Archive for Şubat 2010

Gavurlar karakterinin bozuk muhtevası yüzüne vurmuş tiplerin resmini koyar ve sorarlar: Would you buy a used car from this man? (Bu adamdan kullanılmış araba satın alırmıydınız? )

Reklamlar

Read Full Post »

Abdidin Aydoğdu’yu hatırlamayabilecek gençler için kendisini takdim etmiş idik fazlaca istihza dolu bir yazıda. Problemimiz patenti kendisine ait “vay anasını sayın seyirciler” ve “(rakibin) bu atağını da golle savuşturduk” gibi incileri değildi. Nihayetinde bu gün Star-TV’de maç anlatan “ellerini öperim Volkan, her tarafını öperim Volkan” vari amigo-maç anlatıcı ile kıyaslandığında 30 kusür sene öncesinin bu kadar kusuru kadı kızında da bulunurdu. Maç anlatıcılığından “think tank” lığa terfi etmesi de başlı başına problem değildi. Kimler düşünce adamı olmamıştı ki bu memlekette ve kimler köşe kadısı, kanaat önderi falan değildi ki ? Düğmemize basan muhteremin üniversite üniversite dolaşıp, salonlara üniversite yönetimlerince doldurulan gençlere “darbe zarureti” felsefesi yapması idi.

Kendisi de buraya teşrif edip yorumları ile “aslında kendisinin dine saygılı” olduğu “hiç bir İngiltere maçını da anlatmadığı” , “maç spikerliğini bilmeyenlerin ileri geri laf ettiği” , “üniter, laik devletten “yana olduğu ve fakirin de Allah’tan korkmadan bu gibi yorumları yaptığı vb mealinde açıklamalarda bulunmuş lakin “şartlar olgunlaşırsa darbe gerekli olur” (İ. İnönü), “söz konusu vatansa gerisi teferruattır” gibi patentli faşizan-darbecilik ifadelerine açıklık getirmemiş idi. Nazik üslubu ile fakiri daha fazla bilgilendirmek için konferansına da davet etmiş idi lakin mezkur esas mesele hakkındaki sorular cevapsız kalmış idi. (daha&helliip;)

Read Full Post »

4gul-60.jpgTüm dost ve okurların Mevlid Kandili’ni tebrik eder Alem-i İslam ve insanlık için kutlu başlangıçlara vesile olmasını dilerim.

Read Full Post »

“Or” lar “ciddi durumun” mütelala etmek için toplanmışlar. Medyamızın “malum kanadı” da meçhul kanadı da durumun ciddiyetine mütenasip başlıklarla flaş flaş yapmışlar! Yalnız bu flaşlar bundan sadece 5-6 yıl önecinin “GK Başkanı son noktayı koydu; bütün dünyanın gözü toplantıda”, “niye daha sert çıkmadınız paşam” günlerinden epeyce sönük patladı. Bu moral bozukluğunu, “hani daha önce şöyle şöyle yaparız demiştiniz ya Başbuğ Paşa? Hadisene ne bekiyorsunuz” mealindeki medya davetiye-sitemkarlığında da görebiliyoruz.

Hani Baykal bir zamanlar “ordu da elimizden çıkarsa geriye ne kalır” demişiti ya? Bu ciddi toplantılardan ordunun en azından tepesinin “elden” hiç bi yere gitmediğini ama elinden ancak bu kadar geldiğnie müdrik olarak şimdi aynı Avukat’ın zikrettiği “yargı da elimizden giderse” feryadının operasyonel olduğu günlerden geçiyoruz. HSYK’nın tek başına bu yükü taşıyamayacağı bilinci içersinde “Ümidimiz Apturaaman” gene sahaya sürüldü! Garibim Apturaaman! Sana mı düştü gene bu yük? Bu dava öksüz, bu dava büyük! Allah muhafaza ülkeye demokrasi, adalet, meşruiyet gelirse Çetin Doğan’ın Amerika’da kızı, damadı varmış. Orası dar gelirse Meksika’ya Brezilya’ya falan tatile çıkar II. Dünya Savaşı sonrası Nazi generallerin yaptığı gibi. Ötekilerin Batı’da Mason dostları belkim sahip çıkar. Sen neyine güveniyorsun Apturamman? (daha&helliip;)

