Archive for 07 Kas 2006

Hiçbir şeyden çekmedi dünyada
Kapasitesinden  çektiği kadar
Hatta asabi  yaratıldığından bile
O kadar müteessir değildi;
”Dış düşmanlar” vurmadığı zamanlarda
Anmazdı ama Allah’ın adını,
Günahkar da sayılmazdı.
Yazık oldu M. Serbülent  Efendiye

Veya:
Mezar Kitabesi

 M. Turköne (Zaman 7/11/2006)
Ölenler hayırla yâd edilir. Ya öldükten sonra da hayaleti aramızda dolaşacak olanlar? Bıraktıkları kalıcı izlerden yürüdüğümüz siyasetçiler?

Bugünkü hüküm sahiplerine, “Ne yaparsan yap, öldüğünde nasıl olsa seni güzelliklerinle anacağız.” mesajı vermek yanlış değil mi? Gidenin sadece iyi hasletlerini, başardıklarını hatırlamak yerine adil olmak, hakkı teslim etmek, doğrusu ve yanlışı ile bir muhasebeye girişmek daha doğru değil mi? Öyleyse, mezar kitabesini ölüler ülkesine değil, hayatın içine diktiklerimiz için o kitabeye yazdıklarımız, yaşayanlara ve yaşatmaya çalıştıklarımıza saygıyı esas almalı. Bülent Ecevit dürüst bir politikacı idi. Bizde “siyasî etik” denince, akla akçalı işlerde dürüstlük gelir. Ecevit’in siyasî hayatı boyunca bu konuda en küçük bir şaibesi bile olmadı. Ama Cumhuriyet tarihinin en “yolsuz” ve “şaibeli” hükümeti, 1977′de onun başbakanlığında kuruldu. Yüreğindeki insan sevgisi yüzüne yansıyan, zarif bir hümanistti. Sayesinde siyasete medenî bir üslup geldi. Bugün yerli yersiz kullanılan “sayın” hitabını, siyasî iletişime ekleyen odur. 70′lerin şiddet ortamında kutuplaştırmayı sertleştiren, sağ-sol kutuplaşmasına yaslanarak iktidara yürümekte tereddüt etmeyen adam da yine Ecevit idi. Birçok siyasî başarıya imza atmıştı. İşçilerin adam gibi toplu sözleşme ve grev hakkına sahip olması, onun eseridir. Bugün bütünüyle iflas eden eğitim sisteminin çöküşünde de büyük payı vardır. “Mektupla öğretim”den yetişmiş olanları, öğrencilerin karşısına öğretmen diye diken o olmuştu. Parlak bir düşünür olduğu söylenir. Belagati ve fesahati tartışmalıdır, ama bir üslup ve tarz sahibi olduğu kesindi. Ancak bu üslup ve tarzı düşünce yerine kelime üreterek inşa etmişti. Türkçeye karşı en korkunç cinayet, dilin doğal yapısından gelmeyen uydurma kelimeleri siyaset aracılığıyla ortak dile aktaran Ecevit tarafından işlenmiştir. Bu dil ideolojik kutuplaşmalarda kimlik ve fikir yerine geçtiği için yaygınlaştı ve kökleşti. Türkiye onun sayesinde farklı siyasî görüşlerin farklı diller konuşarak birbirine yabancılaştığı bir ülke haline geldi. (daha&helliip;)

Read Full Post »