Archive for Temmuz 2007

70295-cropsonnn.jpg
Haber’e göre

“Genelkurmay Başkanı Orgeneral Yaşar Büyükanıt, terör ve cumhurbaşkanlığı seçimlerini değerlendirdiği 12 Nisan’daki açıklamalarının arkasında olduğunu söyledi.

Org. Büyükanıt, 12 Nisan’daki basın toplantısında cumhurbaşkanlığı seçiminde karar merciinin TBMM olduğunu vurgulamış; anayasa ve kanunlar açısından bu konuda herhangi bir hakka sahip olmadıklarının altını çizmişti. (devamını oku…)

Read Full Post »

Fark etmişsinizdir birçoğunuz bu günlerde CHP’yi iktidar yapamamaktan dolayı, suçlunun sıra ile aptal halk, kendi gazetelerinde kendileri gibi amigoluk yerine, bilimsel yöntem ile “tarhanalı erdem” anketleri yapan Soros uşakları, gizli Akepe sempatizanları, Kürtler, Ermenileri kömür bayileri, AB, ABD, sarraflar, ve sonunda kendi kılavuzlukları ile hareket eden Baykal olduğunu belirleyen yaman köşe yazarları şimdi de hedef tahtasına “Islami gazeteler” yazarlarını koymuşlar. Yeni suçlu: Onların temenni ile tahmini, nesnel kamuoyu yoklamalarını, karıştırdığını yazan Fehmi Koru. Fehmi Koru’nun benim müdafama ihtiyacı yok, kendisi ve Ali Bayramoğlu cevaplarını vermişler bu “benim babam senin babanı döver” diyen Mehmet Y. Yılmaz adındaki büyük düşünüre. Not etmek lazım ki onlara bu tür eleştiriyi getiren sadece Fehmi Koru, Ali Bayramoğlu gibi “Islami medyada” yazanlar değil, kendi gazetelerinde sağ duyu numunesi olarak bulundurulan birkaç yazar da var. İsim saymaya gerek yok sizler, biliyorsunuz kimler olduklarını.

Beni bu yazıyı yazmaya iten Hürriyet’in dünkü Internet sayfasında rastladığım manzara ile, bu zatın bahsedilen objektiflik eleştirilerine verdiği “arkadaş tirajınca konuş, madem o kadar iyi yazarsın niye tirajın bizim gazeteden düşük” cevabı. Anlaşılan o ki bu düşünüre (ne düşünür bilmem ama çok tirajlı gazetede yazdığına göre bir şeyler düşünür olmalı) göre Aydın Doğan’ın gazetelerinin tirajının onun gibi dehaların köşe yazıları ile aydınlanmak isteyen okur sayesinde patlıyor imiş. (devamını oku…)

Read Full Post »

a-gul8.jpgAslında niyetim Abdullah Bey’in CB’lığı üzerine bir yazı daha yazmak değildi; en azından şimdilik. Ama bu defa köşe yazarlarından hızlı davranmak arzum (tamam, hırsım) galip geldi. Burada okuduğunuz fikirler, öngörüler orijinal diye sunuluyorsa orijinaldir. İktibas ise iktibas etiketi taşır, esinlenme ise esinlenme. Burada güncel siyasi konularda analizler yapmadan önce köşe yazılarını okumamaya çalışırım. Okudu isem genellikle irdelediğim konularda yazan diğerlerinin isimlerinden bahsederim.

Bu kadar girizgahtan sonra sadede gelelim. “Cumhurbaşkanı Gül ülkemiz ve insanlığa hayırlı olsun” demek istedim herkesten önce. Bir gazete başlığı veya köşe yazısından okuduğunuz günde burada görse idiniz muhtemelen malumun ilamı diye düşünenleriniz olabilirdi. Birkaç gün içersinde artık tüm köşe kadıları Gül’ün CB’lığını ilan edecekler ve tepkilerini dile getirecekler. Bu demek değildir ki şer ekseni şimdilerde boş duracak. Ama artık sesleri çok daha çılız çıkacak; dayak yemiş sarhoşun nara atışı gibi ve fazlaca oralı olan da olmayacak artık.
(devamını oku…)

Read Full Post »

aama4f0db2d44be6e83dby.jpg

Kaynak: Yani Safak
Aman Oscar gelmesin

ABD’de yaşlılar bakımevinde beslenen Oscar adlı kedi, son günlerini yaşayan hastaların ne zaman öleceğini hissedebiliyor

NEW YORK
ABD’nin Rhode Island eyaletinde bir yaşlılar bakımevinde beslenen kedi, hastaların ne zaman öleceğini hissediyor. Oscar adlı erkek kedi, son saatlerinde olan bakımevi sakinlerinin yanına yaklaşıp onların yanında yatarak, hastanın ölümünün yakın olduğunu haber veriyor. Brown üniversitesinden Prof. Dr. David Dosa, New England Journal of Medicine dergisinde yayımlanan makalesinde, kedinin hemen hemen hiç yanılmadığını, 25 kez doğru tahminde bulunduğunu bildirdi.

