Archive for Şubat 2007

Geçen hafta sonu gerçekleşen “Yeryüzünde Yaşamın Kökeni” konulu konferanstaki konuşmaların ana fikirleri ve kısa özetlerini Mustafa Akyol Sitesinde sunduğu için ben tekrarlamayacağım. Aşağıdakiler kendi izlenim ve yorumlarımdır.

Konferansı aydınlatıcı, düşünmeye sevk edici buldum. Bilmediğim bir iki şey de öğrendim. Paul Nelson’un konuşmasında bahsettiği Lambert Deneyi özellikle etkileyici idi (bu arada Nelson’u yabancı katılımcılar arasındaki en mütevazı ve sevimli kişi bulduğumu da ilave edeyim. Berlinsi ve Lennox biraz “full of themselves” idiler). Bu deneyde DNA’nın oluşumunda rol alan ve oluşum sırasında üretilen ‘editing enzymes’ (reaksiyonu düzenleyici enzimler- bir çeşit katalizator) varlığı indirgenemez karmaşıklığın göz gibi ileri bir yapıya mahsus olmadığını, indirgenemez karmaşıklık için mikrobiyolojik delil olarak sunulan flagellum (bakteri kamçısı) ndan dahi önceki safhada, ilk yapı taşlarının oluşumunda mevcut olduğunu göstermesi bakımından önemli idi.

Bütün konuşmalardan vardığım sonuçlardan biri: Bu savaş öncelikle bilim dünyasında yapılmalı. Metodolojik natüralist “bilim” tanımının değiştirilmesi en önemli engeli ortadan kaldıracaktır. Bu ise kitleler değil bilim “establishment”i içinde verilecek bir savaştır. Akyol’un sitesinde diğer yerlerde şıkça duyduğumuz “baksana ünlü bilimciler katılmıyor” argümanı da bu kanaati doğrular nitelikte. Maalesef, herkes delilleri kendi inceleyip karara varamayacağına göre “önemli birilerinin” onlar için düşünüp “evet hakli şüpheler var” demesi gerekiyor. (daha&helliip;)

Reklamlar

Read Full Post »

Akilli Tasarım (AT) teorisinin önde gelen savunucularından David Berlinski, yarın İstanbul’da yapılacak “Yeryüzünde Yaşamın Kökeni” konulu konferansın konuşmacılarından. Aşağıdaki makalesini ilginç buldum.

(Tercume orijinal metinden sonra)

Darwinian Doubts
By: David Berlinski
Wichita Eagle
March 9, 2005

Original Article

NOTE: The article below is the full version by Dr. Berlinski. The Wichita Eagle opted to shorten the piece to only 400 words.

The defense of Darwin’s theory of evolution has now fallen into the hands of biologists who believe in suppressing criticism when possible and ignoring it when not. It is not a strategy calculated in induce confidence in the scientific method. A paper published recently in the Proceedings of the Biological Society of Washington concluded that the events taking place during the Cambrian era could best be understood in terms of an intelligent design – hardly a position unknown in the history of western science. The paper was, of course, peer-reviewed by three prominent evolutionary biologists. Wise men attend to the publication of every one of the Proceeding’s papers, but in the case of Steven Meyer’s “The origin of biological information and the higher taxonomic categories,” the Board of Editors was at once given to understand that they had done a bad thing. Their indecent capitulation followed at once.

Publication of the paper, they confessed, was a mistake. It would never happen again. It had barely happened at all. And peer review?

The hell with it. (daha&helliip;)

Read Full Post »

kedi.jpgRektör, kampüste kedi istemiyor

Dicle Üniversitesi (DÜ) Rektörlüğü, kampüste kedi ve köpek gibi hayvanların bakımını yapan öğretim üyelerini uyardı. Rektörlüğün uyarı yazısında, öğretim üyelerinin, hayvanların bakımlarını sürdürmeleri halinde lojmanlardan çıkarılacakları bildirildi.

Hayvanları Koruma Derneği, Rektör Fikri Canoruç’u uygulama nedeniyle kınadı.

Daha önce İstanbul Üniversitesi de kampüs içerisinde hayvan bakımı yapan hocaları uyarmıştı.

