Rektörlükte türban Kriteri
Aydın Doğan’ın “demokrat kanadı” nın haber başlığı boyle.
Yok, “artik acık saçık resimlere defalarca tıklattırmak sureti ile çok izlenen gazete sahtekârlığından vaz geçtik” diyen ve ertesi gün fikir değiştiren Amiral Gemisi değil bu.
Hani şu bir zamanlar TV’lerde toplumdaki farklılıkları vurgulayan ve bu farklı grupların bir arada, eşit haklara sahip bileşenleri olmasının, saygıya layık yasamasının çok kültürlülük ve çoğulcu demokrasinin gereği olduğunu bize öğreten “ Orijinal Demokrasi” spotları yayınlanan gaste var ya? İşte o. O reklâmları hatırlamayanlar için aynı gazetenin Ergenekoncu İlhan Ağabey’in “tehlikenin farkın damısınız” sloganına eşlik ederek “ Aman ha Türkiye Malezya Olmasın ve daha kötüsü Denizli hiç olmasın!” telinden tempo tutan gaste olduğunu hatırlatırsam belki Radikal’in demokrasi tasavvurunun “orijinalliğini” herkes teslim eder.
Internet versiyonunun ana sayfa başlığı böyle: Rektörlükte turban kriteri
69 Adaydan 36’sı türbancı”.
İçerde adet olduğu üzere başlık “türbancı” yerine “türbanı savunuyor” yumuşatması var. Bu Kartel Meedyasının başlıkta veya eşlik eden resimde muhtevadakinden çok farklı ve yanlış bir intiba oluşturan ama haber metninde bir yerde doğru bilgiyi de barındırma taktiği son olarak Ertuğrul Beyaz_Türk ve Lagendjik kapışmasında da şahit olmuştuk. Lagendjik habere “yalan” damgasını vurunca Kahverengiburunlubeyazkaptan haberin içinde bir cümlede ne dediğinin doğru mealinin de bulunduğuna işaret etmiş idi. (Bu mevzuuyu Alper Görmüş Taraf Gazetesi’ndeki Medyaironik köşesinde irdeledi bilmeyenler için).
Biz habere dönelim. Şimdi bu başlığı okuyup içerdeki haberi okumayan benim gibilerin kafasında hangi korkunun yayılmaya çalıştığı izahtan vareste.
O zaman bize bu başlıkla verilen bilginin (doğru ise) gerçekte neye tekabül edebileceğini analiz edelim.
69 rektör adayından 36’sı türbancı ise aynı habercilik ahlak ve mantığı kullanan bir dindar gazete, diyelim ki Vakit- “Rektor seçimlerinde din düşmanlığı kriteri: 69 adaydan 33’ü çıplaklıktan yana” veya “ahlak düşmanı” da diyebilir. . Özgürlükçü demokrat bir gazete iseniz aynı mantık ile “33 rektör adayı faşist” te diyebilirsiniz ki bu dahi “türbancı” yaftasından daha objektiftir, zira 2547 sayılı Yüksek Öğretim Kanunu’nun Ek 17.maddesinin de tanıdığı bir insan hakkından yana olmak ve karşı olmak ahlaken ve hukuken muadil pozisyonlar değildir..
“Haberin” veri kısmını doğru sayalım.
Bu 36 profesörün “ türbancılığı” nerden kaynaklanıyor olabilir?
Bir aday düşünün. Dünyanın en iyi eğitim kurumlarında eğitimini tamamlamış olsun. CV’si sunduğu tebliğler, aldığı patentler, öncülük ettiği araştırmalar veya ortaya attığı hipotezler ile dolu. Liderlik kapasitesini geçmişte aldığı görevlerde ispat etmiş. Ama bir kusuru var. Adam İnsan Hakları Evrensel Beyannamesinde tanınan temel hakları kabulleniyor. İnsanların eşitliğine ve TC Kanunlarında tanınan “kimsenin eğitim hakkının engellenmeyeceğini” kabul ediyor. Kişisel inancı, felsefesi bakımından ateistten mecusiye kadar her şey olabilir.
Ama bu özalliklerin zerre kadar kıymet-i harbiyesı yok Radikal için. Adam bir kere Türbancı damgasını yemiştir. Artık Einstein olsa (ki zerre kadar şüphem yok bu Nazi zulmü ona sorulsa idi o da türbancı olurdu) bir şey ifade etmez. Bir kere bir bilim adamının binlerce özelliğinden, takındığı pozisyonlarda biri bulunmuş ve o özelliğinin “kriter” olduğu yargısına varılmış.
Olayın ahlakiliği bir tarafa, kullandığı rasyonele bakın Allah aşkına!
Bu adamların 36 tanesi Fenerli çıksa idi “rektör seçiminde Fenerlilik Kriteri” vari bir başlık olması gerekmez mi idi?
Adam bu pozisyonu ile “insan haklarına saygılı” değil. Hatta daha nötral ifade ile “üniversitelerde kıyafet serbestîsinden yana” da değil.
