Archive for Ocak 2008

chp-turban1.jpgResim 22 Temmuz oncesi CHP’nin bir secim otobusunden.

Nedir bu resmin ortasindaki kadinin giyimi? Cagdas giyim mi? Yoksa CHP’nin yillardir savas verdiigi turbanin, irticaci giyimin ta kendisi mi? Nasil baglamis bu tepeden tirnaga tesetturlu hanim? Annannelerimizinki gibi mi? Yoksa, rejimin altini oyanlarin, laikligi yok etmek isteyen irticacilarinki gibi mi?

Ne farki var bu resimdeki kadinin her gun laikci merkez medyanin rejim tehdidi olarak haberlestirdigi hanim tipinden?
CHP, kurumlardaki laikciler ve medyadaki kalemsorleri her gun bu resimleri birilerinin kadinin tesetturunu, basindaki ortuyu siyasi arac, din istismari icin kullandigini soyleyip durmaz mi?

Haklilarmis. Bir resim bin kelimeden gur sesle konusur. Alin Dogan’in kalemsorleri. Bu resmin altina haberi siz yazin!!!

Read Full Post »

5fed88ee15.jpg
Aylardýr Ýsrail ablukasý altýnda bulunan Filistin Gazze’de dünyanýn gözleri önünde büyük bir insanlýk dramý yaþanýyor. Drama seyirci kalmayan ÝHH Ýnsani Yardým Vakfý, bölgeye Acil Yardým Ekibini gönderdi. ÝHH ekibi 26 Ocak 2008 sabahý itibariyle GAZZE’ye girdi ve çalýþmalar hýzla baþladý. ÝHH ekipleri; elektrik ve yakýtýn olmadýðý, gýda ve ilaç stoklarýnýn tükendiði Gazze’ye giderek, yardým elini uzattý.
Önce yiyecekleri tükendiði için çaresiz bir þekilde arayýþlara giren insanlara gýda daðýtýmý yapan ÝHH ekipleri, daha sonra hastanelere ihtiyaç duyduklarý ilaçlarý ulaþtýrdý. Türkiye’den giden yardýmla özellikle fakir ve yoksul Filistinlilerin bir nebze de olsa yaralarý sarýlmýþ oldu.
Bu arada ÝHH Yardým Ekibi’nden Ümit Sönmez’in anlattýklarý durumun vehametini ortaya koyuyor. Sönmez, “Burada büyük bir insanlýk dramý yaþanýyor. Aylardýr Ýsrail ablukasý altýnda bulunan Gazze’de her þey tükenmiþ durumda. Ýnsanlar son çareyi sýnýr duvarýný yýkarak Mýsýr’a geçmede buldu. Buraya geçenler, Mýsýr’dan gýda, yakýt, ilaç ve diðer temel ihtiyaç maddelerini tedarik edip geri dönüyorlar. Ancak Mýsýr’ýn kapýlarýný kapatacaðýný açýklamasý bölgede büyük tedirginlik oluþturdu. Hala yüzbinlerce ailenin yiyecekleri bir þeyleri yok. Eðer uluslar arasý camia ve Ýslam ülkeleri Gazze’ye seyirci kalýrsa yaþanan dram daha da büyüyebilir” diye konuþtu.
Halen Gazze’de devam eden yardým faaliyetlerimizle ilgili detaylý bilgi ve baðýþlarýnýz için http://www.ihh.org.tr
ÝHH Ýnsan Hak ve Hürriyetleri Ýnsani Yardým Vakfý
Adres: Büyük Karaman cd. Taylasan sk. No:3 Pk. 34230 Fatih / Ýstanbul
Telefon: +90 212 6312121 Faks: +90 212 6217051

Web: http://www.ihh.org.tr E-mail: info@ihh.org.tr

Read Full Post »

yayla1.jpgBu gunku gazeteler Atilla Yayla’nin Izmir’de bir paneldeki konusmasindan dolayi aldigi cezayi yazmislardir. Ben sadece bir kaynaktan okudum ama digerleri de kendi zaviyelerinden haber yapacak ve yorumlayacaklardir eminim. Aslinda hak ettigi ceza 1 yil 6 aymis ama hakim insafa gelip 3 ay “iyi hal“ iskontosu yapmis.

