Bir Münzevînin Notlarından…

Mart 18, 2009

Ucuz Voltaire’ler sizi!

Kategori: Ahlak, Ergenekon, Hukuk, Insan Haklari, Medya tenkitleri — Bekir L. Yildirim @ 9:38 am

Bu Ergenekon konusunda “sözün bittiği noktada” olduğumuz veya içimdeki nefret, tiksinti duygusunu ifade etmek için eski GK Başkanı Hilmi Özkök’ün “lanet ediyorum” ifadesinin kifayet etmediğini onun için dünyada hala güzel kalabilen şeylere mesela hayvanlara yönelmenin fakir için bir nevi terapi rolü de oynadığını söyleyerek başlayayım.

Ama kulakları tıkayarak, gözleri kapayarak odadaki fili görmekten kendisini korumak ne mümkün vicdan sahibi, düşünen adama? Bu gün de niyetim Ergenekon ve zihniyetinin “yanlışlığı” veya “bunları da yapmışlar” kıvamında babamın da yazacağı kelimeler döktürmek değil. Bu fuzuli olur.

Geriye ne kalıyor? Iyi tahmin ettiniz “Ebleh İyilere” giydirmek.

Cumhuriyet Gazetesi Yazarı (medya ve askeri lisanı kullanacak olsa idim sözde Cumhuriyet sözde gazete ve sözde yazar demem gerekecekti ama resmi , legal lisan kullanıyorum dikkatinizi çekerim) Mustafa Balbay’ın Ergenekon Soruşturması kapsamında sorgulanmaya alınması üzerine bir çok “gerçek demokrat” ya “Gerektiğinde Balbay’ı da savunmak” başlıklı yazılar döktürdüler ya da Cumhuriyet Gazetesi’ne gidip ona destek çıkmak manasında kitabını imzaladılar! Siz kendinizi bilirsiniz Kürşat, Mehmet Beyler. Deya Sazak vs boş tenekelerini dahil etmiyorum.

Bu güruhun bu ülkenin “demokrat entelektüellerini” temsil ettiğini düşününce aşağılık duygusundan yerin dibine giriyorum!

Ertesi gün pek çok demokrat entellektüel “bu ne doktor” dediklerinde sundukları mazeretin özrü kabahatlerinden büyük idi: Gazeteci olduğu için destek verdik: mesleki dayanışma ruhu ile!

Hani biz demokratız ya..Hani fikir hürriyeti savunucusuyuz ya…Hani Voltaire “fikirlerinizin hiç birine katılmıyorum ama onları ifade etme hakkınızı korumak için canımı veririm” demiş ya. Hani bizde de “söylenmeyeni söylemek” adamı “gerçek entel” yapar ya..

“Yarım imam imandan yarım doktor candan eder” diye boşuna dememişler atalar. Şu akıl idrak muhakeme yoksunluğuna bakın Allah aşkına!

Bir gazeteci veya yazar bir kadının ırzına geçse gidip “gazeteci olduğu için kitabını imzalarmısınız? Niye? Ne farkı var?

Ergun Poyraz’ın “Musa’nın Çocukları” kitabını imzalamaya ne zaman gidiyorsunuz? Veya “Ergun Poyraz’ı savunmak” yazısı ne zaman çıkacak Kürşat Bey? Efendim? Duyamadım? O sizin liginizde değil mi? Yeteri kadar sexy değil mi?

Anlaşıldı.

Bir “Çevir Kazı yanmasın” zırvası da maalesef aklı başında sandığım Mehmet Barlas’tan geldi: Bırakalım mahkeme karar versin. Masumiyet karinesi. Suçluluğu ispatlanana kadar suçsuz…

Pardon sayın medyanın duayeni. Ayağımıza işeyip “yağmur yağıyor” deme bize!

“Suçu ispatlanana kadar suçsuz” insanların vicdanlarındaki yargılama ile değil kanuni prosedür için yanı “devlet” in yargı organı için bağlayıcı prensiptir.

