Archive for 19 Oca 2011

Bizim mahalledeki yazar, çizer konuşur takımının aksine Altanlar’ın “fanı” hiç olmadım (Yarışma sorusu: Altanlar’dan en az birinin haftada en az bir kere boy göstermediği “İslami medya” yayını hangisi?). Düşmanı da olmadım ama onlar, eski solcu, yeni libaraller veya daha kapsayıcı ifade ile Türk modernleşmesinin mamullerine hep ihtiyatla yakalaştım. Bu blogda bu minvalde onlarca yazı var. “Hayal ettikleri, öykündükleri, yaşam tarzları laikçilerden fazla farklı değil ama vasıtada ayrışıyorlar” demiştim bir köşe yazarına. Bir çoklarının liberal-demokrat kampına katılması da “Johnnie come lately” hesabı laikçilik “cool” unu kaybettikten sonra olmuştur; ama toptan motifleri mahkum etmek değil niyetim. “En azından onlar tam Batılı olma istidadı gösteriyor zira özgürlükçülük Batılılığın olmazsa olmazıdır” da diyebiliriz. Zira laikçinin Batılılığı Tunus’un Zeynelaidin-bin-Ali’si türü. Aynı akibeti diliyorum.

Sadede gelelim:

Taraf’tan Yıldıray Oğur’a 2-3 yıl önce şaka-yollu “Ahmet Altan’a cevabımı niye yayınlamadınız” diye sorduğumda “bizim orda Ahmet Altan’ı eleştirme hürriyeti yok” cevabını vermiş idi. Ben de “Ahmet, Mehmet Altan, Çetin Altan’ın çocukları oldukları için yazar, kanaat önderi vs. oldular; Çetin Altan da bilmem hangi Cumhuriyet seçkininin çocuğu olduğu için…liyakatle gelmediler oralara” dedim. (daha&helliip;)

Read Full Post »