Olayin demokrasi, hukuk, ozgurlukler, mesruiyet boyutunu artik tartismak dahi redundant hatta abes geliyor fakire. Bu konuda kafasinda soru olanlari Prof. Yayla’nin kendi yazilarini okumayi oneririm( mesela surada , burada , orada ha bir de burada. Burayi da untmayin).

O zaman geriye ne kaliyor? Tabii ki basliktan da anlasilcagi uzre “iyi hal“ indirmi meselesi. “Amaan dusundugun seye bak, suni gundem, … baska derdimiz kalmadi da ..“ teranelerini okuyanlara cevabim hazirdir: Seytan detaylarda gizlidir!
(devamını oku…)

Read Full Post »

baykal-seytani-gulumseme-crop.jpgFlash! Flash! Flash! Aptal halkin suc ortagi bulundu: Demokrasi!

Adet oldugu uzre once haber:

“[K]aracaahmet Sultan Cemevi’nde düzenlenen aşure törenine katılan Baykal, polisin yaptığı başarılı operasyonu soran gazetecilere önce “Söyledik her şeyi daha ne var?” tepkisini gösterdi. Israrlar üzerine “Daha sonra bakacağız o işlere.” karşılığını verdi. CHP lideri, bina çıkışında aynı soruyu soran basın mensubunu itmesi de dikkat çekti. Deniz Baykal, cemevindeki konuşmasında ise hükümeti hedef aldı. Üstü kapalı olarak başörtüsü konusuna değinen Baykal, iktidar partisinin devleti dinî bir kılığa büründürdüğünü iddia etti. Baykal, şöyle konuştu: “Herkesin özgürce yaşamasına, inancına ve kılık kıyafetine saygılıyız. Kimsenin kılığına kıyafetine karışma hakkı hiçbirimizde yoktur. Ama devletin belli bir kılığa sokulması ise son derece yanlış. Devleti bir kimliğin haline getirirsek o zaman en büyük ayrımcılığı ve bölücülüğü resmî devlet eliyle yapmış oluruz. Devlete üniforma giydirmek, devleti bir inancın simgesi haline dönüştürmek, o inancın dışındaki insanları dışlamak demektir. Şimdiye kadar, devletin üniforması yok diye herhangi bir sorun mu çıktı? Şimdiye kadar kimse fark etmedi de şimdikiler mi fark ediyor. Ağzımızın tadını ve huzurumuzu bozmayın.”

(devamını oku…)

Read Full Post »

veli2.jpgeruygur1_byk0837be590833bff2.jpg Biliyorum soru pek orijinal degil. Kutlu Dogum Haftasi’ndan, izinsiz ozel kurs acanlara hapis cezasinin uc yildan sadece iki yila indirilmesi, cumhurbaskanligina dindar birinin aday gosterilmesi, bir vekilin meclise bas ortulu girmesine kadar hemen her ehemmiyetli mevzuuda “asker ne diyor” diye sorulur. Hatta bazen ne demesi gerektigi de yazilir, soylenir kartel medyasinin kalemsorleri, mikrofonsorleri tarafindan (bunu da ben uydurdum, TV , radyodakilere haksizlik olmasin diye). Istenilen denmedigi zaman da sitem dahi edilir “daha kuvvetli cevap bekliyorduk pasam” seklinde ulkenin Taki Doganlari Emin Colasanlari, Ozdemir Inceleri tarafindan.

Herkes sorduguna gore benim sormamda da mahsur olmasa gerek: Evet ne diyorsunuz bu ise sevgili Pasalar?

-Eh, bizim durusumuz bellidir, asker taraftir, laiklikten taraftir, ulkeyi ortacag karanligina…Cumhuriyet’in kazanimlari…..

