark edemeyip buralarda gezinmesi garip ki eğer gerçekten o ark ödül almışsa onu tebrik ederim.
Yorum yapan songül — Nisan 16, 2009 @ 8:55 pm
Afferin Songül. Kendi adına düşünebildiğin, tutarlı bir mantğın, ahlaki ilkelerin olduğu ve bunu kendi lisanın ile ifade edebildiğin için! Burada yorum yapan Türkçe öğretmeni de edebiyat öğretmeninin de senden öğrenecek çok şeyi var. Çocuklara kızmıyorum ben. Çünki öğretmenlerini, ve öğretmenlerinin öğretmenlerini tanıyorum.
Yorum yapan Bekir L. Yildirim — Nisan 16, 2009 @ 9:38 pm
ödew yapcam yaaaaa yok bisey ayrıca bu yası artık beyin yıkmak için mi bilemem yyaannii xS
Yorum yapan BİR DOST — Nisan 17, 2009 @ 9:46 am
Yaa Bekir Abi,burda neler oluyor böyle Allah aşkına..saçımı başımı yoluyorum vallahi okudukça..Gelecekten ümitli olmak için bir neden görebiliyor musunuz siz…
Yorum yapan hale — Nisan 17, 2009 @ 11:53 am
Bir de yayınlamadıklarımı görseniz Hale Hanım:(
Ancak bu kadar yozlaştırılmış, beyinsizleştrilmiş bir toplumu idame ettirmenin imkansız olduğunu düşündüğüm için ümitliyim. Biz oldum olası böyle değildik, böyle yapıldık “başöğretmenler” tarafından. Tersini de yapabiliriz. Ümit fakirin ekmeği.
Yorum yapan Bekir L. Yildirim — Nisan 17, 2009 @ 12:01 pm
Ya tabii zor bu başöğretmenlerin işi de değil mi..Kolay mı ortalama bir insan evladından , Manisalı ”hoca”nın arkasından kanlı gözyaşları dökebilecek ruh ve zihin enginliğini haiz bir gençlik çıkarabilmek..Üstelik artık eskisi gibi açıktan açığa parmak da sallayamıyorlar millete ama…bazı nankörler memnun olmak bilmiyor bu memlekette ,ne kadar ”açılım”yapılırsa yapılsın .Hep şikayet, hep şikayet..(üstünüze alınmayın lütfen.)
Şaka bir yana ,siz yine tabiat kanunlarına bağladınız ümidinizi anladım.Haklı çıkmanızı diliyorum..ne diyim
Yorum yapan hale — Nisan 17, 2009 @ 1:26 pm
Evet tabiat kanununun tezahürüdür sizin de bahsettiğniz çarşaf, “biz İsmam düşmanı değiliz”, “Kürt Zaza vatandaşlarımız”(!), vb “açılımlar” Hale Hanım. Yazıda da bahsettiğm gibi 1946 de ki “açılımlar” da aynı tür bir “aydınlanma” sonucu olmuş idi. “Yapana değil yatırana bak” . “sular yukarı akmaz”. “eşyanın tabiatı” deyin ya da en güzeli “plan kurucuların en Buyüğü’nün farklı planları” ümidin kaynağı. Aynı kapıya çıkar.
Yorum yapan Bekir L. Yildirim — Nisan 17, 2009 @ 2:16 pm
Haklısınız..tamamı ile..
Yorum yapan hale — Nisan 17, 2009 @ 2:27 pm
hiç güzel değilbu biz bunu elimizde nasılyazacağız biraz kısa yazarsanız daha iyi olur
iğrenç olmuş
Yorum yapan kezbannur — Nisan 17, 2009 @ 3:03 pm
bu ne biçim kompozisyon kendi aklımdan yazarım daha iyi be iğrenççççççç
Yorum yapan isimsiz — Nisan 20, 2009 @ 7:32 pm
Rezalet ötesi bir kompozisyon aslında kelime oyunlarını tebrik etmek lazım Cumhuriyeti kullanarak devrimi cezbettirmeye çalışmak ne nafile bir uğraş kabahat sizde değil sizin gibilere prim yaptıranlarda amaç beyin yıkamak mı _? Hedef genç beyinlerse gençlerimiz bilinçli sadece ödev yapmak için bi nebze olsun fikir edinmek amacıyla tesadüfen yazıyı (saçmalıklarınızı) görenler az çok yazıdaki bölücülük temasını kavrayabilir. Boşa uğraşmayın yağ mı yoğurttan çıkar yoğurt mu yağdan herkes biliyor…Siz ne zaman öğreneceksiniz!!!