Dosa’nın verdiği bilgiye göre, iki yaşındaki Oscar, bakımevi ve rehabilitasyon merkezinin, Alzheimer ve Parkinsonlu yaşlıların bakıldığı bölümünde büyüdü. Çalışanlar, 6 aylıkken aynı doktorlar gibi hastaları tek tek dolaşan Oscar’ın hastaları kokladığını fark etti. Dosa, Oscar’ın işini çok ciddiye aldığını, ancak birkaç saat içinde ölecek hastaların yanına yattığını bildirdi. Kedinin bu özelliğini kabullenen hastalar hayvanın, doktorların aksine doğru tahminde bulunduğunu düşünüyor.

27.07.2007
************************************************
Bunlar da habere muhtelif karakterlerin tepkileri:

1. Bana ne? Bir kere benimkilerin hiçbirinin adı Oscar değil. (Hmm bu ses hiçi te yabancı gelmedi)
2. Hem gelsin gelecekse. Zaten hayatımı Oscar hayali ile geçirdim.
3. Azrail ne zamandan beri taşeron kullanıyor?
4. Artizler “vay be Oscar’ı kıl payı kaçırdım” diye üzülmemeli. Her işte bir hayır vardır.
5. Allah bizi Oscar’ı misafir etmeye hazır olanlardan eylesin.
6. It ain’t over until the fat cat visits.
7. Demedim mi bu memleket adam olmaz diye? Baksana adamlar ölüme çare bulmuşlar. Oscar’ı sokmazlar odaya. Biz hala__^___^____^_____________________.

Tamam ciddileşelim:

Islam ‘da ÖLÜM:
(devamını oku…)

Read Full Post »

memecan.jpgAyni karikatürü başka yerlerde de, mesela şurada bulabilirsiniz ama bu organik abla.

Read Full Post »

Kendi vatandaşlarına cahil, yalancı ve satılmış dediler

CHP’li Öymen: Mantıklı değil. MHP’li Çakmak: Halk küçük paralara satıldı. MHP’li Paçacı: Herkes memnunmuş. Atabek: Seçmenin kaçının aklı ipotekli? Pulur: Bravo aziz millete, güle güle laiklik!

İSTANBUL – AKP’nin oy oranının yüzde 47’ye dayanması CHP’nin ise yüzde 20’de kalması bazı köşe yazarlarını ve siyasileri kötü etkiledi. Kimisi sandıktan beklediği sonuçlar çıkmadığı için seçmenin aklının ipotekli olduğunu söyleyecek kadar ileri giderken kimisi de halkın yalan söylediğini ve yardım olarak dağıtılan yiyeceklerle kandırılıp satın alındığını ileri sürdü. Psikiyatristler ise hayal kırıklığına uğrayan köşe yazarları ve siyasetçileri hoş görmek gerektiğini söyledi: “Ortada yas, kayıp reaksiyonu vardır. Yas reaksiyonu, bir sevdiğini, değer verdiğini ya da bir konuyu kaybeden insanlarda görülen normal insan davranışıdır. Bu kişiler hemen savunmaya geçmek yerine özeleştiride bulunmalıdır.”

Onur Öymen: Seçim sonuçları mantık dışı
(devamını oku…)

Read Full Post »

Gul’un adayliginin aciklanmasindan önceki ve sonraki yazılarımda neden Gül’ün doğru seçim olduğunu, ve neden onda ısrar edilmesi gerektiğini düşündüğümü yazmış idim ( Bkz. burada ve şurada). Saiklarım bu gun de, ve daha da kuvvetli nedenler ile hala geçerlidir. O nedenler:

Bu secimler birçok konuda referandum olmuştur. Gerek AK-Parti’nin birkaç ay önceki anket performansının 23 Temmuz sonuçları ile kıyası, gerek seçimler öncesi yapılan kamuoyu yoklamaları Abdullah Gül’ün CB seçimini engellemek için sahneye konulan hukuk cinayetleri, ve diğer bilumum gayrimeşru oyunları halkın reddettiğini gösteriyor. Öncelikle millet iradesine saygı gereğidir Gül’ün adaylığının devamı.
Daha önce de ifade ettiğim gibi millet iradesine saygı, halka dürüstlüğü ve icraatı ile milletin teveccühünü kazanmış olan AK-Parti en şık olanı yapıp CB’nin mecliste seçtirme gücü olsa dahi – ki vardır- halka seçtirmekte ısrar etmelidir. Bununla sadece halk iradesine saygı göstermekle kalmayıp, sadece konjunkturel siyaset yapmayan, ilkeli bir parti olduğu fikrini, ona oy vermeyenlerin kafasına da kazıyacak ve milletin gönlünde taht kuracaktır. Bundan aldığı güç ile sivil anayasa dahil, rejimi gerçekten demokratikleştirme, askeri vesayetten kurtarma konusunda milleti de arkasına almış olacaktır. Artık seçkinler-zinde güçler şer eksenine karşı millet ile beraber mücadele verecek ve tarihi dönüşümü gerçekleştirme şansını yakalayacaktır.
(devamını oku…)