-Pardon pasam ben Ergenekon’u sormustum, siz neden bahsediyorsunuz? Hani su Ayisigi, Sarik Kiz, Yakamoz falan darbe planlarini ortaya cikardi diye NOKTA dergisini kapattiginiz STK var ya ? Ondan ve onun gibi olusumlardan bahsediyorum. Nasil oluyorsa bu tur cetelerin lider kadrosu gelip emekli ve bazen de muvazzaf subaylara dayaniyor. Muvazzaflara dokundurmadiginiz icin ancak emeklilerden bazilarinin ismini duyabiliyoruz. Nitekim bir eski muvazzaf Tuggeneral Veli Kucuk Susurluk’la ilgili olarak Meclis’e ifade vermeye tenezzul etmemis idi de siz terfi ettirmistiniz pasayi. Ayni Veli Kucuk nasilsa her tasin altindan cikiyor.
(devamını oku…)

Read Full Post »

3549.jpg1c847a868b43da41bb406e1fb.jpgBaslik Zaman’daki bir haberden esinlenmedir. Today’s Zaman’da (da) yazan (yazmadigi yerler listesi yazdiklarinda daha kisadir herhalde) Fehmi Koru’ nun makalesinin “smiling at my executioner” basliginin Zaman gazetesinde habere donusturulmus sekli “Celladina gulunmseyen adam” idi. Basligin manasini yazi icersinde aciklamis Fehmi Koru. Kendisinin son gunlerde bircok mensubu yakalanan vatanseverler cetesinin suikast listesinde oldugu uzerine yazi. Ona ilave edecek birseyim yok Benim nakletmek istedigim sey, Ahmat Hakan Coskun gibi cin yazarlarin yakaladigi cinsten, bircoklarinn gozunden kacmis olabilcegini sandigim, lakin pek te onemsiz sayilmayacak bir detay. Son zamanlarda yildizi iyice parlayan, ve Amiral Gemisi’nin kaptani tarafindan , Alman Bild gazetesinin baskanina “iste Turkiye’nin en guclu gazetecisi” diye takdim edilen Fehmi Koru’nun fikirlerini serdetmedigi tek yayin bu blog gibi gozukuyor. Bakiyorsnuz ATV’den , Yeni Safak’a, Yirmidort. TV’den , Bilderberg’e , Ingilizce gazetelere her yerde boy gosteriyor. (devamını oku…)

Read Full Post »

Ferasetinizi yesinler

Engin Ardıç

Geçen yılın o bahardan yaza geçilen çok kızgın ve gergin aylarında, Abdullah Gül’ün cumhurbaşkanı olmaması ve seçimi de AKP’nin kazanmaması için yalan yazan, amigoluk eden, oturduğu yerden seçmen ve ülke yöneten basın mensupları vardı…

Rakamları çarpıtıyor, örneğin beş yüz bin kişinin katıldığı bir gösterinin katılımcı sayısını bir buçuk milyon yapıyor, seçim sonuçlarını önceden belirliyor, kamuoyu araştırması yapanların elde ettikleri bulgulara da küfür ediyorlardı…

Seçimi AKP kazanıp Gül de Çankaya’ya çıkınca, yani bu arkadaşlar madara, hatta rezil olunca, emekliliklerini isteyip torunlarını gezdirecek ve tavuk kümesi yapıp oyalanacak yerde, “en iyi savunma saldırıdır” mantığıyla büsbütün şirretleştiler.

Gerilimi yüksek tutmakta, hatta tırmandırmakta da, gerek patronlarının ticari çıkarları, gerekse kendi müşterilerini sevindirmek açısından yarar gördüler.
(devamını oku…)

Read Full Post »

Ilk bolumde laikci stratejinin “Bati cehesinde yeni birsey yok“ olarak ozetlemis ve bu defa hukumet ve demokratik guclerin izleyecegi karsi stratejiyi aciklayacagimi ilan etmistim!!

Fakire sorarsaniz gayet basit: Bos gurultuye papuc birakmamak; kervani yurutmek.

Acayim musadenizle:

AK-Parti’yi iktidara getiren, goz yaslarini icine akitan; zamana yayma, toplumsal mutabakat, sonra kurumlar arasi mutabakati sabira yillarca bekleyen milyonlar artik somut domokratik kazanim gormek istiyorlar. Uzun bekleyis onlari bilinclendirdi, bilgelestirdi.

