Archive for 05 Eyl 2006

Daha onceki yazimda sorunun sadece “gidelimmi gitmeyelimmi” degil “hangi gaye icin” olmasi gerektigine vurgu yapmis idim. Bu tur milletlerarasi guclerin gorev yaptigi bolgelerde ne yapip ne yapilamayacagi “rules of engagement” (angajman, catisma ya da gorev kurallari) ile belirlenir. Amerika ve Fransa’nin beraber hazirladigi BM Guvenlik Konseyi karari icinde bu gorev kurallarini barindirmiyor tabiiki. Muhtemelen bu kurallar karar cercevesinde uretilip genisletilmis UNIFIL (Lubnan’daki BM Gecici Gucu) komutanligi vasitasi ile katilimci ulke birlik komutanlarina tevdi edilecektir. Anlasmazlik olmasi durumunda Guvenlik Konseyi’nin bu minvalde ikinci bir karar cikarmasi da mukundur.

Mevcut kararin Israil’in cikarlarini korumak ve ABD’nin “Yeni Ortadogu”  planlarina uygun olarak  duzenlendigi artik gun isigi kadar aciktir. Zaten status quo ante, yani karain ciktigi zamanki durum acisindan degerlendirildiginde ABD ve Fransa’nin farkli bir karar metni hazirlayacagi beklenemezdi. Her ne kadar Hizbullah’in “zeferinden” soz ediyorsak ta, Israil’in “ikinci raund” dan bahsettigi, ve icerdeki Likud lideri Netanyahu gibi “sahinlerin” (Israil’de guvercin yasarmi acep?) bu katliamlari yeterli bulmadigi, 1982 deki gibi Lubnan’i toptan yerle bir etmeyi yegledigi dusunulurse, 1701 sayili karara neden Hizbullah’in kerhen de olsa evet dedigi anlasilabilir. Nasrallah’in su bizim amiral gemisi tarafindan “pismanim dedi” diye nakledilen “bana iki askerin kacirilmasi Israil’in bu tepkiyi gostermesine sebep olacagini bilseydiniz, bu emri verimiydiniz deseydiniz, hayir, askeri, politik, ekonomik, ahlaki sebeplerden bunu yapmazdim” cevabi Hizbullah’in bolge halkinin dertleri ile hemdert oldugunu, her halukarda manevi zafer ugruna daha fazla insanin katledilmesini, Lubnan’in yerle bir edilmesine razi olmayacagini gosteriyor. Nasrallah dusmanin  cok onceden ABD ile yaptigi plandaki gayelerine ulasamadigini, yani zafer kazanamadigini bilyordu fakat ayni zamanda kurulusundan beri savas halinde oldugu dusmaninin babarlik derecesini, ve bu barbarligin sozumona milletlerarsi topluluk tarafindan de engellenemeyecegini de biliyordu. Bu ahval ve serait icerisinde Nasrallah’in ateskese razi olmasi ideale degil mevcut sartlardaki optimum cozume razi olmasi olarak telakki edilebilir. Tabiiki herkes gibi Hizbullah’ta bunun oyunun sonu olmadigini biliyor. (daha&helliip;)

Read Full Post »