Archive for 13 Mar 2007

Sayfalarında her gün el alemin, karısının kızının çıplak resimleri, yatak maceraları ile halkımızı bilgilendiren Ertuğrul Beyazkaptan’in en büyük fobisi ne imiş dersiniz? Geçmişteki koyun kaçakçılığı türü yeni ifşaatlar korkusu? Beyaz Turkerin tasfiyesi?
Bir zamanlar en yakın arkadaşı olan Enis Batur gibi diğer arkadaşlarının da “bende kirlilik duygusu yaratıyor
deyip kendisini terk edeceği korkusu? Patronu adına iş takipçiliği, politikacılarla yeni akçeli ilişkilerinin ortaya çıkacağı, paçavrasında ahlaksız iftiralar, ithamlar ile katlettiği haysiyetler, mahvettiği kariyerler için hesap sorulacağı korkusu? 28 Şubat karanlık gecesinin sona ereceği, bütün darbeciler, apoletli gazetecilerden hesap sorulacağı korkusu? Andıççiların en “dost” medya mensubu statüsünü kaybetme korkusu? Lübnan’da Filistin’de, Irak, Afganistan’da çoluk, çocuk, kadın katledilirken her defasında ABD İsrail propogandistligi yapıp, Müslüman’ı suçlamakla sergilediği “her zaman güçlünün yanında olma” ilkesini bilmeyenlerin de öğreneceği korkusu? Sağcısı, solcusu, merkezcisi, milliyetçisi, ulusalcısı her kesimin “kirli” karakteri olması? Filmlerde kadın anatomisinin belirli bölgesini sergileyerek üne kavuşan Sharon Stone’la beş dakika konuşma şerefini ABD’deki muhabirine, hatta magazin yazarlarına dahi bırakmayıp bizzat “görevi” üslenmesindeki vazifeşinaslık ile dalga geçilmesi? Kendisine gittiği lokantada adi Türk şarabı ikram edilmesi?
Yok bilemediniz. Hiçbiri değil. Peki Linc tabii tuttugu, hakir gördugu, insan haklarinin ellerinden alinmasi icin “teslis, testis” gibi yuzlerce asparagas ürettiği başortülü hanimlarin ahı?

Dalgamı geçiyorsunuz?
(daha&helliip;)

Read Full Post »

akif-ecdad95.jpgİstiklal Marşı’nın Milli Marş oluşundan beri 86 yıl geçmiş. Çanakkale Zaferi’nin yıldönümü kapıda. Akif’in “Çanakkale Şehitlerine” sini İstiklal Marşı’ndan önce ezberlemiştim, ilkokul yıllarımda. İlk ve orta öğretim yıllarımda toplu İstiklal Marşı okunuşunda “ bir gül ne” kelimelerinin “bir günde” olarak okunmasından rahatsız olurdum. Şimdilerde “ulusalcı” takılan CHP’nin bir güney şehrindeki bir töreninde Marş’ı okuyan emekli öğretmen sözleri besteyi rezil etmekle kalmayıp aynı (bir günde) hatasını yaptığında “bu heyecandan karıştırma değil, bu adam hayatı boyunca böyle okumuş; İstiklal Marşı’nı bilmeyen ulusalcı” oldu tepkim.

Her şiiri ayrı bir dünyaya taşır beni Üstad’ın. Küfe’yi ilk okuduğumda o zamana kadar görmediğim bir 1900ler İstanbul’u tahayyül ettirdi bana, ve hamal çocukla hemdert olabildim; belki “okuyup ta adam olmanın ” önemini kafama sokmada anne-babamın öğütleri kadar etkili olmuştur Akif’in o çocukla diyalogu. İsyankar ortaokul yıllarımda, kendimi solcu zannettiğim, özentici lise yıllarımda dahi Akif hiçbir zaman derunuma nüfuz edip beni sarsmaktan geri durmadı. Ankara’da üniversite sınavına o’nun evinin yanındaki bir ilkokulda girmiştim. O dev’in o mütevazı, ahşap, metruk evde yaşamış olabileceğini havsalam almakta zorlanmıştı.
(daha&helliip;)

Read Full Post »