Archive for Kasım 2011

Bu gün notlara ulaşmak için kullanılan terimlere göz attım. Bir tanesi “kurban kemiği köpeklere verilir mi” sorusunu arama motoruna girmek sureti ile ulaşmış. Sorunun muhatabı değilim (İslam fıkhı zaviyesinden) ama aklım, vicdanım, kurbanın manası hakkındaki anlayışıma dayanarak “ne sakınca olabilir ki” diyorum; belki o kemiğe muhtaç insanlar var iken köpeğe vermeyi tercih etme gibi istisnai durumlar problemli bulunabilir, herhalde.

Neyse, o soru bana dostları hatırlama ve hatırlatma vesilesi oldu demek için girizgah idi okuduğunuz. Ve geçmişte düştüğüm bir notu tekrar ısıtıp kavurma niyetine önünüze sürmeye karar verdim.
*****************************************************

Yazıyı Ramazan’da yazmıştım. Değişikliğe hacet yok. Yazı bir vicdan uyandırma servisi çağrısı idi nihayetinde. Vicdanın Ramazan’ı, Kurban’ı olmaz zira. Ben gayretten sorumluyum.
Buyurun.
*******************************************
İslam’da hayvanların yeri üzerine fetva verecek teçhizatım da yok salahiyetim de. Söyleyeceklerimin muhatabı tüm insanlık, kaynağı da vicdan ve akıldır. (daha&helliip;)

Reklamlar

Read Full Post »

Önce herkesin mübarek Kurban Bayramı’nı tebrik eder sonra “kubanlı” hediyenizi sunarım:

***************************
Komplo, seks, biber gazı…

Clinton ve Strauss-Kahn’a komplo kuruldu, neticede bunlar kritik uluslararası görevlerde bulunan kimseler; peki İzzet Yıldızhan’a kim, niye komplo kurdu? Önemli bir gizli görevi mi vardı?

Allah sizi inandırsın, İzzet Yıldızhan ve Nihat Doğan’a kurulan ‘komplo’ beni çok üzdü. Komplo ya, ne sandınız?! Ankara’da bir otel odasında yaşanan o meşum olay hakkında İzzet Yıldızhan bizzat açıklama yaptı, “Bunun komplo olduğunun net olarak altını çizmek istiyorum. Evet, yaşanmış şeyler var ama yani benim bir kadını dövmem, darp etmem, tecavüz etmem mümkün değil. Nasıl dünyayı yöneten insanlar hakkında, IMF Başkanı ve Clinton’a komplolar kurulduysa bana da öyle komplolar kuruldu.” İşte olay budur efendim. Bir Bill Clinton, bir Dominique Strauss-Kahn, bir İzzet Yıldızhan kolay yetişmiyor. Gerçi bildiğimiz kadarıyla Bill Clinton Bey’e komplo kurulmamıştı, Monica Hanım’la birlikte gerçekleştirdiği Oval Ofis olayı bizzat kendisi tarafından lisanımünasiple itiraf edilmişti. IMF Başkanı Kahn’ın durumu ise daha feci. Yani bir uçan, bir de kaçan kurtulmuş Kahn Bey’den. O kadar çok ‘kemer sıkma planı’ yapan bir kimsenin ‘kemer çözme’ planları da olması gayet tabiidir zira… (daha&helliip;)

Read Full Post »

Klişemle başlayayım: Hep bir hallı Turhallıyız; biz bize benzeriz.

Önce biraz hafıza tazeleme:

Şemdinli’de “Adli süreci destekliyorum ama felanca subayı tanırım iyi çocuktur” mealinde sözler sarfeden Yaşar Bütükanıt ilkesizliğin, suç isnadına bakmadan adalet yerine kendisine kişisel veya fikri yakınlığını ikame etmenin sembolü haline gelmemiş mi idi? Bunu bu sembol haline getiren söylemler kime aitti peki?

Ben bir kaç isim sayayım “enteller” veya daha spesifik müzakereci enteller gibi gruplama yerine. Hasan Cemal, Cengiz Çandar, Taraf Gazetesi, Ali Bayramoğlu, Murat Belge  vs.

Bu aydın kişiler,  “kanaat önderleri” (biterim bu tavsife de!) iddia ettikleri ilkelilik gereği, haklarında soruşturma açılan, tutuklanan kimseler için “tanırım iyi çocuktur” diyecek son kişiler olmalı idi değil mi?

Değil imiş. (daha&helliip;)

Read Full Post »

« Newer Posts