27 bin dönümlük kampüs alanı bulunan Dicle Üniversitesi yönetimi, öğretim üyelerine gönderdiği uyarı yazısında kampüs içerisinde bulunan hayvanları besleyip koruyanların bu tutumlarını değiştirmelerini istedi. Yazıda, uyarıyı dinlemeyenlerin lojmanlardan çıkarılarak, haklarında yasal işlem yapılacağı tehdidinde de bulunuldu. DÜ Lojman Yönetim Kurulu adına Başkan Prof. Dr. İrfan Açıkgöz imzasıyla kaleme alınan yazıda; “Dağıttığımız kararları yerine getirmeyen sakinlerimiz hakkında DÜ Konut Dağıtım ve Yönetim Yönergesi uyarınca kanuni işlem yapacağımızı ve sorun devam ederse icra yoluyla tespit edeceğimiz para cezasını uygulayacağımızı bilgilerinize arz ederiz.” denildi. Doğa ve Hayvanları Koruma Derneği ise karar sebebiyle başta Rektör Fikri Canoruç olmak üzere Cumhurbaşkanlığı, Başbakanlık, Çevre ve Orman Bakanlığı, İçişleri Bakanlığı, Yükseköğretim Kurulu, Diyarbakır Valiliği, Diyarbakır Büyükşehir Belediye Başkanlığı ve Diyarbakır Çevre ve Orman İl Müdürlüğü’ne protesto mektubu gönderdi. Tebligatın yapıldığı, isminin açıklanmasını istemeyen bir öğretim üyesi, şunları söyledi: “Kedilere yemek veriyorum. İki komşum rahatsız oluyormuş. Beni şikâyet ettiler. Lojmanlarda herkes bakıyor; ama bizimki sorun oldu. Zamanında bir sürü kedi zehirletilmiş, sonra da lojmanları fare basmış. Kedilerime bir şey olursa hesabını mahkemede sorarım. Lojmanlardan atılsak dahi bu hayvanlara bakmaya devam edeceğiz.”

Üniversitede hayvanlara yönelik zehirleme, döverek ağaçlara asma ve yok etme olaylarının uzun süredir yaşandığına dikkat çeken Doğa ve Hayvanları Koruma Derneği( DOHAYKO) Genel Sekreteri Nesrin Çıtırık ise hayvanlara yönelik bu tutumun bir bilim kurumuna yakışmadığını söyledi. Çıtırık, büyük bir arazide doğal olarak hayvanların da bulunacağını belirterek, üniversite kampüsünde sahipsiz hayvanların bulunmasının 5199 sayılı yasa gereği olduğuna işaret etti.

Hatemi’nin kedilerine zehir

Dicle Üniversitesi’ndekine benzer bir olay İÜ’de de yaşanmıştı. Prof. Dr. Hüseyin Hatemi’nin beslediği 10 kedi ve 4 köpek 2000’de İÜ Rektörlüğü tarafından Beyazıt’taki merkez kampüsün bahçesinde zehirlenerek öldürülmüştü. Dönemin rektörü Prof. Dr. Kemal Alemdaroğlu tarafından Hatemi’ye hayvan haklarını savunduğu için olumsuz sicil verilirken, zehirleme olayı Eminönü Belediyesi’nin üstüne atılmıştı. Belediye ise üniversite bahçesine girme yetkilerinin olmadığını söyleyerek olayı yalanlamıştı.

Kaynak: http://www.zaman.com.tr/webapp-tr/haber.do?haberno=503640

Read Full Post »

Daha önce, 11 Eylül ile ilgili yazı dizisinin bir bölümünde ve Lubnan, Irak, Filistin katliamları konusundaki “Peki Amerikan Halkı ne diyor?” başlıklı yazımda “Bati’nin vicdanının” genellikle bencil, pragmatik kaygılar tarafından uyarıldığını söylemiştim.

Batı’dan gelen “vicdanin sesi” olarak sunulan her türlü muhalefete birazcık şüphe ile bakmayı öğretti bana gözlemlerim. Clinton’un Monica ile donu düşük yakalanması ve “cambaza bak” demek için de bir Bağdat bombalaması çekmesi sırasında o’nun sözcüsüne bir gazeteci ” Monica da bu iddiaları doğrularsa pozisyonunuz ne olur” türü bir soru sormuş idi. Adamın cevabi söyle bir şey idi ” o zaman şimdi yaptığımız açıklama operasonel olmaktan çıkar”. Meal: Bizim için, doğru yanlış, ahlak, ahlakdışı gibi kavramlar belirleyici değildir. Herhangidir durumda operasyon modumuzu çıkar ve olayların akışı belirler. Bu ifade Batılı’nın olaylara reaksiyon tarzını karakterize etmesi bakımından manidardır.
(daha&helliip;)

Read Full Post »

konferans.png

Katılımcılarla ilgili geniş bilgi için tıklayın.

Akilli Tasarım-Evrim Tartışması konusunda daha geniş bilgi için aşağıdaki başlıklara tıklayın:

Akilli Tasarım Teorisi

Darwin’in Zaferimi?

