Bir Münzevinin Notlarından…

Şubat 27, 2012

Ameliyathaneden burnuma reklam kokusu geliyor

Filed under: Bilim ve Teknoloji,Guncel-Politik, sosyal, kulturel — Bekir L. Yildirim @ 12:16 pm

2-3 hafta önce Akdeniz Üniversitesi’nde yüz nakli ile beraber ve aynı ekip tarafından (!) iki kol ve bir bacak nakli ameliyatı yapıldı. Biraz garip gelmiş idi senkronizasyon ve “aynı ekip” meselesi ama “muhakkak bilmediğm şeyler vardır” dedim.

Tesadüf bu ya, iki hafta geçmeden yüz nakli sırası Hacettepe Üniversitesi’ne gelmiş (sanıyorum Sağlık Bakanlığı izni ile oluyormuş bu deney aşamasındaki tıbbi prosedürler). Onu da anladım.

Ama nasıl oluyor da yüz nakli ile eşzamanlı olarak bu defa da aynı hastaya tüm ekstremitelerin (Akdeniz Ünibersitesi’nden bir bacak fazla) nakli denk geliyor? Belki bir açıklaması vardır.

Şu anda kafamdaki sorular:

1. Bu kararlar sadeece hasta sağlığı gözetilerek veya en azından hasta sağlığına birinci öncelik verilerek mi alınıyor?
2. Sağlık kurumları arasında bilimsel, teknolojik yarış arzu edllir lakin insanlar kobay yapılamaz veya başka ajandalara alet edilemez.
3. 2 kol 2 bacağın aynı hastaya nakli “dünyada ilk” imiş. Gerçekte bu kadar ileri mi cerrahi bizde? Yoksa “dünyada ilk” olma motifi hazır olunmadan büyük girişim yapmaya mı zorladı bazı Türkiyeli vatandaşı (doğru mu dedim Taraf’lılar?) Unutmayalım burası dünyanın ilk daha inşaat halinde iken değerini katlayan 7-yıldızlı sarayın ülkesi.

Dediğim gibi bunlar burnuma gelen kokuların bilgisiz analizi. Zamanla boşukları dolduran bilgiler edinirsem buraya not düşerim.

Neden bu konu? Bilmem. Ben de bir ameliyata daha giricem bu günlerde, o şuuraltıma yerleşmiştir belki. Yok, dünyada ilk değil bu.

6 Yorum »

  1. Oyuna çevirdiler Bekir Hocam , sök tak sök tak lego gibi.

    çok afedersiniz Engin ARDIÇ’ın bir lafı var ” yav**k basın ağzı ” diye , “2 bacak 2 kol taktık ….” diyenlere ben de aynen ithaf ediyorum ,

    Yorum tarafından VB — Şubat 27, 2012 @ 8:17 pm

  2. Bekir Hocam , gelmiş geçmiş olsun. Ameliyatınız için başarılar diliyorum ,Allah şifa versin.

    Yorum tarafından VB — Şubat 27, 2012 @ 8:18 pm

  3. Allah razı olsun.

    Yorum tarafından Bekir L. Yildirim — Şubat 27, 2012 @ 8:42 pm

  4. HAmiş: Çocuk ölmüş.

    “reklam, şan şöhret için” bu ameliyatın yapıldığı şüphem daha da güçlendi. Çocvuğum hayatinı tehdit eden bir durum yokmuş ameliyattan öbce. Yani ameliyat “elektif” imiş (seçime tabii- hayatın kalitesini yükseltmeye matuf). Dilkerişm Sağlık Bakanlığı, YÖK, Tıbbi etik denetçisi diğerleeri mercek altına alırlar bu “dünyada ilk” vakayı.

    Allah rahmet eylesin genç insana.

    Yorum tarafından Bekir L. Yildirim — Şubat 27, 2012 @ 9:17 pm

  5. Bekir Bey, gecmis olsun. Insallah tam olarak sagliginiza kavusursunuz.

    Turkiye bu gunlerde eski asagilik komplexli halinden siyrilip “biz buyuk ulkeyiz yapariz ederiz” mooduna giriyor. Ben bu degisimin hizlica olmasindan yana degilim. Oncelikle bizim dunya capinda cerrahi unitelerimiz ve doktorlarimiz olmali ki doktorlarimiz show yapma ve rekor kirma ihtiyaci hissetmemeli, ardindan “biz buyuk ulkeyiz, burda her turlu ameliyat yapilabilir, hic bir saglik hizmeti icin yurt disina cikma ihtiyaci yok” havasina girilebilir.

    Ameliyatlar ilk yapildiginda bende ciddi supheler olusmustu. Ornegin yuz nakli yapilan kisinin yuzunde bir deformasyon vardi ama bu tam yuz nakli gerektirecek bir deformasyonmuydu bundan emin degildim. Amerikada yuz nakli yapilan Carla Nash’in resmen yuzu yoktu (gozler, burun, yiyebilme icebilme, konusabilme kabiliyeti vs.). Ugur’un ise yuzu yanik olmakla beraber bu derece bir deformasyonu soz konusu degildi. Ameliyat sonucunda hayatini kaybetme riski saglanacak olan faydaya deger miydi? Ugur’un hayati boyunca almak zorunda kalacagi immun sistemini baskilayici ilaclari kullanmasinin getirecegi riskler de cabasi. Tabiki bu karari benim gibi alandan olmayan insanlar verecek degil, ancak ben bu kararlari veren insanlarin Ugur’u on plana alarak karar verdiklerine inanmiyorum. Sanki bu tip bir ameliyatin Turkiyede yapilabiliyor oldugu mesajini vermek daha on sirada gibi geliyor bana. Bu cok rahatsiz edici bir his.

    Yorum tarafından Leyla — Mart 10, 2012 @ 1:28 pm

  6. ” ancak ben bu kararlari veren insanlarin Ugur’u on plana alarak karar verdiklerine inanmiyorum.”

    Malesef bu notu düştükten sonra ortaya çıkan bilgiler, sergilenen davranışlar diğer motiflerin rolünü ortaya koydu. Bahsettiğiniz kompleksin pek çok alanda tezahürleri var. Ben bu ille de, her pahasına olimpiyad, milyar dolara, senede 1 kere kullanılan Formula -1 pisti, binlerce dönüm alana, tabiatı mahveden golf sahaları vb girişimlerin bir çoğunda bu kompleksi (köylülük deniyor galiba) görüyorum.

    Dualarınız için Allah razı olsun.

    Yorum tarafından Bekir L. Yildirim — Mart 11, 2012 @ 7:12 am


Bu yazıya yapılan yorumlar için RSS beslemeleri. URI'nin geri izlemesini yap.

Yorum yapın

Fill in your details below or click an icon to log in:

WordPress.com Logo

You are commenting using your WordPress.com account. Log Out / Değiştir )

Twitter picture

You are commenting using your Twitter account. Log Out / Değiştir )

Facebook photo

You are commenting using your Facebook account. Log Out / Değiştir )

Connecting to %s

Theme: Rubric. WordPress.com'dan blog alın.

Takip Et

Get every new post delivered to your Inbox.

Join 27 other followers