Archive for Temmuz 2007

Nihayet takke düştü kel göründü. Millet ayıldı ve kampanyanın son günlerinde müminlere fetva yetiştirmek için mesai yapan (Baykal, Erbakan, G. Aktan ve diğer bilumum) imamlar bayıldı! *Bu vesile ile meydanların kitlesel refleks kapasiteleri de ölçülmüş oldu tahmin ettiğim gibi.

Bu “ulemanın” komatoz olduğu ve halkın muhtırası veya sille-i milleti enselerinde hissedemeyeceklerini düşünsem de biz insanlık görevimizi yapıp olayın mana ve ehemmiyetini anlatmaya çalısalım ve atalım Deniz’e; balık bilmez ise Halik bilir.

Klişe ama herhalde bir sebep var klişe olması için: Demokrasi kazandı. Sadece Türk demokrasisi değil demokrasinin kendisi. Büyük filozof Ertuğrul Beyazkaptan’in “Churchill yanıldı; demokrasinin berbatların en iyisi de değildir” fikrinin aksine hiç te berbat bir yönetim şekli olmadığı ispatlanmış oldu.

Bu tecrübede demokrasinin ahlaken alternatiflerden daha savunulabilir ve insan fıtratına uygunluğu ötesinde iki pratik özelliği öne çıktı. Bunlar:

1. Demokrasi sorun çözücüdür. İçinden çıkılmaz gibi görünen kaosu düzene dönüştürücü etkisi vardır. Evet, uygulamada sorunlar çıkabilir ama bir kere yönetimde demokratik tavrı kabul ettiyseniz her sorunun çözümünü de üreten ve kendisini koruma supabı olan bir sistem olduğunu görürsünüz. Son uygulamada Anayasa Mahkemesi Kararı, e-muhtıra, rejim tehdidi, sağcılık, solculuk, terör, meydanların kaç kişi aldığı, CB’nin kaç vekille seçilebileceği gibi hukuki ve siyasi sorunlara hakimiyetin ait olduğu mercii cevap verilmiştir. Böyle olup olmadığını test etmek için sorun kendinize bu gün bu soruların her biri dünden daha kolay cevaplanabilir değil mi? Her spesifik problemin nasıl çözüleceğini öngörmeyebilirsiniz fakat artık kaos ortamında olmadığımızı hissediyorsunuz eminim siz de benim gibi.
(daha&helliip;)

Reklamlar

Read Full Post »

Salça faciasi!

Kanal D Seçim sonuçları tartışmasından bir diyalog:

Metin Uca::

-Bu işte bir gariplik var. Genel enflasyon yüzde 10 ve salça enflasyonu yüzde 26.4 iken halkın hala Akepe’ye oy vermesi anlaşılır gibi değil.

Mehmet Barlas:

-Bu tabloya bakılırsa Türkiye’nin salça faciasından haberi yok”

*********************
Her şeyin temeli kömür abi!

“Bu sonuçların mantıken izahı mümkün değil.”

Ve diğer bir demeçte

“Bu sonuçların rasyonel açıklaması yok. Yazın dağıtılan kömürler…”

Baykal’ın kargalarından (pardon dış politika kılavuzu ) Onur Oymen. (Not.: Ayni Onur Oymen bir yıl kadar önce tefekkür dünyamızı “Atatürk Ankara Palas’ta Cumhuriyet baloları düzenler kadınları tek tek dansa kaldırırdı. Tayip Erdoğan bir kadını dansa kaldırabilir mi? Simdi bunlar mi Türkiye’yi AB’ye sokacak?” incisi ile zenginleştirip AB’ye giriş için esas önemli olanın Kopenhag veya Maastrich kriterleri değil “dansa kaldırma indeksi” olduğunun altını çizmiş olan siyaset gurusu)
(daha&helliip;)

Read Full Post »

Saat 18:44

Acilan sandiklar var ama yayin yasagi altindayiz. Gozuken su:
1-Baykal gidici.
2. Demokrasi zemin kazaniyor.
3. Bu is burada bitmiyor; ser ekseni direnecek ama artik e-ask mektubu yazacak mecal kalmayacak.
4. Maalesef kazanan demokrasi”uzlasma” adina mecbur olmadigi tavizler verecek.

Simdilik bu kadar. Tablo ic acici degilse umitlendirici.

PS: Secimlerle ilgili ilginc istatistikler, tahliller yazi dizisi azz sonra. Bizden ayrilmayin 🙂

Read Full Post »

Binlerce insanın göremediğini gördü

34601-1.jpg

17 Nisan 2007 Salı 00:49
İspanya’nın Seville kentinde yapılan boğa güreşlerinde yaşanan insanlık ayıbını bir at ortaya çıkardı. İşte o manzara..
İspanya’nın Seville kentinde yapılan boğa güreşlerinde yaşanan insanlık ayıbını bir at ortaya çıkardı.

İspanya’nın Seville kentinde her yıl nisan ayında yapılan boğa güreşi festivali yine kanlı bir güne sahne oldu.

