Archive for 15 Eki 2006

Nobel Edebiyat Ödülü’nün  Pamuk’a verildiğini duyar duymaz, blogistanin mevzu ile ilgili ilk yorumunu üretme dürtüsü ile (serde gazetecilik var ya!) ilk tepkilerimi, ve tahlilimi ilk yazıda sundum.

Orhan Pamuk’un ödülü sadece edebiyat ile hatta literature ile (benim sözlüğümde farklıdır ikisi) ilgili de değildir. Çok kuvvetli bir politik element olduğu üzerinde konsensüs oluşmuştur, sevenler sevmeyenler, gurur duyanla duymayanlar, içerdekiler, dışarıdakiler arasında. Ben epeydir Pamuk ile ilgili içinde Ermeni geçmeyen diskur duymadım. Siz?

Peki Pamuk bu politik parametreyi bilerek “doğru adımları” mı  attı?

Bu sorunun cevabi bir miktar “niyet okuması” yapmadan verilemez tabiatı ile. Fakat aşağıda sayacağım gözlemler ve bunlara dayalı tahlillere dayanarak “evet” cevabinin nesnel olduğu kanaatindeyim.

İfade edildiği kadar bütün risklerini alarak “iman cesareti” gösteren bir entellektüel portresi cizememistir Pamuk. Tam tersine entellektüel duruşuna göz attığımızda  hemen her zaman risk potansiyeli az, kazanç potansiyeli yüksek yatırımlar (pardon pozisyonlar) seçmiştir. Gecen yılki ödül sahibi İngiliz Harold Pinter’in aksine ne ABD’yi ne İngiltere’yi eleştirmiştir, bu ülkelerin Müslüman ülkelere karsı yürüttüğü saldırgan politikalarla ilgili olarak. İsrail hakeza. Pinter’in bu muhalif duruşa rağmen Ödül’ü alması benim Nobel Akademisi’nin Batı’daki hakim güç çarkının bir dişi olduğu fikrimi çürütmez, çünkü İngiliz  Pinter ve Türkiyeli Pamuk aynı statüde değildir Oryantalist Batılı gözünde. Pamuk’un statüsü Salman Rüştü veya Misr’lı  Nobel odulu sahibi Mahfuz’unki ile aynıdır; Pinter ile değil. (daha&helliip;)

Read Full Post »