Bir Münzevînin Notlarından…

Ocak 15, 2009

Gazze ve Türk Medyası (I): Vicdani öncelikler, tartışma odakları

Kategori: Ahlak, Insan Haklari, Islam, Israil, Medya tenkitleri, Medya'dan Secmeler — Bekir L. Yildirim @ 3:04 pm

Gazze faciası Türkiye’de hala gündemin en önemli iki konusundan biri olmaya devam ediyor zira katliamlar hız kesmeden, BM Güvenlik Konseyi kararına rağmen ve Cenevre Konvansiyonu, evrensel ahlak, tüm insanlarda var olması gereken minimum vicdani duygular hilafına devam ediyor.

Medyanın çoğunluğu içten olarak, fakat değişik dercelerde ve değişik tonlarda bu yürekler parçalayan manzaraya ve arkasındaki zihniyete tepki veriyor. Bir kısmı ise bu manzaralar karşısında Israil tarafında görünmenin pek akıllı strateji olmayacağı düşüncesi ile timsah gözyaşı döker iken Filistin, Islam, Ak Parti , Erdoğan’ın “sert tepkisi” gibi konularda aleyhte kullanabileceği her malzemeyi araya sıkıştırmak hatta merkeze koymaktan geri durmuyor (Aklımda değil hangisi bir Hamas liderinin tüm ailesi ile birlikte katledilmesini “4-karısı ile birlikte vuruldu” haberindeki çoluk çocuk değil “4-karı” vurgusundan gazetenin söyleyemediğinin “4-karılı Arap geberdi, bize ne” olduğu aşikar).

Bu son bahsettiğim gruptaki bazı yazarlar, TV’lerde ahkam kesen “uzmanlar”, ve akıllı stratejistler iki adet sığınacak liman bulmuş vaziyetteler.

Birinci liman: Erdoğan’ın tepkisi “undiplomatik”.

Bu konuya bir nebze değnmiş idim ilk salvo Yalım Erez tarafından yapıldığında. Aynen şu ifade ile:

“Gazze’de 12 gündür devam eden soykırımı karşısında Başbakan Erdoğan’ın sergilediği tavizsiz söylemlere “fazla duygusal”, “diplomatik lisan değil” , “bir başbakanın sesini yükseltmemesi lazım”, “Ispanya Engizisyon’unda aldığımız Yahudi vatandaşları bunun içine katması çirkin” vb türü tepkilerle suret-i haktan gözüken siyasi dehalar bu günkü medyayı işgal edeceğini şimdiden haber vereyim sizlere.”

Ve öyle oldu. Oktay Ekşi, Ertuğrul Beyazkaptan, Türker Alkan ve adını sayamadığım bilumum “uzman” Erdoğan’ın üslubunu Gazze’de olanların ana ekseni yaptılar. Bunlar arasında gözüme ilişenlerden en ibret verici olanı Türker Alkan’ın “Israil’e savaş mı ilan etsek?” yazısı idi. (Daha sonra detaylandıracağım Yahudi Cemaati’nin Türkçe Şalom Gazetesi de yazıyı çok beğenmiş ve yeniden yayınlamış). Yazı

“İsrail’in Gazze’ye saldırması elbette eleştirilecek bir olay. Türkiye de önemli bir bölge ülkesi olarak olumsuz görüşünü belirtebilirdi. Fakat..”

diye başlıyor. Yazının gerisi FAKAT’ın açıklaması ile dolu. Yumuşak üsluplu, tarafız diplomat, BM Genel Sekreteri Ban Ki-moon’un dahi “zorbalık” dediği bu soykırımı için “eleştrilebilir”, fakat Erdoğan için “nobran, kaba, amatör diplomat, başbakan’a yakışmayan.. Amhedinecat gibi..” türü iltifatlar ile dolu yazı. Yazının sonunda çıkardığım hülasa “Israil eleştrilebilir ama eleştirilemez” oluyor. Tesadüf değil aynı yazarın “ben de darbeye karşıyım AMA..” cı Ergenekon sulandırıcılarından olması.