Konu ile ilgili Ingilizce Linkler:

Rational Theism
Origins
Discovery Institute
Intelligent Design Network

Access Research Network
The Design Inference
Post-Darwinist
First Things

Read Full Post »

NOT: Benim bu site ile kurulduğum ilk ay ötesinde hiç bir alakam olmamıştır.

Bir zamandır çoğunu ilk olarak Mustafa Bey’in sitesindeki yorumları ile tanıdığım, birçokları sonradan blogistanda ayrı ayrı mekan tutan, özgün fikir üretebilen manevi değerleri güçlü, demokrat ruhlu genç arkadaşın yazıları, yorumlarını takip ederken, “keşke bu kalemleri bir mekanda toplayıp okuyucuya alışageldik ticari/profesyonel yayınlar dışında bir alternatif düşünce mekanı sunsak” der idim. Bunu birkaç arkadaşa açtığımda onların da benzeri bir ihtiyaca işaret ettiklerini öğrenmek sevindirici idi. Arkadaşlar vakit kaybetmeden bu düşünceyi fiiliyata dönüştürdüler ve ortaya Derin Düşünce Grubu ve sitesi çıktı. Gerisini sitedeki tanıtımdan takip edelim:

Derin Düşünce Grubu Nedir?
Değerli araştırmacı-yazar Mustafa Akyol bugün sitesinde Derin Düşünce Grubumuzun sitesini tanıttı. Kendisine çok teşekkür ediyoruz.
Derin Düşünce sitesi aslen bir grup platformu. (daha&helliip;)

Read Full Post »

Adim Şirin. Bu blog sahibinin gönlünde yer olsa da evi dolu imiş. Kör yavrucak Ajdar’in da katilimi ile nüfus beş olmuş. Onun için aşağıda simdi beni misafir eden hanımın hakkımda yazdığı tanıtımı buraya koymaya karar vermiş. Siz eşref-i mahlukat olan insanların hayatlarına katkımız karşılığında aldığımızın çok küçük olduğunu söyler insandostlarımız. Gene siz insanlardan bazıları bizim için karşılıksız sevgi, asalet, masumiyet sembolü derler. Bizlerin bencil olduğunu genellikle bizleri tanımayanlar söylerler. Ama ben ne anlarım bunlardan! Ben bir dört ayaklı, kuyruklu ama bıyıklı vatandaşım.  Benim bir hemcinsimin bir insanin hayatında ne kadar önem kazanabileceğini merak ediyorsanız şunu da okuyabilirsiniz.


Merhaba,

Öncelikle yardımızın ve hayvansever bir vatandaş olduğunuz için çok teşekkür ederim. Şirini geçtiğimiz yaz Ağustos sonu yol kenarında araba çarpılmış bir şekilde buldum. Ailemin çok karşı olmasına rağmen almak zorunda olduğum için aldım ve ameliyat oldu. Aileme de iyleştiği gibi tekrar doğasına bırakılması konusunda söz verdim. Ayağı iyleşti, platini çıkarılacağı gün nasıl olduğunu anlayamadım ama odamın camından 4 kattan aşağı düştü ve 1 ay hastanede yattı tedavilerimizi olduk toparlandık ve şimdi çok iyiyiz fakat sorun ailemin onu evde istememeleri. Bu dakikadan itibaren onu sokağa bırkamam çünkü artık doğası ev oldu bir kaç kez sokağa çıkarttım ne yapacağını şaşırdı. Arabalardan çok korkuyor 🙂 (doğal olarak).

Şirinin özelliklerine gelince bulduğumda da temiz bir kediydi muhtemelen bakamadılar ve sokağa bıraktılar kendisini koruyamadığı için araba çarpmış olabilir düşüncesi içersindeyim. Veterinerinin dediğine göre mart ayı doğumlu erkek bir kediciktir. Bu arada bu operasyonlardan sonra belki ailem ikna olurda evde kalır diye kısırlaştırmıştım. 😦 iyimi kötümü bilemiyorum…

Kuru mamayı çok seviyor, saklambaç oynamaya bayılıyor yeterki ona şirin beni bulamaz ki deyin 🙂 tuvalet eğitimi vermeme hiç gerek yoktu zaten bu temizliği doğasında var hiç bir zaman kutusunun dışına tuvaletini yapmamıştır ve  kapısı kapalı bile olsa size gelip miyavlayarak istediği yere kadar götürüyor faresiyle oynamaya bayılıyor ve kesinlikle yalnızlık fobisi var illede biriyle birlikte olacak sevgisinden kaynaklı sevgi canlısı bir kedidir. 

Kan kanseri, parazit ve kist olmak üzere düzenli aşıları yapılmıştır.

İlginize çok teşekkür ederim.

Saygı ve Selamlar,

Burcu Akşahin

Read Full Post »

Older Posts »