Bir şiir

DeathÖlünün odası

Bir oda, yerde bir mum, perdeler indirilmiş;
Yerde çıplak bir gömlek; korkusundan dirilmiş.
Sütbeyaz duvarlarda çivilerin gölgesi
Artık ne bir çıtırtı ne de bir ayak sesi…
Yatıyor yatağında dimdik, upuzun, ölü;
Üstü, boynuna kadar bir çarşafla örtülü.
Bezin üstünde ayak parmaklarının izi;
Mum alevinden sarı, baygın ve donuk benzi.
Okumaya Devam »

27 Mayıs anılarım

MenderesSivas’ta, dört-beş yaşında bir çocuktum, ufacıktım,
top oynadım, acıktım*
..sokağa çıktım. Baktım evimizden yüz metre kadar uzaklıktaki Lise’nin (şimdi Kongre Müzesi) önünden bizim evin bir tarafının baktığı Kurtcebe Noyan Caddesi’ne (Taşlı Sokak, şimdi Cafeler Caddesi deniyor)dönen bir kalabalık marş söyleyerek yürüyor. Sözleri de aklımda kalmış:

“Olur mu böyle olur mu
Kardeş kardeşi vurur mu
Kahrolası diktatörler
Bu dünya size kalır mı?”

Ne zaman bunların kim olduğunu çözdüm bilmiyorum. Ama fazla ileri yaşlar olmadığını biliyorum. Zira ben ilk okul başlarında Cumhuriyet okurdum.

Şimdi bu sözleri bir bulmaca olarak okura sorayım? Bunlar kimdi?

1. Darbe (pardon İhtilal)henüz olmamıştı, bunlar Menderes-Bayar İktidarı’nı protesto ediyorlardı.
2. Darbe olmuştu ama henüz Menderes, Polatkan, Zorlu asılmamıştı; idamlara zemin hazırlamak, “Devrim’i” pekiştirmek için standard propaganda.
Okumaya Devam »

2011’de yazmışım. Güncellemeye ihtiyacı yok.
*******************

Bu gün notlara ulaşmak için kullanılan terimlere göz attım. Bir tanesi “kurban kemiği köpeklere verilir mi” sorusunu arama motoruna girmek sureti ile ulaşmış. Sorunun muhatabı değilim (İslam fıkhı zaviyesinden) ama aklım, vicdanım, kurbanın manası hakkındaki anlayışıma dayanarak “ne sakınca olabilir ki” diyorum; belki o kemiğe muhtaç insanlar var iken köpeğe vermeyi tercih etme gibi istisnai durumlar problemli bulunabilir, herhalde.

Neyse, o soru bana dostları hatırlama ve hatırlatma vesilesi oldu demek için girizgah idi okuduğunuz. Ve geçmişte düştüğüm bir notu tekrar ısıtıp kavurma niyetine önünüze sürmeye karar verdim.
*****************************************************

Yazıyı Ramazan’da yazmıştım. Değişikliğe hacet yok. Yazı bir vicdan uyandırma servisi çağrısı idi nihayetinde. Vicdanın Ramazan’ı, Kurban’ı olmaz zira. Ben gayretten sorumluyum.
Buyurun.
*******************************************
İslam’da hayvanların yeri üzerine fetva verecek teçhizatım da yok salahiyetim de. Söyleyeceklerimin muhatabı tüm insanlık, kaynağı da vicdan ve akıldır. Okumaya Devam »

w1240-p16x9-coronavirus-4Bankalardan gazetelere, magazin karakterlerinden siyasetçilere, herkes modaya uyarak bizi ne kadar düşündüklerini göstermek için #evdekal diyorlar. Kendilerinin bunan manası, mahiyeti üzerinde fazla kafa yormuş olduklarını sanmıyorum; olmaları da gerekmez. Salgının bulaşma mekanizması ve her gün defalarca verilen ölü sayıları yeteri kadar ikna edici olmalı. İlaveten kurallara uymak toplum olmanın önemli bir unsurudur.

Buraya kadar bir sorun yok. Yalnız #evdekal deyip, başka bir şey demeyenlerin ya göremediği, ya da siyasi doğruculuk gereği, söylemediği, aslında kaçınılmazlığı apaçık ortada olan büyük bir tehlike var: Herkes evde kalırsa bu değirmenin suyu nereden gelecek?

Bu sorunun cevabını biraz utanarak da olsa Trump’tan Mehmet Öz’e birçokları verdiler aslında: Evet, evde kalmaya fazla devam edemeyiz. Ama Korona? Biliyorum ama koronayı yenemezsek onunla yaşamayı öğreneceğiz, bu milyonlarca insanın ölümünü göze almak demek olsa da.

Okumaya Devam »


Kısa olacak.

“İhaleden anlamayız, seviyeli gazetecilik yapacağız” diye işe başladılar.

Görünüşte haklı bir takım eleştirileri vardı.

Erdoğan, makamları, mevkileri ulufe dağıtan padişah gibi dağıtıyordu. Yapıcı eleştiriye dahi tahammülü yoktu.

“Padişahım sen çok yaşa” diyen ahlaksız, lumpen, hırsız da olsa baş tacı yapıyordu. “Mahdumun vekillik mi tercih eder, genel müdürlük mü, danışmanlık mı? Sözü mü olur, canım, önemli olan sadakat” düsturu ile.

Ezcümle, mesaj doğru görünüyordu. Yalnız elçi biraz kusurlu idi(not the message but the messenger).

