Archive for 05 Mar 2009

Deniz’e düşen Deniz’in laikçi cephesi çarşaf, Kur’an Kursu, açılımlarını bir çırpıda kapatınca Erdoğan’ın Metrobus açılımındaki “Hoş Geldin Padişah I. Recep Tayip Erdoğan” dövizini can simidi sandı. Ne demeli bilmem ki; “laikçi is, laikçi does” (Forrest Gump filmindeki “dumb is, dumb does” ifadesinden esinlenme- tam Türkçesi yok “laikçi laikçiliğini yapar” dır meal) aklıma gelen ilk kelimeler.

İlgili diğer bir habere göre, çarşaf açılımını dayak ile kapayan CHP Kur’an Kursu açılımında da “Dimyat’a pirince giderken evdeki ‘çekirdekten’ olma” korkusu ile olacak “İzinsiz Kur’an kursu açanlara af” (Bkz. not) getiren kanun değişikliğini engellemek için Anayasa Mahkemesi’nde açtığı dava reddedilmiş! (ne oluyor? Birileri Üyeler’in suyuna demokrasi ilacı mı katıyor gizlice?). Dün bir TV’de CHP sözcülerinden Hakkı Süha Okay kararı protesto ediyor idi. Hasılı:

Rahat edin “çekirdek”. “Vintage CHP” nize bişicik olduğu yok. Sadece Parti’nizin PR dehalarının seçim senaryoları seyrettiğiniz.

Not: Her ne kadar merkez medyada bu konudaki kanun değişikliği (Ceza Kanunu , 263. Madde) “Kaçak Kur’an kursu affı” olarak sunulsa da söz konusu değişiklik “izinsiz eğitim kurumu açanlara ” cezanın üst sınırını 3 yıldan 1 yıla indiriyor sadece. Yani “af” değil “ceza hafifletme” ve sadece “Kur’an kursu” değil bale okulundan, Japonca kursuna kadar her türlü eğitim kurumu.
**********************
Mümtazer Türköne üşenmemiş, pankart mevzuna değinmiş bu günkü “İrtica kalmadı, Osmanlı verelim mi? ” başlıklı yazısında.

Ben olayın mizahi tarafındayım. Doğrusu başka türlü ele alınması zor bir vakıa olduğu kanaatindeyim.
(devamını oku…)

Read Full Post »

Bayılırım şu medyanın malumu ilam için ulemaya (pardon uzmanlara) baş vurma alışkanlığına.

Önce bu günki Zaman’dan haber:

“28 Şubat sürecinde postmodern darbenin aktörlerinin yargıyı yönlendirme çalışmalarının ‘brifinglerle’ sınırlı kalmadığı ortaya çıktı. Gazeteci Nazlı Ilıcak’ın ‘Vesayet rejimine karşıyız’, ‘Yeter söz milletin’ yazıları nedeniyle Genelkurmay Başkanlığı’nın Adalet Bakanlığı’na yaptığı suç duyurusunu dönemin Genelkurmay 2. Başkanı Orgeneral Çevik Bir’in yakından takip ettiği anlaşıldı. Zeytinburnu savcısının bilirkişi raporu doğrultusunda verdiği takipsizlik kararından rahatsız olan Çevik Bir, buna ‘genelkurmay başkanı namına’ ‘gizli’ ibareli bir yazıyla itiraz ediyor. Ilıcak’ın yazısının değerlendirilmesi için ‘bilirkişiye gerek olmadığı’na dikkat çekilerek, dosyanın en yakın ağır ceza mahkemesine gönderilmesi ‘rica’ ediliyor. (devamını oku…)

Read Full Post »