Archive for 23 Nis 2007

Demokrat ve mütedeyyin kesimlerin cumhurbaşkanlığı koltuğuna kendilerinden birinin oturmasına verdikleri önemin iki sebebinden biri sembolik diğeri o makamı şu anda işgal eden cumhuru dışlayan, seçkinci, içe kapanık, faşist ruhlu, engelci, hırçın zat yerine cumhurun değerleri, demokrasi ile barışık bir cumhurbaşkanı görme arzusudur. Birçoklarının da ifade ettiği gibi cumhurbaşkanlığı bir icraat değil engelleme makamıdır. Bütün Cumhuriyet anayasalarına bu da MGK gibi demokrasiye “balans ayarı” yapan bir merci olarak tasarlanmıştır. Netekim cari anayasada CB ‘nin yetkileri bizzat Marmaris’li Ressam Paşa’nın arzu ettiklerinin emir kulları eli ile kodifikasyonundan ibarettir. Anayasal olarak sorumsuzdur. Bu sorumsuzluk ve engelleme imkanlarını darbeci general cumhurbaşkanları dahi şu anki Çankaya sakini kadar istismar etmemiştir. Erdem sahibi, demokrasiye saygılı bir CB darbe anayasalarının verdiği bu kanuni sorumsuzluk ve engelleyicilik rolünü demokratik, ahlaki sorumluluk ve kolaylaştırıcılık ile dengeleyen tıynette bir zat olmalıdır. Yani bir anti-Sezer..

Allah’a şükür darbe olmayacak” diye bayram etmek için bir sebep yoktur. Bazen darbe taksitlerle de olur. 28 Şubat’tan bu yana gecen 10 yıldaki gibi. Darbe olmadan da darbeden beklenen işlevler gerçekleştirilebilir. Büyükanıt’ın Tandoğan öncesi bayram değil seyran değil iken yaptığı basın toplantısından umduklarını bulamayan darbeperverlerin stratejisi de budur. Mitingler, kurumlar muhtıraları, askeri toplum kuruluşları, medya eli ile gürültülü azınlık “Çankaya veya hükümette kim olursa olsun, icraatlar bizim iktidarımızı sarsamaz” demektedirler.
(daha&helliip;)

Read Full Post »