O “protesto” eylemine katılmak “suçu ispatlanana kadar suçsuz” demiyorsunuz. “Bu adamı suçsuz yere, hükümet karşıtı olduğu için sadece ve sadece fikirlerinden dolayı mağdur edildiği kesin” diyorsunuz.

Demokratik hukukun cari olduğu ülkelerde seri katillerin, ırz düşmanlarının Pinochet’lerin de Sharon’ların da Karadziç’lerin de savunma hakkı vardır. Nasıl ki bir doktor önüne gelen her hastayı iyileştirmek için bütün bilgisini kullanarak azami gayreti göstermekle mükelleftir “bir avukat” ta müvekkili için aynı mükellefiyet altındadır. Ama buradaki operatif kelime “bir” dir. Yani bu canilerin, bu fosseptik yaratıklarını “ davalarında temsil eden avukat(lar).

Onun dışındaki gönüllü avukatlar ya ahlaken ya aklen iflas etmişlerdir! Hayat boyu silemezsiniz bu lekeyi sicilinizden ucuz Voltaire’ler!

Not:Balbay’ın “yaa ben onları silmiştim” dediği günlükler burada. (bu lakiçi Ergenekoncu güruh hep mi teknoloji özürlüdür?)

9 Yorum »

  1. Selamlar Bekir Hocam ,

    Taraf’dan Alper Görmüş de Kürşat Bümin’in bakış açısına dair 2 yazı yazmıştı ,
    iddianameye dair yazdıkları için ,

    işgüzarlık desem değil , farklı olayım derken yüzüne gözüne bulaştırmak desem hafif kalır,
    “insan odaklı yaklaşım değilmiş de devlet odaklıymış….”
    savcı bulduğu suçun üzerine gider, adi cinayet soruşturması yapmıyor ki adam….özel görevli savcı , tam da bu maddelere bakması için oraya konmuş …… ( uzattım kusura bakmayın .)

    Balbay Hususunda en uygun kelime sizin de belirttiğiniz gibi “eblehlik”

    Buyrun Star’dan Mehmet Altan , ilhan selçuk için yazmış:
    “Artık bu yaşta, hem de bu çağda bu tavırlar şık durmuyor.
    ‘Şık durmuyor’ sözünü yaşınıza ve geçmişe hürmeten yazdım.
    Yoksa bu yaptıklarınızı tanımlamak için sizin üslubunuza benzer bir sıfat bulmak daha yerinde olurdu. ”

    Ne bu şimdi ?
    yaşına ve geçmişine hürmet ….profesor hoca biz onun gençliğini de biliriz,geçmişini de

    Yorum�Yorumlar yazan: vadininbozkurdu — Mart 18, 2009 @ 12:29 pm

  2. Bu da birader beyden : (

    “Balbay, genç bir gazeteci, Cumhuriyet Gazetesi’nin Ankara temsilcisi, sütunu, okuyucuları, hayranları var, televizyon programları yapıyor.
    Onun yaşındaki bir gazeteci başka ne ister?
    Mesleğinde yükselmiş, başarılı olmuş.
    Fikirlerini her gün, her mecrada söyleme imkânına sahip.
    Niye gidip darbecilerle işbirliği yapar, toplantılar düzenler, fikirler verir? ”
    http://www.taraf.com.tr/makale/4545.htm

    ahhh ahhh yaktı gençliğini çocuk …….

    neden yaparsın böyle işler , hadi memlekete acımadın gençliğine de mi acımadın ,

    işte insan odaklı yaklaşım , ‘benim insanım’ odaklı ama , aynı bir hısım gibi konuşmuş , feodal lafını ağzından düşürmeyenlere bak hele ,modern sol aşiretin hısımları

    ya bunu bir de kamuya yazıyor , git ziyaretine orda söylersin…aff buyrun bane ne lan , benim anamı ağlatmak için plan kuruyordu adam , sen nediyon hemşerim!…………

