Archive for 01 Eki 2006

Epeydir bu mekanda küçük dostlarımızı ihmal ettiğimi düşündüğüm için  bu Gökhan Özcan yazısını mutlaka kedisever ve sevmez okurlarla paylaşmak sırası geldiğine karar verdim. Her ne kadar kedilerin hayatımda ve evimde çok özel bir yerleri varsa da Özcan yazısını koymamın en önemli sebebi yazının ana fikrinin kedi-insan ilişkisi ile sınırlı kalmayıp, eşref-i mahlukatın diğer mahlukata bakisi ile ilgili olusu. Bu benim her gün üzerinde düşündüğüm mevzulardan birisi. Yazıda “alerji yapmayan kedi” üreten modern insanin temsil ettiği,  dünyayı kendisinin oyun bahçesi, copluğu, tüketim maddesi olarak gören  ihtirası, tamahı sinir bilmez modern insanin “gelişme, ilerleme” adi altında hayati yalnızca diğer canlılar için değil kendisi için de sunileştirdiğini, tahrip ettiğini anlatıyor.

Bu her şeyi kendinin zanneden insanlığın mikrokozmunu ben sık sık gözlüyorum, sokaklardaki sahipsiz kedi köpeklere mama verirken, yada duyuyorum hayvan severlerden mail gruplarından, gazetelerden. O sahipsiz, korumasız dünya güzeli, korkak ve masum yavrucaklara mama verdiğim için bana müdahale hakkini kendinde görenlerden biri rütbe çekti bana “ben hukukçuyum” diyerek. “Hemen şurada” oturuyormuş hukukçumuz. Ondan dolayı sokaktaki kedilere mama verdiğimde onun hakkini ihlal ediyormuşum. Kendisine apartman dairesi tapusunun hangi hakları tevdi ettiğini, mülkiyet hakkinin sınırlarını ve biz insanların buralara beton yığınları dikip tapular çıkarmadan önce o masum yaratıkların buralarda olduklarını ve tabiat ile ahenk içinde yaradılış gayesine uygun olarak milyonlarca sene yasadıklarını söyledim. Tepkisi “yok, ya” olduğu için anlayıp anlamadığından emin olamadım ama en azından kolay yenilir lokma olmadığımı anlamış olması yeterli idi benim için.

Eşref-i mahlukat arasında  hayvanlara birer meta olarak bakma eğilimi herhangi bir sosyal grubun tekelinde değil. Her ekonomik veya sosyal grup bu kibrin değişik yansımalarını  sergiliyor. Modern yada seküler dediğimiz Bati kültüründen etkilenen kesim arasında kedi köpek besleyen insan şayisi gittikçe artıyor ama  bunu yapanların önemli bir kısmı gerçek hayvan sevgisini içselleştirebilmiş olanlardan çok bunu bir Batılılaşma  sembolü olarak algılayanlar. Veterinerlerin bekleme odalarında sohbet ettiğim birçokları kedi sevip köpekten nefret ettiklerini, yada tam tersini söylediler. Bazılarının ise sadece kendi kedilerini veya köpeklerini sevip sokak hayvanlarına  karsı hiçbir sempati beslemediklerini müşahede ettim. Kendilerine söylemedim ama onlar sadece kendilerini seviyorlardı kanımca.

Dindar kesim arsındaki hayvanlara bakış her ne kadar Yaratandan ötürü hayvanlara insaflı davranma İslam ahlakinin bir parçası olarak benimsenmiş  olsa da hayvani meta olarak görme İslam’daki onların insanlara hizmet için var oldukları nasını adeta mutlak sahiplik olarak algılama olgusu hakim. Çoğu dindar insanlar havlayarak sokakta çocuklarını korkutarak rahatlarını bozan köpeklerin, çöpleri dağıtan kedilerin  itlaf edilmesi ile ahlaki veya dini acıdan problem görmüyorlar. İslam ve hayvan sevgisi mevzuunu ilerde detaylı olarak ele almayı düşündüğüm için simdi sözü Gökhan Özcan’a bırakayım. 

  (daha&helliip;)

Reklamlar

Read Full Post »