Archive for Haziran 2008

 

 

Siz de benim gibi “political junkee”* iseniz sadece son darbe taksit ödemesinde parsayı TUSIAD’ın mı, askerin mi toplayacağı gibi gündemi meşgul eden konular yanında “ilk ben demiştim” diyen köşe yazarları, hatta konuk yazarlardan, ”68 – ruhu ( ne demekse) ölmedi yaşıyor…Deniz Gezmiş çok yakışıklı idi“, ve demokrat mısın diye saçma soru sorma, ben demokrasiden Kore Demokratik Halk Cumhuriyeti’ninkini anlıyorum“ demeye getiren “rebel without a clue“**  lardan dahi haberdar olursunuz (Bkz her Taraf’taki 68 muhabbeti). 

 

Örneğin sahsen “iktidarın Anayasa’ya dayanan, yani resmii ve fiiliyattaki yani  “de facto“ çeşitleri olduğu ve ikincisinin belirleyici olduğu fikrinin de devlet ve Anayasa’nın tarafsız olması gerektiği fikrinin de Mustafa Erdoğan’a ait olduğunu bilmezdim. Hatta bu kavramların en azından Eski Yunan’dan beri var olduğunu sanır idim (tamam Anayasa yoktu ama muadilleri vardı). Öğrenmiş oldum kendisinin dünkü Star’daki “Miri Malı“ başlıklı yazısından .

Fikrii mülkiyet konusu uzmanlık alanıma girer fakat konumuz değil. Sadece  medyada  Mustafa Erdoğan’inkine benzer “ben dedim, ben tanımladım, ben popularize ettim,  benim teorim“  iddialarının sıklaşması fakiri de sadece bu blogda güncelliığini bir türlü yitirmeyen tarihi konularda yaptığı bazı tespitlerden bir kaçını tekrarlamasında mahsur olmayacağına kani kıldı.

 

Mesela ne demişiz bu blogda:

 

1.  Darbeden elde edilen kazanım darbesiz de elde edilecekse niye tankları yürütmek, bilmem kaç kuruma asker sevkiyati, siyasileri, entellektüelleri  toplayıp Zincirbozan’a Ziverbey’e Yassiada’ya, Mamak’a vs  sevketmek, kocaa memleketin suyunun temizliginden coplerinin toplanmaasina Tuzla tersanesindeki olumlerden Kırım Kongo hastaligina kadar bir yigin zahmetli islere  niye girsinler ? (daha&helliip;)

Read Full Post »

Menderes’e “oğlumu sana kurban ederim” dedik ama onu ve irademizi darbeciler kurban ettiğinde sokağa çıkmadık.

Tankın üzerine çıkıp siyasi hasmı Gorbaçev’in meşruiyetini, yani demokrasiyi destekleyen Yeltsin gibi politikacıları da yoktu bu kahraman milletin.

Tiannemen’de tankın önüne durup “ölümün üstünden” diyen çocuklardan da olmadı bizden.

Hatta darbeyi destekleyen, davet eden Milli Şef ve ana muhalefet partimiz oldu. Yassıada’da Menderes’in avukatlığını yapmış adam ile Menderes’in mirasına konmuş, mirası darbeciler ve aile resmindeki parazitlerle paylaşmış, siyasi ahlak çukurları bu gün tankın üstüne çıkmak söyle, o tankın direksiyonuna geçmeye can atıyorlar.

Millet olarak demokrasi için, meşruiyet için hak, hukuk için fedakârlık yapmadık hiç; hatta kilimizi kıpırdatmadık dersek yeridir.

Yükü birkaç entellektüel, birkaç siyasetçi, bir kaç radikale bıraktık;

Onları vampirlere yem verdik.

Maalesef durum bu.

Ne kadar ekmek o kadar köfte, zira “Layık olduğunuz gibi yönetilirsiniz”.

Darbecileri bu kadar pervasızca hareket etme cesaretini veren güç bizim bu tepkisizliğimiz, adam sendeciliğimiz, kademeli olarak istilan sudan (daha&helliip;)

Read Full Post »

 

Son günlerde Ankara, AYM Başkan vekili Ali Feyyaz Osman vesaire Paksüt’ün, “teamüller gereği” yakında GK Başkanlığı koltuğuna oturacak olan KKK İlker Başbuğ ile tebrik görüşmesi muhabbeti ile çalkalanıyor.

 

Haberi Taraf gazetesi yaptı, bizzat GK içindeki “güvenilir kaynaklara” dayandırdığını da not ederek. Medyayı takip edenler, ülkede darbe yapan, planlayanların değil bunları haber yapanların, siyasi katiller değil katilleri sorgulayanların başının yandığı bir ortamda, gazetelerin kirli çamaşırları ortaya çıkarır iken ne kadar dikkatli davranmak zorunda olduğunu bilirler. Olayı ifşa eden Taraf gazetesinin haberi “ordu içindeki güvenilir kaynağa” dayandırması da bu gayeye matuftur. Bu küçük not ile gazete kirli işler çevirirken yakalanma korkusu ile sıkça “dinleniyorum” yaygarası patlatıp hem ev sahibini suçlayan yavuz hırsız rolünü oynama hem devam etmekte olan diğer kirli işlerini kamufle etmede mahir laikçi faşist odakların gene “beni diniyorlar” deme ihtimaline karşı hazırlanmış bir savunmadır. (daha&helliip;)

