Archive for Şubat 2008

hocali-7.jpg (Fotograflar icin tıklayın. )

Bu gün Hocalı Katliamı’nın 16. yıl donumu. Şehitleri rahmetle anıyor, Allah’tan hiç bir milleti bu tür acıları tekrar yaşatmamasını diliyoruz.

Hrant Dink cinayetini kınayan, tüm sorumluların adalet önüne çıkarılmasını, olayın köküne inilmesini, sadece tetikçilerin değil arkalarındaki kukla oynatıcılarının, onları üreten karanlık devlet odaklarının üzerine gidilmesini isteyen, “hepimiz Ermeniyiz” diyen “Hrant’in arkadaşlarını” hakli buldum; kendilerine, Etyen Mahcupyan’a yazdığım e-posta, taziye ve destek mesajları ile bu duygularımı ilettim. “Çocuktan katil üreten karanlığı “ sorgulayan Rakel Dink’in veciz sözlerini çok manidar buldum. Hrant Dink katledildiğinde onunla ve olayla ilgili çok uzun bir yazı yazmıştım. Burası “bir Münzevi’nin Notlarından” adini taşıdığı için yazdıklarımın ancak küçük bir kimsini burada okuyabiliyorsunuz.
(daha&helliip;)

Reklamlar

Read Full Post »

Bu bir Anansal suç duyrusudur. Hukukçu değilim ama bildiğim kadarı ile bir konuda savcılığa suç duyurusunda bulunmak için (yoksa dava açmak için mi idi) bir şekilde mağdur olmak lazım. Başörtülü hanım olmadığım ve ailemde mağdur olmadığı için sadece meşruiyetçi, vicdan sahibi, hak hukuk savunucusu bir vatandaş olarak bu hukuk teröründen duyduğum rahatsızlık mağduriyet sebebi sayılmaz herhalde. Belki yanılıyorumdur.

O zaman yapabileceğim şey ancak ilerdeki nesiller “bunlar olurken sen ne yaptın” diye sorduklarında benim veya geride kalanlarımın verecek cevabi olsun” gayesine matuf su çağrılardır:

1. Savcılar bu açık Anayasa ihlalini yapan rektörler hakkında Anayasa’ya muhalefetten dava açmaya davet.
(daha&helliip;)

Read Full Post »

Bu resimlerden hangisinde Deniz Baykal Hocafendi’ye göre rejimin altı oyuluyor, irticaya ilk adım atılıyor, ve hanımların taktıkları “ananelerimizinki gibi değil resmen türban” olduğu için serbesti verenlerin Menderes gibi ipte sallanması gerekiyor?

A)
baykal-turban.jpg
Kaynak Yeni Safak
(daha&helliip;)

Read Full Post »

S. Eee, madem hizmet alanlara ayrımcılığı imkânsız kılan 10. madde değişikliği ve eğitimde ayrımcılığı engelleyen 42. madde değişikliği getiriliyor, 17. madde değişikliğine ne gerek var?

C: Gene güzel soru! (nerden buluyorsun bu güzel soruları? Hayret bişi!) Zaten AK-Parti’nin ve son günlerde MHP’nin de 17. madde değişikliği konusunda tereddütleri de kısmen buradan kaynaklanıyor. Şöyle ki 17. madde değişikliği fikri “madem yasak 17. madde hakkındaki AYM Kararı gerekçesine dayandırılıyor, biz de bu maddeyi de istismara kapalı hale getirelim, böylece yasağın gerekçesi kalksın” düşüncesidir. Buna ilaveten bir de MHP’nin “gerçek bir tehlike” olarak gördüğü peçe, çarşaf vs cinsi “kabul edilemez ” giysilere de kapıyı açmama kararlılığı. Anayasa’ya peçe, çarşaf gibi kelimeler barindiran maddeler konulamayacağına göre MHP bunu 17. maddeye konulmasını istiyor.

S : Ee konulsun, madem sorunu çözecek niye bekleniyor?
(daha&helliip;)

Read Full Post »

Ümit tellalları gene sahnede. Süfli emelleri için bütün yolar caiz.

Bir zamanlar sen Almanya’ya göndereyim diye dolandırdılar fakir fukarayı.

Sonra o kapı kapanınca insan ticaretine başladılar. Afrikalı, Filistinli, Iraklı, Afgan ve gariban Türklerin kanlarından para kazandılar.

Sonra ABD göçmen piyangosunda ”aracılık“ işine başladılar. Hem de enn saygın medyada reklâmlar vererek (İslami medya dâhil). “ABD vatandaşı olmak isterimsiniz? Tıklayın, ülkeniz, şehriniz uygundur“. Sadece cahil vatandaş değil birçok akli başında olduğunu sandığım, üniversite mezunu dahi bu leş kargalarının, ümit tacirlerinin kurbanı oldu. Katilim işlemi bir tek ismini adresini bir kâğıda yazıp göndermekten ibaret olan ve ABD Göçmen Dairesi’nin defalarca yaptığı “aracı kullanmıyoruz, kişiler piyangoya yalnız ve yalnız kişisel müracaat yapabilir, aracı, soyguncuların kurbanı olmayınız“ uyarılarına rağmen yüz binlerce insan bu ümit taciri sahtekârların kurbanı oldu. (daha&helliip;)

Read Full Post »

S: Türkiye’de kamuda çalışanlar veya üniversite öğrencileri için başörtüsü veya turban yasağı var mıdır?

