Sivasspor - Galatasaray maçı hakkında derin analizler ve geyikler
”Yılın maçını“ seyretme konusunda ikilem içindeyim. Zira Türkiye’ye döndüğümden beri topu topuna üç tane lig maçı seyrettim; üçünde de Sivas yenildi. Fener- Sivas maçını stadda temaşa eyledim; Sivas-Fener ve Sivas-Beşiktaş maçlarını TV’de. Hal böyle olunca “sen Sivas’ın maçlarını seyretme; uğursuz geliyorsun“ diyen yeğenime hak vermeye başladım her ne kadar hurafelere fazla itibar etmesem de. Öte yandan kanı kırmızı bir yiğido olaraktan böylesi bir maçtan uzak durursam kendime saygım azalır. Ayriyeten o heyecanı yaşamak, gerçek hayattan biraz kaçamak yapma fikri de cazip gelmiyor değil. Acaba seyrederken yanımda muska taşısam faydası olur mu ki?
Maçın ve şampiyonluğun bilimsel analizlerine gelecek olursak:
Matematiksel şans ilk dört takimin hepsi için vardır hala. Beşiktaş dâhil.
Gerçekçi olarak bakarsak, G. Saray’a Sivas’ta 1 puan yeter. Fakat G. Saray isi son maça bırakmak istemeyecek yenmek için oynayacaktır. Yenme şansını da gerek istatistiksel veriler, gerek takımların bu günkü durumlarına baktığımda Sivas’a göre daha yüksek görüyorum. Maalesef (!) yiğidolar rakiplerine “Cehennem’e Hoş Geldin“ demeyecek kadar centilmenler. Üzgünüm fellow yiğidos. Sivas’ta maalesef G. Saray taraftarı “hainler“ olduğu gibi epeyce büyük bir kafile de, İstanbul ve başka yerlerden gitmiş.
Beraberlik durumunda Fener’e bir şans doğar. Ama bu durumda dahi Fener ayni iyiliği G. Birliği Oftas’tan da beklemek zorunda.
Hasil-i kelam tahminim:
G. Saray bu maçı alır ve şampiyonluğu çantaya koyar.
Sivas’in yenmesi halinde bu sonuç Sivas kadar, hatta ondan fazla Fener’i sevindirecektir; zira kendisi için yaptığından çok Fener için şampiyonluk kapısı aralanmış olacaktır böylece. Bu durumda, Fener son iki maçta 6 puan çıkardığı taktirde şampiyondur.
G. Saray için sadece 4 puan yeterlidir. Diğerleri için 6 puan şarttır. Yani Sivas ve Fener kendi göbeklerini kendileri kesemezler; diğerlerinin yardımına ihtiyaclari var. G. Saray bunu yapabilcek tek takimdir.
Bu maçtan en az 1 puan alırsa gene favorim G.Saray’dır.
Ama her halükarda Sivas’ın şu ana kadar yaptıkları futbol literatürüne “destan” olarak geçmeye namzettir. Kurulusunu, Kayseri olayları dolayısı ile sahasının kapatılışını, küme düşmeme mücadelesi verisini, küme düşüşünü gördüğüm bu takimin bu gün birinci lig (yani süper lig- bir türlü alışamadım bu kelimeye) şampiyonluğundan konuşuyor olmamız gerçeği bunun için yeterlidir.
Organize İşler
Maalesef futbol camiası da medyamızdan temiz değil. Toplumun fazla dürüst te fazla rafine de olmayan, kabadayı veya şımarık zengin tipleri takım yöneticileri olur. Geçmişte ortaya çıkan, çıkmayan pek çok şikeler, teşvik primi, tehditler, hakem satın almalar vs yaşandı. Beşiktaş Başkanı’na göre maç veya şampiyonluk kaybedilmez onlardan “gasp edilir”. Diğerlerinin yönetimleri de çok farklı değil. Gecen hafta Sivasspor Başkanı’nın Fenerbahçe kulüp yönetimini ziyaretinde Fener’den Sivas’a teşvik primi de konuşulmuş olabilir, Fener’in şampiyon olmasında Sivas’ın katkısı olması halinde Fener’in Sivas’ı veya başkanını nasıl “göreceği” de konuşulmuş olabilir (kendisi Sedat Peker’in eniştesidir bu arada). Ama işin ironik tarafı Sivas’ın Başkanı’nın bu ziyaret konusunda kendini savunurken “Ben zaten Fenerbahçeliyim“ demesi. Bu bana Deniz Baykal’ın “ben zaten Ak Partiliyim” demesinden dahi garip geldi (laf aramızda bu ihtimali düşündüğüm bile olmuştur). Bati ülkelerinde bir sehrin halkından dahi başka bir şehrin takımının taraftarı olması pek sık rastlanan bir durum değildir. ABD’de ender görülur. Avrupa’da da yaygın olduğunu sanmıyorum. Bir Koln’lu birinin Münih’in takımını, Sevilla’lının Barcelona’yi, Milan’linin Roma’yı tutacağını sanmıyorum. Nasıl ki bizde bir zamanlar herkes CHP’li doğar sonra başka partili olunur ve her Mülkiyeli de Abdullatif Şener gibi biraz komünisttir, sonra vaziyete göre, kalıcı veya geçici transformasyonlar geçirir; sanki her Türk te ille bir üç büyük taraftarıdır; sonra sehir takimi gelir, ki o da garanti degildir. Eh rakibine intisap ettiğini söyleyen bir başkan olabiliyorsa seyircinin bu tavrını da yadırgamamak lazım herhalde. Simdi bizde çok yaygın olan bu vakıa hakkında derin sosyopsikoanalizler yapmaya da niyetim yok.
Her iki takımdan birine de başarılar diliyorum. Sivas’a yakışır bir maç olur inşallah.
****************************************
Konu ile biraz ilgili:
Spor ve inanç hürriyeti: Yahudi Balili, Müslüman Olajuwon ve laik Hakan Şükür

[...] Bu yeterli değil ise azz sonra: Sivasspor_Galatasaray maçını ve şampiyonluğu kimin alacağı hususunda istihbari bilgiler!! [...]
Pingback yazan: Kim demiş ben spordan alamam diye? « Bir Münzevî’nin Notlarından… — Mayıs 4, 2008 @ 1:38 pm