Gazetenin birinin muhabiri halkımızın ne kadar cahil olduğunu ispat için işe koyulmuş, sokaktaki adama ve kadına “TÜYAP nedir, Cevat Çapan kimdir..” gibi sorular sorup cevapları ile dalga geçmiş aklı sıra.
Burada populizm değil niyetim, “halkımızın” (Bayılırım bu kelimeye, “memleketim insanı” kadar değilse de!) çoğu da gelişmiş ülke halkları gibi bir çok konuda cahildir. Şaka değil Iran’ı eleştirmek için “zaten bu cahil Araplar bizi arkadan vurdular” diyen Hürriyet yorumcusu olduğu gibi ABD’nin baş şehrinin Las Vegas olduğunu, Kanada’da Kanadaca dilinin konuşulduğunu düşünen Amerikalılar da var! Yalnız “aydınlarımız” ile halkımız arasında büyük bir cehalet farkı olmadığını bu bilgiç bacı da ortaya koyuyor bana kalırsa.
Bir kere niye bilsin ki sokaktaki adam TÜYAP’ın ne olduğunu? Nil Karaibrahimgil de Neşet Ertaş’ın ne olduğunu bilmiyormuş. So what? TÜYAP dediğin demokrasi, devlet, cumhuriyet ya da ne bileyim bilim, vergi, komşularımız, yurttaşlık, hukuk, trafik kuralı gibi sosyal hayatımızı anlamlandırmak, tanzim etmek için bilinmesi şart olan bir kavram mı?
Emin değilim ama “TÜYAP’ın ne olduğunu dahi bilmiyorlar” demeye getiren aydın genç aslında kendi cehaletini sergiliyor. Şöyle ki TÜYAP’la beraber Elif Şafak, Cevat Çapan kimdir sorularından bilge gencin TÜYAP’ı münhasıran kitapla alakalı bir şey sandığı ve cahil halkın bunu bilmediği inanışında olduğu anlaşılıyor.
O zaman birazcık oyun başı oynatma caizdir sanıyorum.
Bak arkadaş, TÜYAP’ın kitapla mitapla alakası yok. Bir fuarcılık, teşhir şirketinin adı. Bir çok şehirlerde sahip olduğu veya kiraladığı alanlarda fuar kurarak bir ticari faaliyet ifa eder. O fuarlar kitap fuarı da olur, araba fuarı da mutfak eşyası da.
Niye bilecekmişim elin şirketinin ne olduğunu neyle iştigal ettiğini? Yarışmaya falan mı gireceğiz milletçe?
Elif Şafak çok gürültü yaptığı için çoğumuz duyduk, ama duymasak, okumasak neyimiz eksik kalır? Bigili veya bilge olmanın olmazsa olmazı mı?
Sahi Cevat Çapan da kim ablacım?
Gastenizin bu günkü nüshasına “Tüyap Kamusal Alan değil, sigara içemeyen hastadır, defolsun” diyen güruhtan olduğunu öğrendik. Başka da bişcik bilmem. Neyim eksilir öğrenmesem?
Neyse ben şimdi TÜYAP’a gidicem. Yazı ile alakası yok. Belki bir kaç ucuz kitap düşürürürm diye bir kaç gündür planlıyordum. Bakarsınız şansım yaver gider Cevat Çapan’ı görürüm de bu bilgiç bacıya alay konusu olmaktan muafiyet kazanırım.
Hamiş: 1)Hala bilmiyorum TÜYAP’un ifadesinin açılımını , Google’ı tıklayacak kadar merak ta etmiyorum ama, IBM, TÜPRAŞ gibi bir şeyin kısaltması olduğu kesin. Büyük yazılır. Sen önce dil bilgisi ile işe başla bana kalırsa bacım. Okan Bayülgen, Karnını Kaşıyan , Bidon Kafa’nınki gibi ve bizim Nişantaşı’lı Aamet gibi kuvvetli torpillerin varsa, ayrı mesele.