Biraz daha laikçi lisan ile “turban serbestîsinden yana” dahi değil haber başlığına göre.
Türbancı o. Ve türbancı kalacaktır.
Şahsen fakir hiçbir zaman Ergenekon soruşturması kapsamındaki telefon kayıtlarında rakip bankalardan birine el konulma faaliyetlerini Mesut Yılmaz. Citibank Türkiye yönetimi ile koordineli olarak BDDK üyelerine emirler vererek yönettiği ortaya çıkan, haysiyet cellâtlığı ve porno tacirliği mahkeme kararları ile sabit Aydın Doğan’ın bir de demokrat kanadının olacağı fikri yukarda naklettiğim “artık pornografik resimlere tıklatarak sahtekârlık yapmayacağız” taahhüdü kadar inandırıcı idi benim için. Ama kimileri “İsmet Berkan biraz demokrat aslında. Baslıklarda Amiral Gemisi gibi ama yazılarda demokrat” türü eşyanın tabiatına aykırı tavsifler yaptılar.
“Baksana Ergenekon’u artık Doğan Medya da kabul etti” diyerek onun artı hanesine yazdılar. Sanki başka seçeneği varmış ve hala “Danıştay saldırısı başörtüsü için işlendi,- bu Türkiye’nin 11 Eylülü “ deme lüksü varmış gibi. Artık Doğan’ın gazetelerı Kuzey Kore’de cıkıyor olsa idi Ergenekon ejderhasını sümenaltı edemez idi.. Sulandırma planı, yok sayma, Heyerekon, 85 yaşındakı saygın gazeteciyi , ülkeye hizmet etmiş generalleri sabahın köründe götürme sitkomu reyting yapmıyor idi. Hala kafayı kuma gömmek kendisinin intiharı olur idi.
Geriye ne kalıyor idi?
İki taraflı oynamak.
Bir yandan Taraf , Star gibi gazetelerin her gün yeni delilleri ile ifşa ettiği artık ayyuka çıkan Ergenekon cehenneminden en sanitize kareler seçerek artık örtbas yapılmadığı intibaı uyandırmak, öte yandan gerek diğer haberler ve savcının, iddianamenin kusurlarını abartarak dava surecine zarar veren ve Egenekoncuların imajını tamir eder, onların gayelerini meşrulaşatır türden köşe yazıları ve habercilik.
Gavurların sözü vardır “you can’t have it both ways” diye. (aynı anda biribirine zıt veya biribirini dışarda bırakan iki durumda olmazsın) manasında.
Herhalde bizde adın Aydın Doğan ise, bal gibi you can demek lazım.


Mis gibi radikal aliyorum. Yeri geliyor darbeye karsi cikiyorum. Yeri geliyor seriata. Ustelik tuzum da kuru kaliyor…
Yorum�Yorumlar yazan: nope — Ağustos 14, 2008 @ 5:03 pm
Kazan kazan stratejisi diye buna derim ben
Yorum�Yorumlar yazan: Bekir L. Yildirim — Ağustos 14, 2008 @ 5:28 pm
“Ustelik tuzum da kuru kaliyor…”
çok güzel bir yorum olmuş , hani nem alıcı niyetine radikal…..biz de demiştik diyebilmek için akılları sıra….
Anayasa mahkemesi rapörtörü hakkında “daha önce kitap yazdı kitabında fikirlerini açık etti , parti kapatma davasında tarafsız olamaz ” diye ’salakötesi’ sözler de söylemişlerdi hatırlasınız.bu tavır da onlardan pek farklı değil.
günde 20-30 tane boşanma/cinayet..vs davasına karar veren hakimin de gerekçeli kararını okursanız , mesela ‘adam öldürmeye’ ne şekilde yaklaştığını anlarsınız . sanki fikirlerini herhangi bir mecrada/mevkide açık etmeden ve kendine saklayarak yetişmiş bir ‘kutsal rahip-hakim’ kastımız varmış gibi/ olmasını istermiş gibi (eski mısır rahipleri).
söz konusu Aydın Doğan’ın çıkarları ise haysiyet/mantık teferruattır…………..
Yorum�Yorumlar yazan: vadininbozkurdu — Ağustos 15, 2008 @ 8:57 am
” TSK’nın, askeri okulları’na girecek gençleri, yakınlarının kılık kıyafetine ya da evlerindeki albümlerde bulunan fotoğraflara bakarak elemeye tabi tuttuğu ortaya çıktı ”
haber bu , zaman’dan ( Taraf’dan alıntı)
habere dikkat çekmeyeceğim ,altındaki yorum beni çok güldürdü:
“Bunu biliyoruz zaten ”
memlekette bunu bilmeyen yok , ne kanun , ne anayasa….bunu biliyoruz ……
Yorum�Yorumlar yazan: vadininbozkurdu — Ağustos 15, 2008 @ 9:11 am