Archive for 08 Ağu 2009

“Şeytan gri alanda yaşar”, aforizmama bir de aşağı yukarı aynı mealde “gri alan omurgasızın sığınağıdır” ı da eklemiş olayım. Ama bu demek değildir ki vicdan sahibi insan için ikilemler veya çoklemler (bu da benim TDK’ya hedayem- onların kelimelerinden çoğundan iyi) yoktur hayatta. Tam tersine zaman zaman doğru arayışının bir ehven-i şer arayışından ibaret olduğunu da düşündüğüm oldu. Kafanızı karıştırdığımın farkındayım zira kafam karışık.

Şöyle yaklaşayım beni bu notları düşmeye iten konuya:
Kasap et derdinde koyun can. Hangisini feda edersiniz? National Geographic veya Discovery Channel’da tabiat dokümanterleri izledi iseniz ve yüreğiniz benimki kadar yufka ise siz de yaşadınız bu tür vicdani ikilemleri sıklıkla. Dünya güzeli, zarafet, çeviklik, bağımsızlık katıksız güzelliğin timsali bir çita ve bir o kadar güzel, masumiyet timsali ceylan yavrusu. Biri avcı biri av. Çita kazanırsa yavru ölecek sizin ve beklide yakından seyreden çaresiz annesinin gözleriniz önünde -ama fazla acı çekmeden. (daha&helliip;)

Read Full Post »

Engin Ardıç (Sabah)

Yalçın Küçük’ü bilirsiniz, kızıl boyun atkısıyla, kalpakla ya da Lenin kasketiyle dolaşan “egzantrik” bir adamdır… Kitapları genellikle bin sekiz yüz sayfa çeker, Küçük de içeri girip girip çıkar…

Kimileri onun hakkında, “hakaret davası açacağım ama cezai ehliyeti çıkmayabilir, beraat eder, onun için hiç uğraşmıyorum” demişlerdir.

Bu adam Ergenekon davasında yargılanıyor.
Kitaplarını okumadım. Zamanım değerli.
Ve de pişman oldum, meğer ne “incileri” varmış ne incileri…

“Emperyalist Türkiye” diye bir kitabı varmış örneğin… (Yahu biz emperyalizmin pençesinde kıvranan mazlum bir ülke değil miydik, şimdi de tam tersine emperyalist mi olduk?)

Bu kitapta Atatürk hakkında yenilmez yutulmaz laflar var. (daha&helliip;)

Read Full Post »