Bu “ihaleden anlamayan” elçiler, dün ihalesiz ,sınavsız, yarışmasız sözcülük, vekillik, komite başkanlığı, mahudumlarına, kerimelerine, refikalarına bacanaklarına, eş dostlarına ihale, Türk-Telekom’dan BEDAŞ’a diledikleri makam mevki yoksa Beştepe’de danışmanlık kadroları açılanlardan olmasalardı, “seviyeli eleştiriler” daha bir manalı olurdu sanki.
Okumaya Devam »

israil-buldozeriyle-vahsice-katledilen-aktivist-rachel-corrie-unutulmadi-h1552766535-125b3c

Ben aslında basit bir insanım. Değerlendirme kriterlerim oldukça basittir. Sokaktaki aç veya yaralı bir hayvana nasıl davrandığın yeter bana sana notumu vermem için.

..veya Gazze ‘de Allah’ın günü katledilen bebeler hakkında elinin, dilinin ne yaptığı. İkisi de aynı şeydir benim için. Birini görmüşsem öbürünü biliyorumdur.

Ramazan’ın idrak etmekte olduğumuz günlerde “reytingci vaizler yerine John Coltrane ilahisi” öneren yeni rokçu eski mücahitin Venzuela konusunda da, Gazze konusunda da vereceği ve vermeyeceği tepkileri hep doğru tahmin ederim.

Ve haliyle bunları “bize sadaketleri var” diye var eden karanlığa sorarım:
Okumaya Devam »

elifcakirtahaakyolBelki gerek yok ama Erdoğan’ı, AK-Parti’yi yerden yere vuran tonla tweeti, yazısı olan bu yazar, son 2-3 seçimdir sandığa da gitmiyor, yani AK Partili’yi bırakın AKP’li dahi değil.

Gerisi Karar’daki CHP-partizanı arkadaşlara, ağabeylere yazdığım e-posta’dan:
*************************************************************
Bekir L. Yildirim
To:
Yıldıray Oğur ecakir@karar.com yzcomert@karar.com mocaktan@karar.com ikahveci@karar.com
and 5 more…

Siyasetin pis iş olduğunu bilirdim ama zeki ve ilkeli bildiğim İbrahim, Yıldıray, Hakan siz de mi? Kendi inanılır güvenilirliğinizin tahrip edilmesi umurunuzda değil mi? Akyol Akyolluk yapıyor; ya siz?

Ya hu nereden biliyorsunuz İmamoğlu’nun kazandığını?

“Islak imzalı” sonuçları size İmamoğlu mu verdi Kaftancıoğlu mu? “ille de ıslak imza” diyor Akyol, İmamoğlu ve Kaftancıoğlu.
Okumaya Devam »

1 Nisan, 2009’da düştüğüm notlar yeniden:
che1muhsin-2 gezmis metin-yuksel2Muhsin Yazıcıoğlu, Metin Yüksel, Deniz Gezmiş ve Ernesto Che Guavera isimlerini bir arada zikretmeme kızanınız varsa ben masumum! Kabahat Yeni Şafak yazarı Saih Tuna’da. Ahmet Yıldız için kızan olmayacağından eminim. Zira o pek bilinmez. Birazdan tanıyacaksınız bu “anti-kahramanı” da.

Ernesto ile yolumuz pek kesişmedi. Hatta herkesinki gibi üstünde onun resmi olan bir tişörtüm dahi olmadı.

Diğer üçü ile kesişti farklı nisbetlerde.
Muhsin, Denizli’de tertibimdi. Aynı koğuş ve mangada idik.

Deniz Gezmiş’in annesi Mukaddes Hanım ablamın ilk okul öğretmeni idi.
Okumaya Devam »

Dün “Hayvanseverler LGBT,esas dertleri Erdoğan’ı devirmek” sohbetinden sonra cuma hutbesini de İslam’da canlı haklarına verilen önem ve akabinde “istediğnizi öldürün; hepsi bizim için metadır” fıkhı ile bitiriyor Faruk Hoca.
Cuma hutbesi burada:
https://www.yenisafak.com/yazarlar/farukbeser/saldirgan-hayvanlarin-oldurulmesi-meselesi-2048955

Mutad e-postam da burada:

Bayılıyorum din sohbetlerine hoca!

Naslarla İslam’da hayvan, bitki hakları diye başla.. işime yarıyorsa, yaramıyorsa, hoşuma gitmiyorsa (domuz) hepsini öldürürüm diye bitir. Perşembenin geleceği çarşambadan bellidir derler ya, bu günkü “istediğini, istemediğini öldür; fıkhı bana bırak” katliam fetvası, dünkü hayvanseverlerin LGBT, T-Cep (ne ola ki?) bağlantıları hutbesinden belli idi.

Fakire gelince: Şahsen, gençliğimden beri bilerek karınca öldürmedim. Bazen mutfak kirli olduğunda ekip halinde gelip, ekmek, yemek, şeker kırıntılarını temizliyorlar, işleri bitince çıkıp gidiyorlar evlerine.
Okumaya Devam »


Gene Faruk Beşer. Bu gün de hayvanseverlere takmış!
Yoksa takmamış mı? Kendsi karar verebilmiş mi? Siz karar verin.

Yazı adet olduğu üzere karşı arguman diyebileceğimiz cümlelerle başlıyor. Hayvan sevgisi üzerine cumaa hutlesi gibi. Hayvan hakları nasları, vicdan vs…

“Son zamanlarda köpek saldırısı vakaları çoğaldı. Durum ciddi bir hal aldı ve çoğu belediyeler ya da ebeveynler hayvanseverlerin saldırılarından korkularına buna bir çare bulamıyorlar.
Okumaya Devam »