Archive for 04 Şub 2009

Mevzunun cılkını çıkarmak gibi olmazsa “niye ben böyle yazmadım? Niye olacak herhalde kalemim onunki kadar kuvvetli değil de ondan” dedirten bir yazıyı da paylaşayım dedim. Buyurun:

Davos marka turnusol kâğıdı; hem ekonomik, hem pratik…

Nihal B. Karaca
n.bengisu@zaman.com.tr

Davos racon gördü.

Başbakan Erdoğan iktidara geldi geleli pek çok önemli olaya, icraata imza atmış olabilir. Ama her dem fonda duran ve ne işe yaradığını hemen hiç anlamadığım Kasımpaşalılık vurgusunun ilk kez yerini bulduğunu, cukkk oturduğunu, sahnenin ortasındaki masanın üstünde öylece duran ve hikâyedeki sırası bir türlü gelmeyen o silahın, sonunda ve doğru karede patladığını söyleyebiliriz. Yazılsa bu kadar iyi olurdu; buradan da anlayabiliriz ki, yazılmamıştı. Silahın patladığı sahnede, silah bile kendini unutmuştu. Patladı ve hatırladık. Uluslararası ilişkiler, diplomasi ve siyasetin çok uzun zaman önce insandan koptuğunu. Asıl şok verici olan da bu hatırlamaydı. Milletlerin insandan, insan tekinden, insan topluluklarından, insana özgü duyarlılıklardan kopmuş politikalarla, oyunlarla, körler sağırlar birbirini ağırlar yüzsüzlüğü ile temsil edilmekte olduğu gerçeğinin kabak gibi ortaya çıkması… Kelime oyunu yapmaya hevesli olanlar için, “Ne yani dış politika insaniliği unutmuştu da işler hayvanilik üzerinden mi yürüyordu?” diye buyuran lafü güzaf gurmelerine de hatırlatalım; insaniliğin zıddı hayvanilik değildir; caniliktir. Bu noktada denilebilir ki, Erdoğan, diplomasiye ve siyasete yitirdikleri bir değeri iade etmiştir. Yine denilebilir ki, Türkiye bu çıkışıyla Arap-İsrail savaşına müdahil olmuş değildir, insanlık ve canilik çatışmasında taraf olmuştur. İnsanlık adına konuşmuştur. Bu kadar açıktır mevzu, en başından beri. (daha&helliip;)

Reklamlar

Read Full Post »