Archive for 23 Eki 2008

 

 

“Minareyi çalan kılıfını hazırlar” da bize aittir “zırvanın tevili olmaz” da. AYM’nin Anayasa’nın 10. ve 42. maddelerinde değişiklik hakkında kanunu esastan görüşüp karara bağlaması vakıası ve şimdi üretilen gerekçe bu özlü sözlerden hangisin doğru hangisin yanlış olduğu konusunu vuzuha kavuşturmak şöyle dursun muammayı derinleştirdi. Bu gün yayınlanan gerekçeden anlaşılıyor ki artık minare çalarken kılıf hazırlama zahmetine de girmiyorlar. Sonra bi ara dava herkesin hafızasından silinmiş iken, resmiyet gereği bişiler yazarız diyorlar. Kendinizi bir mahkemede düşünün olayın garabetini tahayyül için. Hakim suçlu buluyor sizi bir şeylerden ve cezanızı kesiyor. Ama nedeninin bilmiyorsunuz. “Üç Ali mahkemesi, vari bir hukuk nosyonu ile “Sonra düşünmeye fırsat bulduğumuzda söyleriz suçunu” diyorlar, “hele bi infaz işini tamamlayalım”.

 

Daha kötüsü bunu artık hiç te yadırgamıyorsunuz. Hatta kimileriniz bunu adaletin gereği sanıyor. Kuralı uygulamadan öğrenen millet! Dehşet verici!

 

Önümüzdeki kapı gibi GEREKÇE “Zırvanın tevili olmaz” sözünü de çürütüyor. Ve dünden itibaren Ergenekon’dan fırsat buldukça TV’lerde boy gösterip bize merhum annemin bildiğini zırvayı, hukuki, ahlaki, demokratik boyutlarını açıklayacak “konuşan kafalar” habire olaya bir de bu zaviyeden bakalım  diyerek ahkam kesecekler. Onlara sözüm: Bana bilmediğim bir şey söyleyin efendiler hanımlar. Olayları dışardan gözleyen benim gibi sıradan bir vatandaşın sadece son bir yıldaki yazılarında AYM kararlarının siyasi, sosyal ahlaki hatta hukuki boyutları üzerinde siyasi yazmadığı bir şey söyleyin. İşte sadece son bir yılda yazılanların  bir kısmı.  

 

AYM Konuştu: Status quo ante

 

AYM Üyelerinin Süpermen kompleksi

(daha&helliip;)

Read Full Post »