Archive for Eylül 2010

Adaş Coşkun da Madame Mine Kanadıkırık Saulnier de “çok oluyorlarmış”. Tayyip Erdoğan “bu ikili susturulmazsa halimiz yaman” demiş ve açmış telefonu “body” leri Aydın Doğan ve Turgay Ciner’e, onlar da “senin derdin benim derdim Tayyipçim” demiş ve bu iki muhalif entellektüelin (gülmeyin, ayıp oluyor!) kıçına tekmeyi vurmuş. Gandi de koşa koşa Evropa’lara gidip oradaki Sosyal Demokratlar’a şikayet etmiş bu faciayı (henüz “Büyük Tophane Faciası” gerçekleşmemiş olmasa imiş..) Bunun üzerine de Akşam’daki ib.. -pardon homoseksüel, pardon eşcinsel, pardon gey, pardon queer, pardon fag, pardon neydi son siyasi doğru isim- den tutun A.H. Coşkun Ah!, “Ayşe Heryeryatakodası, beyni bel çizgisinden 15 cm güneyde” ye kadar bütün çağdaş mütefekkirler korkuya kapılmış tabiatı ile (ve dahi doğal olarak).

Hah, işte Ahmet Altan da bu korkan mütefekkirler hakkında yazmış. (olur ya “neden bahsediyor yaw” diyen olur diye arka plandır).
********************

Ahmet Altan
Korkuyorlarmış
(isterseniz ve tercihen direkt kaynağından okuyun, ama ben tembeller için tamamını arakladım-BLY)

Televizyonlarda dinliyorum bazen, sık sık da gazete sütunlarında okuyorum.

Gazetecilerin üstünde çok baskı varmış, korkuyorlarmış, yazamıyorlarmış. (daha&helliip;)

Read Full Post »

Teşekkürler Taraf’a bizi “diğer medya” nın iftirası sonucu içine girdiğimiz büyük yanılgıdan kurtardığı için! Karayılan “Israil’e 60 larda 70lerde dost idik. (Siz Filistinlileri kırdığınız, Filistin, Suriye, Mısır’ı işgal ettiğinizde) “size hayrandık”. Ama 80’lerden 90’lardan beri Türkiye’ye sattığınız silah ve teknoloji bize zarar veriyor. Mavi Marmara’dan sonra Türkiye ile hala ilişkiyi kesmediniz. Buradaki herkes, Türkler, Suriye ve İran bizi yok etmeye çalışıyor ” demiş ve Taraf’ın haberinde yer almayan “ortak düşmanlarımız” ifadesini de kullanmış.

Şimdi Taraf ta haklı olarak “Türk Basınını” bu sözlerden hareketle “ortak düşmanlar” listesine Türkiye’yi ilave etmesinden dolayı sigaya çekiyor. (daha&helliip;)

Read Full Post »

Taraf'ta yukardaki Hakkari'li Zeynep resmi yoktur, otobüste yanan Serap resmi de tükenmiş. Ceylan resmi çoktur!

Taraf bunu hep yapar ve kanatimce kendi inanılırlığını beş paralık eder; hiç te gerek yokken. Hakkari’deki son kadın çoluk, çocuk katliamında PKK-BDP’yi aklamak için bin bir dereden su getiren, PKK ve Partisi’nin “ardından operasyon yapılmadığına göre iyi çocuklar yaptı”, “olay yerinde askeri çanta bulundu” , “bir tarafa kaçan 9 kişi gördüler”, “köylüler boykota yüzde yüz katıldı” şeklindeki vasat zeka ürünü propagandanın işaret ettiğini hakikat olarak sunan ve bu “hakikat” üzerine köşe yazarlarına derin analizler yaptıran Gazete Ceylan’ın karakoldan atılan havan topu ile öldürüldüğünü de hakikat olarak sunmaya devam ediyor.