Daha önce Erdoğan’ın tepkisini “Siyaset Kitabının ortasından: Zulüm ile abad olunmaz” yazısında tasvip ettiğimi yazdım. Eleştrilere cevaben “Lisanım fosfor bombaları kadar sert değil” de hakeza, “ahlaki doğruların nihai tahlilde siyasi duğrular olduğu” mektebine mensup fakir için.

O fosfor bombaları bu gün de BM Binası, hastahaneler, sığınaklar üzerine yağmaya devam eder iken bazıları Erdoğan’ın sert üslubunu merkeze koymaya devam edecekler. Herkes tiyentinin dikte ettğini yapacak.

Ikinci liman: Medyanın genelinde değilse de özellikle liberal yazarlar ve bazı siyasiler arasında seslendirilen hatta kimine göre konu ile ilgili birinci hassasiyet kaynağını oluşturan “Yahudi Vatandaşlarımız’ı gücendirme” meselesi.

Daha önce Egemen Bağış’ın Gazze ile ilgili demeçlerinde Israil’i oldukça ılımlı bir lisanla da olsa eleştirir iken sıkça “aman Yahudi vatandaşlarımızı taciz edici söz ve davranışlardan kaçınalım” vurgusu. Aynı vurguyu TBMM Türkiye Israil Parlemetolar-arası dostluk Grubu Başkanalığı’ndan ve üyeliğinden istifa eden Ak Parti milletvekili Nursuna Memecan’dan da duydum.

Nedir bu olağan-üstü hassasiyetin kaynağı? Bir 6-7 Eylül arefesindeyiz de benim haberim mi olmadı.? Bu Kavli Leyyin de neyin nesi?

O da yarına kaldı.

Yarın:

Gazze ve Türk Medyası (II): Kavli Leyyin veya vicdan kabarması ile tacizin farkı

4 Yorum »

  1. Gazze Telefonun Ucunda !

    Gazze Telefonun Ucunda ! Gazzeli Kardeşlerinize Telefon Edin

    Geçtiğimiz Günlerde Mustafa İslamoğlu Hilal Tv’de Vahyin Penceresi-Gazze Özel Programında Yaptığı Çağrıda Gazze’li Kardeşlerimizi Aramak İçin Verdiği Numara İle Yeni Bir Kampanya Başlatmış Oldu.

    Verdiği 8 Haneli Numaradan Sonra Çevirilecek Rastgele 5 Numara İle Gazze’de Yaşayan Herhangi Birisine Ulaşılabileceğini Belirten İslamoğlu, “Arapça Veya İngilizce Bilmiyorsanız Dahi İnsani Diliniz İle Ağlayarakta Onların Yanında Olduğunuzu Gösterebilirsiniz” Dedi.

    Türkiye’deki Müslümanlar Tarafından Aranan Gazze’liler Gelen Telefonlara Karşı Sevinç Ve Teşekkürle Cevap Verdiler.Telefon Kampanyası Hızla Yayılırken Sadece Türkiye’de Değil Diğer İslam Ülkelerindede Aynı Kampanyanın Başlatıldığı Belirtiliyor.

    Gazze’yi Aramak İçin Ne Yapmalıyız?

    00970828***** Noktalı yerlere tesadüfen ekleyeceğiniz 5 numara ile karşınıza Gazze’li kardeşlerimiz çıkacak.Arapça Veya ingilizce Bilmiyorsanız Gazze’lilere Söyleyebileceğiniz Birkaç cümle şunlar:

    Hel hünâ gazze?
    Orası gazze mi?

    Hel ente filistin ev İsrail?
    Siz filistinli misiniz yada israilli?

    Nehnu Asifun cidden,
    Sizin için gerçekten üzülüyoruz

    Nehnu ned’u ileyküm kesîran
    Sizin için çokca dua ediyoruz

    La e’rifu arabiyyün
    Ben arapça bilmiyorum

    Ene türkiyyün
    Ben türküm

    ALLAHu hezzemel israil
    Allah israili hezimete uğratacak

    Lanetallâhi alel israil
    Allah’ın laneti israil üzerine olsun

    İnşâALLAHu gahhara israil
    İnşâalah israili kahretsin

    Nehnü acizun
    Biz aciziz

    Entüm şehidün
    Siz şehitsiniz

    ALLAHu yensurukum
    Allah size yardımın etsin

    İnnALLAHe meassâbirîn
    Allah sabredenlerle beraberdir.

