Bir Münzevinin Notlarından…

Şubat 5, 2012

Tombalacı* ve şürekasına dil ve din bilgisi-101

Filed under: Ahlak,Demokrasi,Din,Guncel-Politik, sosyal, kulturel,Toplum — Bekir L. Yildirim @ 3:30 am

1. “Dindar nesiller” örneğinde geçen “dindar” kelimesinin zıddı “dinsiz” değil “dindar olmayan” dır. Dindar, hayatında, fikirlerinde dinin ağırlık teşkil ettiği kişidir. Dindarlık ve takva da aynı şey değildir ama bu sizin konunuz da değil benim uzmanlık alanım da.

2. Dinsizlik tam olarak ateizme tekabül etmez (zira ateizm teizme -Tanrı(lar)ın yokluğuna inanmaktır) ama öyle farz edilir pratikte. Bir inanıştır (bir dindir de denebilir)
3. Demokratik-laik bir ülkede devlet herkesin inanış hürriyetine saygı gösterir, korur. Demokrasi parlementer, başkanlık, yarı başkanlık, demokratik monarşi olsun fark etmez, yönetici pozisyonundaki kişi veya partilerin felsefi tercihleri olduğu gibi dini tercihleri de olacaktır. Toplum tasavvurlarında sadece dini değerleri ayıklayıp, dışarda tutmaları beklenemez.

4. Ancak kontrollerindeki devlet aygıtını, kaynaklarını belirli bir dini veya inanışı kayırmak, onu ötekilerden üstün kılmak, veya bazı dinlerin hürriyetlerini kısıtlamak adına kullanmaları laiklik açısından problem teşkil eder.

5. Laik devlet bütün dinlerden eşit mesafedeki devlet de değildir. Hangi dine ne kadar öncelik verileceği diğer sosyal hizmetlerde olduğu gibi toplumun talepleri ve insan hakları ile belirlenir.

6. ABD’de sadece Hristiyan demokrat Cumhuriyetçi Parti değil “liberal” Demokratik Parti Kongre üyeleri de başlangıç noktaları ve belirleyici temel ahlaki refransları olarak “our Judeo-Christian ethics” (bizim Yahudi-Hıristiyan ahlakımız” dan bahsdeder. Avrupa’da daha sekülerdir referanslar lakin ne Hristiyanlığa ne Yahudiliğe referans “laiklik” üzerinden eleştirilir (İslami tehlike ayrı kategoridir- sizinki gibi) İnsanların “evet ben dinsizlikten yanayım” diyecek kadar gelişmiş ahlaki olurgaları olduğu farz edilir.

7. Nihai tahlilde, demokraside farklı dinler, inanışlar arası barışı sağlamak aracıdır laiklik; devlete gelenlerin inanışlarını evde bırakmaları değil. Farklı fikirler, inanışlar felsefelerin efkarı umumi önünde yarışmasınbdan çıkacaktır nasıl nesiller yetişeceği. Seçimlerde olduğu gibi.

8. Artık eski ilaçların deva olmadığını anlamış gözüküyorsunuz (laiklik, çağdaşlık Batılılık yerine "sana ne benim çocuğumdan" , "eski nesiller dinsiz mi idi" tepkilerinizden. Terakkidir. Yalnız yeni lisanınız da tedavinizin yanlış olduğunu gösteriyor. Önce bir detoksifikasyondan geçmeniz lazım. Eski lisandan sirayet eden kelimeleri zamanın siyasi dığrusu sandığınız lisana tercüme etmekle olmuyor.

Dahası da var. Ama zihinlerinizi zorlamak istemem. Hele bunları bir kavrayın. 10 yıl falan sonra gelin; anlatırım gerisini de.

*****************************************
* Birinin çarkçısı, öbürünün Gandi’si, berikinin Etro Kemal’i, benim tombalacım.

2 Yorum »

  1. “…devlete gelenlerin inanışlarını evde bırakmaları değil”

    bu beklenti ne kadar beyhude bir beklentidir değil mi Bekir Hocam , Velevki Başbakan ( ya da x siyasetçi ) dinin D’sinden bahsetmese , benim oy verme ve memnuniyet kriterim ne olacak , başbakanla gandi arasındaki fark ikisini de tanımayan bir insan için dahi 250 metreden çıplak gözle belli oluyor , embesiller nasıl laik ya da nötr bir tepki vermemi beklerler ki ?

    x kanunu geçerken , y yönetmeliği yapılırken hep ne isen ona göre iradeni kullanacaksın ( bunu açıklayınca mı problem oluyor )

    Yorum tarafından VB — Şubat 5, 2012 @ 9:02 pm

  2. Evet VB. Yorumun aklıma Clinton-Monica skandalı sırasında Clintonistlerin devreye saoktuğu “ama kamu ahlakı be kişisel ahlak farklı şeyler” argumanını getirdi (benim bu blogda be başka mekanlarda serdettiğm “ahlak bölünwemez bir bütündür” sözümü henüz okumamışlardı).

    Ben bir kaç nesildir muhtelif cinsel sapıklıkları “normalleştirmiş” bir aileden “iyi, güzel veya doğru çıkmaz” derdim de bazıları “ama adamlar demokrat,ama askeri vesayete karşı durdular” vb demiş idi.

    Keşke iyilik ve kötülük bu saf arkadaşların düşümdüğü gibi parçalanabilse (iyi basket oynar ama futbolu çok kötü gibi). Ama başa dönelim: Ahlak bölünemez bir bütündür. “Bazı konularda iyi insan” olunmaz. Yarım gebe de olunmaz. Bazı saftrikler “bazı konularda sizinle aynı şeyi söyleyen insan” ile iyi insanı karıştırıyor. Ama belki de stratejik davranıyorlar da benim aklım ermiyor.

    Bu da yazıya hamiş olsun Başbakan eleştrisi olarak. Ben de kimsenin “dindar nesil (veya herhangi bir nesil) yetiştirmesi” nden yana değilim ama sanıyorum Başbakan’ın ifade etmek istediği “dindar bir toplumda yaşamayı tercih ederim” idi. İfade yanlışlıkları oluyor Başbakan’ın zaman zaman.

    Ben ise “dindar toplum” dan çok “ahalklı toplumda” yaşamayı tercih ederim. ahlaksızlar mutlaka olcaktır ama belirleyici ölçütleri ahlaki, akli mertebesi daha yukarda olanların koyduğu bir toplum. Dinin esas işlevinin de bu olduğu kanaatindeyim. Dinlerin her zaman bu işlevi başaramadığı da ortada; zira insan malzemesinin kalitesi ortada.

    Ben Nietzche’nin ateist oldığunu düşünmüyorum. O’nun “Tanrı öldü” demesi insanlık yergisi idi.

    Yorum tarafından Bekir L. Yildirim — Şubat 8, 2012 @ 2:28 pm


Bu yazıya yapılan yorumlar için RSS beslemeleri. URI'nin geri izlemesini yap.

Yorum yapın

Fill in your details below or click an icon to log in:

WordPress.com Logo

You are commenting using your WordPress.com account. Log Out / Değiştir )

Twitter picture

You are commenting using your Twitter account. Log Out / Değiştir )

Facebook photo

You are commenting using your Facebook account. Log Out / Değiştir )

Connecting to %s

Theme: Rubric. WordPress.com'dan blog alın.

Takip Et

Get every new post delivered to your Inbox.

Join 27 other followers