Archive for Ocak 2009

Daha önce bahsetmiştim “Bir darbeye hazırlık aracı olarak yamyamlık! ” yazısında demokrasi, meşruiyet kavramlarının üzerlerinde oksijenin aneorobik bakteri üzerinde yaptığı etkiyi yapan bu fosseptik yaratıklarının “self preservation” (ayakta kalma) uğruna yamyamlık dahil bütün yolları caiz gördüklerini. Geçek değerlerin cari olduğu bir toplumda ne fikriyat ne değer olarak sunacak şeyleri olmayan bu parazitler için bir ontolojik zarurettir Egenekon düzeninin devamı.

Ama bu yamyamların kanibalize ettikleri pek çok kurbanların yakınları sorusu kafamı epeydir kurcalardı. Aklım havsalam almaz Ergenekon’un (hukuki değil siyasi manada kullanıyorum terimi) kurbanları arasındaki “iyi çocuklar” ın aile ve yakınlarının sessizliği hatta Ergenekoncu kampta yer almaları vakıasını.

Son yıllarda ve özellikle de Ergenekon soruşturmasından beri baş döndürcücü hızla, akıl izan sahipleri için artık hiç bir tereddüte mahal vermeyecek kesinlikte ortada olan hakikatler bu güruhun süfli emellerine varmak için gerekli gördüklerinde gözlerini kırpmadan kendi has adamlarını da katledip cenaze namazında en önde yürüdükleri, hatta eşlerini teselli ettiklerini gösteriyor.
(daha&helliip;)

Reklamlar

Read Full Post »

Mustafa Özbek İmparatorluğu
Taraf/EYLEM DÜZYOL – Istanbul – 23.01.2009

37 yıllık sendikacı 34 yıllık Türk Metal Başkanı Özbek’in lokomotif tamiriyle başladığı işçiliği üç yıl sürdürdü. Sonra başkan oldu. Bu süreç kendisini milyonlarca liralık servete, paha biçilemeyen ‘siyasi ilişkilere’ ve Ergenekon’a taşıdı.

Ergenekon örgütünün finansörü olduğu iddiasıyla gözaltına alınan Türk-İş’e bağlı Türk Metal Sendikası Genel Başkanı Mustafa Özbek ve büyük mal varlığı ve hakkındaki iddialar adeta dudak uçuklatıyor. İş hayatına Makine ve Kimya Endüstrisi Kurumu’na (MKEK) Kırıkkale Bölge Müdürlüğü Cer Atölyesi’nde ‘lokomotif ve dizel tamircisi’ olarak başlayan Özbek’in 1971 yılında sendikaya adım attıktan sonra ‘talihi’ değişiyor.
(daha&helliip;)

Read Full Post »

normal_yalcinkucuk2
Yalçın Küçük- Öcalan- Kandil’de “ordu” teftişinde.

“[D]ava [Ergenekon] net bir şekilde Türk ordusunun kökünü kazımaya yönelik bir operasyona dönüştü” -Yalçın Küçük
(daha&helliip;)

Read Full Post »

Takdim: Eminim hepimizin etrafında bulunan bir tipten bahsediyor Ümit Kıvanç bu yazısında. Hani var ya “tamam demokrasi iyi güzel de bıraksak şimdi bunlar..”, “Türkiye’nin özel şartları BOP, ılımlı Islam. bu vatan..” veya “tamam bombalar felan yallış ama bu kadar saygın adam sabahın beşinde…hükümet karşıtı hepsi de..” ve istihza kaabiliyetlilerden “iyi bu hesaba göre ben de Errgenekoncuyumdur bakarsınız heh heh heh ” ve benim geçen haftanın ERKE ödülüne layık gördüğüm Tuğrul Türkeş ifadesi:

Yani şimdi bu savcı neyin yanlış neyin doğru olduğunu, Türkiye’nin menfaatini bu devlette yüksek mevkiilere gelmiş , önemli şahsiyetlerden daha mı iyi bilecek” (hatırladığım meal -zerre kadar mana çarpıtması yok).

Ümit Kıvanç bu etraftımızdaki “iyi niyetli lakin naif (!)” yavrulara anlatıyor olayın mana ve önemini onların dahi anlayabileceği lisanla.
***********************
Ümit Kıvanç – 14.01.2009 (Taraf)

Etrafımızda bolca bulunan pek saf ve iyi niyetli bir insan tipiyle, insanî zaruretler dışında, ilişkimi kesmeye karar verdim. Size de tavsiye ederim. Zaten mecbur kalacaksınız.

