Archive for Ocak 2011

Asker’in “bilirkişileri” raporuna göre Balyoz dosyaları, CD’leri vs. hazırlandığında Gölcük’teki karargahta şöyle bir konuşma geçmiş olması lazım komutan ile astları arasında.

Ast: Balyoz disk ve dosyaları emir ve görüşlerinize hazırdır komutanııım!’

Üst: İyi, dosyala, uygun yerine koy (böyle değildir herhalde lisan ama ne bileyim ben? 4-ay askerlik yaptım, er olarak Allah aşkına, mesela dedük!).

Ast: Raflar, CD dolabı, kozmik odadaki çuvallar, her yer dolu, koyacak emin yer yok komutanım!

Üst: Öfff! Amma da aptal şeysim sen be! (bakın askerde “aptal şey” gibi “banal” ifadeler yerine y….. kafa gibi sinkaflı, renkli ifadeler kullanıldığını biliyorum ama tercüme ettim -burayı aileler ziyaret eder). Kaz odanın tabanını göm! Onu da mı ben düşüneceğim? s%kf{fgyj#**!! (daha&helliip;)

Reklamlar

Read Full Post »

Bizim mahalledeki yazar, çizer konuşur takımının aksine Altanlar’ın “fanı” hiç olmadım (Yarışma sorusu: Altanlar’dan en az birinin haftada en az bir kere boy göstermediği “İslami medya” yayını hangisi?). Düşmanı da olmadım ama onlar, eski solcu, yeni libaraller veya daha kapsayıcı ifade ile Türk modernleşmesinin mamullerine hep ihtiyatla yakalaştım. Bu blogda bu minvalde onlarca yazı var. “Hayal ettikleri, öykündükleri, yaşam tarzları laikçilerden fazla farklı değil ama vasıtada ayrışıyorlar” demiştim bir köşe yazarına. Bir çoklarının liberal-demokrat kampına katılması da “Johnnie come lately” hesabı laikçilik “cool” unu kaybettikten sonra olmuştur; ama toptan motifleri mahkum etmek değil niyetim. “En azından onlar tam Batılı olma istidadı gösteriyor zira özgürlükçülük Batılılığın olmazsa olmazıdır” da diyebiliriz. Zira laikçinin Batılılığı Tunus’un Zeynelaidin-bin-Ali’si türü. Aynı akibeti diliyorum.

Sadede gelelim:

Taraf’tan Yıldıray Oğur’a 2-3 yıl önce şaka-yollu “Ahmet Altan’a cevabımı niye yayınlamadınız” diye sorduğumda “bizim orda Ahmet Altan’ı eleştirme hürriyeti yok” cevabını vermiş idi. Ben de “Ahmet, Mehmet Altan, Çetin Altan’ın çocukları oldukları için yazar, kanaat önderi vs. oldular; Çetin Altan da bilmem hangi Cumhuriyet seçkininin çocuğu olduğu için…liyakatle gelmediler oralara” dedim. (daha&helliip;)

Read Full Post »

Seçim tahminlerim

Prof. Toktamış Ateş seçimlerde Ak Parti için yüzde 50 civarında tahminleri biraz fazla afaki bulmuş ve “daha 6 ay var, siyasette 1 gün bile uzun süredir..bundan sonra olacaklar çok şey değiştirebilir” vs demiş mealen.

Eyvallah, ama feraset te bu değil mi zaten? Her günkü siyasi gelişmelere, polemiklere, kamuoyu yoklamalarına göre revize edilen tahmini babam da yapar. 2007 Seçimleri’nde Ak Parti’yi baraj altında gösteren, doğru tahmin yapan Tarhan Erdem’i linç eden zevatın saygın kanaat önderi, siyaset bilimci vs’liklerinden hiç bir şeycik kaybetmemiş olmaları fakirin “siyaset bilimi de oksimorondur” teorisinin ispatı sayılmasın, tamam.