2) Kitap okumak iyidir de bunun öyle abartıldığı kadar önemli bir ilim, irfan, bilgelik ölçüsü olduğu kanaatinde olanlardan değilim.
Belki bir gün bu konuda da daha teferruatlı not düşeriz. Şimdilik Ecevit’in cok fazla Özal’ın ise çok az kitap okuduğunu not etmekle iktifa edelim.

Sevgili Bekir Bey,
“Şimdilik Ecevit’in cok fazla Özal’ın ise çok az kitap okuduğunu not etmekle iktifa edelim.”
Bu son cümlenize bayıldım!
Yorum yapan metin — Kasım 4, 2009 @ 4:47 pm
Teşekkürler dostum. Sizi burada, orada, sağlıklı ve keyifli görmek ne güzel!
Malumtfuruşluk, merkepliik ve bilgelik üzerine Mevlana, Yunus, Einstein gibi bilge kişilerin sözlerine de ben bayılırım.
Yorum yapan Bekir L. Yildirim — Kasım 4, 2009 @ 5:07 pm
Bekir Bey,
Aslında biliyor musunuz Kitab’a Kitap faurlarına ilgi o kadar da az değil. Benim kardeşim bu kitap fuaında görevli olarak çalışıyor. inanılmaz derecede çok kitap satıldığını söylüyor. Her gün nerdeyse 20-30 bin TL lik satış yapıyorlarmış.
Aynı şey sanat etkinlikleri içinde geçerli. Özellikle Devlet ve belediye tiyatrolarına bilet bulmak için epeyce önceden bilet almak gerekiyor.
Ve fiyatı oldukça pahalı konserler için bile aynı şey sözkonusu.
Bunlarda iyi şeyler bence.
Yorum yapan pınar — Kasım 4, 2009 @ 7:11 pm
Not: 20-30 bin TL lik ciro bulunduğu stand için geçerli.
Yorum yapan pınar — Kasım 4, 2009 @ 7:12 pm
“Sahi Cevat Çapan da kim ablacım?”
Bana sorsaydı , “gürbüz çapan’ın kardeşi mi ?” derdim,hani her taşın altından bir çapanoğlu çıkar ya …gerçi kitap işi o kadar da karlı olmasa gerek,belediye-arsa-konut-ihale falan yanında, çapan’lar girmez….
Yorum yapan vadininbozkurdu — Kasım 4, 2009 @ 8:39 pm
Pınar Hanım,
Aaa bilmez olurmuyum? Akşam saat 5 te yola cıkıp 8:30 da oraya vasıl olup boşuboşuna gelmişim dememek için “meşhur” Çayeli kuru fasıulyesi yiyen birini dahi biliyorum.
İki yıl önce gittiğmde henüz kapağını açmak kısmet olmayan bir ton kitap için epeyce para bırakmıştım. Kim bilir belki kardeşinize de.
Ama konum o değil.
Senin sorun intihal resmen VB
Aksi halde “şüpheci aklın yolu birdir” olmak gerek zira haberdeki vatandaşın birinin kafasında da aynı çapanoğlu çağrışımı yapmış.
Yorum yapan Bekir L. Yildirim — Kasım 4, 2009 @ 10:52 pm
[...] Bugün kendi sitesine koyduğu yazısında kitaplar ve yazılar hakkında Bekir L. Yıldırım Hocamın yazdığı şu cümleye (ve yazısının geri kalanına da) katılıyorum. Şöyle yazmış değerli Bekir Hoca: ”Kitap okumak iyidir de bunun öyle abartıldığı kadar önemli bir ilim, irfan, bilgelik ölçüsü olduğu kanaatinde olanlardan değilim.” (Bkz: TÜYAP’ı Bilmek Zorunda mıyım Ablacım?) [...]
Pingback yapan Kitaplar ve Hikmet | Fikir Âlemi — Kasım 5, 2009 @ 5:34 am