Read Full Post »

Nihayet takke düştü kel göründü. Millet ayıldı ve kampanyanın son günlerinde müminlere fetva yetiştirmek için mesai yapan (Baykal, Erbakan, G. Aktan ve diğer bilumum) imamlar bayıldı! *Bu vesile ile meydanların kitlesel refleks kapasiteleri de ölçülmüş oldu tahmin ettiğim gibi.

Bu “ulemanın” komatoz olduğu ve halkın muhtırası veya sille-i milleti enselerinde hissedemeyeceklerini düşünsem de biz insanlık görevimizi yapıp olayın mana ve ehemmiyetini anlatmaya çalısalım ve atalım Deniz’e; balık bilmez ise Halik bilir.

Klişe ama herhalde bir sebep var klişe olması için: Demokrasi kazandı. Sadece Türk demokrasisi değil demokrasinin kendisi. Büyük filozof Ertuğrul Beyazkaptan’in “Churchill yanıldı; demokrasinin berbatların en iyisi de değildir” fikrinin aksine hiç te berbat bir yönetim şekli olmadığı ispatlanmış oldu.

Bu tecrübede demokrasinin ahlaken alternatiflerden daha savunulabilir ve insan fıtratına uygunluğu ötesinde iki pratik özelliği öne çıktı. Bunlar:

1. Demokrasi sorun çözücüdür. İçinden çıkılmaz gibi görünen kaosu düzene dönüştürücü etkisi vardır. Evet, uygulamada sorunlar çıkabilir ama bir kere yönetimde demokratik tavrı kabul ettiyseniz her sorunun çözümünü de üreten ve kendisini koruma supabı olan bir sistem olduğunu görürsünüz. Son uygulamada Anayasa Mahkemesi Kararı, e-muhtıra, rejim tehdidi, sağcılık, solculuk, terör, meydanların kaç kişi aldığı, CB’nin kaç vekille seçilebileceği gibi hukuki ve siyasi sorunlara hakimiyetin ait olduğu mercii cevap verilmiştir. Böyle olup olmadığını test etmek için sorun kendinize bu gün bu soruların her biri dünden daha kolay cevaplanabilir değil mi? Her spesifik problemin nasıl çözüleceğini öngörmeyebilirsiniz fakat artık kaos ortamında olmadığımızı hissediyorsunuz eminim siz de benim gibi.
(devamını oku…)

Read Full Post »

Salça faciasi!

Kanal D Seçim sonuçları tartışmasından bir diyalog:

Metin Uca::

-Bu işte bir gariplik var. Genel enflasyon yüzde 10 ve salça enflasyonu yüzde 26.4 iken halkın hala Akepe’ye oy vermesi anlaşılır gibi değil.

Mehmet Barlas:

-Bu tabloya bakılırsa Türkiye’nin salça faciasından haberi yok”

*********************
Her şeyin temeli kömür abi!

“Bu sonuçların mantıken izahı mümkün değil.”

Ve diğer bir demeçte

“Bu sonuçların rasyonel açıklaması yok. Yazın dağıtılan kömürler…”

Baykal’ın kargalarından (pardon dış politika kılavuzu ) Onur Oymen. (Not.: Ayni Onur Oymen bir yıl kadar önce tefekkür dünyamızı “Atatürk Ankara Palas’ta Cumhuriyet baloları düzenler kadınları tek tek dansa kaldırırdı. Tayip Erdoğan bir kadını dansa kaldırabilir mi? Simdi bunlar mi Türkiye’yi AB’ye sokacak?” incisi ile zenginleştirip AB’ye giriş için esas önemli olanın Kopenhag veya Maastrich kriterleri değil “dansa kaldırma indeksi” olduğunun altını çizmiş olan siyaset gurusu)
(devamını oku…)

Read Full Post »

Saat 18:44

Acilan sandiklar var ama yayin yasagi altindayiz. Gozuken su:
1-Baykal gidici.
2. Demokrasi zemin kazaniyor.
3. Bu is burada bitmiyor; ser ekseni direnecek ama artik e-ask mektubu yazacak mecal kalmayacak.
4. Maalesef kazanan demokrasi”uzlasma” adina mecbur olmadigi tavizler verecek.

Simdilik bu kadar. Tablo ic acici degilse umitlendirici.

PS: Secimlerle ilgili ilginc istatistikler, tahliller yazi dizisi azz sonra. Bizden ayrilmayin 🙂

Read Full Post »

Older Posts »