C: Legal olarak yoktur. Ne 657 sayılı Kamu Çalışanları Kanunu memurlar için, ne 2547 sayılı Yüksek Öğretim Kanunu üniversite öğrencileri için böyle bir yasak getirmektedir.
Bu gün AK-Parti ve MHP’nin özellikle Anayasa’nın 10. ve 42. maddeleri değişikliği ve 2547 sayılı kanunun ek 17. madde değişiklik teklifi ile getirdikleri çözümde sadece “hizmet alırken ayrımcılık yapılmayacağını” ve “kanunla belirtilmeyen bir yasağın olmayacağını” vurgulamaları bu “jungle hukukunun” bir tezahürüdür; siyasi bir tutumdur, uygulamdaki istismar deliğini kapatma gayesine matuftur. Söyle ki hukuken “hizmet veren” için de hiçbir engel olmamasına rağmen bu serbestinin tüm kesimler için fiilen de sağlanmasının siyasal olarak mümkün olmadığı görüşü hâkim. Bunun tevili şudur: Tüm hakları kurtaramayız, hatta en mağdur kesimin gasp edilmiş haklarının tamamını iade etmek de mümkün değil bu şartlarda. Bari en mağdur kesimin gasp edilmiş haklarının bir kısmını iade edelim. Bu da başarıdır.
(daha&helliip;)

Read Full Post »

Milletçe verilmiş sadakamız varmış.
Meğer felaketin eşiğinden dönmüşüz de ruhumuz dahi duymamış! Hacettepe Üniversitesi’nden kahraman bir öğretim görevlisi fark etmese imiş simdi halimiz nice olurmuş biliyor musunuz?

Yok, yok Ergenekon Çetesi’nin Hacettepe’yi havaya uçurma planı falan değil atlattığımız tehlike. Deprem falan da değil. Başörtülüler gizlice Hacettepe’de derslere falan da girmemişler. Daha kötüsü. “Yaratılış” Hacettepe’ye sızmaya çalışıyormuş sinsice! Türkiye’nin “önde gelen evrimci bilim kurulusundan” Bir vatansever bilim adam fark edip de ilgilileri uyarmasa imiş “yaratılış” Hacettepe’ye sızacakmış!

Yaradan korumuş.

İsmet Abı’nın “oricinal” olduğu kadar Radikal demokrasi gastesi patlatmış bombayı!

Okuyalım da Hacettepe’nin uyanık hocası için de, bu tür meşum emelleri olanlara karşı bizleri müteyakkız olmaya çağıran kahraman muhbir (pardon muhabir) için de yatıp kalkıp dua edelim; laikliğe aykırı değilse tabii.

‘Yaratılış’ın Hacettepe’ye sızma girişimi

BEHZAT MİSER

ANKARA – Kamuoyunda ‘Adnan Hoca’ olarak bilinen Adnan Oktar’ın kurduğu ‘Yaratılış Müzesi’, Türkiye’de genetik bilimi ile evrim teorisinde önde gelen üniversitelerden Hacettepe Üniversitesi’ne sızmak istedi. Hacettepe Üniversitesi Kültür Merkezi’nde fosil sergisi açacak olan Adnan Hocacıların bu girişimi, son anda fark edilerek iptal edildi.

Adnan Oktar’ın başında bulunduğu Bilim Araştırma Vakfı, daha önce Şişli Belediyesi Müzesi’ne, çeşitli kültür merkezleri ve okullara farklı isimler altında başvurarak ‘Yaratılış Müzesi’ açmıştı.

Son anda fark edildi

Adnan Hocacılar bu kez Hacettepe Üniversitesi’nde fosil sergisini açmak için üniversite yönetimine başvurdu. Üniversite yönetiminin ‘olur’ vermesi üzerine sergi açılışı için hazırlıklar yapılmaya başlandı; salon tahsis edildi.
18-28 Şubat tarihlerinde Hacettepe Üniversitesi Kültür Merkezi’nde açılacak serginin duyuruları üniversitenin internet sitesinde yayınlanmaya başladı. Ancak, bir öğretim görevlisinin uyarısıyla olayın farkına varan üniversite yönetimi, hemen sergiyi iptal etti. Yaratılış Müzesi daha önce de, başka bilim adamlarının ismiyle kültür merkezleri ve üniversitelere başvurularda bulunmuştu. Bu kişiler, sadece fosil sergileyeceklerini söyleyerek yer talep ediyor. Daha sonra ‘Evrim Aldatmacısı’ afişleri asıyor. Adnan Oktar’ın kitapları dağıtılıyor.

Kaynak: http://www.radikal.com.tr/haber.php?haberno=247713

Read Full Post »

« Newer Posts - Older Posts »