34591-2.jpg

(daha&helliip;)

Read Full Post »

1033335smallpicture.jpgMüteaddit defalar söyledim direkt veya indirekt olarak: Muhtemelen Cumhuriyet tarihinde “iyi ve kötü” ayırımının bu kadar berrak olabileceği bir seçim olmamıştır, 1946, 1950 ve 1980’lerdeki seçimler de dahil. Bütün ekonomik, siyasi, toplumsal göstergeleri bir tarafa bıraksak dahi bu öncelikle demokrasi mi oligarşi mi seçimidir. Nihal Bengisu Karaca’nın deyimi ile “odadaki fili kovma” veya kovmama seçimidir. Bu başlı başına tercihi yeteri kadar kesinleştirmeli. Ama toplumun bütün kesimlerinin demokrasiye, halk iradesine, hak ve özgürlüklere ayni ölçüde öncelik tanıdığını farz edemeyeceğimize göre seçim işini biraz daha derin analiz ile yapan bir modele ihtiyacımız var. İşte “Derin Kırmızı” * bilgisayarı tam da bu baş ağrınızı yok edecek bir süperkomputer.

Derin Kırmızı’nın Seçimi

Taa çocukluk yıllarımda seyrettiğim bir Brigitte Bardot, Richard Burton filminden esinlenerek geliştirdim “Derin Kirmizi”yı. Richard Burton’un canlandırdığı deha profesör “ilerde artık insanların sandığına gitmelerine gerek kalmayacak” diyordu. O zaman daha yeni yeni duymaya başladığımız “elektronik beyinlerin” ilerde bu seçim işini yapacağına atıfta bulunarak (bilgisayar kelimesi icad edilmemiş idi).

Bu günlerde gittikçe seviyesi düşen meydanlar, medya konuşmaları, partizan oldukları kadar lümpence tahliller, akılma demokrasi konusunda söylenmiş üç sözü getirir. Biri kamuoyu yoklamalarında halkın verdikleri cevapları duysalar onlara sormaktan vaz geçerler” mealindeki söz. İkincisi Churchill’in meşhur “demokrasi berbat bir rejimdir ama berbatların en iyisidir” (Ertuğrul Beyazkaptan’a göre en iyisi olduğu da söylenemezmiş ya) sözü. ve Richard Burton’un bu yapan bilgisayarı fikri. (daha&helliip;)

Read Full Post »

3679110.jpgHaber: İmar Bankası’nın devlete maliyeti 19.4 milyar YTL

19.4 milyar YTL’ye kabaca (veya nazikçe) neler alınır?

Işte birkaçı:

(Hesap makinesi veya kesin istatistiksel veriler değil Münzevi’nin tahminleri ve Nacar gibi zihni kullanılmıştır. Daha kesin rakamlar için alin hesap makinenizi ve Google’ layin; her şeyi ben mi yapicaam Allah aşkına)

-19.4 milyar litre mazot (ezilenlerin iktidarı fiyatı). 8.5 milyar litre (şimdiki balıkçı, denizci olmayan fiyatı)

-Her iki boğaz köprüsü + tüp geçit. Galata kulesi de bonus.

-4 milyar Kg fındık (dünyanın en az 20 yıllık fındık ihtiyacı desem fazla yanılmam herhalde).

-Dünya nüfusunun tamamına yetecek kadar döner arası ekmek yanına da ayran veya kola, hatta birçok yerde salata da verirler.

-Cem’e krallar, kraliçeler, prenslerden, top modellere, David Beckham’dan Paris Hilton’a kadar dünyanın bütün ünlüleri ile aynı masada yemek yiyip “arkadaşım” deme şansı. (Bilmeyenler için not: Ezilen annesi muhtardan fakirlik ilmühaberi isteyen Cem ve karisi Alara Prens Charles’ın masasında yemek yerken resim çektirerek Türkiye’de “arkadaşım Charles” diyebilme şerefi için 400 bin sterlin saymış- İngiliz Basını).

-Dünyadaki bütün çocuklara tüberküloz, çiçek, malarya aşıları. (daha&helliip;)

Read Full Post »

ner_035c.jpg28127.jpg9e00ebbf-91de-4398-9a19-75174a033c06.jpg

Eminim haberdarsınızdır fındık ve mazottan sonra ülkemiz ana muhalefet partisi lideri, eski bakan, başbakan yardımcısı ve hepsinden önemlisi Atatürk’ün koltuğunda oturan zat-i muhteremin ortaya çıkardığı oy karşılığında altın skandalı ile çalkalanıyor. (Diğer skandal belgeler için Bkz: “Baykal’a tüyolar: Erdoğan aleyhinde 10 tane kapı gibi belge! “)

Münzevi muhabiri de araştırmacı habercilik sorumluluğu gereği konuya kayıtsız kalması düşünülemeyeceği için skandalı bilinmeyen detayları ile gün ışığına çıkardı.

Efendim Sayın (Atatürk’ün halefi) Deniz Baykal’ın, zekalarına ve iradelerine çok saygı duyduğu Tunceli ve Maraş’ın ezilen insanlarına naklettiği vakıa şu: Akepe’nin adamları seçmenlerin kapılarını bir bir çalıyorlar ve bayram değil seyran değil iken kendilerine birer Cumhuriyet altını tevdi ediyorlar ve direkt olarak bunun karşılığında “oyunuzu Akepe’ye vermenizi istiyoruz” diyemedikleri için , “sizin oğlanın sünnetine gelemedik; bu bizim sünnet altınımız..” şeklinde bir kılıf uyduruyorlar tabiatı ile. (daha&helliip;)

Read Full Post »

« Newer Posts - Older Posts »