Archive for Kasım 2009

Andıçlar, muhtıralar, fişlemeler, telefon kayıtları, yerden fışkıran silahlar, pardon mühimmatlar, ‘kâğıt parçaları’… ‘Vatan kurtaran kahramanlar’ yaptıkları şeyin ve kendilerinin önemine kanidirler ama akli ve duygusal kapasiteleri namüsaittir. Komedi filmlerinde olduğu gibi…

BEKİR L. YILDIRIM

Emekli koramiral Atilla Kıyat “siviller çok rahat olsunlar, bu kadar salak insanların darbe yapmaları mümkün değildir” demiş idi “bitirme planı” ilk çıktığında. Ben de ondan aldığım cesaretle itiraf edebilirim: Andıçlar, muhtıralar, fişlemeler, telefon kayıtları, yerden fışkıran silahlar, pardon mühimmatlar, ‘kâğıt parçaları’ ortaya saçıldıkça nedense aklıma Dan Aykroyd ile Chevy Chase’in beceriksiz casuslarını oynadığı “Bizim Gibi Casuslar”,  Woody Allen’in bir muz cumhuriyetinde darbecilik hikâyesi, “Muzlar” ve tabii Amerikalıların ‘vücut sıvılarına’ göz diken Ruslara karşı tek başına nükleer savaşa giren “Dr. Strangelove” hikâyesi gibi komedi filmleri gelir. Hepsinde de vatan kurtaran kahramanlar yaptıkları şeyin ve kendilerinin önemine kanidirler ama akli ve duygusal kapasiteleri namüsaittir.
Devamı Star’da

Read Full Post »

Mübarek kurban bayramınızı tebrik eder hayırlara vesile olmasını dilerim.  

Devamı

Read Full Post »

Gene yapmış yapacağını bizim çakma Voltaire. Ne demek istediği yazı başlığı ve son cümlesinde:

‘Kafes’i açacak olan hızlı bir yargılama sürecidir

Bla, bla, bla bla…..

“İyi ama biz yine tekrarlayalım: Bu konuya ilişkin dava ne zaman sonuçlanır ve hiç değilse toplumun büyük bölümü mahkeme kararına bakarak iddiaların doğru veya yanlışlığına ilişkin nihayet bir karara varabilir.

Ben bunu okudum ve şunu anladım:

Ahmet Altan “Niye merkez medya Kefes’i sakladı” demekte haklı gibi görünse de haksız! (devamını oku…)

Read Full Post »

By Israel Shamir

The war in Afghanistan makes no sense at all. The war in Iraq made very little sense, too, but the Afghani war takes the cookie anytime. Our friend Jeff Blankfort quipped: if the Iraqi war was for oil, the US lost. The neocons’ desire to secure the realm of Israel is the only remaining rational explanation for the Iraqi war. However, in case of Afghanistan we have not got even that. No Israeli politician ever asked for regime change in Afghanistan . No oil company asked for it. Nobody wanted Afghanistan . It is a mystery for me, why would anybody want to invade and take over this remote and hard land of poor and ferocious men? There are no spoils to be taken, no oil, no important routes. (devamını oku…)

Read Full Post »

Aaa bak dikilmiş bile!

Bu defaki Gazi’nin heykelini dikme olayı yüreğimi ısıttı, tam da ihtiyaç duyduğum zaman. Takiyye falan değil.
Bu Gazi heykeli dikiminde zorlama, riya, hesap yok. Dikenler bir mütevazı dosta vefa borcunu ödemek isteyen mahallelier. Ne kalkan ne öcü olarak, ne arkasına saklanmak, ne de tapınmak için bu defa. İçlerinden öyle gelmiş.

Haber: Mahalleli, çöpçünün heykelini dikti

Yalı mahallesi temizlik işçisi Gazi Ceran 17 yıldır bu mahalleye hizmet veriyor.
Gazi Ceran, 50 yaşında. İstanbul Kar-tal’daki Yalı Mahallesi’nde 17 yıldır temizlik işçiliği yapıyor. Onu diğer çöpçülerden ayıran ise mahalle meydanında heykelinin bulunması. Yüzünden gülümseme eksik olmayan, evlerinin önüne çöp çıkaran yaşlı kadınların yardımına koşan ve çok sevilen çöpçünün heykeli, geçtiğimiz 29 Ekim’de törenle açılmış. (devamını oku…)

Read Full Post »

Boşuna dememiş gavur “bir resim bin kelime konuşur” diye. Kerhanetim Dr. Frankenstein ve Dr. Strangelove’gillerin deşifre olan son “kafesi” üzerine de çizecek Salih Memecan, belki yarın, belki yarından da yakın. Çizmese de bu işimi görür.


