Archive for 04 Tem 2009

Yıllar önce ABD’de bir ufak uyuşmazlıktan mahkemeye gitmiştim. Karşı tarafın avukatı vardı, ben kendi avukatlığımı yapmıştım. Yüzde yüz haklı olduğumdan emindim. Hakim lehime karar verdi ama davalıya da hiç hak etmediği bir şeyler vererek. Bunun üzerine sinirlenip hakime “aradaki farkı ikiye bölme bir adalet dağıtma şekli değildir” dedim. Tabii bir faydası olmadı ve sonuçta davalıdan kazandığım parayı da tahsil edemedim, ayrı mesele. Ama şu her uyuşmazlıkta bir orta yol bulma yaklaşımı oldum olası kafama yatmamıştır. Haliyle “uzlaşma” kelimesi de kelime haznemin favorilerinden değildir. Doğru ve yanlışın, iyi ve kötünün o kadar belirlenemez olduğu, en yaygın rengin gri olduğu, önümüzdeki hemen her tercihin bir ahlaki ikilem içerdiğini düşünenlerden olmadığımı telif hakkı şahsıma ait “şeytan gri alanda yaşar” sözü ile ifade ettim.

27 Mayıs 1960’ın aksine 28 Şubat bir nevi uzlaşma idi. “Şunlar şunlar yapılacaaak yap, yoksa…” dedi üniformalı haydutlar. (devamını oku…)

Read Full Post »