Ben 2007 Seçimlerinde Ak Parti oylarını Tarhan Erdem kadar tutturmuş olmaktan (45-50 demiştim bir kaç ay önce) (daha&helliip;)

Read Full Post »

Aşağıdaki yazıyı benim sokak hayvanlarına hassasiyetimi bilen bir dost blogcu gönderdi. Kendi blogu için internette dolaşırken rastlamış; ben de burada paylaşayım dedim. Bir tane vicdan uyandırırsa boşa gitmemiş demektir. Ha, neden “kayda değmez” dediğimi de açıklayayım: Onlarca yıldır buna benzer çook hikayeleri duyuyor ve şahit oluyorum da ondan. Artık hayvanseverlerden gelen çığlık e-postalarını okumamaya çalışıyorum; yüreğim kaldırmıyor. Biraz da “dünya benim oyun bahçemdir, diğer canılar metadır” diyen bilumum dindarından dinsizine eşref-i mahlukata sitem var bu “kayda değmez” de. “Ayy ne pis şeyler, nefret ederim!! Mikrop kaparsın çocuğum!..Tamam yaşasınlar ama çöpleri dağıtmasınlar, bir de otlara çiş yapmasınlar..” vs diyenler! Evet size “sitem”. Aklıma gelmiş iken “dindarlık mı güzel ahlak mı” sorusunun benim için cevabı kesinlikle güzel ahlaktır. Belki bir gün ara sıra taş attığım “beni hayal kırıklığına uğratan , ahlakları esasen laiklerden fazla farklı olmayan dindarlar” konusunda içimi dökerim ama bu gün o gün değil. “Benim için hayvanlara nasıl davranıldığı bir gelişmişlik testidir” aforizmam iktifa etsin bu gün.

(Alıntı yazı başlangıcı)**********************************
Gözümden Yaşlar Süzülüyor. Niye?

Mektubu okurken ağladım. (daha&helliip;)

Read Full Post »

Bundan bir kaç yıl önce okuduğum “aha bu (haşa) Allah, ben de (haşa) Peygamber” diyen üç kaatçılara 1.5 trilyon kaptıran zengin haberini, zengin olmak için zerre kadar akıl, izan şartı dahi olmadığı fikrine delil olarak kafamda not etmiş idim. Gavurlar “a sucker is born every day” (her gün bir enayi doğar) derler. Bu doğanların bazılarının da çok zengin olduğuna mükkemmel bir örnek sunuyor Milliyet’in bu günkü haberi.

Haber’e göre dünyanın en zenginlerinden bir kadın, kansere yakalanınca, Çinli bir falcıya (kader değiştirici cinsi , “Feng Şui uzmanı” denirmiş Gaste’den öğrendiğime göre) gidiyor yardım için. O da kristal küresine mi, kağıdına mı, neyine ise bakıyor “servetinin tamamını bana bırakırsan ‘sonsuza kadar veya en azından çok uzun bir süre’ yaşayacak” olduğunu görüyor. Bu bilimsel tespit karşısında milyarder tabii ki gereğini yapıyor. (daha&helliip;)

Read Full Post »

Bilgi Üniversitesi’nde bir öğrencinin bitirme tezi için okul stüdyosunda, bir diğer kız öğrencinin oynadığı porno filmi çekmesi bir çok bakımdan manidar (kenar meselesi olarak, sadece bir kız oyuncudan bahsedilince, “bu tek kişilik porno filmi mi imiş, başka ‘sanatçı’ yok mu imiş” sorusu da aklıma geldi. Feministlere selam).

En önemlisi olayın Türk muasırlaşması (çağdaşlaşması), garplılaşması (batılılaşması) ‘nın bir mikrokozmu olması. Bilimsel araştırma, öğretim kalitesi yerlerde sürünen, daha düne kadar, başı örtülünün eğitim hakkını reddeden üniversitenin okulda porno yaptıracak kadar özgürlükçülüğü çelişkisinden güzel ne ifade edebilir Türkiye’nin modernleşme serüvenini? (daha&helliip;)

Read Full Post »

İNNESSELATE KANET ALE’L-MÜ’MİNİNE KİTABEN MEVKUTA

“Şüphesiz namaz belli vakitlerde müminlere farz kılınmıştır.” (Nisa Suresi, 103)

İslam aleminin kahramanı Paşa Hazretleri’ne

Ey şanlı Gazi, yüce şahsiyetiniz hem başarılı ordunun hem de yüce Meclis’in manevi kişiliğini temsil ediyor. Bu vesileyle kişilerin kusuru, onların manevi kişiliğine ve temsilcisinin hesabına geçer. Dolayısıyla kişileri ve temsilcileri doğru yola teşvik etmek, yönlendirmek, en önemli görevinizdir. İki cihanda mutluluk ve başarılarınızı can-ı gönülden dileyen bu fakirin, bir meselede 10 sözünü, tavsiyesini, birkaç nasihatını dinlemenizi rica ederim. (daha&helliip;)

Read Full Post »