Archive for 14 Mar 2008

CHP’nin tepkisinin ne olacağını annem dahi tahmin edebilir. Dünkülerde ne ise bu gün de aynisi olacak. “Leopar sırtındaki çizgileri değiştiremez” (Gavur atasözü). Onlar da Teziç gibi bu gece ohh çekip rahat bir uyku uyuyacak. Yârin çıkıp AK-Parti’’ye veryansın ederek, şantajın etkisini arttırıcı beyanlar verecekler. “Habis ur” Vural Savaş’tan Yekta Güngör Özden’e, 367 Sabih’e kadar bildik hukuk teröristleri, emekli generaller o TV senin bu gazete benim bildik sarhoşluk naraları, bildik laikçi hezeyanları ile bombardımana tutacaklar AK-Parti ve aptal halkı”.

Dış dünya ve ekonomiye etkileri ne olur?

Mutlaka ekonomi etkilenecektir. Bir Anayasa fırlatmasından dolayı ülkenin milyarlarca dolar kaybettiği günler geride kaldı ama tüm ekonomik aktörler yatırım kararlarını verirken o ülkedeki istikrarın kalıcılığı üzerine bu kararlara varırlar. Yatırım risk analizlerinde de kredilerde de istikrarın çok büyük bir puan değeri vardır. Nitekim Aydın Doğanlar dun beş para etmeyen bankalarını, şirketlerini bu gün milyarlarca dolara satabiliyor olmaları bu Türkiye’deki demokratik istikrara güven sonucu idi. Bu güven 27 Nisan muhtırası, CB secimi surecinde önemli bir yara almış ve ülke onlarca milyar dolar kaybetmiştir, Yabancıların mülk edinmesinin, KİT’lerin, kamu varlıklarının satışı, yağmaların durdurulması teşebbüslerinin, Türkiye’nin onunu açan yasal düzenlemelerin yargı eli ile engellenmesinin maddi faturası da en keza onlarca milyar dolardır. Sadece sabık CB A. N. Sezerín veto ettiği 2B Kanunu’nun faturası 25 milyar dolar olarak hesaplanıyor. Irak’taki terörist elebaşlarını Türkiye’ye verilmesine karşı çıkan zihniyetin, bu yargı kararları ile hangi ajandayı güttüğünü herkes takdir edebilir.
(daha&helliip;)

Read Full Post »

Yargıtay Başsavcısı Abdurrahman Yalçınkaya’nın AK-Parti’yi kapatıp, Cumhurbaşkanı dahil hoşuna gitmeyen 71 kişiye siyaset yasağı getirme talebi ile Anayasa Mahkemesi’nde (AYM) dava açtığını birkaç dakika önce TV’de duydum. İlk tepkimi önümüzdeki saatler, günlerde duyup okuyacağım yorumlar, haber-yorumlarla kirlenmemiş olarak deftere not düşmek istedim.

Bu bir darbe teşebbüsü postuna bürünmüş bir göz dağı veya dilerseniz siyasi şantajdır. “Olümü gösterip sıtmaya razı etme” de diyebiliriz.

Eminim birçokları yârinki gazetelerde olayı bir “yargı eli ile darbe” veya muadili ifadeler ile tavsif edecekler. Darbelerin sadece tankları yürütüp, insanları hapse atarak, ipe götürerek olmadığını zaten taksitli bir darbe rejiminin bir süredir yürürlükte olduğunu daha önce de söylemiştim. Ama bunlara rağmen, onlara meydan okumasa da “yola devam” eden hükümet ve demokratik güçler gemiyi bu güne kadar yüzdürebilmişlerdir. Birde laikçiler ayak bağı olmasa idi bu gün nerde olurduk bir hayal edin.

Bu zıvanadan cıkmış bir savcının kişisel tasarrufu olamaz; orkestra edilmiş bir psikolojik savaş atağıdır.

28 Şubat muhtırası gibi orkestra edilmiş, bir çete işidir bu tehdit. 28 Şubat’ta beşler çetesi vardı. Simdi kaçlar çetesi bilmiyorum; pek yakında öğreneceğiz.

(daha&helliip;)

Read Full Post »

İHSAN DAĞI
i.dagi@zaman.com.tr

Önceki gün Star gazetesinde yayınlanmaya başlayan VERİTAS araştırma şirketinin dindarlık araştırması ezber bozacak sonuçlar içeriyor. En önemli bulgulardan biri, eğitim ve gelir düzeyi yükseldikçe başörtüsü yasağını savunanların oranının artması.

Benzer sonuçlara 2006 sonunda TESEV’in yayınladığı Türkiye’de Din ve Siyaset araştırmasında da ulaşılmıştı. Orada da, ‘laiklik tehlikede mi?’ sorusuna olumlu cevap verenlerin oranı eğitim, gelir ve mülkiyet düzeyine göre artıyordu. Bu iki araştırma, görece daha ‘modern’ kesimlerin başörtüsünden ‘rahatsız’ olduklarını, dine ve dindarlara ilişkin ‘negatif’ tutum sergilediklerini net bir şekilde ortaya koyuyor. Dolayısıyla başörtüsü üzerinden yansıyan gerginliğin ‘rejim’e ilişkin bir kaygıdan değil, basbayağı ‘sınıfsal’ bir iktidar ve paylaşım mücadelesinden kaynaklandığı anlaşılıyor. (daha&helliip;)

Read Full Post »