Archive for 23 Haz 2008

 

 

Siz de benim gibi “political junkee”* iseniz sadece son darbe taksit ödemesinde parsayı TUSIAD’ın mı, askerin mi toplayacağı gibi gündemi meşgul eden konular yanında “ilk ben demiştim” diyen köşe yazarları, hatta konuk yazarlardan, ”68 – ruhu ( ne demekse) ölmedi yaşıyor…Deniz Gezmiş çok yakışıklı idi“, ve demokrat mısın diye saçma soru sorma, ben demokrasiden Kore Demokratik Halk Cumhuriyeti’ninkini anlıyorum“ demeye getiren “rebel without a clue“**  lardan dahi haberdar olursunuz (Bkz her Taraf’taki 68 muhabbeti). 

 

Örneğin sahsen “iktidarın Anayasa’ya dayanan, yani resmii ve fiiliyattaki yani  “de facto“ çeşitleri olduğu ve ikincisinin belirleyici olduğu fikrinin de devlet ve Anayasa’nın tarafsız olması gerektiği fikrinin de Mustafa Erdoğan’a ait olduğunu bilmezdim. Hatta bu kavramların en azından Eski Yunan’dan beri var olduğunu sanır idim (tamam Anayasa yoktu ama muadilleri vardı). Öğrenmiş oldum kendisinin dünkü Star’daki “Miri Malı“ başlıklı yazısından .

Fikrii mülkiyet konusu uzmanlık alanıma girer fakat konumuz değil. Sadece  medyada  Mustafa Erdoğan’inkine benzer “ben dedim, ben tanımladım, ben popularize ettim,  benim teorim“  iddialarının sıklaşması fakiri de sadece bu blogda güncelliığini bir türlü yitirmeyen tarihi konularda yaptığı bazı tespitlerden bir kaçını tekrarlamasında mahsur olmayacağına kani kıldı.

 

Mesela ne demişiz bu blogda:

 

1.  Darbeden elde edilen kazanım darbesiz de elde edilecekse niye tankları yürütmek, bilmem kaç kuruma asker sevkiyati, siyasileri, entellektüelleri  toplayıp Zincirbozan’a Ziverbey’e Yassiada’ya, Mamak’a vs  sevketmek, kocaa memleketin suyunun temizliginden coplerinin toplanmaasina Tuzla tersanesindeki olumlerden Kırım Kongo hastaligina kadar bir yigin zahmetli islere  niye girsinler ? (daha&helliip;)

Read Full Post »