“Muhsin Yazıcıoğlu’nu NTV’dekilerin çok telefon ederek öldürdüğü” fikrinde ısrarcı olmadı ama “Öcalan’ın da bir çeşit Mandela” olduğuna ve “siz Türkler” Kürtlere Diyabakır cezaevinde zulüm ettiğinize, onlara “karda yürürken çıkan kart Kurt , Kürt sesleri..” dediğinize göre haberler de tabiatı ile buna göre şekillenecek; demedik mi düşünmek Taraf olmaktır” ısrarına devam ediyor. (daha&helliip;)

Read Full Post »

Yıllardır bu yapay, zorlama, eşyanın tabiatını ihlal eden paradigmanın fazla ayakta kalmasının mümkün olmadığını söylüyorum (dört yılı aşkın zamandır burada ve daha önce başka mekanlarda).

Referendum sonrası artık laikçilerin kafası basanları duvardaki yazıyı sökmeye başladılar. Bazılarının hala kafayı kuma gömmekte ısrar ediyor görünmesi sadece idrak kapasitesine yormak ta doğru olmaz, zira dünyanın Oktay Ekşi’lerinin gerçek değerlerin cari olduğu, veya değerlerin dalgalanmaya bırakıldığı bir dünyada var olma şansları yoktur. Allah aşkına Başbakan’ın “demokrasi insan multuluğu için bir araçtır” (ardından mealen “diğer sistemler de öyledir İslam da” diye ilave etmiş) sözü üzerine mal bulmuş Mağribi hesabı “bak demedim mi bunlar için demokrasi araçtır; hedefe varınca inecekler araçtan” diyen adam gerçek değerler ortamnında başyazar, Kurucu Meclis üyesi, değiştirimesi teklif edilemez Komisyon Başkanı olabilir mi idi? (daha&helliip;)

Read Full Post »

Milli Takım’ımızın başarısı ile duyduğum gurur ve sevinci iki yazıda ifade ettim (bkz: Helal be çocuklar! ve 12 dev adam: Kim korkar Amerika’dan!). Yalnız, ifrat ve tefrit olmamalı önümüzdeki seçenekler. Seyirciler veya “fanlar” bir futbolcu, basketbolcü herhangi bir sporcu, müzisyeni göklere çıkarabilir ama bir ülkenin yönetimi daha ölçülü davranmalı takdirini ifade ederken.

Zaten zengin olan (NBA’liler veya futbolcular kadar olmasa da), bu başarıları ile zaten sebest piyasa sisteminin işleyişi ile daha çok milyonlar kazanacak olan, bir çok firmadan ödül, sponsorlık, reklam vb. şeklinde büyük meblağlar elde eden, edecek olan bu gençlere devletçe 18 miyonluk çek (tüm takıma) artı her birine 500 Cumhuriyet Altını mükafatı verilmesi nerden baksanız ifrattır, adil değildir. (daha&helliip;)

Read Full Post »

1. Önce bu milleti tebrik etmek lazım. Demokrasi bize bir kaç boy büyük gelir. Bu millet demokrasiden anlamaz. O üstün Batılalara lazım” diyenlere şamar gibi cevap verdi. İyi başlangıç; devamını bekleriz. Demokrasinin ne olduğunun, nasıl tesis edildiğinin, nasıl korunduğunun şuurunda bir millete doğru daha da emin adımlarla yürüyoruz. Demokrasinin, meşruiyetin, daha ahlaki, daha ileri bir yönetimin girdilerini tadan millet geri gitmez bir daha.

2. Tebrikler Sayın Başbakan, Hükümet, Ak Parti! Tarihi bir zafer. Bu bir günde olmadı. Bu devrim gibi evrimin bir merhalesi. Yürek farkı, seviye farkı, kalite, çap farkı getirdi zaferi. (daha&helliip;)

Read Full Post »

Referendum yasakları gereği, konum 12 Eylül’ü daha da tarihilerştiren diğer olay: Bir zamanlar hayal dahi edmeyeceğmiz olaylarla dolu günler yaşıyoruz!! Türkiye’ye demokrasinin geldiği günde dünya şampiyonluğu hayal değil artık. Uzansak dokunacağımız kadar yakın.

Amerika’nın nesindem kokacağız!! Artık kendine güvenen, damarlarmıza 100 yıldır zerkedilmiş aşağılık duygusu zehrini atmış bir Türkiye var. (daha&helliip;)

Read Full Post »

Older Posts »