1. Ermenistan CB Serzh Sargsyan daveti ve CB Gül’ün bütün iç ve birazcık ta dış kaynaklı (Azerbaycan) baskılara direnip davete icabet etmesi sınırın her iki tarafında da “çözümsüzlük” politikasından vaz geçme yönünde irade oluştuğunu gösteren olumlu, dönüm noktası mahiyetinde adımdır.
2. CHP ve MHP’nin ve fazla dışa vurulmayan asker muhalefetine rağmen bunun gerçekleştirilmiş olması: Sivil siyasi iradeye +10 puan.
3. Dindar, demokrat ve bir kısım sola ait STK’ların desteği kendileri için +10 puan. Aynı zamanda bu tarihi dönüm noktası mahiyetindeki adıma içerde meşruiyet kazandırma, bu ezberbozan stratejinin milliyetçi-ulusalcı propaganda ile sabote edilmesi ihtimalini zayıflatma rolu oynamıştır.
4. Genç Siviller gibi sivil insiyatif alan örgütlerin “bi maça bakıp çıkıcaz”, “Sınır Tanımayan Taraftarlar” gibi mizahi üslupla yürüttükleri maçı vesile ederek halklar arsında güven oluşturma, kopan bağları yeniden tesis etme teşebbüsleri taktire şayandır. Ama bu olumlu adımları yanlış okuyup “maça gidelim ama tarihimizle de yüzleşelim. Bu da ancak “soykırım oldu” demekle mümkündür kampanyasına dönüştürmek (Ayşe Hür’ün selektif tarih okuması ve Yasemin Çongar’ın aynı minvaldeki yazısı örneğin) yanlış ve gayeye zarar verici stratejidir.
Zira “Soykırımın olduğunu kabullenelim” çağrısı “ bir maça bakıp çıkalım” çağrısı ile aslında zıt ruh hallerini yanıstmaktadır. Birisi bir ulusa “ne menem aşağlık bir millet olduğunu kabullen” diyor. Diğeri tamamı ile farklı bir kulvarda ilerliyor o a hakkında fikir beyan etmeden, şimdi gönül bağları kuralım halktan halka diyor. “Tarihle yüzleşmeden olmaz” diyenlerin düşündüğünün hilafına bunarın ikisi paralel olarak yürümez.
Ben de maça gitmek için Genç Siviller’e müracaatta bulundum. Herhalde bu minvalde görüşler ifade etmemden rahatsız olanlar vardı aralarında “size sonra bilgi vericez” dediler sonra ses çıkmadı. Kendi başımın çaresine bakmaya karar verdiğimde uygun zaman için bilet bulamadım.
Gül-Sarkisyan görüşmesi sonunda 1915-18 arası tarihi araştırmak için bağımsız komisyon kurulması yönündeki Türk Hükümeti önersine Ermenistan da destek verdiğini öğrendik. Şu sözler CB Gül’e ait: “Sözde soykırım meselesini ne açtılar, ne de imada bulundular. En ufak bir şekilde, üstü kapalı da olsa söylenmedi“.
Bu da içerdeki “önce soykırımı kabul et, sonra sınırı aç. suçun tamamı bizde” telinden çalanların tavrının Ermenistan’ınkinden dahi katı ve adaletten yoksun olduğunu gösteriyor bana.
Hayır buzları eritmek, dostane ilişkiler tesis etmek için sizin dikte ettiğiniz “yüzleşme” şartı yoktur.
Tam tersine önce dostluk köprüleri oluşturulur ise bahsettiğiniz “yüzleşme” artık iki taraf için de siyasi futbol ve şantaj-karşı hamle unsuru olmaktan çıkar ve “yüzleşilen” şeyin objektif tarihi geçek olması için müsait iklim oluşur. Dikte ettiğiniz “itiraf” ilişkilerin iyileşmesinin ön şartı değildir. Tarafların “tarih araştırılsın” tezine yaklaştıkları bir dönemde hala “yargısız infazda” ısrar etme Ergenekoncu zihniyete zemin hazırlayan milliyetçilik duygularını körükler; yanlıştır. Bu yaklaşıma “devletçi, yüzleşmekten korkan, milliyetçi refleks..” vb şeklinde tavsif etme de ucuz demagojidir, entelektüel şantajdır.