(devamını oku…)

Read Full Post »

Haber’in başlığı hoşuma gitti:

1 kilo ette 10 TL sevap farkı” 

(Yazı başlığı müessesemizin bayram ikramıdır-BLY) 

19 Kasım 2009 Perşembe, 00:02    (Star)

1 kilo ette 10 TL sevap farkı

Markette, kasapta kilosu 25 liradan satılan koyun etinin kilosu işin içine ibadet girince bir anda 10 lira zamlandı. Market zincirleri ve hayvan pazarlarında satılan kurbanlıkların kilosu 35 liraya geliyor (devamını oku…)

Read Full Post »

Biraz da başka yere saklan ama Onur; artık seni sobelemek te hiç zevk vermez oldu! Son olarak “Erdoğan Atatürk’ün Ankara Palas’taki Cumhuriyet balolarında yaptığı gibi kadınları dansa kaldıramaz. Şimdi o mu sokacak Türkiye’yi AB’ye” derken sobelemiştim.

Evet, ben artık CHP içersinde AK Parti ajanları olduğuna her gün biraz daha fazla inanır oldum! Başka açıklamasını bulamıyorum.

Kürtler için Dersim Çözümü önerdikten sonra “Atatürk böyle yapardı” demenin başka hangi tevili olabilir aklım almıyor. Bu, soykırımın bütün öğelerini barındıran harekâtı (10 binlerce erkek, kadın, yaşlı genç çocuğun toplu katliamı, bebeklerin subaylara beseleme olarak verilmesi, dillerinin aile bağlarının kültürleri, inanışlarının izlerinin silinmeye çalışılması) “Atatürk yaptırdığına göre iyidirdiye savunmak Atatürk’e mi hizmet eder, CHP’ye mi, yoksa ifade sahibine mi? (devamını oku…)

Read Full Post »

By Angie Tibbs

15 November 2009

British writer and photographer Stuart Littlewood talks to Angie Tibbs about his experience of Israel’s occupation in Gaza and the West Bank, and comments on how British and American collusion, under the auspices of the Jewish lobby, is helping to sustain the world’s most lawless, brutal and unjust occupation regime.

“Lawlessness must have painful consequences for the lawless, not their victims.” (Stuart Littlewood)

Stuart Littlewood is one of the most consistent and passionate writers on the continuing Israeli occupation of Palestine. His book, Radio Free Palestine, and his frequent articles, focus readers on the plight of the Palestinian people, on the occupiers who are responsible, and on the governments who support Israel’s slow-motion genocide and theft of an indigenous people’s homeland, culture and history. I spoke with him recently.

[Angie Tibbs] Has your active support for the Palestinian people always been a part of who you are or was there a defining moment which caused you to speak out?

[Stuart Littlewood] I’m new to this game. The Palestinians’ struggle for justice isn’t taught in school here and our politicians are afraid to discuss it, so the British people are kept in ignorance. (devamını oku…)

Read Full Post »

Öymen-Hitler Baykal’ın sağ kolu, CHP’nin dış siyaset gurusu, eski diplomat Onur Öymen Açılım’a karşı CHP adına Meclis’te yaptığı konuşmada Eroğan’ın “analar ağlamasın” çağrısına karşı çıkmış. “Dersim çözümü” önermiş, zımni olarak.

Kurtuluş Savaşı’nda da Dersim’de de analar ağlamış ne olmuş? Gene Erdoğan’ın sevdiği “bekara karı boşamak kolay” hesabı, Öymenlere ana ağlatmak kolay. Nasıl olsa onlara oy vermeyen hasso, memo anası ağlayan. Kurtuluş Savaşı’nda Dersim’de ağlayanların çocukları. Alakasız haber: Öymen’in oğlunun şirketi multimilyar dolarlık bir turizm işine girmiş Muğla’da (1 yıl kadar önce okudum, detayları hatırlamam).

Binlerce insanın katledildiği, binlercesinin evlerinden köylerinden sürüldüğü, bebelerin laik Türkleştirilmek üzere anne babalarından alındığı bu “çözümün”, Kürtler için manası Hitler’in Yahudiler için planladığı ama tamamlayamadığı “Die Endlösung” (nihai çözüm) e tekabül eder, ölçü olarak değilse zihniyet olarak. (devamını oku…)

Read Full Post »

Older Posts »