Read Full Post »

Bu yunus dün öğle saatlerinde Muğla’nın Datça ilçesine bağlı Kızılan Köyü’nde sahile vurdu. Ölmüştü. Ağzından kan geliyordu. Çünkü birtakım caniler bu güzel hayvanın kuyruğuna parke taşı bağlayıp karnını yarmıştı. Jandarma yunus katillerini arıyor.
Kaynak: Taraf

Read Full Post »

Çek bir maç sohbeti daha

 

AYM üyeleri kızmışlar “krallar çıplak“ diyenlere. Simdi “kızana kadar onlar da üzerlerine bir şeyler giysinler ama mesela darbe yapmasınlar, kirli ilişkilere girmesinler, hukukun ırzına geçmesinler“ desek daha bilem kızarlar, neme lazım. Bakınsana ülkenin Apturamanlarini göreve çağırdılar “bize layık olduğumuz kadar saygı gösterenlere hadlerini bildirin“ diye. Ayni çağrıyı tabiatı ile suç ortakları,  brifingcileri, yeşil üniformalılar da yaptılar. Şemdinli’nin iyi çocuklarının serbest kalıp, o iyiliklerini sorgulayan savcı Ferhat Sarıkaya’nın hayatının söndürüldüğü, darbecilere değil “darbe yapıyorlar“ diyenlere Nokta konulduğu ülkede ne “Yüce Yargı“ nin ne de Yüce Paşalar tehditlerini ciddiye almama lüksümüz var; hepsi de ayni şebekeden nihayetinde.   Ve post pahalı. 

 

Hal böyle olunca, sırmalı yeşil,  siyah üniformalı ve üniformasız sahipleri öfkelendirmeyecek konular bulma zarureti doğmuştur. Kendilerinin de gerek karargâhlar gerek lüks mekânlar, localar ve gerek ikametgâhlarında bir araya gelip, maç sohbetleri yaptıkları kulağımıza ulaşınca biz de bu alanda top koşturmanın mubah olduğu kanaatine vardık.

 

Spor ve Pun

  (daha&helliip;)

Read Full Post »

Birkaç gün önce şu meşhur AYM’nin “büyük bir gizlilik içerisinde” yapılması gereken istişareleri beş adet laik gastede birden yayınlandığı gün yazmıştım bu “ee, Meclis seçimleri 20 yılda bir yapara netcez” şamar gibi sorusu üzerine. Ama benim düzensizliğim, bilgisayarın azizliği, elektriğin iki de bir kesilmesimidir her ne ise bir kazaya kurban gitmiş olacak;  bulamadım. Aradaki günlerde konuyu yazan çok oldu medyada. Bu blogun bazı yorumcuları da konuda fikirlerini yazmışlar. 50’lerin sonunda 60 larin başında yazılan yazıların bu gün de güncelliğini kaybetmediği ülkede bir kaç gün tehir “esastan”  da  “şekilden” de bir şey kaybettirmez; belki “ilk ben yazdım” deme hakki dışında diyerek kaleme sarıldım. .

 

Sadede gelelim. Meclis “20 yılda bir seçim olsun” * gibi uçuk bir karar verirse ne yaparız diyen AYM üyesi veya üyeleri biraz psikoanalizini yapmak için psikiatrist olmaya gerek olduğunu sanmıyorum. Esasen bu taife  biz Süpermeniz” diyorlar. Dünyaya meteor düşse, Avustralya’da bir kadın kendini gökdelenden atmak üzere olsa veya Amerikalılar Busht – the-Barbarian’i başkan seçecek olsa Süpermen “naapiyim, ben oraya yetişemem, hem o ülkelerin bununla ilgilenecek polisi, hukuku nizami var, dünyanın kurtarıcısı mıyım ben” der mi?  Kanun, hukuk, pasaport, insani acziyet,  fiziğin sınırları falan gibi şeylerle malul değildir Süperman; anında gereğini yapar.

 

Ee, bizim AYM’ deki 9 adet superpersons da “söz konusu vatansa” Anayasa, hukuk,  halkın egemenliği,  meşruiyetin kaynağı, görev ve yetki sınırları gibi teferruatlarla zaman kaybetmeden anında gerekli darbeyi yani müdahaleyi yapalım demişler çok mu? (daha&helliip;)

Read Full Post »

Anayasa Mahkemesi değil mi?  Ister bağlar,   ister sever ister döver ister…..
Milli Eğitim Bakanı Hüseyin Çelik  “Anayasa Mahkemesi bizi bağlar” demiş.  Bağlar ne kelime,  asar bile, sizde bu ense oldukça! Bizi de bağlar.  Ah bir kurtulabilsek!———————————————————-

  Gol yemesydik berabere biterdi

 “Dengeyi sağlamıştık. Kontrol bizdeydi. Her şey iyi gidiyordu..Şanssız bir gol yedik… son dakikada şanssız bir gol daha yemeseydik..(daha&helliip;)

Read Full Post »

Older Posts »