    Yorum�Yorumlar yazan: vadininbozkurdu — Mart 18, 2009 @ 12:44 pm

  3. Ah Ah Vb Kardeşim. Malesef tefekkür ortamında sahih ve sarih kalmak nükleer atık sahasında organik sebze yetiştirmekten de zor. Sahaya sağlam bir ölçüt ile çıkmayanlar böyle ortamdsa esen rüzgarlara göre pozisyon belirliyorlar. Star’dan ahmet Kekeç ‘in de hakkını yemiyelim bu vesile ile. O da “Mehmet Barlasd iyi etmiş gitmekle.. ben burda olsam ben de giderdim.. Bu şekilde andıççı medyaya “bak biz ilkeliyiz. sizin gibi diiliz” demiş oluyormuş mealen.

    Allah akıl fikir versin! Ne diyelim. Delinin biri çiviyi duvara ters çakıyormuş. Öbürü de “o karşı duvarın” demiş.

    İnşallah bir gün “bu köşe yazarlarını niye önemseriz sahiden? Bizlere bilmediğimiz şeyler öğrettikleri için mi? Bilgelikleri fersetleri erdemleri muhakeme kaabiliyetleri için mi? Yoksa tasvip ettğimiz ve lanetlediğimiz şeyleri seslendirmede bizim dilimiz oldukları için mi” ve “nasıl köşe yazarı olunur” konularını irdelemeye de sıra gelir.

    Yorum�Yorumlar yazan: Bekir L. Yildirim — Mart 18, 2009 @ 12:44 pm

  4. Vallahi Hocam , Ben de Ahmet Kekeç hususunda sizin fikrinizi merak ediyordum ama uzatmak istemeyip yazmaktan vazgeçmiştim ,

    yenişafak’dan Abdullah Muradoğlu ( ki müdavimiyim ) da değinmiş bugün ,

    Fikri Akyüz de değinmiş
    “http://www.haber7.com/haber/20090318/Ahmet-Kekec-bu-ne-bicim-yazidir.php”

    ahmet kekeç o yazıdan sonra bir yazı daha yazdı ve ‘şaka yapmıştım ‘ dedi

    ki üslubu da pek müsait,
    bense o yazıyı okumuştum fakat öyle bir anlam çıkarmamıştım , yani espri olarak kabul etmiştim , hep öyle yazar çünkü , şimdi bir daha okudum pek espri gibi durmuyor ,
    şimdi ” şüpheden sanık yararlanır ” desem beni tekdir edersiniz diye korkuyorum :)

    genelde Ahmet bey hep karşıtları hakkında yazar , pek dostlara değinmez , arada engin ardıça falan atıf yapar, dostları atıfla geçiştirir ( benim gözlemim böyle en azından )

    ben yazıyı ilk okuduğumda barlası da üsturuplu bir biçim de uyarıyor gibi değerlendirdim

    ama gerçekten espri düzeyi az olunca oldukça gri bir yazı ortaya çıkmış ,

    fikri akyüz günlükler sebebiyle pişti oldu falan demiş ,

    temiz sicilini de göz önünde bulundurursak ben beraat diyorum hocam :)

    Yorum�Yorumlar yazan: vadininbozkurdu — Mart 18, 2009 @ 1:08 pm

  5. :)

    Ben kayda değmez şerhi koyuyorum VB.

    (bu vesile ile Kekeç’in yazısının sadece Mehmet Barlas’ın kendini savunma yazısında “işte Ahmet Kekeç’in dediği nedenden” diye naklettiği kısmını okuduğumu ilave edeyim.

    Epeydir Ergenekon üzerine köşe yazılarının pek azını okuyorum. Haberler hakeza. Kapasitem doldu. Artık “küpü keskin sirkeden korkorumak” önceliğim.

    Alper Görmüş’ün yazılarının başlıklarını okumuş idim sadece. O dost hukukundan ince analize tabii tutmuş bu fakirin “anal retentive” (lafı kıçından anlaqyan odadaki fil yerine pervazlardaki tozlara odaklanan) , birikimli (Mevlana’nın merkep teşbihini kullandığı tür), iyi niyetli fakat muhakeme özürlü Kürşat Bey karakterini.