    Not : E-mail ile arkadaşlarınıza iletebilirsiniz…

    Engellilersitesi.com
    /
    Her türlü bilgi alabilir veya mesleğinize göre Stratejik bilgi de verebilirsiniz.

    ÇOK SEVİNİYORLAR, BU ARAMAMIZ HİÇ DEĞİLSE MORAL VERİYOR.

    /

    http://www.ilkav.org/

    Yarın (cuma günü) ve Cumartesi günü miting var.

    Yorum�Yorumlar yazan: MORAL VER — Ocak 15, 2009 @ 5:55 pm

  2. acziyetin hassasiyeti,diyelim kısaca.
    onlar aslında doğru söylüyorlar.bizim gibi gücsüz,celimsiz bir ülke o kadar sesini yükseltmemeli.zira gavura bağımlıyız.onlara satmıyor,onlardan alıyoruz.ambargo uygulama gibi bir lüksümüz yok,uçak gemilerimizi israil açıklarına çekme gibi bir lüksümüz yok.yani pek fazla bir şeyimiz yok.

    sayın başbakan güzel konusuyor,arkasındayım.ama…işte o ama…
    icraatta askeri antlasmaları iptal edebiliyor mu?israile ihracatı-ithalatı kesebiliyor mu?ilişkileri askıya alabiliyor mu?yani sesimiz yüksek cıkıyor ama icraatta bie sey göremiyoruz henuz.

    barıs diyoruz,iyi güzel.ama neyi önleyebildik.kim durdurabilir israil’i.ABD ve AB.arapların ve iran’ın sesi bile cıkmıyor.biz su an oynuyor görüntüsündeyiz tıpkı AB ve ABD gibi.iç kamuoyuna ve dış tribünlere.ha bize yarıyor mu,yarıyor ancak filistin’in göz göre ölmesi önlenmiyor.

    Yorum�Yorumlar yazan: Bigalıoğlu — Ocak 15, 2009 @ 11:23 pm

  3. Bekir Bey,

    Son donem bazi medya mensuplarinin yazdigi rezil yazilari iyi desifre etmissiniz.

    Bu arada Egemen Bagis ile Sevgili? Mustafa Akyol da birbirlerini tanirlar. O yuzden soylevlerinin benzerligi sizi sasirtmasin..

    Bu kadar buyuk bir olayi, Filistin’de bana gore sehit olan Musluman kardeslerimizin durumlarini bu kadar kucuk olaylarla carpitacaklarini, yon degistireceklerini sanan kucuk beyinleri Rabbime havale ediyorum.

    Ama bu davada gercekten samimi olan hicbir Musluman yapilanlari Allah’inda izniyle unutmayacak. Ayrica bunlar sadece yapilanlar, ben bu sahte ateskese inanmiyorum. israil denilen seytan kiligindaki canavarlar bile amerikan baskaninin gorevi devretmesi golgede kalmasin diye bu ateskesi yaptik diyorlarsa.. Artik dayanamayacagim, herkesten ozur dilerim ve Rabbimden af dilerim ama Allah, belalarini versin!!!

    Izlemeye devam ediyoruz, bizi kandirdiklarini zannediyorlarsa cok yaniliyorlar..Insallah en kisa zamanda insanlara kan kusturduklari o topraklar onlara mezar olur. (Allah, affetsin ama insanliktan nasibini almayan bu irka karsi o kadar nefret doluyum ki..)

    Saygilar, selamlar,
    Asli Altay

    Yorum�Yorumlar yazan: Aslı Altay — Ocak 22, 2009 @ 9:08 am

  4. Herkes kendince birşeyler söylüyor, ama bu sözler sadece temenniden itibaret. Artık zaman faal olarak bir şeyler yapmanın zamanı…

    Yorum�Yorumlar yazan: haktan — Ekim 16, 2009 @ 8:32 pm


Bu yazıya yapılan yorumlar için RSS beslemeleri. URI'nin geri izlemesini yap.

Yorum yapın

WordPress.com'dan blog alın.