Archive for 28 Ara 2006

Efendim, laikçiler “türban” dedikleri başörtüsüne saldırırken sıkça “ama ninelerimizinki bööle diildi” demelerinden beri merak ederdim kim bu örnek nineler ve dedeler acep diye.  Cevap çabuk geldi: Türk ulusunun nine ve dede prototipi  Fethi Dede ve Muazzez İlmiye Çığ Nine imiş.

İlmiye Çığ ninelerini bir zamanlar yabancı ilaç firmalarına Türk kobay sağlama suçlamalarından duymuş idim. Daha sonra hayvanlara ilgimden  dolayı “Hayvan sever bir Amerikalı :Yuli Weston” ile müşerref olduk, Hürriyet ve diğer çağdaş medya sayesinde.  Şimdi “aradaki ilişki ne”  derseniz el cevap: Ana-kız ilişkisi. Türkiye’de kendisini “şu anda Türkiye’de yasayan Amerikalı hayvansever” olarak tanıtan, medyanın da hiç sorgulamadan bu şekilde lanse ettiği, fakat  sokak hayvanlarını kar karşılığı Avrupa ülkelerine sevk ile suçlanan (ne tesadüf!)  hanım bizim “ninemiz” İlmiyaanimin kızı özbeöz Türk Julide Hanim olmasın mi? Olsun, yakışır.

Ama İlmiyaanim’in önemi oradan gelmiyor. Adı üstünde “çığ gibi ilminden” kaynaklanıyor Muazzez Hanım’ın önem ve ehemmiyeti.

“Dünyaca tanınmış Sumerologumuz” son olarak “başörtüsü Sümer fahişelerinden geliyor” teorisi ile malum ilim dünyasını sarstı. Bir o kadar dünyaca ünlü teknoloji laikçilerimiz ERKE üzerine harıl harıl çalışırken sosyal bilimciler boş mu duruyor sanıyordunuz?  Ama kendisini laikçi, kuvvaci, ulusal-solcu, sağcı, ortacı , nere gerekiyorsa oracı seçkinlerimizin yılın ninesi yapması bir tek “başörtüsünün kökenini” keşfinden gelmiyor. Esas vurucu darbe “camilerde sevişme odaları da olsun, hem imam kazansın , hem cami, hem sevişsinler, sevaba girsinler, ayrıca genelevlere de imam konsun..…” teklifinden dolayı kendisi bayraklaştı.

Fethi Dede

Laikçilerimizin ve Baykal’ın Fethi Dede’sinin  edimleri de fazla aşağı kalmaz ninesi İlmiye olanlar için. O da MKA’ün Selanik’teki evindeki şeref  defterine hükümet ve Erdoğan hakkında “kâfir, uşak, hırsız, sahtekâr’ gibi nitelemelerde bulunmuş, Başbakan’ı ‘memleketi satmakla suçlayarak defteri daha bi şereflendirmiş idi. Fethi Dede’nin diğer icraatları konusunda aşağıdaki haber kupürü bilgilendirici olur sanıyorum:

“Genelevi savunmuş; dine hakaret etmişti Fethi Dördüncü, İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Kadir Topbaş’a da ağır ifadeler içeren bir mektup göndermişti. Dördüncü, şöyle demişti: “Topbaş kalkmış bayram değil seyran değil insanların biraz nefes alması için dinlendikleri Göztepe Parkı’na cami yapmaya kalkıyor. Beş on kişinin birbirinin g…..ü  koklasın diye cami yapacağınıza hastane ve okullar yapın. Öyle hokkabazlıklarla genelev kapatılması için referandum istiyorsun, camiye gelince ‘böyle şey olur mu’ diyorsun, o ihtiyaç değil mi?” Topbaş’ın açtığı tazminat davası sürüyor. Fethi Dördüncü’ye CHP sahip çıkmıştı.” Ankara, aa.

Bazen Hürriyet okur yorumlarında veya Atatürkçü Düşünce gibi sitelerdeki  yorumlar için bazı kimseler “canim üç tane lümpen” dediklerinde hemen birkaç “laikçi aydın” dan alıntı gösterir ve  “üstadı bu olandan neden farklı mamul bekliyorsunuz” derim. Fikir önderlerini biliyorduk, nine ve dedelerini de tanıdık. Ama ne güzel yakışıyorlar birbirlerine di mi?

Read Full Post »