Bir Münzevinin Notlarından…

Kasım 19, 2009

Fiyatlarımıza KDV ve sevap farkı dahildir

Kategori: Dostlarımız, Ekonomi, Guncel-Politik, sosyal, kulturel, Medya'dan Secmeler, Mizah — Bekir L. Yildirim @ 10:16 am

Haber’in başlığı hoşuma gitti:

1 kilo ette 10 TL sevap farkı“ 

(Yazı başlığı müessesemizin bayram ikramıdır-BLY) 

19 Kasım 2009 Perşembe, 00:02    (Star)

1 kilo ette 10 TL sevap farkı

Markette, kasapta kilosu 25 liradan satılan koyun etinin kilosu işin içine ibadet girince bir anda 10 lira zamlandı. Market zincirleri ve hayvan pazarlarında satılan kurbanlıkların kilosu 35 liraya geliyor

Koyun etinde yılbaşından bu yana yaşanan yüzde 50’lik artışa, üretici ve aracıların Kurban Bayramı’na özel yaptığı zam da eklenince bir kilogram kurban etinin fiyatı 35 liraya ulaştı. Aynı et market ve kasapların raflarında 25 liraya alıcı beklerken, tüketici sırf kurban kesmek için 16-18 kilogram karkas (kemikli et) ağırlığı bulunan koçlara fazladan 160-180 lira para ödeyecek. Bayram öncesi market ve pazarlarda kurbanlık fiyatları ortaya çıkmaya başladı. Hayvan pazarlarında en küçük koçlar için bile alt fiyat limiti 500 lira olarak belirlendi. Süpermarketler ise kurbanlığın ağırlığına göre 500-600 arasında fiyat ilan etti.

FİYAT OTOMATİKMAN KATLANIYOR

Buna göre canlı ağırlığı 30-35 kilogram olan ve 12-14 kilogram karkas et halinde tüketiciye koliler içinde teslim edilecek kurbanlıkların fiyatı 500 lira olarak belirlendi. Canlı ağırlığı 40-45 kilogramı bulan ve karkas olarak 16-18 kilogram gelen kurbanlıklar ise 600 lira fiyatla tüketicinin karşısına çıktı. Bu tutarlar market ve kasaplarda halen 25 lira civarında fiyatla satılan koyun etinin kilogramını otomatik olarak 35 liranın üzerine taşıdı. Üstelik kurbanlık hayvanın karkas ağırlığının içinde sakatat tabir edilen iç organlar da yer alıyor. Marketlerde koyun etine göre çok daha ucuza satılan bu parçalar da eklendiğinde kurban kesecek tüketicinin maliyeti daha da katlanıyor. • EKONOMİ SERVİSİ

Devamı Star’da

7 Yorum »

  1. Bu sene kurban kesmeyin ey ahali dicem, ki diyemem dini vebali vardır -galiba- bu bir, ikincisi kimsenin beni dinlemeyeceğini biliyorum ve ayrıyetten beni kurban edebilirler; farzı muhal desem bile, ve kurban satışları hatırı sayılır ölçüde düşse, bakalım önümüzdeki sene bu kadar pervasız oluyorlar mı..?

    Bu durumda kesilenler mi kurban, yoksa -hiç tepki vermeyen- kesenler mi ?

    Yorum yapan KLM — Kasım 19, 2009 @ 11:11 am

  2. Ben de aynı vebalden korktuğun için bahsettiğin düşünceye ilaveten bir de hayvanlara benim gibi özel hassasiyeti olan Hüseyin Hatemi Hoca kadar cesurca konuşmuyorum bu konuda.

    Yorum yapan Bekir L. Yildirim — Kasım 19, 2009 @ 11:24 am

  3. Hatemi Hocanın düşüncelerini merak ettim. Bir özet ya da link rica etsem?

    Yorum yapan KLM — Kasım 19, 2009 @ 2:15 pm

  4. s.a.
    İstanbulda’ki Kurban fiyatlarını çok bilmiyorum ama burdaki kasap fiyatları ile etin kilosu (24-25 TL) aynı

    Ankara’da bir kurbandan 800-700 tl ile ortalama 30-33 kilo birçok şey dahil (et sakadat) çıkıyor…

    Biraz fiyat farkı var – buda talep yüksekliği sebebiyle normal- ama kilo başına 10 tl fark çıkartamadım.

    Alıcıların iyi pazarlık yapması gerek. Çünkü satıcılar kasap değil üretici yani toptancı. Kasaptaki fiyatındanda düşük olması gerek ama malesef fırsatlar dünyası ve ne yapayım malıma talep yüksek kuralı işletiliyor gibi.

    *Ben maliyetler sebebiyle çok fahiş fiyata satmadıkları müddetçe biraz hakları olduğunu düşünüyorum.

    Fıtraten kan görmesi gereken İnsanların bir birlerini boğazlamalarına karşılık/engel olmak için Allah’ın üreticilere ikramı diyebiliriz…belki.

    İyi bayramlar

    Yorum yapan Bayram — Kasım 19, 2009 @ 3:05 pm

  5. Hatemi Hoca’nın bu konudaki görüşleri de hayvan sevgisi de biliniyor. Ben TV’de bu konuda bir muhabirin sorularına verdiği cevapları hatırlıyorum. Şimdi Google’a “Hatemi” ve “kurban” girdim bir çok kaynağa ulaştım. Bu konuda bir mesaj vermekten çok mizahi başlık idi beni bu notu düşmeye iten.

    Allah biliyor vejetaryan olmadığımı.

    Aynı cevap sizin için de geçerli Sn. Bayram. Haberin muhtevasının doğruluğuna kefil değilim ama edindiğim intiba fiyatların pek mantıki olmadığı.

    Size de hayırlı bayramlar.

    Yorum yapan Bekir L. Yildirim — Kasım 19, 2009 @ 7:05 pm

  6. Hatemi Hocanın fikirlerini ve karşı söylenenleri de okudum. Ancak bu konuya daha geniş bir perspektiften bakacak olursam şunu söyleyebilirim: Bir ilahiyatçı değilim ancak ilahiyatçıların en temel bildiğimiz konularda (namaz vakitleri, tesettur, kurban, ramazanın başlangıcı, cehennemin ebediliği, faiz vs) bile bu kadar ihtilaflı olmasını, birbirinden farklı şeyler söylemesini -hem de kaynaklara dayanarak [bu da işin ilginç noktası bana göre]- iyi niyetle “ümmetin ihtilafı rahmettir”e mi yormalıyız bilmiyorum. Açıkcası bende bir kafa karışıklığı oluşturuyor, postmodernistik bir ilahiyat manzarası oluşuyor gözümde. Ancak dinin sanki en azından bazı konularda tartışılamaz “tek söylem”e sahip olması gerektiğine dair bir his var içimde.

    Yorum yapan KLM — Kasım 20, 2009 @ 10:51 am

  7. Güzel bir his :)
    Bildiğim kadarı ile Hatemi Hoca fakih değil modern hukukçu. Yaptığı argumanların da kişisel hassasiyeti ve akıl yürütmesi olarak alınması, akaid, fıkıh gibi konularda H.Karaman gibi ulemaya kulak verilmesinden yanayım.

    Yorum yapan Bekir L. Yildirim — Kasım 20, 2009 @ 11:17 am


Bu yazıya yapılan yorumlar için RSS beslemeleri. URI'nin geri izlemesini yap.

Yorum yapın

WordPress.com'dan blog alın.