Archive for Ocak 2012

“Kimseye etmem şikayet, ağlarım ben halime” diyen şarkıdaki gibi hissiyatım. Ne Ak Parti’yi suçluyorum ne dindarları, ne sağcıları ne solcuları; ne Türkleri ne de gavurları. Suçlama modunda olsam “tüm insanlıktan ümidimi kestim” ifadesini seçerim. Sadece resim ürkütücü geliyor o kadar. Hangi resim mi? Bütün resimlerin çizdiği kompozit: Büyük resim. Resimlerle açıklayayım:

Aşağıdaki iki resim de aynı “yandaş gazete” nin aynı günkü internet sayfasının ön yüzünden (ilk defa bu deftere müstehcen görüntülü not düştüğüm için özür; ama başka türlü resmedemezdim meramımı):

Zayıflamak isteyenler! Tıklayın!


Kaynak
******************

Kaynak: Takvim

Görülmemiş Kabe Fotografları şaşırtıyor!


****************************
“Bunda ne var, gazete hem sağlık bilgsi veriyor hem din kültürü” diyorsanız cevap sorunuzda (retorik soru).
*****************
“Peki eski düzen nasıldı amca” diyecek yaşta iseniz, Kabe resmini kapatın; bir daha bakın. İyi bakın zira kırk kere tıklama şansınız yoktu eski güzel günlerde.

Reklamlar

Read Full Post »

Gülay Göktürk (Bugün Gazetesi)

Zamanı çoktan gelmişti aslında. Gelmişti de geçmişti bile…

Faşizmin yükseldiği o yıllarda (1932) bizim tek parti yöneticilerinin yolları İtalya’ya düşmeseydi ve stadyumlarda seyrettikleri o militarist gösterilere o kadar hayran kalmasalardı, bunca kuşak o eziyeti çekmeyecekti belki de…
Ama hayran kalmaları tesadüf değildi elbette, o günlerde yüreklerinin Hitler ve Mussolini ile birlikte çarptığını düşünürsek… Faşizme doğru doludizgin ilerleyen o ülkelerden her şeyi getirdikleri gibi, o gösterileri de getirip 19 Mayıs kutlamalarına yerleştirdiler. O gün bugündür de bir türlü değiştiremedik. Daha doğrusu değiştirememiştik.

Bu yıla kadar… Şükürler olsun ki Türkiye de artık benzeri sadece Kuzey Kore’de, Çin’de (kim bilir belki kenarda köşede birkaç yerde daha) kalan bu militer gösterilerden kurtuluyor.
Darısı Ankara’nın da başına!

Stadyumlar sabıkalıdır
(daha&helliip;)

Read Full Post »

Herkes onu parmağını sallayıp herkesi “akıllı olmaya ve doğru yerde durmaya davet” eden, topraktan fışkıran zırh-deler silahlara boru, “İrtica Eylem Planı” belgelerine kağıt parçası diyen yaman general olarak hatırlar. Beni en dehşete düşüren vukuatı ise Bülent Arınç’ın evini gözetleyen üniformalılar için “bizim elemanımız, kimseyi ırgalamaz” diyerek darbeci subaylara “moral verdiği” konuşması idi (herhalde internete düşmesinden veya elde ediliş tarzından dolayı öne çıkmamış olmalı veya benim hafızam fazla kuvvetli).

Bu günlerde ise bazı tatlı su demokratları, iki mescit arasında bi-namazlar, endişeliler, “ya geri gelirlerse bizi kötü benzetirler; bari ılımlı takılayım” psikolojisine müsait karkterdekiler, kısacası ilkesiz veya omurgasız “iyiler” in, özelde Başbuğ ve genelde tüm darbeciler için sergiledikleri tavizkarlık (pardon “hakkaniyet”) beni tedirgin ediyor. Eminim, yarinki darbeciler başarılı olduğunda bu kadirşinaslık unutulmaz ve gelecekteki başbakanlar asılmadan önce “prostat muayenesi” yapılmaz.

Sanıyorum Başbakan’ın bu günkü “tutuksuz yargılanmasını arzu ettiğini” ifade etme gereği duymasında da bu “hakkaniyetli” arkadaşların yarattığı psikolojik ortamın etkisi olmuştur. Her halukarda Başbakan’ın çıkışının yanlış olduğunu düşünüyorum. Bu kanaatime destek veren bir delil Başbakan’ın sözlerinde: “Hukuki süreçler hakkında konuşmam doğru olmaz AMA”. (daha&helliip;)

Read Full Post »

Geçen dönem CHP Ağrı Milletvekilliği-MYK üyeliği yapan Savcı Sayan CHP’den kovulmuş. Şuçu neymiş peki?
Şu sözler:

“Bizim amacımız AKP’nin her yaptığını eleştirmek olmamalı. Sayın Erdoğan, herkes eşek sırtında su taşırken şimdi herkesin evinin önüne musluk getirmiş. Biz buna muhalefet etmemeliyiz. Bizim iddiamız, ‘bu musluğu buraya getirdin, biz bu musluğu evlerin içine alacağız’ demek olmalı. 80 işilik sınıfları 40’a indirdin. Kötü yaptın demeyeceğiz. Biz o sınıfları 20 kişiye düşüreceğiz demeliyiz. Sen Ağrı’ya duble yol yaptın, trafik rahatladı, biz de otoban yapacağız. Muhalefet anlayışı da böyle olmalı. Yoksa 124 Murat’ın lastiğini şöyle mi yapalım, böyle mi yapalım? 124 Murat’ı altın yapsanız neye yarar? Karşınızdaki siyasi güç 2023’ü hayal ederken, biz 1930’lara geri vitesle gidiyoruz. Hükümet bizim önümüze bir yumak ip attı, biz onunla oynarken, Van’daki açları kimse görmüyor, Türkiye’deki yoksulları kimse görmüyor. Töreye kurban giden genç kızları kimse görmüyor. Küçük yaşta evlendirilmek zorunda kalan genç kızların dramı sinemaya aktarılıyor, CHP’nin bununla ilgili bir önerisi yok.”

Kaynak: Vatan
************************************************
Sizi bilmem ama bence bu adam sadece The Parti’den ihraçla kurtulduğuna şükretsin. Ona en güzel cevabı CHP tarihinin en gür seslerindeen büyük Atatürkçü vatan şari Behçet Kemal Çağlar vermiş 80 sene kadar önce. (daha&helliip;)

Read Full Post »