Bu cikistan sonra (bu vesile ile laikci kesimin bir kismina katildigim tek noktanin Basbakan’in Ispanya’daki ifadesinin tamami ile bir soruya plansiz bir cevap olmadigi tespiti oldugunu ekleyeyim) atilacak geri adim, sozkonusu magdur kesimde kendilerinin ebedi zenci oldugu, destekledikleri yuzde doksanla gelse dahi duzenin onara zirnik gostermeyecegi fikr-i sabit haline gelecekir. Bu cok tehlikeli bir olgudur. Demokratik sistemden tamami le umidi kabetme psikolojisine girip radikal metodlari secenler olabilcegi gibi, ayakta kalma icgudusu agir basip zencilikten kurtulmanin ucuz yolunu secen Ahmat Hakan-omurgalilar da olabilir. Herkesten en erdemli durusu beklemek sosyal polyannacillik olur. Ucuncu kesim ise , artik vucudun aciya karsi korunma mekanizmasi olan sinirlerin uyusmasi, tepkisizlik veya olu topragi , Tom Amca sendromu da denilen kendileri icin zorbalarin yazdigi “kadere” teslim olma ruh halidir. Bu hal ABD’de koleligi 400 sene yasatabilmistir.
(devamını oku…)

Read Full Post »

Cegrek asir ulke disinda yasamis olmama, ve bunun buyuk bolumu internetten onceki donemde gecmesine ragmen Turkiye’de iktidar mucadelesinin nasil yapildigini cikarmak fazla zor olmadi. Pek cok icerden gozlemci icin de boyle degildir eminim, ama fazla disarda olmanin seytanin gizli oldugu detaylari kacirma gibi bir dezavantaji oldugu gibi fazla icerde olmanin da detaylarda kaybolup buyuk resmi kacirma gibi bir dezavantaji vardir. Son birkac yildir yakalayabildigim bazi detaylar kusbakisi zaviyesinin kifayet ettigi intibasi dogurdu.

Modus operandi’si en kolay tanimlanabilen kesim tabii ki laikci oligarsi, ve rejim soytarisi taifedir. 28 Subattan beri strateji asagi yukari aynidir; sadece bu defa sivil askerler mi uniformalilar mi onde olsun noktasidir konjukturel degisken. Muktesebatlari analitik dusunmeye, ozlestiriye manidir.

Basbakan’in Ispanya’da kendisine yoneltilen “turban sorusu” uzerine verdigi gayet mantiki “simge degildir ama velev ki simge; imgeden dolayi insane haklari reddedilebilir mi” mealindeki cevabi, laikciler tarafindan , artik annemin dahi tahminde zorluk cekmeyecegi sekilde algilandi; ve gene onun da ongorebilecegi tepkiler uretti.
(devamını oku…)

Read Full Post »

Once arka plan mahiyetinde bir miktar girizgah. Ha bu “burun kahverengi olmus, ne cikar; ben beyazTurk’um” Amiral Gemisi kaptani, Aydin Dogan’in is takipcisi, siradan insanin kokusundan tiksinen, gelismislik olcutleri cinsellik, ayyaslik, ve arya dinlemekten ibaret olan “ben bir sonradan gorme postal yalayicisiyim, askerin “darbeye karsi olanlar, bizden olanlar” seklinde tasnif ettigi medyada “bizden” listesinin 1.sirasindaki, yuzdurdugu amiral gemisinin yuku pornografi, haysiyet cellatligi, darbe cigirtkanligi olan “sovalye” ye kotu giydrmis Perihan Magden:
(birkac satir yorum sonunda)

Şövalye!
Perihan Mağden
17/01/2008 (2582 kişi okudu)
Okurlarım bilir: Özellikle, geçen Şubat’ta Radikal’e döndüğümden beri, sürüyle ‘hakaret yazısı’ (öyle algılamak istiyorsa, serbesttir) kaleme aldım Ertuğrul Özkök’e dair.
‘Gıkı’ çıkmadı. Zira: “Onlar küfür edecek, hakaret edecek aşağılayacak. Bizler katlanacağız. Madem bu PESPAYE işbölümünün küfürbazlar tarafında yer alamıyoruz. Katlananlar tarafında duracağız. Bizim DURUŞUMUZ da bu…” (16 Ocak-Hürriyet)
Evet! Kompozisyoncu, böyle döktürmüş, çarşamba günkü StatükoyuYağlarımAğbim Köşesi’nde. (devamını oku…)

Read Full Post »

Older Posts »