Yorum yazan: whitedream — Ekim 19, 2008 @ 8:33 am
Bilmiyorum nerden ama içimde yazı hoşunuza gitmemiş gibi bir his var.
Eğer sezgim de yanılmamış isem sizin de işaret ettiğiniz gibi ben masumum. Kabahat bana prim yatıranlarda.
Ve biraz da size “bölücülük” kelimesinin manasını öğretemeyen ilkokul öğretmeninizde.
Yorum yazan: Bekir L. Yildirim — Ekim 19, 2008 @ 10:46 am
gerçekten çok güzl yaaa süper işime çok yarıcak crayzi_eda_1996@hotmail.com ekleye bilirsiniz
Yorum yazan: eda türkyılmaz — Mart 12, 2009 @ 7:24 pm
harıka çok işime yaradı
Yorum yazan: SOFİA — Mart 18, 2009 @ 2:06 pm
ya bazı cumleler anlamsız ama güzel
Yorum yazan: SOFİA — Mart 18, 2009 @ 2:07 pm
alllah razı olsn kım yaptıysa elıne sağlık kompozisyon lazımdı münzevi eline sağlık
Yorum yazan: samet — Mart 18, 2009 @ 3:11 pm
hiç güzel değil
Yorum yazan: rana — Mart 19, 2009 @ 6:58 pm
ÇOK İYİ GÜZEL
Yorum yazan: elmas — Mart 20, 2009 @ 7:54 pm
ÇOK GÜZEL DEĞİL AMA İDARE EDER
Yorum yazan: elmas — Mart 20, 2009 @ 7:55 pm
arkadaşım 23 nisan cocuk bakramı tüm dünya cocuklarına armagan edilmiştir ama sen parçada türk çocuklarına demişin benden sana kocaman “0″ sıfır verdim
Yorum yazan: sanane — Mart 23, 2009 @ 9:05 pm
ne yalan söyliyim çok güzel…ama çok uzun kompozisyonu yazarkren biraz kendi aklimdan birazda burdan bakarak yazdim çok tşk..
Yorum yazan: ufuk — Mart 25, 2009 @ 6:05 pm
çopk çok çok gzel işime yaradi
Yorum yazan: ufuk — Mart 25, 2009 @ 6:05 pm
güzel olmuş herkese teşekkürler
Yorum yapan ahmet — Nisan 21, 2009 @ 9:47 am
bize baykalı savunmuşsunuz resmen tabiiki böle bişi yapmanız lazım ama bize chp liderini tanıtmanıza grek yoktu ama kompozisyon güzl ama ben deniz baykaojh adının geçtiği bölümleriokumadım bile
Yorum yapan hayat — Nisan 28, 2009 @ 6:54 pm
yha çok teşekkür ederim bazı yorum lar iyi olmamış arkadaşlar emeginizi kutlamamış fakat gerçekten emegine, ellerine saglık çok teşkkür bu gün çarşamba ben yarına ödevimddi bu çok teşşkür allah razı olsun başarılarının devamını dilerim
:)
Yorum yapan zeynep hanım — Nisan 29, 2009 @ 8:00 pm
Güzel bir kompozisyon olmuş elinize sağlık. En sonuna düştüğünüz notu kırmızı ile yazsanız iyi olur görmeyenler olabilir problem çıkmasın sonra. Ödev olarak hazırlayanlara
Yorum yapan Hadis — Mayıs 4, 2009 @ 12:19 pm
bana göre çok güzel bir kompozisyon ama aradığım bu değildi.böyle bi şey yazıldığı için teşekkür ederim
Yorum yapan sinan — Mayıs 14, 2009 @ 6:45 pm
çok teşekkürler gerçekten cok yardımcı oldu…
Yorum yapan kübo — Haziran 1, 2009 @ 8:12 pm