Toprak altından çıkarılan elbombaları ve suikast silahlarına kaş kaldırıp göz açarak baktıktan sonra, “Ay valla anlayamıyoruz, bilemiyoruz ki neler oluyor…” tiradları atanlar, eğer o silahlarla bu memleketin doğru dürüst insanları öldürülse, kalabalıklar birbirine düşürülse, katliamlar birbirini izlese, o durumda da, “Ay valla çok üzülüyoruz, içimiz parçalanıyor,” falan diyecek, sonra yoldan geçen tankları izleyerek rahat nefesler alacaklardı. (daha&helliip;)

Read Full Post »

hadisenin-koyluleri3hadise1 Deftere magazin notu pek düşmem. Bu da değil. Evet, iyi tahmin ettiniz, “Islami Medya’ya çatma” saikli bir not bu da (yiğit sevdiğini yerden yere vurur zira).

Kenan Doğulu, Sibel Tüzün, adını hatırlayamadığım Leylim Ley kızımız ve ismini sayamadığım diğer “kool” Türkilizce sözler, çalıntı nameler (son şaheser Yunanlıların 2 yıl önceki şarkısından “esinlenme”) , Ingiltere, Amerika’dan -onların kıvırması daha bi doğal ve dahi erotik diye- getirilen rakkaseler, hatta ABD’den transfer zenci “gangsta” oğlanlar eşliğinde şanlı milletimize çağ atlatacak, Türkish delight’ın ın ne menem moderenleştiğini pis Avrupalılara gösterecek yıldızlar kervanının son halkası “tüm tekaa- tüm-tek (?) -kalçamı iyi görmüşmi idiniz? bi daa bakın şuraya – Hadise hadisesi ile çalkalanıyor memleketin öbür yarısı.
(daha&helliip;)

Read Full Post »

Hiç duymamıştım Kavli Leyyin Hareketi’ni de ifadesini de, Taraf Gazetesi’nden “90 yıllık kanayan yara: Filistin” yazısında Israil için “yumuşak eldiven” kullandığı eleştrisi getirdiğim Ayşe Hür’ün cevabi e-postasını alana kadar.

Ayşe Hür e-postasında

“Gazze konusunda yillardir kulaginin uzerine yatan Arap ulkelerini kinamak yerine Turkiyeli Yahudilere Kemalistler gibi rehine olarak muamele etmeyi ve maillerden biz gazetecilere yuzlerce gondermeyi akil eden kimse ona da tebriklerimi (!) sunmanizi rica edecegim”

diyordu. (Bu kısımda özel bir bilgi olmadığı için aynen paylaşmakta sakınca görmedim. Medyada Arapları “kınamayan” yüzlerce yazı yanında bu blogda konudaki en son yazım olan “Peres’in dünyayı şaşırttığı falan yok” yazısını da okumamış olacak Ayşe Hanım).

Ayşe Hanım “rehine olmanın” ne demek olduğunu öğrenmek istiyorsa 11 Eylül sonrası ben ve benim kadar şanslı olmayan pek çok Müslüman’ın ABD’de neler yaşadıklarını dinlemesini öneririm ama konumuz Musevi vatandaşlarımız.
(daha&helliip;)

Read Full Post »

Gazze faciası Türkiye’de hala gündemin en önemli iki konusundan biri olmaya devam ediyor zira katliamlar hız kesmeden, BM Güvenlik Konseyi kararına rağmen ve Cenevre Konvansiyonu, evrensel ahlak, tüm insanlarda var olması gereken minimum vicdani duygular hilafına devam ediyor.

Medyanın çoğunluğu içten olarak, fakat değişik dercelerde ve değişik tonlarda bu yürekler parçalayan manzaraya ve arkasındaki zihniyete tepki veriyor. Bir kısmı ise bu manzaralar karşısında Israil tarafında görünmenin pek akıllı strateji olmayacağı düşüncesi ile timsah gözyaşı döker iken Filistin, Islam, Ak Parti , Erdoğan’ın “sert tepkisi” gibi konularda aleyhte kullanabileceği her malzemeyi araya sıkıştırmak hatta merkeze koymaktan geri durmuyor (Aklımda değil hangisi bir Hamas liderinin tüm ailesi ile birlikte katledilmesini “4-karısı ile birlikte vuruldu” haberindeki çoluk çocuk değil “4-karı” vurgusundan gazetenin söyleyemediğinin “4-karılı Arap geberdi, bize ne” olduğu aşikar). (daha&helliip;)

Read Full Post »

Older Posts »