Read Full Post »

Bir zamanların şeyh-ül muharririni, Burhan Felek bir yazısında nakletmişti bir “kenefin” duvarında “Ey ziyaretçi, burada kral ile köle müsavidir (eşittir). Def-i hacet eder, gider” yazdığını.

Bu ibarenin işaret ettiği türden, sonradan kazanılmış konumdan bağımsız olarak hepimizi eşitleyen pek çok durum var hayatta. Amerikalılar günlük dilde bu tabii eşitliği “o da benim gibi giyer pantolonu. Ayaklarını teker teker sokar” der.

Son Balyoz sonrası verilen tepkileri okuyunca aklıma bu tabii eşitlik düşüncesi geldi. İnsan ahlakı dediğimiz mefhumdan asgari ölçüde nasiplenmiş insanların, aynen fizikteki gibi eşitlendiklerini düşünüyorum. Buna metafor demek dahi zor zira metaforik balyoz değil, resmen tepelere inen cisimlerden bahsediyoruz. Balyozun doğasındadır ayrım yapmamak.

O zaman sorum şu: Mesafeli, steril, dengeli lisanlı akademisyenler, teorisyenler, mütefekkirlerin bu ahval ne şeraitte değeri ne kadardır? İşlevi nedir. unvanları hakkını vermek için rolleri ne olmalıdır?

Devamı Cemaat.Com’da

Read Full Post »

Sevgili Ferhat,

Bu gün bir gazetede resmini gördüm, “Neden saçların beyazlanmış arkadaş” başlığıyla. Dokundu. Nalet olsun bendeki bu yufka yüreğe! Yazayım dedim. Sana da çoklarına yazdığım gibi kapalı mektup yazmak istedilm ama bulamadım adresini. E-postan var mı, hatta bilgisayarın var mı onu da bilmiyorum. “İyi çocukların” patronları, darbeci haydutlar ve onların HSYK’daki kara cübbeli suç ortakları seni buharlaştırdığından beri geçim zorlukları çektiğini okumuştum.

Netekim, 1980’in “kötü darbe” tablosunun Başressamı’na dokunmaya cüret ettiği için icabına bakılan Sacit Kayasu ağabeyini 2 sene kadar önce, Taksim’de bir konferansta yakalayıp bir kucaklamak, “sensin benim kahramanım” demek nasip oldu ama sana izzet, iltifatımı ancak buralardan yapabildim. (daha&helliip;)

Read Full Post »

Haberler için seçilen yorumlu başlıklardaki ince. müstehzi sekadan etkilenirim. Verson noktayı koydu gibi ille de “pun yapıcam” zorlaması ürünleri değil bunlar. Raeaf’ta son zamanlrda sıkça karşılaştığım sinsten. Şunlar gibi mesela:

Naayt… General söylüyor… Ninanacaksın

Naayt... General söylüyor... Ninanacaksın

Partisinin Bolu Kongresi’nde konuşan CHP Lideri Deniz Baykal, Ergenekon soruşturmasında ifadeye çağrılan 3. Ordu Komutanı Saldıray Berk’e kefil oldu: Türkiye’nin…

21.02.2010/Devam »

**************

Neden saçların beyazlamış arkadaş

Neden saçların beyazlamış arkadaş

Şemdinli İddianamesi’nde Büyükanıt’ı suçlayınca HSYK’nın meslekten ihraç ettiği Van Savcısı Ferhat Sarıkaya dört yıl sonra Çukurambar’da ortaya çıktı. Saçla…

21.02.2010/Devam »

(daha&helliip;)

Read Full Post »

Older Posts »