Maçtan izlenimler
Doğrusu Ermeni tarafının maçı daha fazla önemseyeceği bir “milli dava” mesabesine yükselteceğini düşünüyordum. Böyle olmadığını görmek güzeldi. Herhangi bir futbol maçı değildi ama gerek halkın gerek sahadaki oyuncuların tepkileri gayet olumlu, seviyeli idi.
Sahada epeydir seyrettiğim en temiz maçlardan biri oynandı. Her iki taraf oyuncuları da gayet sportmence bir oyun sergilediler. Tek sarı kart bir sertlik değil kural ihlali için idi.
Futbol kalitesi düşük idi ama kim takar?
Sonuca sevindim ama yenilselerdi de fazla üzülmez idim.

Anayasasına,komşudan toprak istiyorum diye yazan bir başka ülke varmıdır acep????
maç sonucu; ABD+ermenistan:10
aciz TC : TAKDİRLİ SIFIR.
Yorum�Yorumlar yazan: ümit h. — Eylül 8, 2008 @ 10:00 pm
Ümit h. kardeş,
Abdullah Gül o maça gitmeseydi, Ermenistan anayasasından toprakla ilgili konuyu kaldıracak mıydı?
Maça gitmemek hangi sorunu çözecekti? Diyalog kapılarını ebediyyen kapatmak neye yarayacaktı?
Bak maça gittiği için futbol kulübü bayrağından Ağrı Dağı simgesini kaldırmış. Sembolik de olsa bir adımdır bu. Surda bir gedik açmıştır. Artık Ermeniler için Ağrı Dağı meselesi tabu olmaktan çıkmıştır. Bu çok önemli.
Bu ülkede kemalistlerin ve ırkçıların veya kesişim noktası olan ulusalcıların en büyük problemi diyalog kültürüne sahip olmamalarıdır. Kuru kavgadan medet umarlar. Oysa kavga problemleri kökleştirmekten başka işe yaramaz.
Çok şükür cumhurbaşkanımız ne ırkçı ne de kemalist.
Yorum�Yorumlar yazan: fizikci — Eylül 9, 2008 @ 8:27 am
Umit H’nın yorumu bana gene öğrencilik yıllarımda bulunduğum bir merhum Özal sohbetinde ettiği sözü hatırlattı:
“Batı ile iş yaparsam beni ütüyor diyorlar. Ütülme be kardeşim”.
Bu herkes düşman herkes sahtekar ve herkes bizden akıllıç. Dolyısı ile tek yol kendi aczimizi bilip kimseye güvenmeme “yurtta harp cihanda harp” zihniyeti tipik CHp-MHP “defeatşisat” (yenilgici- yenilgi mukkadderdir) psikolojisi. Bunun hesabını Umit Ha,dan sormuyorum.
Fizikçi kardeşimin nin de belirttiği gibi bu milli kompleksten kendimizi kurtarmamızla dış dünyada aktör olduk. Öreneğin Suriye ile konuşmayın ha! diyerek bize aba altından sopa gösteren ABD dahi şimdi “yaw iyi ki konuyşmuşşsunuz ” diyor. Iran_ ABD konusunda dahi Türkiye’nin yumuşatıcı etkisi var.
Diliyorum herles artık bu milli aşağılık kompleksinden şifa bulur. Ne çözümsüzlük cözümdür ne de bu yenilmişlişk kompleksli, paranoid zihinler çözümün ajanı olabilirler.
Zaten mjevzuularda fikirleri de slogandan öteye gitmez. Bunlar tek bir yorumcu için değil bir ruh halinin yargılaması.
Yorum�Yorumlar yazan: Bekir L. Yildirim — Eylül 9, 2008 @ 9:31 am