    Not. Uzat uzatabildiğin kadar. gazete köşelerinin aksine burata “kelime sayısı limiti” yok. Baksana bana..:)

    Yorum�Yorumlar yazan: Bekir L. Yildirim — Mart 18, 2009 @ 1:18 pm

  6. benim de istiap haddim doldu Bekir Hocam,

    onuncu golden sonra izlenmeyen maç gibi

    hala daha maçın sonucundan kuşdu duyulması anormal zaten,

    örnek günlükleri , balbay günlükleri , ses kayıtları , görüntü kayıtları ,planlar,projeler, silahlar,paralar, maktüller,katiller……

    daha ne olsun

    hala daha son 10 dakkada 15 penaltı verilir de önde giden takım mağlup olurmu diye şüphe taşımamız , işte talihsizlik bu

    ‘insan odaklı’ yaklaşanların hoşuna gitmeyecek olsa da
    ister iyiniyetle,ister birbirlerine kazık atmak için olsun
    günlükleri ,ses kayıtlarını sızdıranlara bizzat teşekkürlerimi sunuyorum. RECORD tuşuna basan elleriniz dert görmesin…………

    artık muvafık-muarız köşe okumaktan ziyade, yeni çıkan ‘kaset’leri dinlemek daha eğlenceli olur,dizi kıvamında bakalım hangi postal yalayıcısına hangi sıfatı layık görmüş efendileri , brezilya dizisi gibi ama bu bi-rezil-yaaa dizisi

    Yorum�Yorumlar yazan: vadininbozkurdu — Mart 18, 2009 @ 2:06 pm

  7. içime mi doğmuş ne , yeni kaset çıktı

    eevveeet sayın seyirciler , piyasaya ‘en hakiki mürşit,bizim hurşit’ sloganı ile çıkan Hürşit Tolon , 2009′a iki albümle birden girdi, bu performansla 2010 eurovizyon’a katılmasına kesnin gözüyle bakılıyor…….

    Yorum�Yorumlar yazan: vadininbozkurdu — Mart 19, 2009 @ 12:37 am

  8. Tevefuk olmuş. On dakika kadar önce Samanyolu-TV’de yeni CD’leri bir kısmını dinledim. Bu çapulculara muteber kişiler mumalesi yapan seçkinler, aydınlar ve malesef toplumu ayıplayan bir yazı yazsam mı demiş vaz geçmiş idim. Zaten yazmışım en az bir tane:

    http://bekirlyildirim.wordpress.com/2009/01/08/ergenekon%e2%80%99da-%e2%80%9c1-numarayi-bulduk-biz/

    İlgilenenler için son eserin güftesi de burada:

    http://www.zaman.com.tr/haber.do?haberno=827145&title=hursit-tolondan-inanilmaz-sozler-bana-bak-vali-o-emniyet-mudurune-soyle-ayaklarini-keserim

    Yorum�Yorumlar yazan: Bekir L. Yildirim — Mart 19, 2009 @ 2:42 am

  9. Hurşitim yaparda Karadayım geri kalırmı

    rekabet kızışıyor

    klipten vazgeçerek ,stüdyo çalışmalarını alelacele bitirip, albümünü piyasaya sundu:

    http://www.timeturk.com/karadayidan-turk-halkina-agir-hakaret-60978-haberi.html

    böyle değerli ve verimli ’sanatçılarımıza’ devletimizin de destek olması lazım , Silivri Stüdyolarının Kendilerine Tahsis Edilmesini öneriyorum, BEST OF HURŞİT,BEST OF KARADAYI yolda…

    Yorum�Yorumlar yazan: vadininbozkurdu — Mart 23, 2009 @ 10:41 am


Bu yazıya yapılan yorumlar için RSS beslemeleri. URI'nin geri izlemesini yap.

Yorum yapın

WordPress.com'dan blog alın.